Sayın Hanımefendi’nin Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Çalıştayı Video Mesajı

16.12.2020

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Çalıştayı’nın başarılı geçmesini diliyorum.

Tam da şifa aradığımız pandemi döneminde, burada konuşulacak konular, ayrı bir değer taşıyor.

Zira hepimiz bugünlerde, sağlığın, derin bir nefes alabilmenin, ne kadar büyük nimet olduğunu daha iyi anlıyoruz.

Aslına bakarsanız sağlık, yalnızca hastalandığımızda aklımıza gelmesi gereken bir kavram değil.

İnsan ancak, sağlık, yani daimi bir iyilik hali varsa, iyi bir yaşam kalitesine sahip olabilir.

Dolayısıyla yeme içmeden, soluduğumuz havaya kadar her şey sağlığa dahildir.

Bu anlamda, tabiatın şifa kaynaklarını keşfe çıkmalıyız.

Tabiat, bilinen en büyük eczanedir. Bitkilerin dili, hâlâ yeterince keşfedilmemiş son derece zengin bir dildir.

Bugün modern tıpta kullanılan ilaçların temelinde, bitkilerden alınan esin var.

Eski zamanlarda tıp, bizatihi bitkilerden edinilen şifaydı.

Tabii, bununla birlikte, bitkilerden şifa elde etmenin de bir kültürü vardı. Ne yazık ki, bu kültürün ayak izlerinin yavaş yavaş silindiğine şahitlik ediyoruz.

Büyüklerimiz, az çok hangi bitkinin neye iyi geldiğini bilirdi. Baş ağrısından, soğuk algınlığına kadar şifalı olduğu bilinen bitkiler, hemen ellerinin altında olurdu.

Şimdi maalesef hepimiz sentetik bir şifa arayışına mahkûmuz.

Neyse ki, tüm dünyada katlanarak artan bir süratle, doğal olana dönüş var.

Bunun en önemli göstergesi, bitkisel ilaçların artan pazar payıdır.

Bu noktada, ülkemiz büyük bir potansiyele sahip.

Gerek ekonomik getirisi, gerekse küresel olarak artan talebi, mutlaka göz önüne almalıyız. Ve bu fırsatı ülkemiz lehine kullanmalıyız.

Ülkemizde, bildiğiniz gibi, oldukça zengin bir kaynak mevcut. Fakat toplanan ve üretimi yapılan tıbbi ve aromatik bitki hâlâ istenen düzeyde değil. 

Uygun teknolojileri geliştirerek, doğaya zarar vermeden, türleri yok etmeden sürdürülebilir bir üretimin yollarını açmalıyız.

Bununla beraber, tıbbı ve aromatik bitki üretiminde, kadın girişimciliğinin desteklenmesini çok önemli buluyorum.

Bu alan, kadın istihdamını artırmak için de, bize büyük bir fırsat sunuyor.

Değerli katılımcılar,

Tıbbı ve aromatik bitkiler, teknik ve bilimsel yönü olduğu kadar, medeniyet kültürümüzle de ilgili yönlere sahiptir.

Şifalı bitkilerle ilgili geçmişimizi ihya edecek çalışmalara da ağırlık vermeliyiz.

Geleneksel bitki kültürümüzle ilgili Osmanlıca birçok eserin mevcut olduğunu biliyorum.

Bu eserlerin tercüme edilerek literatüre kazandırılmasının da, çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Dünya hızla geleneksel olana yönelirken, ülkemizin bu alanda bayrak taşıyıcısı olması için elimizden geleni yapmalıyız. 

Ülkemizin tıbbı ve aromatik bitkiler alanında başta gelen bir cazibe merkezi olması gerektiğine inanıyorum.

Ama bütün bu çabaların temel bir şartı olmalı. Bilimsel temelden asla vazgeçmemeliyiz. Bilimin aydınlığında bu çalışmaları sürdürmeli, merdivenaltı işlere itibar etmemeliyiz.

Bu çalıştayın, bu bilimsel yolda önemli bir adım olacağına inanıyorum.

Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Tüm katılımcılara değerli katkılarından ötürü teşekkür ediyorum. Sonuç raporunu merakla beklediğimi ifade etmek istiyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla!