Kabine Toplantısı’nın Ardından Yaptıkları Konuşma

09.01.2023

Aziz Milletim,

Değerli Basın Mensupları,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Geçmiş yılbaşlarından farklı olarak bu yıl sadece yeni bir seneye girmekle kalmadık. Cumhuriyetimizin ilk asrını tamamlayıp yeni yüzyılına girdiğimiz kritik bir yıldönümünün coşkusunu da yaşadık.

Yaklaşık her konuşmamızda, her çalışmamızda, her adımımızda heyecanla ifade ettiğimiz 2023’e kavuştuk. Milli mücadeleyi zafere ulaştırıp bin yıllık vatanımız Anadolu’daki yeni devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmamızın üzerinden geçen bir asırda acı-tatlı pek çok tecrübe edindik. Kimi dönemleri yaşanan zulümlerin, baskıların, acıların, dökülen gözyaşlarının burukluğuyla, kimi dönemleri de güçlenen umutlarımızla, bilenen azmimizle, artan cesaretimizle hatırladık. Sadece 20 yılımızda yaşadıklarımız dahi vatanımızdaki bin yıllık, son devletimizdeki bir asırlık serencamımızın özeti gibidir. Biz de Cumhuriyetimizin yeni yüzyılının müjdecisi 2023’ü Türkiye yüzyılı vizyonumuzla karşılamak için aylar öncesinden hazırlıklara başladık. Bilhassa son dönemde ülkemizin önünde içeride ve dışarıda çözülmemiş hiçbir mesele bırakmama azmimizin gerisinde Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına güçlü bir başlangıç yapma gayesi vardır.

Her kabine toplantımızın yazılı olmayan ilk gündem maddesi, her faaliyetimizin adı konulmamış amacı, gönül ve zihin dünyamızın yegâne meşgale konusu budur. Son kabine toplantımızdan bugüne gerçekleştirdiğimiz her çalışma da bu hedefe yöneliktir.  Geçtiğimiz yıl son kabine toplantısının ardından 28 Aralık’ta yeni emeklilik düzenlemesinin müjdesini kamuoyumuzla paylaştık. Emeklilikte yaşa takılanlar olarak bilinen binlerce vatandaşımızın uzun yıllardır dile getirilen herhangi bir sınırlamaya gitmeksizin çözüme kavuşturacak çalışmayı yakında Meclis’imizin takdirine sunuyoruz. Aynı gün TÜBA ve TÜBİTAK ödül törenleri vesilesiyle bilim insanlarımızla bir araya geldik.

Gençlerimizin istihdamına katkı sağlamak amacıyla 6 bakanlığımızın ortak çalışmasıyla başlattığımız 1 milyon yazılımcı projemizin ilk etabını 29 Aralık’ta hedefinin üzerinde bir gerçekleşmeyle tamamladık. Halen devam eden ilgi sebebiyle programları daha da güçlendirerek bu projeyi sürdürme kararı aldık. Yılın son Cuma gününde Türkiye İlahiyatlılar Derneği’nin Gençlik Buluşması’nda ülkemizin dört bir yanından kardeşlerimizle hasbihal etme imkânı bulduk.

Yeni yılın ilk iş gününü anlamına uygun şekilde 2022 ihracat rakamlarını açıkladığımız bir törenle karşıladık. Tarihimizin en yüksek ihracat rakamı olan 254,2 milyar dolarlık başarı için tüm sanayicilerimizi, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı tekrar tebrik ediyorum. Son 20 yılda 7 kat artırdığımız ihracatımızda geldiğimiz seviyeyi önemsiyor, ama yeterli bulmuyoruz. Bunun için önümüzdeki dönemde yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla ülkemizi büyütme hedefimize daha sıkı sarılacak, daha çok çalışacak, inşallah daha büyük başarıların müjdesini milletimize vereceğiz.

Salı günü sözleşmeliden kadroya geçen kardeşlerimizle buluşmamızda yeni yılın memur ve emekli maaş artışlarının ilk etabını da açıkladık. Yüzde 25 olarak açıkladığımız bu artış içimize sinmediği için ilgili bakanlarımıza başka alanlardan fedakârlık yaparak, bu oranı artırma yönünde çalışmalarını süratle neticelendirme talimatı verdik. Çarşamba günkü Meclis Grubu Toplantımızda memur ve emekli maaş artış oranını yüzde 30’a yükselttiğimizin müjdesini milletimize duyurduk. Aynı günün akşamında Anadolu Medya Ödülleri vesilesiyle medyamızın kıymetli temsilcileriyle bir araya geldik.

Cuma günü Ziraat Bankamızın tarım kesimine yönelik çalışmalarını değerlendirdiğimiz ve yeni kredi imkânlarının haberini paylaştığımız bir programda çiftçilerimizle buluştuk.

Cumartesi günü Antalya’da Kumluca ve Manavgat’ı da içeren bir dizi programa katılarak, hem Antalyalı kardeşlerimizle hasret giderdik, hem de yangın ve sel afetleri sonrasında kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi tekrar ilettik. Ve Antalya’daki toplu açılış, bunun yanında mitingimizde resmi rakam 90 bin kişinin katıldığı bir buluşmayı yaptık. Ardından Kumluca’da 13 bin kişinin katıldığı, tabii cadde kenarlarını falan söylemiyorum, onlarla bir arada olduk. Ve daha sonra Manavgat’a geçtik, orada da 10 bini aşkın vatandaşımızla bir arada olduk. Kumluca’da selden zarar gören vatandaşlarımızın verdiğimiz desteklerle hızla tekrar toparlandıklarını görmekten memnun olduk. Manavgat’ta yangında zarar gören köy evlerinin, 900 civarında ev, ama bunların 450’sini teslim ettik. Hamdolsun anahtar teslim töreninde devletimizin gücüne ve kabiliyetine vatandaşlarımızla birlikte bir kez daha şahitlik ettik. Gerçekten hem yanan konutların yerine yapılan yeni evlerle, hem ağaçlandırma çalışmalarıyla ülkece ne kadar gurur duysak azdır.

Aynı günün akşamında kadınlarımızla rahmetli Menderes’in yadigârı eski dokuma fabrikasının Kepez Belediyemiz tarafından müzeye dönüştürülmüş yerinde güzel bir buluşma gerçekleştirdik. Yaklaşık 700 civarında kadınımızla bir arada olduğumuz bu toplantıda coşku, heyecan, müzik, buluşma, hepsi bir aradaydı.

Pazar günü de, gençlerimizin coşkusuna ortak olduğumuz bir programla haftayı Volkswagen Arena’da, bu salonda bir araya geldik. Yaklaşık orada da 10 bin gencin bir araya geldiği, orada da yine aynı şekilde müzik, öbür tarafta şiirler, konuşmalar, hep bir arada bir coşku vardı, bir heyecan vardı.

Haftayı bu şekilde tamamladık.

Bu sabah, Sakarya Arifiye’den yola çıktık ve Arifiye’de Yeni Nesil Fırtına obüslerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim törenine katıldık. Tabii bu Fırtına obüsleri düşmana korku, dosta güven, dehşet. Bu vesileyle Arifiye’de üretilen Altay tankını ve zırhlı personel taşıyıcılarını da inceleme imkânı bulduk. Hatırlarsanız, Arifiye Fabrikası; bir dönem muhalefetin satıldı, kapatıldı diye diline doladığı, bin bir yalan ve iftirayı ardı ardına sıraladığı yerdir. Satıldı denilen, kapatıldı denilen fabrikanın ülkemize ve ordumuza yaptığı hizmetleri görünce umarız bu yalanları söyleyenlerin yüzleri birazcık da olsa kızarmıştır.

Yarın esnaflarımızla bir araya geliyoruz. Çarşamba günü uluslararası ombudsmanlık, Perşembe günü Bilim Teknoloji Kurulu toplantılarına katılıyoruz.

Cuma günü İstanbul’da, bu da çok önemli, yani bütün muhalefeti oraya davet ediyorum; meşhur Rami Kışlamız var ya, Rami Kışlamızı nasıl burada Millet Kütüphanemiz varsa, İstanbul’umuzda da inşallah Rami Kışlamız İstanbul’un Millet Kütüphanesi olacak. İstanbul’un en büyük ve Avrupa’nın sayılı kütüphanelerinden birinin açılışını yapıyoruz ve mimarisiyle orada tarih yeniden inşallah ayağa kalkıyor. Bu konuda Kültür Turizm Bakanıma ve bu çalışmayı yürüten tüm mimar, mühendis arkadaşlarımıza, yüklenici firmaya çok teşekkür ediyorum. Zira o kışlanın içinde esnaflık yaptım. Gıda sektöründe çalıştığım zaman Rami Kışlası aynı zamanda gıda sektöründe Unkapanı’ndan oraya taşındığımız bir yerdi. Tabii oradan da onları farklı bir yere taşıyana kadar akla karayı seçtik, ama sonunda bu oldu. Bitmedi işimiz, Cumartesi günü de inşallah Muğlalı kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Ülkemizi 81 vilayetiyle geliştirme, büyütme, kalkındırma çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz.

Bu vesileyle bir de müjde vermek istiyorum. Heyecanlanmayın, artık bu AK Parti iktidarının biliyorsunuz sürekli milletimize olan müjdeleridir. Otoyol ve köprü hizmetlerinin fiyatlarında yıl boyu herhangi bir artışa gidilmeyecektir. Bilindiği gibi büyük bölümü kamu-özel ortaklığı modeliyle hayata geçen projelerimiz, daha proje aşamasındayken engellenmeye çalışıldı. Nureddin, senden para çıkmıyor yani, rahat ol. Kamu-özel ortaklığı modeliyle hayata geçen ulaştırma projelerimizi daha plan ve yatırım aşamasındayken birileri tarafından yalanla, iftirayla, çamur atılarak engellenmeye çalışıldı. Hâlbuki bu model sayesinde kamu bütçesine yük getirmeden pek çok projeyi hızla hayata geçirme imkânı bulduk. Garanti seviyelerine ulaşma aşamasına kadar katkı verdiğimiz projelerimizin hemen hepsi artık Hazinemiz için önemli birer gelir kaynağına dönüşüyor. Yatırıma, üretime, turizme, çevreye yaptıkları katkıyla birlikte hesapladığımızda milli gelirimize yaklaşık Osmangazi Köprüsü’nün 10 milyar dolar, İstanbul-İzmir Otoyolu’nun 29 milyar dolar,  Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 5 milyar dolar, Avrasya Tüneli’nin 7 milyar dolar, İstanbul Havalimanı’nın 80 milyar dolar katkısı olmuştur. Diğer projelerimizin her biri de bölgelerine ve ülkemize ciddi tasarruf sağlamaya, ekonomik değer üretmeye, insanımızın hayatını kolaylaştırmaya devam etmektedir.

Bugün eğer Türkiye yüzyılını konuşuyorsak, gerisindeki en önemli güç kaynaklarımızdan biri de 200 milyar doları bulan yatırımla ülkemizin ulaştırma altyapısı sorununu çözmüş olmamızdır. Kamu-özel ortaklığı yatırımlarında önümüzdeki yıl dengeyi sağlayacak, 2025’ten itibaren çok daha büyük kazançları ülkemizin hanesine yazacağız. Milletten aldığımızı yine milletin emrine sunma ilkesiyle 2023’te otoyol ve köprü ücretlerini artırmama kararını sizlerle paylaşıyoruz; hayırlı olsun.

Aziz Milletim,

Son kabine ve grup toplantılarımızda bakanlıklarımızın 2022 yılı faaliyetleri ve 2023 programlarını özetle de olsa sizlere takdim etmiştik. Ne kadar özetlersek özetleyelim, tek programda bitiremediğimiz bu değerlendirmeyi inşallah bugün tamamlıyoruz.  Geçtiğimiz yıl çalışmada devlet, işçi ve işveren temsilcilerinin katılımıyla yürütülen asgari ücret tespit çalışmalarında yılbaşında 4 bin 253 lira, Temmuz ayında 5 bin 500 lira rakamlarını belirledik. Bu yıl 8 bin 507 lira olarak uygulayacağımız asgari ücretin hem çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyecek, hem istihdamı koruyacak bir seviyede sürmesini sağlamakta kararlıyız.

Geçtiğimiz günlerde daha önce Gelir ve Damga vergilerinden muaf tuttuğumuz asgari ücret desteğini 400 liraya yükselterek bu doğrultuda önemli bir adım daha attık. Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin uzun süredir beklediği ek gösterge düzenlemesini hakkaniyete uygun şekilde hayata geçirecek düzenlemeyi Meclis’e sunduk.

Madencilik sektöründeki iş sağlığı ve güvenliğini geliştirmeye yönelik bir program kapsamında 10 bin madencinin sağlık gözetimini yaptık, sahalara teknik rehberlik hizmeti verdik.

