Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Şurasında Yaptıkları Konuşma

11.12.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Kıymetli Kardeşlerim,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Organizasyonun ev sahibi AK Parti Kadın Kollarımıza, emekleri için şükranlarımı sunuyorum.

AK Parti’nin teşkilat ruhunun yüksek enerjisi, salonda adeta gözle görünüyor. Hiç dinmeyen şevkiniz bize kıvanç veriyor.

Bugün ayrıca yurtdışından çok önemli misafirleri ağırlıyoruz. Şura boyunca birbirimize tecrübelerimizi aktaracağız.

Kadınların, yerel yönetimler başta olmak üzere, tüm kademelerde yer almasının gerekliliğinin altını çizeceğiz.

Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Değerli Kardeşlerim,

Bildiğiniz gibi kadınlarımız seçme ve seçilme hakkını dünyanın birçok ülkesinden önce, 1934’te elde ettiler.

Bu hak, kadınların önünde duran kapalı bir kapıyı araladı. Fakat o kapıdan geçmeyi mümkün kılan uygulamalar noktasında, geçmişte bazı eksiklikler vardı. Neyse ki, onlar da 2013’te büyük ölçüde aşıldı.

AK Parti dönemine kadar siyasi pozisyonlarda kadınların temsil oranı, yalnızca yüzde 4.5 seviyelerindeydi.  

Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yüzde 17.2’ye ulaşan kadın temsil oranımız, ülkemizin siyasi tarihinde erişilen en yüksek oran olmuştur.

Bununla birlikte, AK Parti Kadın Kolları, 5 milyona yakın üyesiyle dünyanın en büyük kadın örgütüdür. Bu, dünyada emsali olmayan bir başarıdır. Kadınlarımızın varlığı, Partimizin taşıyıcı kolonu niteliğindedir.

AK Partinin uzun soluklu başarılı siyasi hayatı, kadınlarımızın alın teriyle yoğrulmuştur.

Vatan sevdasıyla çıktığımız bu yolda, AK Parti Kadın Kolları, davamızın lokomotifi olmuştur.

Önyargıları yıkarak ne kadar zor bir işi başarmış olduğunuzu yakinen biliyorum.

Sizlerin, teşkilatımızın adeta ‘ruhu’ olduğunuza inanıyorum. Yaptığınız tüm işlerin, kadınlarımızın ekonomik, sosyal ve kültürel olarak güçlendirilmesinde sayısız katkıları var.

Kadınlarımızın seçilmiş ve atanmış pozisyonlardaki istikrarlı artışı da yine sizlerin titiz çalışmalarının ürünüdür.

Bugüne kadar gecesini gündüzüne katarak, gerek AK Parti Kadın Kollarında, gerekse tüm teşkilatımızda görev almış her kademedeki kardeşime şükranlarımı sunuyorum.

Birlik ve beraberliğin, başarının yegâne anahtarı olduğuna inanıyorum.

Bir Afrika atasözü şöyle diyor; “hızlı gitmek istiyorsan yalnız git. Uzağa gitmek istiyorsan birlikte.” İşte bu kadar uzun bir yolu yürüyebilmemizin sırrı, hep birlikte yürümemizdir.

Kıymetli Misafirler,

Kadınlarımız eğitimli, bilinçli ve güçlü olduğu oranda, ailelerimiz de güçlenecektir. Ben, kadının güçlenmesini, ailenin mukavemeti ile ters orantılı görmüyorum. Aslolan, kadın ve erkeğin, karşılıklı sevgi ve saygı içinde birlikte bir yaşam inşa etmesidir. Birbiri üzerindeki hakkı gözetmesidir.

Güçlü aileler, toplumumuzu adeta demirden bir kale gibi koruyacaktır. Ailenin güçlü olduğu toplumlar, yıkıcı tehditlerden kolay kolay etkilenmez.

Biz, kadın meselesine, yine kendi medeniyetimizin eczanesinden reçetelerle yaklaşma gayreti içindeyiz.

Hazreti Mevlana’nın “pergelin iğneli ayağı sabittir benim dinimde ama diğer ayağıyla yetmiş iki milleti dolaşırım” dediği gibi, ancak özümüzden ayrılmazsak sorunlara gerçekçi çözümler üretebiliriz.  Unutmayalım ki milli kimliğimiz, can yeleğimizdir.

