Yüz Yüze Türkiye Esnaf Buluşması’nda Yaptıkları Konuşma

10.01.2023

Değerli Esnaf ve Sanatkârlarımız,

Konfederasyonlarımızın, Federasyonlarımızın, Birliklerimizin, Odalarımızın Kıymetli Temsilcileri,

Aziz Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Yine sizlerin vasıtasıyla ülkemizin dört bir yanında her gün “Bismillah” diyerek ekmek teknesinin başına geçip her akşam “Elhamdülillah” diyerek evine dönen tüm kardeşlerimize muhabbetlerimi iletiyorum.

Tabii dünyanın her yerinde esnaf vardır, ama ülkemizin özellikle esnafı ve misyonu çok çok farklıdır. Biz Anadolu’nun kapılarını elbette ecdadın kılıcının gücü, yüreğinin cesaretiyle açtık. Ama Anadolu’yu asıl fethimiz, her biri alperen olan esnaflarımızın gönül kapılarını açmasıyla oldu. Gönülleri fethede fethede bu toprakları vatanımız haline getirdik. Sadece bununla kalmadık, devletimizin omurgasını da esnaflarımızı merkeze alarak bina ettik. Yaşanan her kargaşa döneminden sağ salim çıkabilmemizi, kısa sürede toparlanıp, yeniden ayağa kalkabilmemizi gizli gücümüz esnaflarımızın, Ahilerimizin dirayetine ve gayretine borçluyuz. Bunun son örneğini 15 Temmuz’da gördük. Darbeci hainlere sokakları dar eden vatandaşlarımızdan önemli bir kısmı esnaflarımızdı. Sivil şehit ve gazilerimiz arasında da ilk sırayı esnaflarımız alıyor. O gece birileri atacakları sosyal medya mesajlarının tonunu ayarlamakla meşgulken, bizim esnaflarımız ölüm kusan silahlara meydan okuyordu.

Hayatının bir döneminde esnaflık yapmış bir kardeşiniz olarak, biz de sizlerin içinden çıkarak buralara geldik. Ülkemizde işlerin nasıl gittiğini anlamak için önce esnaflarımıza bakıyoruz. Orada huzur varsa, dirlik varsa, şükür varsa tamam diyoruz. Yok, orada sıkıntı görüyorsak, şikâyet duyuyorsak, hemen dikkatimizi öne çıkan meselelerin çözümüne yöneltiyoruz. En çok mutlu olduğumuz husus da, esnafımızın bin yıllık şükür, kanaat, diğerkâmlık geleneğini sürdürdüğünü gördüğümüz örneklerdir. Geçtiğimiz ay Antalya Kumluca’da yaşanan sel felaketinin ardından bölgeye giden ekipler esnaflarımıza acil ihtiyaçları için 10’ar bin lira maddi destek verdi, veriyor. Esnaflarımızın bir kısmı, bu çok önemli; benim zararım o kadar fazla değil, daha çok ihtiyacı olan arkadaşlar var, önce onlara verin diyerek kendilerine sunulan parayı iade ediyor. Evet, esnafımız bu ahlaka, bu duruşa sahip olduğu müddetçe Allah’ın izniyle ne bu ülkeye, ne bu millete hiç kimse diz çöktüremez.

Biliyorsunuz Anadolu’da esnaf demek, Ahi demektir. Ahi demek de kardeş demektir. Ahiliğin esasları da şunlardır: İnançta sebat, doğru yolda olgunluk, dilde açıklık, sözde düzgünlük, işte kuvvet, çalışmada dikkat, mal ve rızıkta bolluk, dostlara sevgi, akrabalara şefkat. Ahilik Teşkilatı’nın Piri Ahi Evran-ı Veli de: “Hak ile sabır dileyip gelen bizdendir, akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir” buyuruyor. Biz de diyoruz ki; ilk asrını geride bıraktığımız Cumhuriyet’imizi nasıl esnaflarımızla birlikte kurup bugünlere getirdiysek, ülkemizi vesayetçilerin, darbecilerin, terör örgütlerinin, kifayetsiz muhterislerin pençesinden nasıl esnaflarımızla birlikte kurtardıysak, geçtiğimiz 20 yılda gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma altyapısını nasıl esnaflarımızla birlikte tamamladıysak, inşallah Türkiye yüzyılını da esnaflarımızla birlikte inşa edeceğiz.

