TURKCELL Geleceği Yazan Kadınlar Projesi – İklim Fikir Maratonu Final Töreninde Yaptıkları Konuşma

04.02.2022

Değerli hanımefendiler, beyefendiler;
Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Geleceği Yazan Kadınlar, İklim Fikir Maratonu Final Töreni vesilesiyle bir aradayız. Bu anlamlı buluşmada, orijinal fikirleriyle bizleri heyecanlandıran kadınlarla beraber olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Geleceği Yazan Kadınlar Projesi, bugüne kadar birçok kadının hayatını değiştirdi. Büyük bir örneklik teşkil etti. Turkcell’e, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’na şükranlarımı sunuyorum.

Kadınların, teknoloji dünyasına ‘tasarlayanlar’ olarak katılması için uzun zamandır büyük emek veriyorsunuz. İnanıyorum ki, bu çabanın meyvesini güzel bir gelecek olarak toplayacağız.

Kıymetli misafirler;
İklim değişikliği, hayati öneme sahip, tüm dünyanın ilgisine muhtaç bir başlık. Bu mücadeleye, kadınların teknolojiyi kullanarak katılması, tam da arzu ettiğimiz şey. Yarışmaya iki yüzün üzerinde projenin katıldığı bilgisini aldım. Bu büyük ilginin son derece kıymetli ve sevindirici olduğunu düşünüyorum.

Yani, yüzlerce kadınımız, fikrini teknolojiyle birleştirerek, iklim değişikliğine çözüm üretmiş. Yenilenebilir enerjiden, atık yönetimine, karbon ayak izinden, sürdürülebilir tarıma kadar birçok başlık çalışılmış. Derece alan almayan tüm proje sahiplerini can-ı gönülden tebrik ediyorum. Her projenin bir gün mutlaka hayata geçmesini ve insanlığın yaşanabilir bir geleceğe adım atmasına vesile olmasını diliyorum.

Zira gezegenimiz dar bir boğazdan geçiyor. İklim değişikliği hayatımızın her alanını etkiliyor. Ekonomi, teknoloji, tarım, gıda, su kaynakları, sağlık ve turizm gibi alanlar bu etkiden büyük oranda payını alıyor. Yani iklim değişikliği, gündelik yaşamımızdan kopuk, bizden uzak bir konu değil. Attığımız her adım iklim değişikliğinin konusudur. Ve bireyden topluma, toplumdan hükümetlere, herkese düşen büyük sorumluluklar var.

21. yüzyılda, ekonomi, kalkınma ve enerji gibi alanlar, ağırlıklı olarak çevre politikalarıyla şekillenmek zorunda. Çünkü insanlığın geleceğe adım atabilmesi, iklim değişikliği ile verdiğimiz mücadeleyi kazanmamıza bağlı. Nasıl ki geçmiş, insanlığın ortak mirasıysa, gelecek de insanlığın ortak umududur. Bu umuda hep birlikte sahip çıkmalıyız.

Özellikle kadınların sürece katılmalarını çok önemsediğimi ifade etmek isterim. Kadınlar iklim değişikliği ile mücadelede son derece etkin aktörlerdir.

Bildiğiniz gibi doğanın bozulmasından ve olumsuz çevre koşullarından tüm dünyada en çok kadınlar etkileniyor. Ama aynı anda, fırsat verildiğinde doğayı kurtaracak olan da yine kadınlardır.

Birçok ülkede kadınlar, doğal kaynakları kullanan ve yöneten konumdalar. Tüm dünyada tarım üretiminin neredeyse yüzde 80’i kadınların elinde gerçekleşiyor. O zaman, kadınların bilhassa karar verici mekanizmalarda yer alması gerekliliği tartışmasız bir gerçektir.

Araştırmalar, kadınların karar verici mekanizmada olmasının, doğa dostu sonuçlar ürettiğini söylüyor. Mesela, kadınların sosyal ve politik olarak iyi konuma sahip olduğu ülkeler yüzde 12 daha düşük karbon emisyonu üretiyor.

