Hedef 2053 Net Sıfır Emisyon “Ar-Ge ve Yenilik Atılımı” Koordinasyon Toplantısı’nda Yaptıkları Konuşma

12.01.2023

         Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulumuzun Kıymetli Başkan ve Üyeleri,

         Değerli Bilim ve Araştırma İnsanlarımız,

         Kıymetli Misafirler,

         Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Başbakanlığım döneminde uzun vadeli bilim ve teknoloji politikalarımızı planlamak üzere düzenli olarak Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantılarımızı yapıyorduk. Yılda iki defa periyodik olarak yapılan bu toplantıların başkanlığını bizzat yürütüyordum.

Ülkemizin bilim ve teknolojide bugün geldiği seviyede kurulumuz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmaların çok önemli rolü olduğuna inanıyorum. Bilhassa nitelikli araştırma-geliştirme kaynağı, elektronik devlet projesi, üstün yetenekli bireylerin eğitimi, enerji teknolojileri, medikal, biyoteknoloji ve ulusal yenilik gibi alanlarda gerçekten iftihar verici neticeler elde ettik.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtikten sonra aynı işlevi görmek üzere Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulumuzu oluşturduk. Tabii bu arada ülkemizin öncelikleri de değişti. Bundan 20 yıl, 15 yıl, 10 yıl önceki hedeflerimize ulaşmakla kalmadık, çoğu alanda daha ötesine geçtik. Bilim ve teknolojinin lokomotifi olan savunma sanayindeki başarılarımız bunun en önemli ispatıdır. Aynı şekilde ülkemizin 81 vilayetine yayılan bilim ve teknoloji faaliyetlerinin her gün yeni çıktılarıyla karşılaşıyoruz.

Hamdolsun artık dışarıya gıptayla bakan bir Türkiye değil çalışmaları ve başarıları mercek altına alınan bir Türkiye var. İnşallah ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımlarının sembolü olan 2023, bu doğrultudaki büyük emek verdiğimiz projelerden önemli bir kısmının sonuçlarını göreceğimiz bir sene olacak. Türkiye yüzyılına bilim ve teknolojide kat ettiğimiz mesafe sayesinde güçlü bir giriş yapıyoruz.

Şimdi gözümüzü 2053’e diktik. Yavaş yavaş hedeflerini oluşturmaya başladığımız 2053 vizyonumuzu dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de yakından ilgilendiren yeşil kalkınma atılımlarının etrafında şekillendiriyoruz. Yeşil kalkınma omurgası üzerinde inşa ettiğimiz 2053 vizyonumuzu da tıpkı bugünkü başarılarımız gibi yine bilim ve teknolojinin rehberliğinde hayata geçireceğiz.

Hedefimiz, 2053’te Paris İklim Anlaşması’yla taahhüt ettiğimiz net sıfır emisyonuna ulaşmaktır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın son toplantısında ele alınan planın ilk maddesinin bilim ve aciliyet başlığı taşıması bu bakımdan önemlidir.

Dünyadaki gelişmeler her ne kadar tüm taraflar için Paris İklim Anlaşması’nda belirlenen hedeflere ulaşmayı zorlaştırıyor olsa da, biz kendi programımıza bağlı kalacağız. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Batının kendilerinin dahi uymadığı şartları bize dayatma konusundaki maharetlerini yaşadığımız tecrübelerle gayet yakından biliyoruz, en büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği’nin şimdiden bu doğrultuda yasal düzenlemeler yapmaya başladığını da görüyoruz. Bunun için biz kaynaklarımızı etkin kullanarak, araştırma-geliştirme ve yenilik faaliyetlerini destekleyerek, 2053 net sıfır emisyon hedefimize doğru yolumuza devam edeceğiz.

Yürüttüğümüz çalışmalarda tıpkı önceki dönemde olduğu gibi kurumlarımız arasındaki koordinasyonu, iş birliğini, dayanışmayı güçlü tutacağız. Artık bunun için çok daha fazla imkâna ve araca sahibiz. Bakanlıklarımızın her biri kendi sorumluluk alanlarına uygun şekilde ihtiyaçlarına göre çağrılara çıkıyor, destek programları uyguluyor. Enerjiden tarıma, sağlıktan ulaştırmaya her alanda yürütülen bu çalışmaları elbette kıymetli buluyoruz. Ancak yeşil kalkınma gibi iddialı bir başlıkta mesafe kat etmek için tüm bu çağrı ve desteklerin ortak bir bilim ve teknoloji politikası çerçevesinde yürütülmesi şart. Önümüzdeki dönemde TÜBİTAK başta olmak üzere bu konuda ciddi birikimi ve deneyimi olan kurumlarımızı etkin şekilde değerlendireceğiz. Hedef 2053 Net Sıfır Emisyonu Programı, bu çerçevede yürütülecek araştırma-geliştirme ve yenilik atılımlarını bizzat takip edeceğiz.

Kurulumuzun da bakanlıklarımızdan üniversitelerimize, özel sektörlerimizden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir istişare ağıyla bu milli hedefimize en üst düzeyde katkı sunmasını sağlayacağız. Bilim ve teknolojinin ekonomimize sağladığı yüksek katma değerin artarak sürmesini ancak bu şekilde temin edebiliriz.

Değerli Arkadaşlar,

Cumhuriyetimizin 100. Yılı’na hazırlıklarımızın sembolü olarak milletimizin takdirine sunduğumuz Türkiye yüzyılı vizyonumuzun hem tasarımında, hem inşasında en büyük katkıyı sizlerden bekliyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonumuzun başlıklarının tamamı bilim insanlarımıza hitap ediyor. Bilim diyoruz, zaten doğrudan size işaret ediyoruz. Dijital diyoruz, sürdürülebilirlik diyoruz, üretim diyoruz, verimlilik diyoruz, iletişim diyoruz, kalkınma diyoruz; hepsinin temelinde bilim var, teknoloji var.

Küresel gerçekler ve yönelimler çevre meselesini giderek öne çıkarttığı için elbette bu konuyu merkeze almamız doğrudur, yerindedir. Ama hiçbir alanı boş bırakmadan, hiçbir alanı ihmal etmeden siyasetten ekonomiye, sosyal alandan teknolojiye tüm başlıklarda zirveyi hedefliyoruz. Vizyonumuzu bu kadar geniş, hedeflerimizin çıtasını bu derece yüksek tutmamızın sebebi; yeni kayıplara, yeni duraksamalara, yeni patinajlara tahammülümüzün olmamasıdır. Milletimizin asırlardır özlemle beklediği gün, Allah’ın izniyle bugündür. Türkiye yüzyılı, sıradan bir siyasi söylem olmanın ötesinde milletimizin asırlık hayallerinin sembolüdür. Bilim ve teknolojiyi bu vizyonun rehberi görerek esasen geçmişte düştüğümüz veya düşürüldüğümüz bir hatayı tekrarlamama irademizi de ortaya koyuyoruz. İnanıcımızın, medeniyetimizin, tarihimizin etki ve sevgi alanımızdaki tablonun bize işaret ettiği istikamet de budur.

Kavramları kendi değer dünyalarına göre tanımlayanların, kuralları koyanların ve dolayısıyla gerektiğinde değiştirenlerin, standartları belirleyenlerin ve dolayısıyla gerektiğinde değiştirenlerin, velhasıl küresel yönetim ve ekonomi sistemini kontrol edenlerin kendileri dışındaki herkes gibi bize karşı da uyguladıkları çifte standartlar hiçbirimizin moralini bomasın. Dün sadece bilimin, teknolojinin, üretimin pazarıydık, bugün bilimin, teknolojinin, üretimin önde gelen merkezlerinden biri haline geldik. İnşallah yarın tüm bunların kaynağı konumuna yükseleceğiz, bundan hiç endişeniz olmasın, işte o zaman emin olun biz böyle davranmayacağız. Elimizdeki tüm imkânları ve kaynakları kendimizle birlikte tüm insanlığın hizmetin sunacak bir anlayışla hareket edeceğiz. Salgın döneminde yaptıklarımızla bunu ispatladık. Rusya-Ukrayna Savaşı dönemindeki duruşumuzla ve tahıl koridoru başta olmak üzere gerçekleşmesini sağladığımız olumlu gelişmelerle bunu ispatladık. Elimizdeki bilim, teknoloji, savunma imkânlarını dost ve kardeş tüm ülkelerle, tüm mazlumlarla, tüm mağdurlarla paylaşarak bunu ispatladık.

Hep söylediğimiz gibi, Türkiye sadece idari sınırlarından ibaret bir yer değildir. Türkiye çok daha büyük, çok daha kapsamlı bir gönül coğrafyasının insanların kalplerinde kök salmış adıdır. Bugün sizlerle buluşmamızın vesilesi olan, hedef 2053 net sıfır emisyon araştırma-geliştirme ve yenilik atılımının da önümüzdeki dönemde gücümüze güç katacak bir hamle olduğuna inanıyorum.

Her birinize bu tarihi atılıma vereceğiniz destek için şükranlarımı sunuyorum. Bir kez daha sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.