Şimdi buradan öyle bir ses verin ki doğudan batıya, kuzeyden güneye duymayan kalmasın. Hazır mıyız? Cumhuriyet’imizin ilk yüzyılının sembolü 2023’te saflarımızı daha da sıklaştırıyor muyuz? Ülkemizin kazanımlarına göz dikenlerin heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakıyor muyuz? Türkiye yüzyılını birlikte inşa ediyor muyuz?

Rabbim, hepinizden razı olsun.

Değerli Kardeşlerim,

Dünyayla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen bir kovid-19 salgını yaşadık. Bu salgınla birlikte küresel emtia ve gıda tedarik zincirlerinde kırılmalar başladı. Yetmedi, Rusya-Ukrayna Savaşıyla üstüne bir de enerji krizi eklendi. Gelişmiş ülkeler dahil tüm ekonomiler hayat pahalılığının başını çektiği ciddi krizlerle boğuşuyor. Avrupa’dan Amerika’ya tüm dünya son 60-70 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele ediyor. Türkiye, güçlü sağlık ve üretim altyapısı sayesinde hamdolsun tüm bu süreçten kendini pozitif olarak ayrıştırmayı başarmıştır.

Tabii bu arada sıkıntılar da yaşadık. Ülkemizin önünü kesmeye yönelik önceden beri devam eden sinsi oyunlar, ekonomi alanında pervasız bir tehdide dönüştü. İçeride kasıtlı bir şekilde körüklenen panik, bu tehdidin faiz, döviz kuru ve enflasyon üzerindeki sonuçlarını daha da ağırlaştırdı. Eşi benzeri görülmemiş bu tablonun yol açtığı dalgalanmaları göğüslemek için çok büyük mücadele verdik. Öncelikle her kesimin, ama özellikle de esnaflarımızın ve çalışanlarımızın ayakta kalmasını sağlayacak tedbirler aldık. Salgın döneminde esnaflarımıza sadece gelir kaybı ve kira desteği olarak aktardığımız kaynak 4,6 milyar lira. 3 bin ve 5 bin lira tutarlarındaki hibeler olarak verdiğimiz destek 4,3 milyar liradır. Halkbank kredilerinde 2020 ve 2021 yıllarında 14 milyar liralık ertelemeler yaptık. Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine olan 850 milyar liralık borçların yeniden yapılandırılmasını temin ettik. Vergi ve SSK borç yapılandırmalarında kredi garanti kefaletlerinin yükseltilmesine, icra takiplerinin ertelenmesine, mali sicil affına, vergi indirimlerine kadar daha pek çok kolaylık sağladık. Bunlardan biri de, kazancı basit usulde tespit edilen esnaflarımızın Gelir Vergisi dışında tutularak yıllık beyanname yükünden de kurtarılmasıdır. Verdiğimiz destekler ve yaptığımız iyileştirmeler sayesinde hamdolsun bu sıkıntılı dönemi en az kayıpla geride bıraktık.

