Kadıköy Ahmet Sani Gezici Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Dene Yap Atölyesi Açılışında Yaptığı Konuşma

29.11.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Çok kıymetli öğretmenlerimiz,

Sevgili gençler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Kadıköy Ahmet Sani Gezici Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu müstesna ve köklü eğitim kurumumuz, gerek eğitim kalitesi, gerekse yetiştirdiği nice başarılı öğrencisiyle İstanbul’umuzun önemli değerlerinden biridir.

Bildiğiniz gibi, benim iki kızım da bu okulda eğitim aldılar. Eğitime ve ilme olan düşkünlüklerinin tohumları burada atılmıştır. Bu nedenle bu güzide eğitim yuvasının ailemizdeki yeri hep özeldir.

Değerli Misafirler,

Eğitim ihtiyaçları ve anlayışı, çağın getirdikleriyle birlikte hızla değişiyor.

Öğrencilerin bilgileri ezberleyen ve pasif birer dinleyici olarak derse katıldıkları modeller, artık çağın gerisinde kalmıştır.

Bugün çocuklarımız bilgiyi sadece tekrar eden değil, hayatın içinde bizatihi uygulamaya koyabilen bireyler olarak yetişiyorlar.

Dolayısıyla öğrendiklerini yorumlama, geliştirme ve değer katma kabiliyetleri artıyor.

Etraflarında gördükleri sorunlara bilgileriyle çözüm üretebiliyorlar. Çünkü bilgi deneyimle birleşiyor.

Bugün açtığımız dene-yap atölyesi, tam olarak bu amaca hizmet edecektir.

Hedefimiz, çağımızın ihtiyacı olan becerilerle donanmış, öğrenmeye karşı ilgi ve sevgisi artmış bireyler yetiştirmektir.

En önemlisi de, teknoloji okur-yazarlığı kazanacak olmalarıdır.

Böylelikle geleceğin dünyasına doğru kuşkusuz daha sağlam adımlarla yürüyecekler.

Çünkü aldığı bilgiyi deneyime aktaran öğrenciler daha sağlam bir kariyer bilincine sahip oluyorlar.

Dene-yap atölyemizde özellikle robotik-kodlama, siber güvenlik, havacılık ve uzay, nano-teknoloji ve yapay zeka gibi alanlarda teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek.

Bu eğitimleri alan gençlerimiz hayal edecek, araştıracak, geliştirecek ve üretecekler.

Ve belki aralarından ülkemizin geleceğinde önemli işler başaracak bilim insanları, araştırmacılar ve girişimciler çıkacak.

Biz her bir gencimizin bu potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.

Yeter ki yeteneklerini geliştirebilecekleri imkânları olsun!

Çok şükür Devletimiz eğitim alanında sunduğu hizmetlerle bu ihtiyaçları karşılamaktadır.

Değerli misafirler,

Proje kapsamında 200 öğrencimizin temel kodlama eğitimi aldıklarını ve bu alana büyük talep gösterdiklerini öğrendim.

Öğrencilerimizin bu ilgisi son derece sevindiricidir.

Eğitimcilerimiz, derslere katılan gençlerimizin teknolojiye bakış açılarının değiştiğini, özgüvenlerinin arttığını ve araştırmacı yönlerinin güçlendiğini gözlemlemişler.
 

Bildiğiniz gibi teknoloji gittikçe hayatımızda daha çok yer alıyor.

Fakat tüm dünyada kadınların bilim ve teknoloji ile ilgili alanlarda gerek öğrenci olarak gerekse çalışanlar olarak nüfusları beklenenden azdır.  

Bu durum dünyanın her yerinde, hatta teknolojinin kalbinin attığı merkezlerde dahi böyledir.

Mesela Amerika’da Silikon Vadisinde çalışanların, yalnızca yüzde 24’ü kadınlardan oluşuyor.

Ülkemizde de mühendislik fakültelerimizden mezun ettiğimiz kız öğrenci oranı yüzde 24 civarlarındadır.

Bildiğiniz gibi teknoloji tasarımla iç içe bir alandır. Yani kullandığımız teknoloji, yaşadığımız hayat, aslında bir tasarım ürünüdür.

Bu tasarıma ortak olmazsanız, ancak size sunulanı tüketmek ve yaşamak zorunda kalırsınız.

Bu noktada kız çocuklarımızın bilim ve teknoloji ile erken yaşlarda tanışması ve bu alanda başarabileceklerine dair özgüven geliştirmelerinin çok önemli olduğuna inanıyorum.

Kıymetli misafirler,

Bilim, teknoloji ve sanat gibi alanlar, mutlaka insanlığa fayda sağlamayı amaçlayan bir odak noktasına sahip olmalıdır.

