ABD Delegasyonu Kabulünde Yaptıkları Konuşma

06.02.2019

Değerli Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Medeniyetler kavşağına, Anadolu’nun bereket fışkıran topraklarına ve enerjinin kaynağına hoşgeldiniz.

Sizleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kalbinde misafir etmekten büyük memnuniyet duyuyorum.

Kıymetli Misafirler,

Yüzyıllar boyunca farklı dinden, etnik yapıdan insana yurt olmuş topraklar üzerinde yaşıyoruz. Katman katman bir kültürel birikime sahibiz. İnsanlığın ilk yerleşim yeri Göbeklitepe bu coğrafyada bulunuyor. Bu yönüyle Türkiye, hepinizin ana vatanı sayılır. Bu nedenle bir kere daha ‘evinize hoşgeldiniz’ demek istiyorum.

Türkiye, birçok açıdan oldukça dinamik bir ülke. Türk insanı, güneşi her sabah sanki ilk kez doğuyormuşçasına bir coşkuyla karşılar. Bu dinamizmi sayesinde güçlüdür, dayanıklıdır. Başka toplumların başına gelse, o toplumu yerle bir edecek nice felaket, bu ülkede adeta ayakta atlatılmış bir grip gibidir.

2016 yılında yaşadığımız 15 Temmuz Darbe Girişimi, bunun en canlı örneğiydi. Türk milleti, üzerine bombaların yağdığı o kanlı gecenin sabahında kendi zaferini kutladı. Ertesi gün Türkiye’de hayat kaldığı yerden devam etti. Ekonomimiz istikrarını ve yükselen grafiğini korudu.

Türkiye’de demokrasi, kanunların olduğu kadar, demokrasiye inanan cesur insanımızın da teminatı altındadır. Bu nedenle güven ortamı, Türkiye’nin olağan halidir.

Bölgesindeki yüksek politik tansiyona rağmen, vicdan bu ülkede hiç yere düşmemiştir. 4 milyona yakın mülteciyi 2011’den bu yana ülkemizde misafir ediyoruz. İnsanlık tarihinin en büyük göç dalgalarından birinin önünde, sağlam biçimde duruyoruz.

Bugün nerede, ne zaman karşımıza çıkacağı belli olmayan, tüm dünyayı tehdit eden teröre karşı da etkin bir mücadele yürütüyoruz.

Türkiye, terörün kaynaklarını yalnızca kendisi için değil, tüm bölge için yok etme çabasında lider bir ülkedir.

Dinamizmini jeopolitik konumundan, gücünü gönlü zengin insanlarından, siyasi tecrübesini bin yıllık tarihinden alır. Genç nüfusu ile de önemli bir potansiyele sahiptir. Bu yönüyle, büyük yatırımlar için bir fırsatlar ülkesidir.

Dünya Bankası’nın  İş Yapma Kolaylığı Raporunda Türkiye, 2018 yılında 17 basamak yükselmiştir. Bunun, küresel yatırımcılar için önemli bir teşvik olacağı kanaatindeyim.

Değerli Misafirler,

Anlattığım bu hikayede, kadınlarımızın çok özel bir yeri olduğunu da özellikle vurgulamak isterim. Bu ülkenin kadınları, darbe gecesinde tankları durdurmakla kalmamış, ekonomiden siyasete, akademiden sanata tüm alanlarda varlık göstermektedir. Son 15 yılda kadınlarımızın işgücüne katılımı ve istihdamdaki yeri 9 puan artmıştır. Kadınlar geçmişle kıyaslanamayacak imkanlar ve haklar elde etmiştir. Türk akademisindeki kadın oranı dünya ortalamasının üstündedir.

Hükümetimiz, 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefini, kadınlarımızla gerçekleştirmek konusunda vizyon birliği içindedir. Tüm bakanlıklarımız toplumsal cinsiyet adaletini gözeten politikalar üretmektedir.

Bugün dünyada en büyük sermaye, parlak fikirdir. Parlak fikirlerin kaynağı ise ilhamdır. Türkiye, yüzyıllar boyunca seyyahlara, tüccarlara, şairlere ilham veren bir ülke olmuştur.

