Darülaceze İftar Programındaki Konuşması

11.05.2019

Kıymetli büyüklerimiz,

Değerli hayat rehberlerimiz,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Ellerinizden öpüyorum.

Ramazan-ı Şerifiniz kutlu olsun.  Allah ibadetlerimizi kabul buyursun.

Bu güzel iftar sofrasında sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum.

Ramazan ayı, her yıl hayatlarımızın hızlı trafiğini yavaşlatan önemli bir zaman dilimi.

Orucu, yalnızca belli saatler içinde aç kalarak değil, her türlü aşırılıktan uzak durarak tutuyoruz. Hem ruhumuz, hem bedenimiz şifa buluyor.

Bununla da kalmıyor, kalabalık sofralar etrafında buluşarak sosyal dayanışma duygularımızı güçlendiriyoruz.

Fakat son yıllarda yaygın biçimde “Nerede o eski ramazanlar” serzenişinde bulunuyoruz.

Çünkü hayatımızda pek çok şey değişti. Çocuklarımızı anneanneler, babaanneler değil, bakıcılar büyütüyor. Evler küçülüp, ziyaretler seyrekleştikçe kuşaklararası fark derinleşiyor.

Yaşlılarımızın bilgeliği hayattan çekiliyor. Birbirini anlamakta güçlük çeken, aynı ana dili konuşsa da, anlaşamayan insanlar haline geliyoruz.

Oysa bizim geçmişimizde, nesillerin bir arada yaşadığı kalabalık aile kültürü hakimdi. Bu aile hiyerarşisi içinde, aile büyüklerinin yeri hep en tepede idi.

Çünkü bizim medeniyet anlayışımızda ak saç, ak sakal, elden ayaktan düşmek ve yaşamın kenarına itilmek demek değildi. O ak rengin içinde, damıtılmış hayat bilgisi ve tecrübe vardı.

Yaşlılık, insanın hayata dair bildiklerinin en üst seviyeye eriştiği bir dönemdir.

Bu gerçekten hareketle, gençlerimizi, büyükanne ve dedeleri ya da Darülaceze gibi kurumlardan istifade eden büyükleri ile bol bol vakit geçirmeye davet ediyorum.

Unutmayın, büyüklerimizin yüzlerinde gördüğünüz her çizgi, bir ansiklopedidir. O ansiklopedileri bol bol okuyun.

Emin olun internetteki hiçbir arama motorunun size sunamayacağı bilgilerle karşılaşacaksınız!

Allah, Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor; “Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.”

Büyüklere güzel muamele, en başta bize Rabbimiz tarafından verilmiş bir ödevdir.

Kıymetli misafirler,

Bildiğiniz gibi yarın Anneler Günü. Anne kavramı, bizim için yılın yalnızca bir gününde hatırlanıp kutlanacak bir değer değil, cennetin müjdecisidir.

 “Cennet anaların ayağının altındadır” hadis-i şerifi, anneye yapılan güzel muamelenin, cennetlik bir tutum olduğunu anlatır bizlere.

İnsanın yetmişinde bile, canı yandığında ağzından çıkan ilk kelime, anne oluyor. İnsan kendisi anne-baba, büyükanne-dedeyken bile annesinden kuvvet alıyor.

Dertler denizinin ortasına düştüğünde, yalnızca annesine sığınmak istiyor.

Dünyanın en ünlü şeflerinin yemeğini yese bile, hiçbir şey anne yemeğinin yerini tutmuyor.

İçi daralıp sıkıştığında anne duası, kurşun-geçirmez bir zırh giymişçesine, yenilmez hissettiriyor.

Anne yalnızca bir kişi değil, birçok duygunun, en çok da güven duygusunun karşılığı bir varlıktır.

Rabbim, tüm annelere uzun ömürler versin. Hiçbir çocuk annesiz büyümek zorunda kalmasın.

Kader planının bir parçası olarak, çeşitli sebeplerle fakat belki de en çok savaşlar sebebiyle annesiz büyümek zorunda kalan milyonlarca çocuk var.

Bu özel günde, anne deyince yüreği yangın yerine dönen o çocukları da hatırlamalıyız.

Annelik gibi üstün bir sıfatı, tüketim çılgınlığına kurban vermeden, manasına odaklanmalıyız.

Annelerimizi, büyüklerimizi olmaları gerektiği gibi, en doğru makamlara yerleştirmeliyiz. Evimizin başköşesini onlara açmalıyız.

Ramazanın gerçek anlamını idrak etmek, bu ahlaki olgunluğa erişme çabası ile mümkündür. Rabbim hepimize bu idrak ile taçlanan yaşamlar nasip etsin.

Eski Ramazanlara hasret kalmadığımız Ramazanları doya doya yaşamayı mümkün kılsın.

Bu düşüncelerle tüm büyüklerimi sevgi ve hürmetle selamlıyorum.

Her birine sağlıklı, huzurlu bir yaşam diliyorum.

Bizleri, hayatın bilgeleri büyüklerimizle buluşturduğu için Darülaceze yetkililerimize şükranlarımı sunuyorum.

Burada yaşlılarımıza bir nadide çiçeğe davranır gibi davranan merhametli yürekleri saygıyla selamlıyorum.

Allah’a emanet olun!

Sağlıcakla kalın!