Başka bir araştırmada, kadınların, karbon emisyonunu küresel olarak azaltan sürdürülebilir yakıt kaynaklarına yöneldiği tespit edilmiş. Kısacası, kadınların tüketmeden üreten, üretmek için kullandığı kaynağı ikame etmek isteyen bir tarafı var. İşte bu ruh, kadınların lider olduğu şirketlerde, çevreye sıfır zarar ilkesinin daha sağlam tutunmasının da sebebi!

Dolayısıyla, yeşil ekonomi’ye geçiş ancak kadınların yüksek orandaki katılımıyla mümkündür. Yeşil ekonomi, konulara bütüncül bakmayı, doğaya dost bir kalkınmanın talibi olmayı gerektirir. Yenilenebilir enerji, temiz teknoloji, gelişmiş atık yönetimi, tarım, orman ve balıkçılığın sürdürülebilir olması gibi nice konu kadınların ilgisini bekliyor.

Açıkçası, kadınlarımızın yarışmaya gönderdiği bunca proje beni ümitvar kıldı. Kadınlar, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir çevredeki hayati rollerinin farkına vardıkça dünyanın günden güne iyileşeceğine inanıyorum.

Değerli misafirler;
Küresel ortalama sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlandırılması tüm insanlık için kırmızı çizgidir. Son yirmi yılda dünyanın her yerinde, yıkıcı etkiye sahip afetler artan bir seyir izliyor ve gözlerimizin önünde cereyan ediyor. O yüzden, 1,5 derecelik sınırı geçmemek için tüm dünya, aynı hedefe kitlenmemiz gerekiyor.

Türkiye olarak, 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefimizi ilan ettik, biliyorsunuz. Bu çerçevede, yatırımdan üretime, ihracattan istihdama kadar geniş bir alanda dönüşüm dönemi başlamış oldu. Bu vizyonun, yediden yetmişe herkes tarafından sahiplenilmesi son derece önemli.

O nedenle, bilinçli tüketim şuurunu aşılayan Sıfır Atık Projesi’nin büyük bir adım olduğunu söylemek isterim. 2023’te, Sıfır Atığı tüm Türkiye’de yaygınlaşmış hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygulamanın başladığı 2017 yılından bugüne kadar yaklaşık 24,2 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye kazandırıldı. Geri kazanım oranımız yüzde 22,4’e çıktı.

Ücretli plastik poşet uygulamasıyla bugüne kadar 354 bin ton plastik atığın oluşumu engellendi. Tüm bunlar, ülkemizin ve dünyanın geleceğine büyük yatırımlardır.

Kıymetli konuklar;
Salgından beri, yeni bir dünyanın inşası, teknolojik devrim, yapay zekâ gibi nice konuyu dilimizden düşürmez olduk. Ancak, tüm bunların başarısı, insanın tabiatla yeniden ahenkli bir ilişki kurmasına bağlıdır.

Tabiatla ilişkimizi olması gereken dengeye oturtmazsak, gelecek hedeflerimizin peşinden koşacağımız bir dünyamız olmayacak. Meşhur bir söz şöyle diyor; “tabiat bir aynadır, hem de aynaların en parlağı.”

Fakat bugün, içinde plastik sürülerinin yüzdüğü okyanuslar, azalan ormanlar ve kaybolan türler gibi nice tahribat, bu aynadaki akistir. Biz bu yansımada hatalarımızı görmeli ve tabiatın bir parçası olduğumuz şuuruna erişmeliyiz.

Topraktan çıkan her nimet, yağan her damla yağmur, ağaçlardan seslenen kuşlar ve nicesi, tabiatın insanlığa dostluk davetidir. Bu davete cevap verelim!

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyorum. Projeye katılan tüm kadınları tekrar kutluyorum. Programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.