Nobel Ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar’ın ifadesiyle “başarılı olmak, Nobel almak değildir. Başarılı olmak ailenize, memleketinize, vatanınıza, insanlığa hizmet etmek demektir.”

Dünyada yaşanan kaos, bazen bilim ve teknolojinin hiç de iyi niyetli olmayan amaçlarla kullanılabildiğini gösteriyor.

Birileri bir yandan çaresiz hastalıklara şifa olsun diye laboratuvarlarda sabahlarken, birileri aynı vakti, biyolojik silah geliştirmek için de kullanabiliyor.

İşte yol ayrımı buradadır.

Ben bu güzide kurumumuzun, evlatlarımızı en güncel bilgilerle donattıklarını biliyorum.

Bunun da ötesinde, bilgiye fazilet katarak, insanlığın ihtiyaç duyduğu ahlaki yükselişe de katkı sunduklarına yürekten inanıyorum.

Bu vesile ile imam hatip liselerinin kurucusu Celaleddin Ökten hocamızı da buradan rahmetle anmak isterim.

Onun vizyonu “Asrın ihtiyaçlarına müdrik, şark’ı ve garb’ı iyi bilen bir nesil” yetiştirmekti.  

Yalnızca doğuyu ya da yalnızca batıyı değil, iki dünyayı da anlayan, ilme bir bütün olarak bakan öğrenciler yetiştirmek istemişti. 

Kuran’ın mesajını tam olarak idrak edebilmek ve doğru anlatabilmek için tüm ilimlere yönelmenin gerekli olduğunu anlatmıştı.

Allah ondan razı olsun!

Ona olan borcumuzu ödemenin tek yolu, hayalini kurduğu nesiller olabilmektir.

O nedenle, sizlere büyük iş düşüyor kıymetli gençler!

Aklınızı bilimle, ilimle yoğurup, edindiğiniz bilgiyi dünyanın sorunlarına çözüm olacak şekilde insani faziletlerle işlemelisiniz. Çünkü imam hatipli olmak bunu gerektirir.

Vicdan sahibi insanlar olmak, kendinden başkasını düşünebilmeyi, elindeki tüm imkanları insanlığa hizmetkar kılmayı gerektirir.

Sizlerin her birinizin bu iştiyakla dopdolu olduğu, ışıldayan gözlerinizden anlaşılıyor.

Kıymetli misafirler,

Ülkelerin kaderi, yetiştirdiği insan kaynağıyla doğrudan alakalıdır.

Eğer bugün zamanını bilimle, ilimle, sanatla dolduran bir gençlik yetiştirebilirsek, ülkemizin gelecekte de lider bir ülke olmasını teminat altına alabiliriz.

Şunu unutmayalım ki, Türkiye’ye sadece bizim değil, tüm dünyanın ihtiyacı var. Çünkü ülkemiz dünyanın vicdanıdır.

Kadıköy Ahmet Sani Gezici Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinin her kademedeki çalışanlarını ve öğretmenlerini can-ı gönülden tebrik ediyorum. Sağladıkları kaliteli eğitimin emsal olmasını diliyorum.

Organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Kıymetli annemin isminin, böylesine güzel bir eğitim kurumunda yaşatılması beni derinden etkiledi.

Sabrı, tevekkülü, insanlığa hizmet etme iştiyakını kendisinden öğrendiğim annemin ruhaniyeti, bu güzide öğrencilerin gayretlerinden, eminim ki hissedar olacaktır.

Sözlerimi, annemin eğitime bakışını yansıtan bir anekdot ile bitirmek istiyorum. Annem, küçük ağabeyim Ali Bey’i, Kadıköy Ticaret Lisesi’ne kayda götürüyor. Fakat okul müdürü, kontenjanın dolduğunu, okulda hiç sıra kalmadığını söyleyerek, ısrarlara rağmen kaydı yapamıyor. Annem ise, ağabeyimi yanına alarak, en yakın çarşıya gidiyor ve portatif bir masa ve sandalye alıp okula dönüyor.

‘Bu çocuklar her şartta okumalı! Yer yoksa, işte yer!’ diyerek ağabeyimi okula kaydettirmeyi başarıyor.  

Kız-erkek ayırt etmeden çocuklarının eğitimi için büyük bir gayretle mücadele eden bir hanımdı O. Bugünleri görse, eminim ki tarifsiz bir mutluluk duyardı. 

Allah hepinizden razı olsun! Fikreden, inşa eden herkese teşekkür ediyorum.

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum.

Allah’a emanet olun.