"Borsa İstanbul'da Gong Kadın-Erkek Eşitliği İçin Çalıyor" Programında Yaptıkları Konuşma

08.03.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Bu hafta birçok mecrada kadın konusu ele alınıyor, türlü yönleriyle masaya yatırılıyor.

Biz de bugün burada, kadınların önündeki her türlü görünmez duvarı yıkmak, cam tavanları kaldırmak üzere gongu çaldık. Hayırlı olmasını diliyorum.

Kıymetli Misafirler,

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve öneminin, değişen dünya ile beraber farklılaştığını görüyorum. Bundan 10-15 yıl önce verilen mesajlarla, bugün verilenler arasında memnun edici farklar var.

Çok şükür ki kadınlarımız, 15 yıl öncesine göre çok daha iyi bir noktadalar. Temel insan haklarına dair, hatırlamak istemediğimiz kimi sorunlar çoktan halledildi. Şimdi yeni ufuklara yöneliyoruz.

Sadece istihdam edilen değil, yönetici kadın oranına baktığımızda da, yetmez ama yine de sevindirici diyebileceğimiz rakamlar görüyoruz.

2002’de yönetici kadın oranının, ülkemizde yüzde 8.9 iken, 2018 verilerinde yüzde 15.6 olduğu görülüyor. İşgücüne katılım oranı ise yüzde 27.9’dan yüzde 34.1’e yükseldi.

Bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, büyükelçiler gözönüne alındığında, kadınların parlayan ışığı her yerde farkediliyor.

Bugün kadınlarla ilgili söylemler elbette çok kıymetli ama söz konusu Anadolu kadını olunca, kadının toplumdaki aktif varlığının çok da yeni bir şey olmadığını görüyoruz.

Şayet tarihimizi, medeniyetimizi doğru tahlil edersek, kadının her zaman hayatın tam merkezinde yer aldığı görülür. Kadınlarımız, tarımdan ticarete birçok alanda meslek icra etmiş, üretime katkıda bulunmuştur. Bizler de, bu geleneğin izinden giderek, bugün varolabileceğimiz alanları inşa etme gayreti içindeyiz.

Bu salonda çok kıymetli yöneticiler, iş kadınları görüyorum. Lütfen sizler de, genç kızlarımıza yol açın. Onları gelecek hedefleri için cesaretlendirin. Başarı hikayeleriniz eminim ki, onlar için yol gösterici, öğretici olacaktır.

Değerli Katılımcılar,

Yakın zamanlara kadar kadınların ev dışında, özellikle iş ve siyaset dünyasında yer alabilmesi, maskülen bir tavrı gerektiriyordu. Kadının varolabilmesi, adeta kendine özgü duyarlılıkları, hassasiyetleri terketmesiyle mümkündü. Başarının, gücün ve iktidarın hep erkeksi kodlara sahip olduğu düşünülürdü.

Oysa bugün, kadınların hayatın her alanında kendi kimliğini, özgün duruşunu muhafaza ederek varolmasının altını çiziyoruz.

Her zaman söylediğimiz gibi, kadınların muazzam bir dönüştürücü gücü var. Bu güç ortaya çıktıkça, etrafımızdaki her şeyin başkalaştığını görüyoruz.

Kamusal alanda, çalışma hayatında ve siyasette kadının daha çok rol almasıyla, çatışmacı dil, uzlaşmacı bir tavra dönüşüyor. Yeter ki kadınlarımız kendi vasıflarıyla buralarda yer alabilsinler.

Kadının ve erkeğin, adil şartlarda toplumsal hayatta yer edinebilmesi için bazı algıları da değiştirmemiz gerekiyor. Sözgelimi kadınların en özel zamanları olan annelik, doğum gibi süreçler, toplumsal hayatta varolmanın önünde engel olarak görülüyor.

Oysa bu süreçler kadına çok yönlü kazanımlar sağlar. Hiçbir iş, anneliğin kazandırdığı sabrı, donanımı, dayanıklılığı, metaneti, sezgiyi ve karar verme yetisini bir arada kazandıramaz. Kadınların çocukları için ayırdıkları vakti, başarının parantezi olarak görmek, son derece yanlıştır.

Önemli olan, kadınlarımıza iş ve özel hayatı dengeleyecek şartları tesis etmektir. Ne mutlu ki, hükümetimizin yaptığı düzenlemeler bu dengeyi kısmen sağlamıştır.

Doğum nedeniyle, ücretsiz izinde geçen süre, memuriyet kıdeminde değerlendirilmektedir. Babalık izin süresinin artırılması, kreşlerin yaygınlaşması, kadınlarımızın hayatını kolaylaştırmaktadır.

Şunu hiç unutmamalıyız. Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların olmadığı bir denklem, doğru bir denklem değildir. İyi bir gelecek hedefliyorsak, bunu kadın ve erkek birlikte inşa etmek durumundayız.

Bu gerçekten hareketle, 2023 yılına kadar ülkemizde kadınların işgücüne katılım hedefi yüzde 41’dir. Bu hedefin tutturulmasında ise, hepimize görevler düşmektedir.

Kadınların istihdamında bildiğiniz gibi en önemli faktör eğitim. Eğitim arttıkça istihdam oranı da artıyor.

2018 Kasım itibarıyla, kadın istihdam oranları, lise altı eğitim düzeyinde %24, lise düzeyinde yüzde 26 ve yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 60 olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitimi konusunda her geçen gün daha büyük mesafeler alıyoruz. Dolayısı ile, ileride kadın istihdam oranlarının çok daha yüksek olmasını bekliyoruz.

Kıymetli Misafirler,

Günümüzde teknoloji hâlihazırda her şeyin merkezi haline gelmiş durumda. Gelecekte ise, bizi tamamen teknolojinin hâkim olduğu günler bekliyor. Bu nedenle, kadınların bilişim sektöründe çok daha fazla yer alması gerektiğine inanıyorum.

Eğer geleceği şekillendirmekten bahsediyorsak, kadınların bilişim ve teknoloji alanında mutlaka varolması gerekiyor.

YÖK rakamlarına baktığımızda, kadınların eğitim ve sağlık bilimlerindeki oranı %60’ların üzerindeyken, mimarlık ve inşaatta yüzde 32, bilişimde ise yüzde 22 civarlarındadır.

Üniversite çağındaki genç kızlarımız, mühendislik ve bilişim ile ilgili bölümlere ne kadar çok yönlendirilirse, gelecekte de o kadar varolabilirler.

Öte yandan kadın dayanışmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Kadınlar, kadınların başarılarını alkışladıkça ve beraber güçlü takımlar oluşturdukça, buradan güzel bir sinerji doğacaktır.

“Kadın insandır, biz insanoğluyuz” diyen ozanımız aslında konuyu ne kadar güzel özetliyor. Güneş dünyanın devamlılığı için neyse, kadın da dünya yaşamı için odur. Güneşin doğmadığı tek bir günü düşünebilir misiniz?

İşte, kadınların yaşamın ana damarında eksik olduğu her günümüz aslında öyle karanlıktır. Anlayışlarımız ve yaklaşımlarımız incelip, latifleştikçe bizi daha da aydınlık günler kucaklayacak.

Borsa İstanbul’un ilk kadın başkanlığının ev sahipliğinde, güçlü kadın kuruluşumuz TİKAD’ın işbirliğinde hazırlanan bu programa emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bütün katılımcıları sevgiyle selamlıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle gelecek yıl tekrar buluşmayı diliyorum. Kalın sağlıcakla!