Özel Öğrencilere Özel Materyaller Tanıtım Toplantısında Yaptıkları Konuşma

06.02.2019

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Eğitim camiamızın kıymetli mensupları,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Özel çocuklarımızın ihtiyaç duydukları özel eğitim materyallerini, ülkemizin yedi bölgesine göndermek üzere biraraya geldik.

Böylesine güzel bir amaç etrafında buluşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Emeği geçen herkesi kutluyorum.

Eğitim, bir ülkenin geleceğine yaptığı en kıymetli yatırımdır. Geri dönüşü, umulandan daima daha fazladır.

Biliyorum ki, Milli Eğitim Bakanlığımız, çocuklarımızın ihtiyacı olan eğitim metodları üzerinde titizlikle çalışıyor. Hele de özel öğrencilerimizin eğitimini bir kuyumcu terazisi hassasiyetiyle ele alıyor.

İnsan denen bereketli toprağın en verimli şekilde ekilmesi için eğitimde metod arayışları her zaman sürmelidir. Eğitim tek bir formüle sığdırılamaz.

Eski anlayışa göre eğitim süreçleri, çoğu zaman öğretmen ve ders kitaplarıyla sınırlıydı. Fakat günümüzde bu sınırlar kalkmış, teknolojik gelişmelerle çoklu öğrenme imkanları ortaya çıkmıştır.

Özel eğitimde ise, kitapla, defterle, kalemle gerçekleşmesi umulan öğrenmenin, ne kadar zor olduğu aşikârdır. Dolayısıyla görsel, işitsel ve dokunsal materyaller, özel öğrencilerimizin daha hızlı yol almasında hayati rol oynar.

Hazırlanan bu materyallerin sadece öğrencilerimizi değil, öğretmenlerimizi de destekleyeceğini düşünüyorum.

Çocuklarımızın özel ihtiyaçlarına göre dizayn edilmiş bir öğrenme ortamı, onların toplumsal uyum ve sosyal iletişim becerilerini de geliştirecektir.

Kendilerine yetebilen, hayatlarını başkalarının yardımına ihtiyaç duymadan sürdürebilen bireyler olmalarını kolaylaştıracaktır.

İnsanların içindeki saklı cevheri keşfetmek, emek ve metod gerektirir. Bazı cevherler daha derinlerde gizlidir. Onlara ulaşabilmek için daha çok çaba sarfetmemiz gerekebilir.

İşte bizler, çocuklarımızın içindeki nice cevheri ortaya çıkarmak için seferber olduk. Bu işin gönüllüsüyüz. Eğitimciler, zanaatkarlar da işbirlikçilerimizdir.

Şu gördüğümüz eğitim materyalleri, üç farklı üretim merkezinde imal edilmiştir. 100 farklı çeşitte toplam 143 bin materyal seti hazırlanmıştır. Bu proje, kurumlararası işbirliğinin güzel bir numunesidir.

Değerli Katılımcılar,

Eğitimin insan hayatında ne kadar önemli olduğunu gösteren çok sayıda örnek var.

İki yaşındayken otizm teşhisi konan ama bugün dünyaca bilinen bir hayvan bilimi uzmanı olan Amerikalı bir profesör şöyle diyor; ‘iyi bir öğretmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya kelimeler yeterli değil’.

Çünkü bugün kendisi, yeteneklerinin keşfedilmesini, başarılarını, otizmli bir bireyin öğrenme yollarını ona öğreten öğretmenlerine borçlu.

İyi bir öğretmen, öğrencisinin engellerini bertaraf eden kişidir. İyi bir eğitim sistemi, bireysel farklılıkları dikkate alarak kurgulanandır.

Eğer bir yerde yeteri kadar öğrenme gerçekleşmiyorsa, orada yeteri kadar deneme gerçekleşmemiş, farklı yollara başvurulmamış demektir.

Çok şükür ki, özel eğitim farkındalığı son yıllarda ülkemizde arttı. Fakat üzücü olan, otizm gibi rahatsızlıkların da gün geçtikçe artıyor olması.

Günümüzde her 59 çocuktan 1 tanesi otizmli olarak dünyaya geliyor. Bu rakam 1985’te yalnızca 2500 çocukta 1 idi. Bu olumsuz gelişmelerin sebeplerine odaklanmamız gerekiyor.

Sebebi henüz tam olarak bilinmese de, çevresel faktörler, yanlış beslenme alışkanlıkları gibi, ilişkilendirilen sebepler üzerine yoğunlaşmalıyız.

Son yıllarda uzmanlar, sindirimle otizm arasındaki ilişkiyi çözmeye uğraşıyor. Doğru beslenmenin otizm semptomlarını hafifleteceğini vurguluyorlar.

Bu bağlamda Milli Eğitim, Sağlık ve Aile Bakanlıklarımızın ortak girişimi ile bir çalışmanın yapıldığını biliyorum. Özel çocuklarımıza diğer tedavilerinin yanısıra hekimlerin, diyetisyenlerin desteği ile özel beslenme programları hazırlanıyor.

İnanıyorum ki, pilot çalışmalar başarıya ulaşarak yakın zamanda tüm özel kurumlarımıza yayılacaktır.

Bizim görevimiz, bütün çocuklarımızı kapasitelerini en yüksek seviyede kullanacak hale getirerek hayata hazırlamaktır.  

Bugün çocuklarımızın aydınlık yüzlerine baktığımızda, kendimizi büyük bir sorumluluğun altında hissediyoruz. Onların masum ve bozulmamış fıtratları, toplumsal hastalıklarımızın şifası, yarınlarımızın aydınlığıdır.

Anne babalar, çocuklarının geleceklerini güvence altına almak için çeşitli yatırımlar yapıyor. Fakat miras bırakılmış hiçbirşey, karakteri şekillendiren iyi bir eğitimin yerini alamaz.

Zira bilgi ve beceriler nesilden nesile aktarılır, bir medeniyetin süregelen irfanı içinde çoğalır.

Başarı dediğimiz şey, mükemmel çocuklara sahip olmak değil, bir çocuğu mükemmel şekilde sevmek ve eğitmektir.

İşte eğitim meselesini böyle bir bakış açısıyla ele almalıyız. İyi eğitim almış, bilgiye erişmede tek başına yolculuğa çıkabilecek donanıma sahip bir nesle ihtiyacımız var. Bu süreçte hiçbir evladımızı gözden çıkaramayız.

Hiçbir önkoşula tabi tutmadan, öğrenmeyle arasına perde çekmeyen nitelikli insanlar yetiştirmeliyiz. Herbiri, suya atılan küçük bir taş gibi geniş etki halkaları yaratacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığımıza, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğümüze, bütün bu çabaları için teşekkür ediyor, bu gayretlerin hayırlı sonuçlar vermesini diliyorum.

İnanıyorum ki, bu bir başlangıçtır. Elimizdeki setler sürekli kendini yenileyecek, yeni ihtiyaçlara göre tekrar dizayn edilecektir.

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, özel evlatlarımıza uzanan bu el hayırlı olsun diyorum. Ülkemizin dört bir yanına dağılacak tırlarımızın yolu açık olsun. Allah’a emanet olun!