Gaziantep Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi Açılış Konuşması

21.03.2019

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Gazi şehrimizin kıymetli hemşehrileri,

Bugün burada yine çok anlamlı bir açılış için beraberiz. Gönül belediyeciliği anlayışımızın takdire şayan örneklerinden birinin açılışını yapıyoruz.

Engelsiz Yaşam ve Özel Eğitim Merkezi’nin, Gaziantep halkının mutluluğunu arttıracak hizmetler vereceğine inanıyorum.  

Bu merkez sadece Gaziantep için değil, ülkemiz için de büyük bir kazanım, herkese örnek olacak bir tesistir.  

Sürekli altını çizdiğimiz bir şey var. Bizim belediyelerimiz gönül belediyeciliği yapıyorlar. Gönül belediyeciliği demek, vatandaşlarımıza kurum kimliği ile yaklaşan bir merci olmaktan öte, onlara adeta yakın akraba olmaktır. Herkesin dar zamanlarda gidecek bir adresi, çalacak bir kapısı olduğuna güvenmesidir. Kimseye kendini bir köşede unutulmuş hissettirmemektir. Gönül belediyeciliği, gönülleri kazanmak, gönülleri yapmak, gönülleri hoş tutmak demektir.

İnsan hayatının her alanına hizmet götüren, kırılgan noktaları sevgi, iyi niyet ve samimiyetle kuvvetlendiren Gaziantep Büyükşehir Belediyemizi tebrik ediyorum.

Değerli katılımcılar,

Gaziantep ilimizde kayıtlı 109.355 engelli bireyin olduğunu biliyoruz. Bunlardan yalnızca 10.855 kişi çeşitli özel merkezlerden hizmet alıyor. Hedefimiz, hâlihazırda destek alamayan engelli bireylerin, eğitim ve rehabilitasyon ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak.

Bu hedefe eksiksiz ulaşacağımızdan ve yüzlerde hiç eksilmeyecek tebessümler oluşturacağımızdan en ufak bir kuşkum yok.

Bu  merkezde, her biri kendi alanında uzman profesyoneller var. Farklı engel gruplarına dâhil vatandaşlarımız için özel eğitim, fiziksel rehabilitasyon, psikolojik danışmanlık veriyorlar.

Bununla birlikte, engelli bireylerin ailelerine de destek oluyorlar. Eğitim ve seminerler vermek suretiyle ailelerimizin karşılaştıkları güçlükleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorlar.

Biz Türkiye olarak büyük bir aileyiz. Vatandaşlarımızın dertleriyle dertleniyor, sorunlar çözüme kavuşunca mutluluk duyuyoruz.

Tüm bu icraatlar “engelsiz kent Gaziantep” kimliği ile birebir uyuşuyor. Tarihi mirası, kültürü ve mutfağı ile dünyanın sayılı güzelliklerinden biri olan Gaziantep’in ruhuna da çok yakışıyor.

Son günlerde belediyelerimiz arka arkaya birbirinden modern ve profesyonel merkezleri hizmete soktu. Hepsi engelli vatandaşlarımızın gerek sosyal yaşamda gerekse meslek hayatında daha fazla yer alması için.

2002’den beri hükümetimiz, engelli bireylerin yaşamın tüm alanlarında aktif rol almaları için büyük icraatlar yaptı. 17 yılda 55 bine yakın engelli memur istihdam edildi. Özel sektörde engelli kişilerin istihdam edilmesi için teşvikler başlatıldı.

Engelli memurlara istedikleri yere tayin hakkı verildi. 2012’den beri engelliler için tek ve merkezi sınav yeri uygulaması başlatıldı.

Bununla beraber engelli ailelerini güçlendirmek için evde bakım aylığı ödemesi yürürlüğe kondu.

Sanatta ve sporda daha çok yer almaları, hem kendilerini hem de ülkelerini temsil etmeleri için imkanlar oluşturuldu.

Şimdi buradan gerek kamu kurumlarının yetkililerine, gerekse özel sektör yöneticilerine seslenmek istiyorum. Bugüne kadar yapılan gurur verici icraatlar ortada. Fakat biliyorsunuz ki, bizim ruhumuzda yetinmek değil, hep daha iyisini hedeflemek var.

İşi bir üst noktaya taşımak için, engelli bireyleri, şartlar elverdiğince karar verici mekanizmalara da dahil etmeliyiz. Bu pozisyonlardaki sayıyı arttırırsak, meselelere onların da bakış açısını dahil etmiş oluruz.  

Biliyoruz ki, fiziksel engel insanın önündeki gerçek engel değildir. Çünkü insan, yalnızca beden ve uzuvlardan ibaret değil.

Vizyon sahibi olmak için gözlerimizin mutlaka görmesi gerekmez. Çünkü vizyon zihin meselesidir. Cemil Meriç olmanın tek şartı vardır, o da ilme aşık olmaktır.

Bilimsel çalışmalar yapmak için iki bacağımız üzerinde durmak ön koşul değildir. Bildiğiniz gibi, Stephen Hawking bilimsel çalışmalarını tekerlekli sandalyesinin üzerinde yapmıştır.

Dünyanın kaderini değiştirecek bir akım ortaya koymak için, akleden bir kalpten başka hiçbir şeye ihtiyacımız yoktur.

Engelli bireylerin içlerindeki potansiyeli ortaya çıkarmak için başka bir şeye ihtiyacımız var. O da şehirleri ve ortak yaşam alanlarını tüm engel gruplarını işin içine katarak tasarlamak.

Ortak yaşam alanlarındaki asansör kapılarında, dakikalarca bekleyen engelli kardeşlerimizi görüyorsak, işin ruhunu özümseme noktasında eksiklerimiz var. Engelliler için yapılmış yürüme yollarının üzerine araç park ediyorsak davranışlarımızı bir kez daha gözden geçirmeliyiz.

Engelli dostu kentler, uygun mimari ile oluştuğu kadar nezaketli davranışlarla da oluşur.

O nedenle, engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştırmada bilinçlendirme çalışmaları da bir o kadar önemli. Merkezimizin, engellilik konusunu dört duvarın dışına taşıyıp, bilinçlendirme çalışmaları yapacağı için de ayrıca memnunum.

Son olarak engellilik konusunda önemli bir konuya daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Çocuklarımızın erken yaştan itibaren her türlü ayrımcılığa karşı bağışıklıklarını artırmalıyız. Unutmayalım ki “eğer kusur varsa, bakan gözdedir.”

Lütfen birbirimize baktığımızda bedenlerimizi değil, kalplerin içindekini görmeye odaklanalım. Çocuklarımızı engel, cinsiyet, ırk, etnik köken gibi farklılıklara karşı nötr kalacak şekilde yetiştirelim.

Kalplerine o kadar çok sevgi yükleyelim ki, önyargılara yer kalmasın. Engelli engelsiz her çocuğumuzu mutlaka bir araya getirecek faaliyetler gerçekleştirelim.

Oyunlarda, sanat ve spor aktivitelerinde buluşsunlar, karma gruplar halinde ortak işler yapsınlar. Hayatı engelliler ve engelsizler diye ayırmayalım, farklılıkları sevgi ve hoşgörü ile lehimleyelim.

Bu düşüncelerle hepinize en kalbi sevgilerimi sunuyorum. Gaziantep Büyükşehir Belediyemizi, Fatma Şahin kardeşimiz nezdinde tebrik ediyorum. Hayırlı faaliyetlerinin artan bir başarı ile sürmesini diliyorum. Bu merkezin engelli çocuklarımız, aileleri ve tüm toplum için hayırlı olmasını temenni ediyor, tüm çalışanları özverili çalışmaları için kutluyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla!