Kırşehir Toplu Açılış Töreni'nde Yaptıkları Konuşma

30.01.2015

Kırşehir Toplu Açılış Töreni'nde Yaptıkları Konuşma

Sevgili Kırşehirliler,

Sevgili Vatandaşlarım,

Çok Değerli Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Buradan Kırşehirli tüm kardeşlerime, tüm vatandaşlarımıza selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum.

Ahiler diyarı Kırşehir’de Merhum Ahi Evran’ı bir kere daha hürmetle yâd ediyor, Allah ondan razı olsun, mekânı inşallah cennet olsun diyorum.

Yine bu vesileyle 2012 yılında aramızdan ayrılan büyük sanatçı, gönül insanı, Değerli Dost Neşet Ertaş’ı da memleketinde, Kırşehir’de rahmetle, hürmetle, minnetle yâd ediyorum.

Buradan Caca Bey’e selam olsun diyorum. İlmin ufkuna selam olsun diyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Kırşehir’e bir de teşekkür borcumuz var. 10 Ağustos’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kırşehir yüzde 53 oy oranıyla bu kardeşinize destek verdi. Tüm Kırşehirli kardeşlerime desteklerinden dolayı, itimadından dolayı teşekkür ediyorum, Allah sizlerden razı olsun.

Yol arkadaşlığımız, kardeşliğimiz, muhabbetimiz inşallah daim olsun diyorum. 28 Ağustos’ta başladığım Cumhurbaşkanlığı vazifemde, 5 aylık süreçte daha önce 5 ilimize ziyarette bulundum; Trabzon, Rize, Bayburt, Gümüşhane ve Konya’da kardeşlerimizle buluştum. Kırşehir, Cumhurbaşkanı olarak ziyaret ettiğim 6. il oluyor. Bu ziyaretin de hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Sevgili Kardeşlerim,

Bugün Kırşehir’de çok önemli açılışları gerçekleştiriyoruz. Bu törenle Kırşehir’e kazandırılan 76 trilyon lira tutarındaki 19 ayrı eser ve hizmetin resmi açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımız ve bunun yanında Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımız, bunun yanında Gençlik Spor Bakanlığımız, bunun yanında Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığımız ve yine Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün, İçişleri Bakanlığı’mızın, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın bugün yatırımların inşallah açılışlarını gerçekleştireceğiz. Orman Su İşleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımızın yapmış olduğu yatırımların açılışını yapacağız. Bunların detaylarına fazla girecek değilim. Ancak biliyorum ki Kırşehir yatırımlara doymuyor, doymamak da en doğal hakkıdır. Huzurlarınızda Belediye Başkanımızı ve heyetini tebrik ediyorum, zira onların da gerçekten Kırşehir’imizde yapmış oldukları yatırımlar, açılışlar Kırşehir’imize bir farklılığı getiriyor. Ve şehircilikte yeni bir atılımın, yeni bir açılımın içerisinde olan hamd olsun artık Kırşehir var. Ve bundan sonra birçok Hükümetimizin vaatlerinin de yerine geldiğini tek tek göreceğiz. Bunlardan hiç endişeniz olmasın, bir tarafta Başkent, hemen yanı başında Kırşehir. Burası Anadolu ve bu Anadolu hiçbir zaman ne Caca Bey’e, Ahi Evran’a mahcup olmayacak. Ve Ahi Evran Kültür Merkezi’nin de bitişiyle beraber inanıyorum ki Kırşehir çok daha büyük bir zenginliğe kavuşmuş olacak. O bakımdan ben Belediye Başkanımızı, ekibini özellikle tebrik ediyorum.

Kardeşlerim,

Kırşehir’deki açılışlarımız elbette bundan ibaret değil. İşte biraz sonra açılışını yapacağımız RES dediğimiz, rüzgar enerji santralleri 150 megavat gücünde Türkiye’mizin yenilenebilir enerjide gücüne güç katacak çevreci bir enerji anlayışıyla inşallah açılışına gideceğiz ve orada açılışını yapıp oradan da yine canlı yayınla Türkiye’ye sesleneceğiz. Türkiye’nin şu anda en büyük rüzgar enerji santrali oluyor ve yatırım bedeli 285 milyon dolar; bu da Mucur ilçemizde Kırşehir’imizde böyle önemli bir eser.

Değerli Kardeşlerim,

Yılda yaklaşık 400 milyon kilovat/saat elektrik üreterek, 150 bin kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak bu yatırımın da şimdiden Kırşehir’imize hayırlı olmasını Allah’tan diliyor, Polat Enerji’ye bu büyük yatırımı Kırşehir’e, Türkiye’ye kazandırdıkları için ayrıca teşekkür ediyorum.

Sevgili Kardeşlerim,

Hatırlarsanız 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sizlere bir söz vermiş, farklı bir Cumhurbaşkanı olacağımı ifade etmiştim. Halkın oylarıyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak ülkeyi, devleti, milleti ilgilendiren her konunun, her meselenin takipçisi olacağımı söylemiştim.

Bu makamda 5 ayımızı geride bıraktık. Bu beş ay içinde 16 ülkeye resmi ziyaretlerde bulundum. Türkiye’de 3 devlet başkanını, 6 cumhurbaşkanını, 7 başbakanı ve diğer üst düzey devlet adamlarını ağırladık, onlarla görüşmeler yaptık. Türkiye’de ve dünyada 8 uluslararası zirveye katıldık. Beş ay içinde çıkarılan onlarca kanunu inceledik, onayladık. Biraz önce de söylediğim gibi şehirlerimize ziyaretlerimiz oldu. Açılışlar yaptık, çok sayıda misafir heyetini kabul ettik. Çok sayıda toplantıya katıldık. Sizin verdiğiniz emanetin gereğini yerine getirmek için Allah’a hamd olsun durmadan, duraklamadan, ara vermeden, durmak yok yola devam dedik.

Kardeşlerim, bizim acelemiz var, on yılların birikmiş sorunlarını tek tek çözüme kavuşturuyoruz. Bunlarla ilgili mücadelemizi yoğun şekilde sürdürüyoruz. Türkiye’yi büyütmek için, kalkındırmak için, Türkiye’yi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına yükseltmek için gayret gösteriyoruz. Bizim 2023 hedeflerimiz var, bunun için her türlü enerjiyi, gayreti ortaya koyacağız. Her türlü emeği ortaya koyarken ter dökeceğiz.

Şunu bilmenizi istiyorum: Türkiye emin ellerdedir, son derece sağlam bir zeminde geleceğe ilerliyor. Ekonomimiz, demokrasimiz, sosyal hayat, dış politikamız emin ve tecrübeli ellerde daha da güçleniyor, daha da büyüyor.

Şimdi bakın Değerli Kardeşlerim; geçen hafta Afrika’nın 3 ülkesine, Etiyopya, Cibuti ve Somali’ye resmi ziyaretlerde bulunduk, yanımda Başbakan Yardımcımız ve bakan arkadaşlarım vardı, geniş bir heyet, iş adamları heyeti vardı, gazeteciler, hep birlikte bu 3 ülkede temaslarda bulunduk. Son olarak Pazar günü Somali’deydik, bütün güvenlik sorunlarına rağmen, savrulan tehditlere rağmen, hatta bizden önce giden heyetimize yapılan bombalı saldırıya rağmen, biz çekinmeden, korkmadan, ‘ya Allah’ dedik, Somali’ye gittik, orada programımızı harfiyen uyguladık.

Bir Türkiye firması tarafından tamamlanan hava limanı terminal binasını açtık. Yine Türkiye tarafından yapılan havalimanından şehir merkezine bölünmüş yolu açtık. Bunun yanında, Türkiye tarafından yapılan 200 yataklı modern bir hastanenin açılışını yaptık. Bunun yanında, yine aynı şekilde hemşirelik okulunun açılışını yaptık. Bir de aynı külliyenin içerisinde caminin açılışını yaptık.

Kardeşlerim,

Somali Cumhurbaşkanı ile resmi görüşmelerimizi bitirdik. Orada Cumhurbaşkanı bana şunu söyledi: ‘Sizin buraya gelmenizden dolayı Somali’de, Mogadişu’da çok büyük sevinç var. Eğer serbest bıraksaydık 1 milyon kişi yollara dökülür sizi karşılamaya gelirdi, ama güvenlik nedeniyle biz buna izin vermedik, veremedik’ dedi. Şimdi bu muhabbeti, bu sevgiyi, bu dostluk ve kardeşliği çok çok iyi anlamak durumundayız. Hiç kimsenin el uzatmadığı, Türk’ten, Türkiye’den başka hiç kimsenin gitmediği, herkesin kendi kaderine terk ettiği, yalnız bıraktığı Somali’ye Türkiye olarak biz sahip çıktık, sahip çıkıyoruz. Neden? Çünkü Somali bize Devlet-i Aliyeyi Osmaniye’nin emanetidir. Ecdadımız oralara kadar gitti, oralarda yüzyıllar boyu hüküm sürdü, oraları adaletle yönetti. Ne zaman ecdadımız oralardan ayrıldı, maalesef oralarda sömürü başladı, yağma başladı, kavga, çatışma başladı. Bizim Somali’ye el uzatmamız önce insani bir vazifedir, ardından da tarihi bir vazifedir, vecibedir.

Şimdi bazı siyasi partilerin genel başkanları çıkıyor, bize şunu söylüyor: ‘Ne işiniz var Somali’de? Türkiye’yle ilgilenin’ diyor. Allah’a hamdolsun, biz 81 vilayetimizle, 780 bin kilometrekarenin tamamıyla, 78 milyon vatandaşımızın her biriyle ilgileniyoruz. Ama biz onlar gibi küçük düşünmüyoruz, biz büyük düşünüyoruz. Adama sorarlar, acaba sizin 10 bin kilometreyi aşkın mesafeden gelip de Irak’ta ne işin var, Kobani’de ne işin var, Afganistan’da ne işin var; öyle mi? Ama siz eğer güçlü bir ülke, güçlü bir imparatorluğun varisi iseniz böyle düşünemezsiniz. Evet, ‘biz oralarda da varız’ diyeceksiniz. Biz küçük düşünmüyoruz, büyük düşünüyoruz, varız, var olacağız.

Gündemi belirlenen bir Türkiye yok artık, gündem belirleyen bir Türkiye var, bunu böyle bileceğiz.

Biz kendi vatandaşımızın arzuları istikametinde bu adımları atıyoruz, uzanabildiğimiz her yere uzanacağız, dünyanın neresinde mazlum varsa, mağdur varsa oraya da uzanacağız. Nerede ata yadigarı varsa, cami, medrese, külliye, köprü, çeşme, türbe, şehitlik varsa onu buluyoruz, gün yüzüne çıkarıyoruz. İşte bu seyahatte de kardeşlerim, Cibuti’ye gittik, dediler ki, ‘burada sizin dedeleriniz vardı biliyor musunuz?’ Biliyorduk da, özelliği neydi deyince, Cumhurbaşkanı dedi ki, ‘buranın bir Tajura şehri var, bu Tajura şehrinde şu anda iki Osmanlı ailesi hala var, burada onların eserleri var’ dedi. Yoğun da programımız var, ben de Başbakan Yardımcımız Numan Kurtulmuş Bey’e dedim ki, hemen buradan bir heyetle beraber, bir helikopter de istedik Cumhurbaşkanından, Cumhurbaşkanından alalım helikopteri, ‘hemen siz oraya gidin, yerinde bu incelemeyi yapın ve TİKA olarak biz o eserleri yeniden kazanalım ve insanlığa kazandıralım’ dedim. Ve Numan Bey bir heyetle beraber eşini de yanına alarak oraya gittiler, orayı yerinde gezdiler, gördüler, tespitler yaptılar, TİKA orada mimarıyla, mühendisiyle hemen ilk incelemeleri yaptı, oradaki o ailelerle de görüşmeler yaptılar ve döndüler. Ve oradaki muhabbeti anlattılar, nasıl bize muhabbetleri var bunu anlattılar.

Kardeşlerim, şunu bilelim: Bu yeryüzünde ecdadımızın bize bıraktığı mirasları biz görmezden gelemeyiz. Her zaman onlarla yatıyoruz, onlarla yatacağız, onlarla kalkacağız ve onları da inşallah bu nesle ve geleceğe kazandıracağız. Kapımıza gelen kim olursa olsun, bizden yardım isteyen kim olursa olsun, kapımızı açıyoruz, soframızı, ekmeğimizi paylaşıyoruz.

Kardeşlerim,

12 yıl önce biz geri kalmış ülkelere 45 milyar dolar destek veriyorduk. Şimdi dikkat edin, geri kalmış ülkelere şimdi verdiğimiz destek ne biliyor musunuz? 4,5 milyar dolar, 4,5 milyar dolar, bakın nereden nereye geldik. İşte büyük devlet böyle olunur, çünkü biz Ahi Evran’ın duasını almış, onun çizdiği istikamette yürüyen bir milletiz. Nedir Ahiliğin şartları? Elini açık tutacaksın, kapını açık tutacaksın, sofranı açık tutacaksın, dilini, gözünü, belini bağlı tutacaksın.

Bize ‘ne işiniz var Somali’de, Suriyeliler neden Türkiye’de’ diye soranlar, Ahiliği de, Ahilik ruhunu, Ahilik felsefesini de anlamayanlar Kırşehir’in bu manevi havasından nasibini alamayanlardır. Biz Allah’ın izniyle Ahilerimize, Ahi Evran gibi kutlu gönül insanlarımıza, milletimize, şehitlerimize, gazilerimize mahcup olmayacak, büyük bir devlet, büyük bir millet olmanın gereği neyse onu yerine getireceğiz.

Biz paylaşmanın eksiltmediğini, tam aksine artırdığını, bereketlendirdiğini bilen, buna inanan insanlarız.

Bakın biz dünyanın ilgisiz kaldığı, dünyanın yüzüstü bıraktığı Somali’ye sahip çıkarken, orada çok önemli hizmetlerin açılışını yaparken, burada Ana Muhalefetin Genel Başkanı çıktı, bu Somali ziyaretinde hastanede yapmış olduğum ziyarette meseleyi anlamadan, bilmeden, oradaki dağıtmakta olduğum hediyeleri, çocuklara dağıttığım hediyelerin ne olduğunu bilmeden yalan yanlış bir ifadeyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na bir saygısızlık yaptı ve bu saygısızlığın sonunda da yine rezil oldu. Kardeşlerim, kılavuzu karga olanın, biliyorsunuz, söylememe gerek yok.

Kardeşlerim,

Biz çocuklara bir boyama kitapçığı dağıtıyoruz, o bunu anlamıyor, anlamak istemiyor, ona bu aklı verenler kimlerse onu bu yanlışların içerisine sokuyorlar.

Hep siyasetteki bugüne kadar kullandığı argümanlar böyle çirkin oldu, montaja dayalı oldu, hep böyle yalan yanlış haberlere dayalı oldu. Hadi onlar şuursuz, onlar edepsiz, ama Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı da bu montajı gerçek sanarak almış getirmiş, Meclis’te Grup kürsüsünde, bu edep dışı, ahlak dışı montajı kullanıyor. Sonuçta ne oldu? Kendisi küçüldü, kendisi küçük düştü, Türkiye’ye de, dünyaya da bir kez daha rezil oldu.

