“Geleceği Yazan Kadınlar” Ödül Töreninde Yaptıkları Konuşma

23.11.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Çok sevgili gençler;

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Güzel bir geleceği tasarlamak için kolları sıvayan kadınlarımızla buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Hepiniz gökyüzünde ışıldayan yıldızlar gibisiniz.

Geleceği Yazan Kadınlar projesine gittikçe artan ilgi, kadınlarımızın, gelecek için söyleyecek çok sözü olduğunun bir göstergesidir.

Kod yazma üzerine kurulu projeye 3000’e yakın kadınımız başvurmuş.

Başvuran tüm kadınların birbirinin harika fikirleri var. Bu fikirlerin her biri, hayatı herkes için güzelleştirmek amacıyla ortaya çıkmış görünüyor. 

Kadınlar dünyayı değiştirebileceklerine inanıyorlar. O nedenle önümüzdeki yıllarda bu alana olan ilginin çığ gibi büyüyeceğinden eminim.

Yakın bir zamanda, hayatımızı kolaylaştıran teknoloji uygulamalarının ardında mutlaka kadınların imzasını göreceğiz.

Bize bu heyecanı yaşatan Turkcell’in ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin her kademedeki çalışanını can-ı gönülden tebrik ediyorum.

Teknoloji alanının kadınlara olan ihtiyacını keskin bir ferasetle gördünüz. Kadınların güçlendirilmesine odaklanan bu projeyle, uluslararası platformda da başarılar kazandınız. Dünyaya örnek proje olarak anıldınız.

Geleceği Yazan Kadınlar projesinin, bu yıl 8 farklı milletten de başvuru aldığını öğrendim. Eğitime katılanlar arasında Kosova, Arnavutluk, Hollanda, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kırgızistan vatandaşları var.

Ne mutlu ki, sadece kendi ülkemizdeki kadınlara değil, kendini ifade edecek bir platform arayan tüm kadınlara umut oluyorsunuz.

Ayrıca yurtiçinde 64 ilimizden yapılan başvurular, projenin herkes için ulaşılabilirliğini bir kez daha ispatladı. Teknolojiyi tasarlamak, sadece belli bir şehirli zümreye ait imtiyaz alanı olmaktan çıktı.

Fikri olan, kendine güvenen her kadın, dünyanın geleceğine katkıda bulunabileceğini görüyor. Zaten önemli olan, hayalleri inançla harmanlamayı başarmaktır.

Umuyorum, ülkemizin tüm kurumları, kadın zekasını işlerine katmada yarışır hale gelirler. Çünkü büyük başarılara imza atmanın tek yolu budur.

Şu bir gerçek ki bizi, dünyada kadın ruhunun daha etkin olacağı bir gelecek bekliyor.

Kıymetli konuklar,

Bilgisayar ya da teknoloji dediğimizde akla önce erkekler geliyor. Erkekler bu alanın kurucusu, kadınlar ise tüketicisi gibi bir algı var. Oysa parlak fikirlerin ve icat etmenin cinsiyeti yoktur.

Bilgisayar programcılığının ilk tohumlarının, 1800’lerde yaşamış Ada Lovelace adında bir kadın tarafından atıldığını biliyor musunuz?

Kadınların vatandaş dahi sayılmadığı ve bilimsel çalışmalara katılmalarının mümkün olmadığı bir dönemde o, ileri matematik ile meşguldü.

Yaşadığı dönemde sayıların büyücüsü olarak tanındı. İlkel bir makine için geliştirdiği algoritmalar, 1950’lerde yeniden keşfedildiğinde dünya epey şaşırdı.

Amerikan Savunma Bakanlığı 1980’de, geliştirdiği bir bilgisayar diline onun adını verdi.

Yine 1969’da uzay çalışmaları yolculuğunun ilk adımı için gerekli olan aya iniş kodunu yazıp tasarlayan, Margaret Hamilton isimli bir bilim kadınıydı.  

Sizinle güzel bir bilgi daha paylaşayım… Dünyanın en eski üniversitesi ne Oxford ne Harvard’dır. En eski üniversitenin Fatima El Fıhri adında bir kadın tarafından Fas’ta kurulduğunu kaçımız biliyor?

Yani, kadının dönüştürücü gücü dünya tarihinin dönüm noktalarını belirlemiştir.

Şimdi, kadınların bilim alanında bugüne kadar yaptıklarının ve bundan sonra yapacaklarının hakkını verme zamanıdır.

Geleceği Yazan Kadınlar’ın bu sene finale kalan projelerinin arasında, iyilik fikrini dünyanın yörüngesi haline getirecek muazzam fikirler var.

Deniz temizleme aracı, iş kazalarını engellemeyi amaçlayan otomasyon sistemleri, engelli bireylerin toplu taşımayı kullanmalarını kolaylaştırıcı uygulamalar, parlak fikirlerden sadece birkaçı.

Bu icatlar bize, “buraya bir kadın eli değmeli” ifadesinin mahiyetinin, nasıl değiştiğini harika bir şekilde anlatıyor.

Değerli Misafirler,

Kadınların her alanda güçlendirilmesi çok önemli. Fakat çağın gereklilikleri, kadınların en çok bilim ve teknoloji alanında yoğunlaşması gerektiğini söylüyor.

2017’de yapılan bir araştırmaya göre, Amerika’da, teknolojinin kalbi Silikon Vadisinde çalışanların yalnızca yüzde 24’ü kadınlardan oluşuyor.

2018’de oluşturulan teknolojide kadın indeksine göre, Avrupa ülkelerinin de bulunduğu 41 ülkede teknoloji alanında istihdamda kadınların ulaşabildiği en yüksek oran yüzde 30’dur.

2017 YÖK rakamlarına göre, Türkiye’de Tıp ve Sağlık Bilimleri alanında kadın araştırmacı oranı yüzde 47, sosyal ve beşeri bilimlerde yüzde 41, mühendislik ve teknoloji alanında yalnızca yüzde 25’dir.

Yine 2017’de Tıp ve Sağlık alanında verilen kadın mezun sayısı yüzde 63 iken, mühendislik alanında yüzde 24’dür.

Anne babalar olarak çocuklarımızı, özellikle kız çocuklarımızı bilimle erken yaşlarda tanıştırmamız gerektiğine inanıyorum.

O nedenle, anne babalar olarak sorumluluğumuzun ne denli büyük olduğunun farkında olmalıyız. Bırakalım çocuklarımız akıllarına kanat taksınlar.

Buradan tüm eğitimcilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. 2023 hedeflerimize emin adımlarla yürürken bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında kız öğrenci sayımızı arttıralım.

Sevgili gençler,

Geleceğin hakimi, harika fikirlerin sahipleri olacak. İşte onlar sizlersiniz! Genç hanımlar olarak kadın fıtratının size kattığı bilgeliğe güvenin. İçinizden gelen sesi bastırmayın.

Bugün sarf edeceğiniz emekle insan hayatına yapacağınız katkılar, dünyanın bahçelerine hiç solmayacak bahar çiçekleri ekecek.

Unutmayın ki, teknoloji medeniyet yoluna yeni kilometreler eklemek için kullanılıyorsa bir nimettir.

Onun kötülüğe ve insaniyetin çöküşüne hizmet etmesini engelleyecek vicdanla tasarlayacak olan da, yine sizlersiniz.

Bu duygularla sözlerime son veriyor, başarılarınızın daim olmasını diliyorum.

Programda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Sizleri muhabbetle selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.