Umuyorum ki sizler için de bu ziyaret, insanlığın geleceğine yön verecek parlak fikirler için ilham verici olur.

Şunu açıkça söylemek gerekir ki Türkiye’nin kültürel zenginliklerini sergilemeye yetecek müze, ne Türkiye’de ne dünyada henüz inşa edilememiştir. O nedenle, biz ülkemizi bütün zenginlikleriyle bir açık hava müzesi olarak görüyoruz.

Çok kültürlülüğün bir hediyesi olan gastronomimize de hepinizin az-çok aşina olduğunu biliyorum. Türkiye gastronomisi, sadece bir damak tadı değil, büyük sofraların etrafında şekillenen misafirperverlik, paylaşma ve hoşgörü kültürü de sunar. Cenazeden düğüne hayatın acı-tatlı her anı, yemek kültürü ile bütünleşmiştir.

Öte yandan, Ege’nin ot kültürü, Güneydoğu’nun baharatı şifa kaynağıdır. Ülkemiz, üç bin çeşit endemik bitkisiyle, son yıllarda tüm dünyanın ihtiyaç duyduğu tıbbi bitkiler konusunda zengin bir ambardır. Gerek bitkisel çeşitliliği ve gerekse şifalı suları ile sağlık turizminin gözde ülkesi olmaya da adaydır.

Modern dünya, ne yazık ki doğaldan kimyasala kayan bir çıkmaza doğru sürükleniyor. Tüm yerküreyi tehdit eden ciddi çevre sorunlarımız var. Bu nedenle kimyasallardan uzak doğal yaşam, eğitimden sonra en önem verdiğim konuların başında geliyor. Bu alanda birçok projeyi himaye ediyorum.

Bir yıldan beri kararlılıkla yürüttüğümüz sıfır atık projesi de bunlardan birisi. Atıkları kaynağında ayrıştırıp geri dönüştürerek, yaşanabilir bir çevre hedefliyoruz. Döngüsel ekonomiyi teşvik ile israfın önüne geçmeye çalışıyoruz.

Sizleri rakamlarla meşgul etmek istemem. Bir yıldır bu Külliyeye çöp kamyonunun girmediğini söylemekle yetineyim. Ayrıştırdığımız kağıtlar sayesinde 600’e yakın ağacı tabiata kazandırmış olduk. Personelimizi eğiterek bir geri dönüşüm kültürü yerleştirmeye gayret ediyoruz.

Şimdi bu seferberliği tüm Türkiye’ye yaymaya çalışıyoruz. Denizlerimizi tehdit eden plastik kullanımı ile de ciddi biçimde mücadele ediyoruz.

Fakat bizim mücadelemiz tek başına yetmiyor. Zira kimi ülkelerin plastik konusundaki duyarsızlığı okyanusları kirletiyor. Topyekûn bir mücadeleye girişmezsek, korkarım gelecekte yaşanmaz bir dünyaya mahkum olacağız.

Sizlerin de önemli küresel markaların temsilcileri olarak çevre duyarlılığı göstermeniz, son derece kıymetli. Eğer işbirliği yaparsak, çocuklarımıza çok daha iyi bir dünya bırakabiliriz. Çünkü dünya, bize atalarımızdan kalan miras değil, çocuklarımıza bırakacağımız emanettir.

Kıymetli Misafirler,

Birlikte yapabileceğimiz güzel işbirlikleri olduğuna inanıyorum. Türkiye,  bütün potansiyeli ile kendini dünyaya açmış, 360 derece diplomasi yapan merkez ülkedir. Bizler, dünyanın iyiliği için her türlü ortak girişime hazırız. Bu ziyaretin, eğitim, sağlık, kültür, çevre gibi alanlarda işbirliklerine vesile olmasını diliyorum.

Ziyaretiniz için çok teşekkür ediyorum. Sizleri tanımaktan büyük bir memnuniyet duydum. Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla!