Enerji Veren Kadınlar Ödül Töreninde Yaptıkları Konuşma

14.03.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Türkiye’nin enerji veren kadınlarıyla birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

Geçtiğimiz hafta, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, her platformda kadınları konuştuk. Sorunlarını masaya yatırdık. Bugüne kadar kat ettikleri mesafeyi ve gelecekte çok daha iyi bir dünya için yapılması gerekenleri ele aldık.

Bu özel günlerin, başarı hikayelerini paylaşmaya vesile olması da ayrıca çok önemli.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığımızın, geçen yıl başlatmış olduğu bu ödül töreninin, hepimize ilhamlar vereceğini düşünüyorum.

Enerji sektöründe üstün işler yapan kadınlarımızı tanıma imkanı buluyoruz. Her ne kadar, her dalda yalnızca bir kişiye ödül verilse de, projesiyle aday olan her hanımefendinin, birincilik ödülünü paylaştığına inanıyorum. Ve her birini kutluyorum.

Kıymetli Katılımcılar,

Bu yıl, kadınlarla ilgili iki önemli konunun altını çiziyoruz.

Birincisi, bugün artık kadınların istihdamı kadar, çalıştıkları sektörlerde karar alıcı pozisyonda olmalarını önemli görüyoruz. Zira karar süreçlerinde kadınların eksikliği, tüm toplumu ilgilendiren bir noksanlıktır.

Çünkü kadın ruhu, baştan aşağı enerji, fikriyatı ise tabii kaynaktır. Bu enerjinin ve tabi kaynağın işin içine girmediği her alan, bir kör noktaya dönüşür. Doğru ve keskin bir bakış, iki gözle bakmayı gerekli kılar ki, kadınların olmadığı her durum, hayatı tek gözle algılamak gibidir. 

Dünya Ekonomik Forumu’nun bir verisine göre, araba kazalarında kadınlar erkeklere göre yüzde 47 oranında daha fazla yaralanıyorlar. Bunun sebebi, güvenlik önlemlerinin erkek anatomisine göre dizayn edilmesi olarak açıklanıyor.

Çünkü tasarımcılar çoğunlukla erkeklerden oluşuyor. Bu veriyi, kadın erkek arasında kasıtlı bir ayrımcılık olarak okumamalıyız elbette. Yaşamın her alanını tasarlarken, kadınların her aşamada işin içinde olmasının gerekliliği olarak görmeliyiz.  

Bildiğiniz gibi teknoloji ile insan arasındaki bağ, her geçen gün kuvvetleniyor. Hayatımızı büyük oranda teknolojiye bağlı olarak yaşıyoruz.

Gelecekte teknoloji alanı çok daha fazla genişleyecek. Teknoloji de, fikirlerle tasarlanan bir olgu. Dolayısı ile burada mümkün olduğunca çok kadın fikrine ihtiyacımız var.

Dünya Ekonomik Forumunun Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporuna göre, dünyada yapay zekâ profesyoneli kadınların oranı, sadece yüzde 22. Oysa bu rakam erkeklerde yüzde 78. Peki ne oluyor da kadınlar, kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bu alanlara adım atmaktan geri duruyorlar?

Sanıyorum bunun arkasındaki temel neden, kız çocuklarının bilim alanına yeterince yönlendirilmemesi.

Anne babalar genellikle, bilim, matematik, teknoloji ve mühendislik gibi alanlarda erkek çocuklarının başarı gösterebileceklerine inanıyorlar.

Uluslararası raporlar kadar Türkiye’deki rakamlar da bunu teyit ediyor. Nitekim, kadınların eğitim ve sağlık bilimlerindeki oranı yüzde 60’ların üzerinde. Mimarlık ve inşaatta yüzde 32, bilişimde ise bu rakam yalnızca yüzde 22.

İşte bu sebeple, bugün burada Enerji Sektörü gibi dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konuda başarı gösteren kadınlarımızla birlikte olmak, çok önemli. Sizlerin, gençlerimize vereceğiz ilhamın değeri paha biçilmez.

Yaptığınız çalışmalarla bilim dünyasına çok büyük katkılarda bulunduğunuz gibi, gençlerimize de cesaret veriyorsunuz. Sizin bugün ektiğiniz ilham tohumları, kim bilir ileride nasıl başaklar verecek!

Bu nedenle, başarı hikâyelerinizi özellikle Anadolu’nun küçük yerlerindeki kız öğrencilere taşımanızı istiyorum. O küçük yerlerden ne büyük cevherler çıkacağını asla bilemeyiz.

Hükümetimiz, 2023’te kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 41’e ulaştırmayı hedefliyor. Bu rakama ulaşırken en çok katılımın, enerji ve bilişim sektörü gibi dünyanın kaderini değiştirecek sektörlerde gerçekleşmesini umut ediyorum.

Bugün karşı karşıya olduğumuz çevre krizi, bizden en çok, sürdürülebilir enerji kaynakları istiyor.

Kadınlar kendilerine has tabiatlarını ve bakış açılarını bu sektöre taşıyarak, bir anlamda doğanın neferleri olacaklar inşallah.

Kadınlar kendilerine bahşedilmiş içgüdülerle, bakan, büyüten ve devamlılığı sağlayan bir fıtrata sahipler. Her anne, bundan sonra çocuğuna güzel bir gelecek sağlamak için imkânlar oluştururken, denklemin içine tabiatı da koymalı.

Enerjisi tükenmiş, suları bitmiş, toprakları çoraklaşmış bir dünyada çocuklarımız için bir gelecek tesis edemeyiz. Çevre konusunda kadınlarımızın bir adım önde, etkili aktörler olacağına inancım tamdır.

İşte tüm bu meseleler, bizi bu sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle altını sıklıkla çizdiğimiz ikinci konuya getiriyor. O da, kadınların hangi sektörde çalışıyor olursa olsun, kendi kimliklerini muhafaza ederek var olmalarının gerekliliği.

Kadınların çalışma hayatında maskülenleşerek değil, kendi özgün yaratılışlarını muhafaza ederek bulunmaları gerektiğine inanıyorum.

Gerçek eşitlik, birisinin sizi kendisine benzeterek eşitlemesi değildir. Sizin varlık alanınıza saygı göstermesidir. Kadınların, içlerindeki büyük dönüştürücü gücü, ancak kendi özgünlüklerini koruyarak açığa çıkarabileceklerini düşünüyorum.

Kız çocuklarımız da, ülkemizin enerji kaynakları başlığına dâhildir. Lütfen kız çocuklarımızın zihinlerine barikatlar yerleştirmeyelim. Onları belli meslek gruplarına dâhil olmaları için koşullandırmayalım. Kabiliyetlerine göre yol alsınlar.

Anne baba olarak çocuklarımıza yapabileceğimiz en büyük katkı, onların hayallerine yatırım yapmak ve onları yüreklendirmektir.

Bu nedenle onlara, dünyanın dertlerine çözüm üretecek işleri başarmanın, cinsiyet değil, inanç meselesini olduğunu anlatın.

Bu akşam burada gördüğümüz başarılı kadınlar da bunun ispatıdır. Enerji sektörünün farklı alanlarında ortaya koydukları çalışmalar, hepimizi gururlandırmaktadır.

Ödül alan bütün kadınlarımızı tebrik ediyorum. Hepsinin başarı hikayesi son derece etkileyici. Gayretlerinin devamını diliyorum.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Bu ödülün geleneksel hale gelmesini, diğer sektörlere de örnek olmasını temenni ediyorum.

Emeği geçen herkesi kutluyor, tüm katılımcıları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.