Eğitime Değer Katanlar Bağış Programı’ndaki Konuşması

27.05.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Bu güzel iftar sofrasında sizlerle beraber olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

Ramazanınızı tebrik ediyor, Kadir Gecesinin saklı olduğu bu son kulvarda, dualarınızın kabul olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Kıymetli misafirler,

Çocuklarımız en büyük değerimiz. Bu fani dünyada yaptığımız her iş, onlara hak ettikleri bir geleceği hazırlamak için.

Bizler, onlara karşı olan sevgimizi, hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir ülkeyi miras bırakarak gösterebiliriz.

Böylesi bir geleceği hazırlamak için ise çağın bizden beklediklerine hızlı uyum sağlamamız, sistemlerimizi sürekli olarak güncellememiz gerekiyor.

Günümüzde değişim öyle hızlandı ki, çağa ayak uydurmak hepimiz için hayati önem taşıyor.

Takdir edersiniz ki yeni dünyada eski söylemlerle var olmamız mümkün değil.  

Dünyanın sanayi 4.0’ı, toplum 5.0’ı, gür sesle tartıştığı bir dönemde, çocuklarımızı bu dönüşümü hem takip edebilecek, hem de ona yön verebilecek donanım ve özgüven içinde yetiştirmeliyiz.

Kısa zaman önce, Milli Eğitim Bakanlığımızın başlatmış olduğu Tasarım Beceri Atölyelerinin tanıtımını yapmıştık. 

Çocuklara, kendi potansiyellerini ortaya koyabilecekleri, sınıf ortamının sınırlayıcı atmosferinden uzak deneyim yaşayabilecekleri atölyeler kuruldu.

30 pilot okulda uygulama yapıldı ve çok verimli sonuçlar alındı.

Amacımız, Tasarım Beceri Atölyelerimizi en kısa zamanda ülke çapında yaygınlaştırmak. Çünkü bizim çocuklarımız her şeyin en iyisini hak ediyor.

Kıymetli Misafirler,

Ben çocuklara baktığımda birer tohum görüyorum. Onlar, filizlendiklerinde hangi çiçeği açacağını bilmediğimiz, gizi içinde saklı tohumlarımız.

İçlerindeki potansiyeli en verimli şekilde ortaya dökebilecekleri şartlara kavuşmaları için imkanlar var etmeliyiz.

Bu bağlamda, tasarım beceri atölyelerinin getireceği başarıya ve eğitim anlayışımızda yeni bir dönem açacağına yürekten inanıyorum.

Bu atölyelerde özgür ve eleştirel düşünebilen, güçlü kişiliğe sahip, geleceğin liderlerini yetiştirmek hedefleniyor.

Müzikten fen bilimlerine, tabiattan güzel sanatlara, yaşam becerilerinden yazılım ve tasarıma kadar bir medeniyeti ihya ve imar edecek her alanda çocuklarımıza deneyim alanları açılıyor.

Bu atölyeler sayesinde çocuklarımız ve gençlerimiz, kalıplar arasında sıkışan değil, o kalıpları kıran bireyler olacaklar.

Kıymetli misafirler,

Hiçbir medeniyet topla tüfekle, tankla füzeyle kurulmaz. Medeniyet en başta ilimle kurulur.

Gerek içinde bulunduğumuz çağda, gerekse gelecekte hakim gücün bilek gücü değil, bilginin gücü olacağını hepimiz biliyoruz.

Geleceğin arzu ettiğimiz şekilde inşası ise, yalnızca kurumların değil, bir toplumu oluşturan tüm fertlerin sorumluluğundadır.

İnanıyorum ki, iş adamlarımız, iş kadınlarımız, bu gerçeğin farkındalar. Ben bu nedenle, özel sektörümüzü Tasarım ve Beceri Atölyelerine katkıda bulunmaya davet ediyorum.

Sermaye sahiplerimiz, bireysel olabileceği gibi, dernek, platform olarak da, bir veya daha çok atölyenin kurulumunu üstlenebilirler.

Atölyelerimizin kapasitelerinin büyümesinde, vereceğiniz desteklerle eğitim öncüleri olabilir, isimlerinizi bu eğitim yuvalarında yaşatabilirsiniz.

İyi kalitede eğitim, yalnızca büyük kentlerde ya da özel okullarda erişilebilen bir imkan olmamalı. Bizler güç birliği yaparak Türkiye’yi güçlü ve aydınlık yarınlara taşıyacak daha fazla yavrumuza dokunabilmek istiyoruz.

Ülkemizin her bir karışındaki evlatlarımız, işlenmeyi bekleyen madenler gibidir.

Eğer onları çağın ihtiyaçlarına göre doğru yönlendirebilirsek, gelecek bizim için çok daha ümit verici olacaktır.

Dünyada hak ettiği konuma kavuşmuş bir Türkiye ancak, insan kalitesinin yükseltilmesiyle mümkündür.

Türkiye’nin, hepimizin ortak sevdası. Bu hedefin gerçekleşmesinin de, hepimizin emeği ve katkısı ile mümkün olacağı açıktır.

Biliyoruz ki, “Yurt müdafaasının en emin yolu eğitimdir.”

Çünkü eğitimli insanlara sahip toplumların irfan kaynakları tükenmediği gibi, kendini çoğaltan bir niteliğe de sahiptir.

Bu nedenle eğitime yapacağımız yatırımın en geçerli ve en kârlı yatırım olduğuna inanıyorum.

Değerli misafirler,

Şöyle dönüp insanlığın uzun tarih tecrübesine baktığımızda, muhteşem işlerin başarılmış olduğunu görüyoruz.

İnsan sanattan bilime, her alanda, içinde taşıdığı potansiyeli defalarca ispat etmiş bir varlıktır.

Bizim topraklarımızda yetişmiş âlimler, mütefekkirler, mimarlar, sanatçılar, tıpçılar, edebiyatçılar ve daha nice büyük insan, Türkiye potansiyelinin birer ispatıdır. Cemil Meriçler, Halide Edipler, Aziz Sancarlar örneklerden sadece birkaçıdır.

Bu potansiyelin yeniden aktif hale getirilmesi, Türkiye’nin gelecekte de lider bir ülke olmasının anahtarıdır.

İnsana yapılacak yatırıma, ülke olarak yalnızca bizim ihtiyacımız yok. Ülkemizin genel karakteri dolayısıyla, bölgemizin refahı için de, bu temel bir ihtiyaçtır.

Biz, dünyaya en çok insani yardım götüren, insanlığı kalkındıran, hayatı sürekli olarak yeniden inşa eden bir medeniyetteniz.

Dolayısıyla bu medeniyetin bayrak taşıyıcısı çocuklarımızı en doğru şekilde yetiştirmek, gelecekte tüm dünya için taze bir nefes olacaktır.

İnanıyorum ki, tasarım beceri atölyeleri, çocuklarımızın, ilmin semasında yüksekten uçmaları için sağlam bir kanat olacaktır. Bu anlamlı proje nedeniyle, Sayın Milli Eğitim Bakanımıza ve projede emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Ve elbirliğiyle bu gücü artıracağımıza inanıyorum.

Sözlerime son verirken, Ramazan bayramınızı şimdiden kutluyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Hepiniz Allah’a emanet olun.

Sağlıcakla kalın!