İş arayan vatandaşlarımızı işverenlerle buluşturan İŞKUR’umuzla 17 bini kamuda olmak üzere, 1,4 milyon vatandaşımızın istihdamına aracılık ettik. Mesleki deneyimi olmayan vatandaşlarımızı istihdama dâhil etmek için düzenlediğimiz iş başı eğitim programlarından 151 bin kişi yararlandı. İşsizlik Sigortasından 760 bin vatandaşımızı 8,9 milyar lira kaynakla destekledik. Toplum yararına çalışma programlarıyla 111 bine yakın vatandaşımızın kamu hizmetlerinde değerlendirilmesini sağladık. Ülkemizin neredeyse tamamını kapsayan sosyal güvenlik şemsiyemizi daha da genişletecek projeleri hayata geçirmeyi sürdürdük. Emeklilikten sigorta işlemlerine kadar tüm süreçlerde elektronik devlet hizmetlerini etkin şekilde kullanılmasını temin ettik.

Kronik hastalık ilaç raporlarının süresini en son 30 Haziran 2023’e kadar uzatarak bu durumdaki vatandaşlarımıza ve yakınlarına kolaylık sağladık.

Bu yıl çalışmada ülkemizin değişen ihtiyaçlarına ve küresel gelişmelere uygun şekilde yeni ulusal istihdam stratejimizi hazırlıyoruz. Dezavantajlı grupların istihdamını sürdürülebilir kılacak yaklaşımlar geliştiriyoruz.

Gençlerimiz başta olmak üzere iş gücümüzün niteliklerini piyasanın ihtiyaçlarıyla bütünleştirecek programları yaygınlaştırıyoruz.

Yükümlülüklerini titizlikle yerine getiren işverenleri beyaz bayrak sistemiyle örnek gösterecek bir çalışma yapıyoruz.

Aktif işgücü piyasası programlarını genişleterek mesleki eğitimi ve iş başı eğitimini destekliyoruz.

Ek gösterge ve emeklilikte yaş düzenlemesi işlemlerini süratle tamamlayarak, çalışanlarımızı bir an öce haklarına kavuşturuyoruz.

Elektronik devlet üzerinden yapılan işlemleri sadeleştiriyor ve arttırıyoruz.

Geçtiğimiz yıl kültür ve turizmde UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne en çok değer kaydettiren ülke, üçüncü ülke biz olduk. Yurt dışındaki 1120 adet kültür varlığımızın ülkemize iadesini temin ettik. Arkeolojik kazılarla müzelerimize 10500 eser daha kazandırdık.

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı hazırlıları kapsamında Ankara’daki pek çok sembolik yapının restorasyonunu tamamladık. Ecdada Vefa, Sanatı İhya Projesi kapsamında İstanbul’da 52 türbenin restorasyonunu gerçekleştirdik. Ülke içinde 117 ve yurt dışında 3 vakıf eserin restorasyonunu bitirdik. Türk dünyası kültür başkenti ilan edilen Bursa’daki müzelerimizi yeniledik. Kütüphanelerimizden 62’sini daha yenileyerek hizmete açtık. Alışveriş merkezleri, garlar, cezaevleri gibi kalabalık mekânlarda kurduğumuz yeni kütüphaneleri hizmete sunduk. Halk kütüphanelerimizden 82’sini daha millet kıraathanesi formatına dönüştürdük.

Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın Projesi’yle 1 milyon evladımızı sinemayla tanıştırdık.

Özel tiyatroları 42 milyon lira, sinema sektörünü 200 milyon lira, telif haklarıyla ilgili kültür-sanat faaliyetlerini toplam 510 milyon lira kaynakla destekledik. Devlet opera ve balemiz, temsiller ve turnelerle 238 bin seyirciye ulaştı.

Tarihi alanlarımızdaki çalışmaları dünyada bir rekor olan 700 noktada sürdürerek düzenlemesi biten yerleri ziyarete açtık.

Milletimizden büyük ilgi gören kültür yolu festivallerini İstanbul Beyoğlu, Ankara Başkent, Çanakkale Troya, Diyarbakır Sur, Konya Mistik olarak 5 şehirde 7 defa gerçekleştirdik. Toplamda 4 bin etkinliğin 33 milyon vatandaşımızla buluştuğu kültür yolu festivallerini Anadolu’ya yayarak sürdürüyoruz.

Turizm sektöründe 51 milyonun üzerinde turist ve 46 milyar dolara yakın turizm geliriyle dünyada 3’üncü sıraya çıkma hedefini yakaladık. Turizm sektörünün nitelikli personel ihtiyacını karşılamak için okullarımızla otellerimizi eşleştiren projeyi yaygınlaştırarak, 3 dilde eğitime geçtik. Güvenli turizm programıyla 12 bin 200’ü aşkın tesis ve aracı sertifikalarını vererek resmiyette güçlü hale getirdik. İstanbul’un dünyaca ünlü Michelin Rehberi’ne dâhil olmasını temin ettik. İnşallah ilerleyen tarihlerde Muğla, İzmir ve Antalya’nın da bu rehberde yer almasını sağlayacağız.

