‘Afrika’nın Problemlerini Çözmek İçin, Kadınlara Bir Şans Verin’ Başlıklı Aljazeera’da Yayımlanan Makale

25.09.2018

Afrika manşetlere hep yanlış sebeplerden çıkıyor. Dünyanın her yerinde insanlar bu kıtayı aşırı yoksulluk, kıtlık, kuraklık, iç savaşlar ve terörizm ile ilişkilendiriyorlar.

Nesiller boyu politikacılar, aktivistler ve gelişim uzmanları  Afrika gibi dünyanın son derece zengin ve dinamik bir kısmının kaderini nasıl değiştireceğini çözmeye çalıştılar. Son zamanlarda kıta ile ilişkisini güçlendiren Türkiye cevabı buldu: kadınları güçlendirmek.

Afrika’nın ısrarlı problemlerini çözmenin anahtarı bu. Çünkü Afrikalı kadınlar yoksulluk, kıtlık ve çatışmadan orantısız şeklinde etkilenmektedirler. Kadınların yüzde 80’i, çocuk gelinlerin şehirlerden iki kat daha yaygın olduğu, sağlık hizmetleri, eğitim ve diğer kamu hizmetlerine ulaşamadıkları kırsal alanda yaşamaktadır.

Bunun bir sonucu olarak, kıtanın kadın nüfusunun yarısı okuma yazma bilmiyor ve dünyada doğum sırasında önlenebilir sebeplerden ölümlerin yüzde 62’si Afrikalı kadınların arasında gerçekleşiyor.

Birleşmiş Milletler’e göre, her üç Afrikalı kadından biri hayatlarının bir noktasında aile içi şiddet ya da cinsel istismardan mağdur oluyor. 130 milyon kız ve kadın hiçbir sağlık ya da dinsel açıklaması olmayan kadın sünnetine maruz kalıyor. Yüzde 60’ı tarım sektöründe çalışan Afrikalı kadından sadece 10’da biri mülk sahibidir.

Bunları göz önünde bulundurarak, Türkiye Afrika’daki kadınlara temel hizmetlere erişim sağlamaya yardımcı olmak için birçok projeyi üstlenmiştir. Ülkemiz, Nijer’de anne ve çocuk sağlığı merkezi, Kamerun’da birçok kadın sığınma evi ve Madgaskar’da mesleki eğitim merkezlerini desteklemektedir.

Aynı zamanda, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) en dezavantajlı gruplar için sağlık hizmetleri sağlamaya çalışmaktadır: Sadece 2017 yılında, 30.000 kadar insanın sağlık kontrollerini yapıp, 3.000’den fazla insanın ameliyat prosedürlerini tamamlamıştır.

Eğitim fırsatları da kadınların güçlendirilmesinde kritik bir konudur. Son yıllarda, 46 Afrika ülkesinden 3.000’e yakın genç kız en kaliteli eğitim enstitülerine Türk devletinin sağladığı burslarla erişim sağlamıştır. Programın başlamasından itibaren, 362 kadın Türkiye’de eğitimlerini tamamlayıp kendilerine ve yerel halka daha parlak bir gelecek inşa etmek için anavatanlarına doktor, mühendis ve öğretmen olarak dönmüşlerdir.

Afrikalı kadınlar eğer yerel toplumlarında değişimin başını çekecekler ise, onlara ekonomik fırsatlar yaratmak hayati önem taşımaktadır. Ailelerini desteklemek için takı yapan, ölümcül hastalığı olan bir grup kadınla tanıştığım 2015 Etiyopya ziyaretimden döndüğümde vardığım sonuç bu oldu.

Tasarımları, Batılı alıcılara şişirilmiş fiyatlara satılıyor olmasına rağmen, bu kadınlara bir günlük çalışmaları için yaklaşık 1$ ödeniyordu. Biz bu yanlışı Afrikalı kadınlara emeklerinin meyvelerini daha uygun bir fiyata satabilecekleri bir platform yaratarak düzeltmeye karar verdik.

Böylece Afrika El Sanatları ve Kültür Evi, 25 Mayıs 2016’da, Afrika Günü’nde kapılarını açtı. Etiyopya’da tanıştığım o kadınlar çoktan hastalıklarına yenilmiş olsalar da, merkez yüzlerce başkası için gelir sağlayabilecek bir umut kaynağı olmaya devam ediyor.

Türkiye’nin kadını güçlendirmeye verdiği özel önem ile birlikte gelişim çabaları Afrika’nın problemlerini Afrikalı çözümler bulmaya yöneliktir. Bu popüler bir Afrika deyimini yansıtmaktadır: “Aslan yazmayı öğrenene kadar, her hikaye avcıyı yüceltir.”

*Türkçeye çevrilen makalenin Aljazeera internet sitesinde yayınlanan İngilizce orijinali için tıklayınız
https://www.aljazeera.com/indepth/opinion/solve-africa-problems-give-women-chance-180925060802716.html