Dikkat ederseniz, bunlar salgın dönemi ve sonrasına ilişkin çalışmalarımızdır. Şayet son 20 yılda esnafımıza verdiğimiz destekleri saymaya kalksak saatler, hatta günler sürer. Mesela, esnaflarımızın Halkbank’tan kullandıkları faiz indirimli kredi limitini 5 bin liradan 500 bin liraya çıkarttık. Yatırımlardaki kredi limitini 1,5 milyon liraya yükselttik. Politika faizindeki düşüşe paralel olarak esnaflarımızın kullandığı kredilerdeki Hazine sübvansiyonunu yüzde 50’ye kadar arttırdık. Son olarak, esnaflarımıza tahsis ettiğimiz 100 milyar liralık kaynak için Halkbank kredilerinin faiz oranını yüzde 9,5’tan yüzde 7,5’a indirdik. Hazinemiz, esnaflarımızın kredi indirimlerini desteklemek için geçtiğimiz yıl 10 milyar liralık bir kaynak kullandı. Cumhuriyet’imizin 100. yılında 100 milyar lira esnaf kredisi parolasıyla hayata geçirdiğimiz destek paketinden şimdiye kadar 136 bin esnafımız faydalandı. Yaklaşık 3 ay gibi kısa sürede toplam 45 milyar liraya ulaşan kredi kullanım miktarı günden güne artıyor. Esnafımızın çok büyük teveccüh gösterdiği bu destek paketinin limitini 50 milyar lira ilaveyle toplamda 150 milyar liraya çıkartıyoruz.

Ayrıca, birinci ve ikinci risk grubunda bulunan ve hâlihazırda esnaf başına 500 bin lira olan kredi üst limitinden diğer risk gruplarındaki esnaflarımıza da Haziran ayı sonuna kadar yararlanma imkânı getiriyoruz. Böylece, binlerce esnafımızın daha yüksek tutarda finansmana erişmesini temin ediyoruz.

Halkbank’tan Paraf Troy Esnaf Kredi Kartı bulunan esnafımız, kredi kartı harcamalarına 3 ay ödemesiz olmak üzere toplam 12 ay vadeli ve yüzde 9,75 gibi düşük faiz oranıyla taksitlendirme yapabileceklerdir. Ayrıca, Paraf Troy Esnaf Kartı olan esnafımızın ham madde, malzeme ve benzeri alımlarında kullandığı kredi kartı üst limitini de yüzde 50 oranında arttırarak 100 bin liradan 150 bin liraya yükseltiyoruz.

Yeni müjdelerimizin esnaf kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Ülkemizdeki 2,1 milyon esnaftan 1 milyonunun ortağı olduğu Kredi ve Kefalet Kooperatiflerimizin sayısını 932’ye çıkartarak hizmet ağını genişlettik. Geçtiğimiz yıl esnaflarımızın sadece bu kooperatiflerimiz vasıtasıyla kullandığı kredi bakiyesi 123,2 milyar lirayı bulmuştur, bunun da 90,5 milyar lirası faiz indirimli kredidir.

Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesinin bir ayağını da İlk İşyerim Projesi oluşturmaktadır. Özellikle genç girişimcilerimizi ilk İşyerim Projesiyle uygun şartlarda işyeri sahibi yapıyoruz. Aynı şekilde 1 milyon altyapılı arsa kampanyamızdan en başta esnaflarımızın yararlanacağını düşünüyoruz.

Allah razı olsun, sağ olun, var olun.

Birlikte üreterek, birlikte çalışarak ülkemizi hedeflerine ulaştırana kadar bize durmak, dinlenmek yok.

Kardeşlerim,

Geçtiğimiz dönemde sadece küresel krizlere karşı insanımızı korumakla kalmadık. Ekonomi programımızı hem önümüzdeki engelleri aşacak, hem de daha büyük hedeflere yönelebilmemizi sağlayacak şekilde yeniden oluşturduk. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme esasına dayalı ekonomi programımızı kararlılıkla uyguladık. Dünyanın resesyonu, küçülmeyi konuştuğu bir dönemde biz 2021’de yüzde 11,4 ve 2022’nin ilk üç çeyreğinde yüzde 6,2 oranında bir büyüme oranına ulaştık. Milli gelirimizdeki döviz kurundaki aşırı yükselişten kaynaklanan nispi yavaşlamayı durdurup yeniden yükselişe geçtik. İstihdamda 31,5 milyonla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık. İhracatımız 254,2 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Buraya nereden geldik? Evet, 36 milyar dolardan geldik; nereden nereye.