TİKA vasıtasıyla 100’ün üzerinde ülkede 1300’e yakın kalkınma projesi gerçekleştirdik.

Yurt dışında restore ettiğimiz kültür varlığı sayımızı 140’a çıkardık.

Türkiye burslarıyla 171 ülkeden 5 bin öğrencinin ülkemizde yükseköğrenim görmesini temin ettik.

Bu yıl kültür ve turizmde başlattığımız çalışmaları katlayarak ülkemizin marka değerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz.

İstanbul’daki tarihi tapu binasından Diyarbakır Cezaevine, Kız Kulesi’ne kadar söz verdiğimiz pek çok projeyi milletimizin hizmetine sunacağız.

Yurt dışında Moğolistan’dan Kerkük’e ecdat mirası eserlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz.

Turizmde 60 milyon turist, 56 milyar dolar turizm hedefiyle sezona başlıyoruz.

Kültür yolu festivallerimizi Adana, İzmir, Erzurum, Gaziantep ve Trabzon’a da yayarak sayısını 10’a çıkartıyoruz. Bundan sonra da her yıl 5 yeni şehrimizi ilave ederek festivallerimizi yaygınlaştırmayı sürdüreceğiz.

Aziz Milletim,

Geçtiğimiz yıl aile ve sosyal hizmetlerde engellilerden yaşlılara, çocuklardan kadınlara her kesimi destekleyerek ülkemizde hiçbir bireyin kendini kimsesiz hissetmemesi için çalıştık. Eskilerin bir sözü var, “ne zaman zemheri ayazında bacası tütmeyen bir ev görsem, bilirim ki ya evde kimse yoktur ya da evdekilerin kimsesi yoktur.” Evet, biz devletin kimsesizlerin kimsesi olduğu gerçeğini sosyal hizmet yelpazemizi olabildiği kadar genişleterek göstermenin gayreti içinde olduk. Bu amaçla, diğer kurumlarımızla birlikte 2022 yılında yaptığımız sosyal yardım harcamalarının toplam tutarı 578 milyar lirayı buldu.

Son olarak elektrik yardımının kapsamını genişleterek 2,8 milyon haneye elektrik yardımı başlattık, yakacak yardımına doğal gazı da ilave ederek vatandaşlarımıza şu kış kıyamette ilave destek verdik.

Aile sosyal destek programı kapsamında 1,6 milyon haneye, toplamda da 4,1 milyon haneye ulaşarak vatandaşlarımızın dertlerini, sıkıntılarını, verilen hizmetlerin etkisini yerinde gördük.

Çalışmalarımızı daha etkin şekilde yürütmek için yeniden yapılandırdığımız sosyal hizmet merkezlerimizin sayısını 397’ye çıkardık.

Eğitim ailede başlar anlayışıyla, 3,3 milyon kişiye iletişimden hukuka, medyadan sağlığa kadar geniş bir yelpazede eğitim verdik.

Aile danışmanlığı hizmetlerimiz kapsamında 95 bin başvuru sahibine destek sağladık.

Evlilik öncesi eğitim programlarımızla 300 bin gencimize ulaştık.

Afetlerde vatandaşlarımızın yanında yer alarak 75 binin üzerinde kişiye psikososyal destek hizmeti sunduk.

Yeşilay’la iş birliği içinde 1,1 milyon kişiye bağımlılıkla mücadele farkındalık eğitimi verdik.

Risk altındaki çocuklarımızı 46 bini aşkın izlemeyle takip altında tuttuk.

Koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuk sayımızı 8 bin 900’ün üzerinde, evlat verilen çocuğumuzun sayısını 19 bine çıkardık.

Yaklaşık 154 bin çocuğumuza kendi ailesinin yanında sosyal ve ekonomik destek hizmeti verdik.

Kamuda görev yapan koruma altındaki çocuk sayısını 59 binin üzerine çıkardık.

Özel sektörde işe yerleştirilen koruma altındaki çocuk sayısını 10 bine yaklaştırdık.

Evde bakım yardımı alan engelli sayımız 565 binin üzerine çıktı.

Engelsiz gündüz bakım evlerinin sayısını 130’a, yaşlı gündüz bakım evlerinin sayısını 138’e yükselttik.