Hatırlarsanız, daha önce de bizim ziyaretimizin ardından 2011’de Somali’ye gittiğimde ne demişti? Ben de gideceğim. Sonra ne oldu? Kenya’ya gitti, oradan döndü geldi. Yani bunların işi montaj, bunlar montajdan başka, şantajdan başka, şantaja alet olmaktan, şantaja boğun eğmekten başka bir şey bilmez. Bunların kılavuzu paralel yapı, paralel yapıyla el ele, kol kola şimdi montaj sanatını öğrendiler bunu uyguluyorlar.

Bakın, Başbakanlığım esnasında defalarca Kırşehir’e geldim, Cumhurbaşkanlığı vazifemde daha 5’inci ayı doldurdum kalktım 6’ncı il olarak Kırşehir’e geldim. Başbakan olarak, Cumhurbaşkanı olarak Kırşehir’e de, Mogadişu’ya gidiyorum, gidemeyenler utansın. Bırakın Mogadişu’yu, şu güzel Kırşehir’e dahi gelemeyenler utansın.

Biz bunlara aldanmayacağız, biz işimize bakıyoruz, işimize bakacağız, gelecek Kırşehir’de açılış yapacak, gidecek Somali’de açılış yapacak, Cibuti’de temel atacak, inşallah ekonomisiyle, demokrasisiyle, dış politikasıyla, özellikle de kardeşliğiyle Türkiye’yi daha da büyültmenin mücadelesini vereceğiz.

Onlar durdurmanın, yavaşlatmanın mücadelesini verecek, biz Türkiye’yi daha da büyültmenin, yüceltmenin mücadelesini vereceğiz. Millet yanımızda olduğu müddetçe dur durak tanımayacağız, ister Gezici olsun, ister paralel olsun, ister yerli, ister yabancı medya olsun, kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, milletin iradesinden asla ve asla taviz vermeyeceğiz. Ne diyordu rahmetli Kırşehirli Muharrem Ertaş? ‘Aşkınan çalışan yorulmaz.’

Dün sanatçılar ziyaretime gelmişlerdi, sordular, ‘bu enerjiyi nereden buluyorsunuz’ diye. Onlara da aynı şeyi söyledim, ben şimdi Kırşehirli kardeşlerimi görür de, buradan enerji depolamam mı? Aşkınan çalışan yorulmaz, biz bunu böyle bilelim. Biz milletimiz için aşkla çalışıyoruz, biz insanımıza sevdayla hizmet ediyoruz, bu yolda da son nefesimize kadar inşallah yorgunluk tanımayacağız.

Kardeşlerim,

Burada benim sizden bir ricam olacak; bu yıl önemli bir yıl, 7 Haziran’da sandıklara gideceğiz, seçim var. Fakat bu seçimlerin önemli bir yanı şu: 2023, 2023 hedeflerine giderken Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hatırlayın bir şey söylemiştim, neydi o? Demiştim ki, yeni Türkiye; hatırlıyorsunuz değil mi? Yeni Türkiye, bir de yarıda kalan bir şey vardı, başaramadık, o da yeni anayasa. Şimdi diyorum ki, yeni Türkiye ve yeni anayasa için siz iradenizi ortaya tam manasıyla koymalısınız. Nasıl Cumhurbaşkanlığı seçiminde millet iradesini ortaya koyduysa, sağlam irade ortaya çıktıysa, milli irade ortaya çıktıysa, inanıyorum ki 7 Haziran’da da siz gerekli olan tavrı ortaya koyacak ve yeni anayasayı kuracak gücü ortaya koyacak ve yeni Türkiye’nin temellerini atacaksınız.

Bu düşüncelerle, bu duyguyla sizleri selamlıyor ve şu anda açılışını yapacağımız tesislerin Kırşehir’imize, tüm Kırşehirlilere hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyor, tüm bakan arkadaşlarıma, Valimize, Belediye Başkanımıza, huzurlarınızda, Başbakanımıza, Hükümetimize teşekkür ediyorum.