Cari açığımızın en önemli sebebi olan enerjide Karadeniz gazından yeni petrol kuyularına, güneş ve rüzgâr santrallerine kadar her alanda çok büyük bir atılım içindeyiz.

Çalışanların ve emeklilerin ücretlerine yaptığımız yüksek oranlı artışlarla enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz.

İnşallah bu yıl uzun süredir emek verdiğimiz pek çok projenin hayata geçtiğine hep beraber şahit olacak, sevincini hep beraber kutlayacağız. Tabi bunun için evvela 2023 seçimlerinde herhangi bir kazaya meydan vermemek gerekiyor; buna hazır mıyız? Buna var mıyız?

Yeni yönetim sistemimize göre, seçimlerde cumhurbaşkanı ayrı, Mecliste görev yapacak milletvekilleri ayrı seçiliyor. Biz Cumhur İttifakı’nın adayı olarak aylardır milletimizin huzurundayız. Bir yandan bugüne kadar yaptıklarımızı anlatıyor, bir yandan Türkiye yüzyılı vizyonumuzla geleceğimize ışık tutuyoruz, ama er meydanı olan seçim meydanında mücadele tek kişiyle olmuyor. Daha önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karşımıza adaylar çıkmıştı, onlarla yarışmış ve milletimizin teveccühüyle sandıkta ipi göğüslemiştik. Şimdi seçime kaldı şurada 4-5 ay, ama hala karşımıza çıkabilen veya çıkartılabilen bir aday yok.

Gerçi haklarını yemeyelim. Bir masa kurmuşlar, etrafında 6 kişi gözüküyor, bir de gözükmeyen var 7, tabii bunun dışında kimler var bilmiyoruz. Habire toplanıp duruyorlar, her defasında millet bekliyor ki aday çıkarsınlar da ülke ve millet için hayırlı bir yarış başlasın. Herkes bir aday ismi beklerken, masadan çıka çıka ülkeyi 6 kişiyle yönetecekleri kararı çıktı. En iyi siz bilirsiniz, kardeşlerim, 6 kaptan bir gemiyi batırır, tek kaptanla bir gemi gider, yedekler ayrı. İki şoför bir arabaya muhakkak kaza yaptırır. Bunlar ise görünürde 6 kişiyle, Allah bilir aslında kaç kişiyle ülkeyi yönetmeye talibiz diyorlar.

Parlamenter sisteme tekrar geçeceğiz diyerek çıktıkları yolda, döndüler dolaştılar sonunda dünyada eşi benzeri olmayan bir sistem icat ettiler. Biliyorsunuz ülkemizde cumhurbaşkanı seçilebilmek için en az her iki kişiden birinin oyunu almak gerekiyor. Ama bunların seçtiği cumhurbaşkanı oyunu aldığı en az iki kişiden birine değil, masadaki 6 kişiye karşı sorumlu olacakmış. İki kavram çok önemli; güven ve istikrar. Ülkenin ve halkın hiçbir hayati meselesinde kendi özgür iradesiyle karar alamayacak birini millet niye cumhurbaşkanı diye başına geçirsin ki? Oyu millet verecek, ülkeyi 6 tane kayyum yönetecek. Bırakın davulun başkasının, tokmağın başkasının elinde olmasını, bir tane davula 6 tokmak birden inecek. Bir yanda 25-30 milyon insanın oyunu alan cumhurbaşkanı olacak, diğer tarafta çoğu birkaç yüz bini bile bulmayan oy gücüyle onu yöneten 6 kişi olacak. Bu modeldeki cumhurbaşkanının Anadolu’daki insanımızın kargaları uzak tutsun diye tarlasına koyduğu nedir? Bostan korkuluğundan daha fazla iradesi, daha fazla şahsiyeti, daha fazla iktidarı olabilmesi mümkün mü? Millet ülkeyi yönetecek cumhurbaşkanı arıyor, bunlar cumhurbaşkanını yönetecek 6 kişinin derdine düşmüş. Bu çarpıklığın, bu akıl tutulmasının, bu ihtiras kumkumasının bedelini de millet ödeyecek. Yok öyle yağma, bu millet bu oyunu bozar arkadaş bozar. Bu millet, seçim meydanlarında açıkladığı hiçbir projeyi, verdiği hiçbir sözü kifayetsiz muhterislerin kurduğu masadaki ağababalarından izin ve icazet almadan gerçekleştiremeyecek kişiyi oraya çıkarmaz.

Yıllarca istikrarsızlıktan, yürütmedeki çift başlılıktan çok çekmiş bizim gibi ülkeye böyle bir model önermek en başta millete hakarettir. Bu ülkede biliyorsunuz 6 ayda bir seçim yapıldı, senede bir seçim yapıldı, 1,5 yılda bir seçim yapıldı; istikrar diye bir şey kalmış mıydı? Hayır. Meselenin çok daha vahim yanı, mutabakat vardık dedikleri bu sistemin mevcut anayasamıza alenen aykırı olmasıdır. Anayasanın vermediği bir yetkiyi kullanmaya çalışmanın adı, demokrasi değil, sivil darbe teşebbüsüdür. Bizim milletimiz nasıl bürokratik vesayete, sokak vesayetine, terör örgütleri eliyle kotarılmak istenen silah vesayetine boğun eğmemişse, 6’lı masadaki muhterislerin sivil vesayetine karşı da dimdik duracaktır.

Şimdi bir kez daha ben tekrarlıyorum, uzaktan kumandayla hareket edecek bir cumhurbaşkanı adayına oy verin demek, milletin aklıyla alay etmek demektir. 85 milyon yerine 6’lı masadaki genel başkanlara hizmet edecek bir kuklayı aday diye millete dayatmak, kibrin ve bencilliğin dik alasıdır. Milletimiz ne böyle bir adaya oy verir, ne de bu adayın iradesine ipotek koyan vasilerine itibar eder.

Kardeşlerim,

Horozun çok olduğu yerde sabah olmazmış derler. Bu kadar çok cumhurbaşkanı siluetinin olduğu yerde eser de olmaz, hizmet de olmaz. Daha da önemlisi, ülkemizin dünyanın ve bölgemizin içinde bulunduğu fırtınalı sularda böyle bir yönetimle yol alması, savaşlardan krizlere uzanan gerilimleri başarıyla yönetmesi mümkün değildir. Esnaf ve sanatkârlarımızın her zaman olduğu gibi 2023’te de ülkesi ve kendileri için en doğru, en hayırlı olanı yapacaklarından ben şüphe duymuyorum.

Sözlerimi 4 yıl önceki buluşmamızda yaptığımız gibi ahi duasıyla bitirmek istiyorum, hazır mısınız?

Allah’ım, bizi haramlardan uzak eyle. Başkalarına el açtırma. Senin emirlerine karşı gelmekten muhafaza eyle. Bizlere doğru yolu göster. Cümlemizi darlıktan, bereketsizlikten, aldanmaktan ve aldatmaktan, hak yemekten, kul hakkına tecavüz etmekten muhafaza eyle. Bizleri açlık, yokluk, kıtlık, kuraklık, arazi ve semavi musibetlerden muhafaza eyle. Bizlere kanaat etmeyi, gönlü zengin gözü tok olabilmeyi, hayırda yarışmayı, veren el olmayı nasip eyle. Allah’ım, rızkımız gökte ise yere indir, yeraltındaysa yeryüzüne çıkar, uzaksa yakınlaştır, zorsa kolaylaştır. Rızkımızı temiz ve helalinden eyle. Bizleri nefsine uyarak kötülük işleyenlerden eyleme. İşlerimizi hayırlı ve bereketli eyle.

Kalın sağlıcakla.