Ülke genelinde 104 yatılı bakım ve rehabilitasyon merkezinde 7 binin üzerinde engelliye ücretsiz, 168 huzur evinde 14 binin üzerinde yaşlıya ücretsiz veya çok düşük ücretli bakım hizmeti veriyoruz.

Engelli istihdamı kapsamında kamuya atananların sayısı 65 bin 700’e yaklaştı.

Kadına şiddete karşı mücadelemizi tavizsiz olarak sürdürürken, kadın konuk evlerinde kadın ve çocuk 64 binden fazla mağdura hizmet verdik.

Şehit yakınları ve gazilerimizin her meselesinde yanlarında olduk.

Bu yıl aile ve sosyal hizmetlerde mevcut programlarımıza ilave olarak, eşi vefat etmiş kadınlarımız ve Roman vatandaşlarımız gibi ihtiyaç sahibi kesimler için sosyal konut yardımı projesi başlatacağız.

Koruyucu, önleyici sosyal yardım kalkanıyla yoksulluk sınırına yakın ailelerimizin yanında yer alacağız.

Mevcut kaynaklarımızla daha çok vatandaşlarımıza ulaşabileceğimiz modelleri devreye alacağız.

Avrupa’dan Suriye’ye kadar sınırlarımız dışındaki tüm etki alanlarımızdaki vatandaşlarımız ile kardeşlerimize ilave rehberlik ve destek hizmetleri vereceğiz.

Aileleri yanında destek verdiğimiz çocuk sayısını 180 bine çıkarıyoruz.

Yaşlı ve engellilere yönelik 17 yeni merkezi daha faaliyet geçiriyoruz.

Toplumun yaş ortalamasının yükseldiğini dikkate alarak, bakım güvence sistemi oluşturmaya yönelik bir çalışma başlatıyoruz.

Kadınlarımızı hayatın her alanında destekleyecek yeni projeleri devreye alıyoruz.

Geçtiğimiz yıl dışişlerinde Türk diplomasinin geldiği seviyenin, etkinliğin, itibarın ve krizlerin çözümündeki anahtar rolünün teyit edildiği bir dönemi geride bıraktık.

Aktif, çok boyutlu, girişimci ve insani dış politika anlayışımızla küresel ve bölgesel gündemi ülkemizin menfaatleri doğrultusunda yönettik.

Yıl boyunca devlet ve hükümet başkanı seviyesinde toplam 200 telefon görüşmesi gerçekleştirdik.

Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Balkanlar’a 37 devlet ve hükümet başkanını ülkemizde misafir ettik.

Çok taraflı toplantılara katılmak, çalışma ve resmi ziyaret düzenlemek amacıyla 27 ülkeye seyahat ettik.

Türkiye Devletleri Teşkilatı’nın 8. Zirvesine ev sahipliği yaptık.

Farklı seviyelerde toplam 275 ikili görüşme ve kabul gerçekleştirdik.

Rusya-Ukrayna arasındaki krizin sonlandırılması ve soruna diplomatik çözüm bulunması için tüm imkanlarımızı seferber ettik.

Montrö Sözleşmesini titizlikle uygulamak suretiyle gerilimin Karadeniz’e yayılarak daha da tırmanmasının önüne geçtik.

Arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık çabalarımız sayesinde tarafları Antalya’da, İstanbul’da bir araya getirdik.

İstanbul Tahıl Mutabakatını hayata geçirerek bugüne kadar yaklaşık 17 milyon ton tahılın dünya piyasalarına ulaşmasını sağladık.

Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır ile ilişkilerimize karşılıklı temaslarla yeniden ivme kazandırdık.

Azerbaycan’la ilişkilerimiz ve iş birliğimiz tarihimizin en üst mertebesine ulaştı.

İnsani diplomasi alanında Pakistan’da meydana gelen sel felaketleri sonrasında 15 uçak ve 13 tren yardım malzemesi gönderdik.

Afganistan’a 7 bin 200 tondan fazla yardım malzemesi taşıyan 6 iyilik treni ulaştırdık.

Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında Afrika’daki kardeşlerimize 4,5 milyon doz aşı hibe ettik.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye Devletleri Teşkilatı’na anayasal ismiyle gözlemci üye olarak kabulünü önemli bir diplomatik başarı olarak kayıtlarımıza geçirdik.

Bosna Hersek’teki siyasi tıkanıklığı çözmek ve Kosova-Sırbistan ilişkilerindeki gerilimleri yatıştırmak için girişimlerimizi sürdürdük.

Madrid’de imzalanan üçlü muhtırayla İsveç ve Finlandiya, terörle mücadele ve savunma sanayi alanındaki beklentilerimizi karşılamayı taahhüt ettiler.

Afrika’da büyükelçilik sayımız 44’e, Latin Amerika ve Karayipler Bölgesindeki diplomatik misyon sayımız 19’a ulaştı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 15 Mart’ın İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü olarak kabul edilmesine katkı sağladık.

Balkanlar’dan Uygur Türklerine, Kırım Tatarlarından Irak ve Suriye Türkmenlerine, Batı Trakya’dan Ahıska Türklerine tüm soydaşlarımızın, kardeşlerimizin yanında yer aldık.

Bu yıl dışişlerinde Cumhuriyetimizin ilk asrıyla birlikte Hariciye Teşkilatımızın temellerinin atılmasının 500. yılını idrak edeceğiz.

Küresel ve bölgesel meselelerdeki olumlu katkılarımızı artırarak sürdürecek, barış ve iş birliği kapılarını sonuna kadar zorlayacağız.

Ülkemizi küresel diplomasinin merkezi yapacak gayretlerimizi Antalya Diplomasi Forumu gibi vesilelerle artıracağız.

Bu vesileyle, Brezilya’da son günlerde yaşanan hadiselerden duyduğumuz üzüntüyü ve endişeyi de dile getirmek istiyorum. Yapılan seçimlerde meşru olarak Devlet Başkanlığı görevini üstlenen Sayın Lula’ya yönelik şiddet hadiselerini kınıyoruz. Ulusal Meclisin, Devlet Başkanlığı Sarayının ve Yüksek Mahkeme Binası’nın basılmasına kadar varan bu eylemlerin demokraside yeri olmadığına inanıyoruz. Brezilya Devlet Başkanı Sayın Lula’ya desteğimizi ve Brezilya halkının iradesine saygımızı buradan tekrar ifade ediyoruz.

Aziz Milletim,

Geçtiğimiz yıl ekonomide küresel krizlerin devam eden yıkıcı etkilerine rağmen, ilk 3 çeyrekte yüzde 6,2 oranıyla güçlü ve dengeli büyümeyi sürdürdük. İnşallah yıl büyümesini de OECD ve G-20 ülkeleri arasında ilk sıralarda tamamlayacağız.

Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdamla ekonomi programımızın başarısını ispatladık.

İhracatta 254,2 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık.

Güçlü ihracat ve turizm performansımıza rağmen, emtia fiyatlarındaki aşırı artışlar sebebiyle cari açığımızda yaşanan artışının farkındayız. Kendi enerji kaynaklarımızı harekete geçirerek bu süreci tersine çevirecek adımları atıyoruz.

En ciddi sıkıntımız olan enflasyonu yıllık yüzde 64,27’yle geride bıraktık. Önümüzdeki aylarda bu oranın giderek daha aşağıya indiğini hep birlikte göreceğiz.

Hükümetlerimizin alametifarikası olan mali disiplinden taviz vermedik.

Bütçe içindeki faiz harcamalarının oranını 3 puan daha aşağıya çekerek milletimize diğer alanlarda daha çok hizmet verebileceğimiz kaynak oluşturduk.

Vatandaşlarımızı enflasyondan korumak için uyguladığımız tüm vergi indirimlerine, sübvansiyonlara, ilave desteklere, bütün bunlara rağmen bütçe açığının milli gelire oranını öngördüğümüz seviyenin altında tutabiliyoruz.

Kamu borç stokunun milli gelire oranı Japonya’da yüzde 264, Amerika’da yüzde 122, Avro Bölgesinde yüzde 93 seviyesindeyken, ülkemizde yüzde 35.

Yıl içinde ücretliler için yaptığımız yüksek oranlı iyileştirmelerin bir kısmını vergi indirimleri ve destek ödemeleriyle Hazinemiz ne yaptı? Karşıladı. Bu kapsamda sadece vazgeçtiğimiz vergi tutarı 279 milyar liradır.

Elektrikte mesken tüketiminde ortalama yüzde 60, doğal gazda yüzde 80 sübvansiyon yaparak yaklaşık 400 milyar liralık meblağın vatandaşımızın cebinden çıkmasını önledik.

İcra sorunlarını çözüme kavuşturmak için 5 milyona yakın ailenin 2 bin liraya kadar, 1 milyon vatandaşımızın da varlık yönetim şirketlerine olan 2 bin 500 liraya kadar borcunu Hazine olarak üstlendik.

Hem kayıt dışı ekonomiyle, hem fahiş fiyat artışlarıyla mücadele için 1 milyonun üzerinde denetim ve inceleme yaptık, ayrıca 1 milyonun üzerinde mükellefin mali tablolarını ve vergi harcamalarını risk analizine tabi tuttuk.

Tarım kesimini güçlendirmek için Hazinemizden ilave destekler aktardık.

İç borçlanma maliyetini faizlerde yaptığımız indirimler sayesinde yüzde 25,6 seviyesinden yüzde 10,7 seviyesine düşürdük ve vade ortalamasını 70 aya çıkardık.

Küresel finans sistemindeki sıkıntılara rağmen dış borçlanmada da SUKUK gibi yöntemlerle avantajlı hale geldik.

Bireysel emeklilik sistemini tabana yaymak amacıyla devlet katkısını yüzde 30’a yükselttik, fon seçeneklerini artırdık, 18 yaşından küçükleri de dahil ettik.

KOBİ’lere verdiğimiz desteğin en somut örneği, kullanılan kredilerin hacminin 4 katına çıkmasıdır.

Sanayi ve turizm yatırımlarını düşük faizli krediyle teşvik ettik.

Hazine destekli kefalet sistemiyle 116 milyar liraya yakın ilave kredi imkanı oluşturduk.

İhracat kazançlarıyla sanayicilerin üretim faaliyet kazançlarına uygulanan Kurumlar Vergisi oranını yüzde 1’i indirerek ihracata ve üretime destek sağladık.

Elektrikli taşıt araçlarının geliştirilmesi için alınan mühendislik hizmetlerine KDV istisnası getirdik.

Yaklaşık 2 milyon mudinin 1,37 trilyon lirayla yer aldığı kur korumalı mevduat ve katılım hesaplarıyla yatırımcıların kendi paramıza dönüşünü temin ettik.

Altın tasarruf sistemiyle vatandaşlarımıza ek gelirle altınlarını güvende tutma imkânı getirdik.

Bünyesindeki şirketlerin değeri 6,2 trilyon lirayı bulan Borsa İstanbul, muhalefetin art niyetli spekülatif çabalarına rağmen uluslararası düzeyde en yüksek değer artışı sağlayan piyasalar arasına girdi.

Bu yıl ekonomide yıllık ortalama 1 milyon istihdam artışıyla yolumuza devam edeceğiz.

Küresel ticaretten aldığımız payı daha da artırarak ihracatımızı katlayarak yükselteceğiz.

Özellikle cari fazla hedefimize ulaşmak için enerji başta olmak üzere her alandaki imkanlarımızı kullanacağız.

Enflasyonda yüzde 20’li rakamları yakalayacağımız bir program uygulayacağız.

Kur korumalı mevduat ve katılım hesaplarını yılsonuna kadar uzatıyoruz.

KOBİ’lerimiz, sanayicilerimiz, ihracatçılarımız, turizmcilerimiz, çiftçilerimiz dahil tüm kesimleri finansal olarak destekleyeceğiz. Geçtiğimiz günlerde ilan ettiğimiz 200 milyar lira kefalet hacimli kredi imkanı bu adımlardan sadece biridir.

Her kesimden vatandaşımızı konut sahibi yapmak için uygun maliyetli ve vadeli kredi imkanlarını sunmaya devam edeceğiz.

Ülkemizin vizyon projesi TOGG’u desteklemek için gerekirse kamu alım garantisi vereceğiz.

Türkiye yüzyılı vizyonumuzun sürdürülebilirlik, kalkınma ve istikrar başlıklarında özetlediğimiz hedefler doğrultusunda ülkemizi refaha, milletimizi gelir dağılımında adalete kavuşturacak politikalar uygulayacağız.

Milli gelirimizdeki her artışı 85 milyonun tamamına yansıtacak bir ekonomi yönetimiyle ülkemizi Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına hazırlayacağız.

Aziz Milletim,

Böylece 2022 hizmetleri ve 2023 programlarımızla ilgili değerlendirmemizi sona erdirmiş bulunuyoruz. Her günü eser ve hizmet siyasetiyle geçen bir hükümet olarak ülkemizi yeni yatırımlarla, yeni politikalarla, yeni projelerle büyütmek için gece-gündüz çalışmayı sürdüreceğimizin altını tekrar çizmek istiyorum.

Ve hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.