Son derece üzülerek ifade ediyorum ki bugüne kadar kadınlara, aile hayatı ve iş hayatının birbirine engel teşkil ettiği telkin edildi.

Yani kadınlar kariyer yapacaksa evini, aile hayatına odaklanacaksa işini bırakması gerektiğine inandırıldılar. Oysa hayatta böyle sentetik ayrımlar yoktur.

Ticaret kervanları yöneten Hazreti Hatice’yi, topluma fıkıh konusunda rehberlik eden Hazreti Aişe’yi nasıl unuttuk?

Anadolu’nun sosyal hayatına yön veren Baciyan-ı Rum’u tarih sayfalarından çıkaracak mıyız?

Kadınları hayatın değişik alanlarında yer almaya davet etmek, kendi tabiatlarıyla bağlarını kopartan bir neden olarak görülmemelidir. Biz, medeniyetimizden aldığımız referans ile, bu ikisinin birlikte mümkün olduğunu, kimsenin anneliği feda etmek zorunda olmadığını söylüyoruz.

Devletimizin, kadın çalışanlar için doğum izninden süt iznine kadar, kolaylaştırıcı icraatlarının özünde bu düşünce vardır.

Bilhassa anneliğin, sadece bir çocuğu değil, bir toplumu da doğurmak olduğuna inanıyoruz.

Anne, bir bebeğin hayatta tanıştığı ilk insandır.

Annelik öyle büyük bir güçtür ki, bir insan yetiştirirken, aynı zamanda bir toplum inşa edersiniz.

Aslolan, eskilerin tabiriyle aile içindeki ‘tesanüd’dür, yani omuzdaşlık, dayanışmadır.  

Anneliği de, aileyi de, kadına dair tüm diğer meseleleri de, bir bütün olarak görmek durumundayız.

Kadına yönelik şiddet denen illetten kurtulmanın yolu da yine aile içinin şiddetten arındırılmasıyla mümkündür. Çünkü insanın içindeki şiddet eğiliminin terbiye yeri de yine ailedir. Aile, çocuğun gittiği ilk okuldur.

Bu nedenle aile, hepimiz için duvarları sevgiden, çatısı merhametten, kapısı saygıdan örülü bir sığınak olmalıdır.

Kendi bağışıklık sistemimiz olan değerler bütünümüze sarılırsak, işte o zaman ahenkli bir toplum varedebiliriz.  

Değerli misafirler,

Dünyanın genel ahvaline baktığımızda, maalesef savaşlar, göçler, yoksulluk ve çevre krizi gibi insan hayatını tehdit eden sorunlar görüyoruz.

“Küresel İnsani Değerlendirme 2019” raporuna göre, dünyada her 70 kişiden 1’i insani yardıma muhtaç durumdadır.

Dünya çapında 132 milyon insan yardıma muhtaçken, ulaşılabilen insan sayısı ancak 93 milyondur.

Savaşlar en çok kadın ve çocukları mağdur ediyor.

Kırılgan bölgelerde kız çocuklarının yüzde 90’ı eğitim alamaz hale geliyorlar.

O nedenle dünya siyasetinin yerelden başlayarak kadınların katılımına çok ihtiyacı olduğu açıktır.

Böyle bir dünyanın tesis edilmesi için, kadınların siyasi arenada kendi politikalarını üretebilir hale gelmeleri çok önemli.

Kadınlar olarak yeni bir siyasi kültürü oluştururken istişare, yardımlaşma, özveri ve empati gibi değerleri temel değerler haline getirmenin yollarını mutlaka aramalıyız.

Kıymetli kardeşlerim,

Yerel yönetimler, halkla dirsek temasında olan, sorunları ilk ağızdan dinleyen, olayları bizzat müşahede eden mercilerdir.

O nedenle yerel yönetimlerdeki kadın varlığının son derece önemli olduğuna inanıyorum.

Eğitimden sağlığa, çevre konularından kadın ve çocuk meselelerine kadar her alanda hızlı çözümler alınmasında, yerel yönetimlerimiz lokomotif konumundadır.

Bu Şûra’da gerçekleşecek olan tecrübe paylaşımının, devasa sorunlara büyük çözümlere üreteceğine inanıyorum.

Bu düşüncelerle organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Yurtdışından gelen çok değerli misafirlerimize iştirakleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.