Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda Yaptıkları Konuşma

06.01.2023

Sevgili Çiftçi Kardeşlerim,

Hazine ve Maliye Bakanlığımızın,

Tarım ve Orman Bakanlığımızın,

Ziraat Bankamızın Kıymetli Mensupları,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bu program vesilesiyle siz çiftçi kardeşlerimizle bir araya gelmemizi sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Bugün sizlerle hem hasret gidereceğiz, hem de müjdelerimizi paylaşacağız. Tabii çiftçi deyince, toprak deyince Âşık Veysel’i anmamak mümkün değil. Ne diyor Veysel:

“Dost dost diye nicesine sarıldım,

Benim sadık yârim kara topraktır,

Beyhude dolandım, boşa yoruldum,

Benim sadık yârim kara topraktır.”

Evet, insanoğlu ne kadar beyhude dolaşırsa dolaşsın, ne kadar başka meşgalelerle oyalanırsa oyalansın, tek sadık yârinin toprak olduğunu anlayacaktır. Topraktan geldik ve yine toprağa döneceğiz.

Sanayi devrimi ve ardından yaşanan teknoloji devrimi, insanların günlük hayatını ne kadar kolaylaştırırsa kolaylaştırsın, toprak asıl hayat kaynağı olarak önemini halen koruyor. Biz de, tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen tüm değerleriyle toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz.

Ülkemizin nüfusunun 85 milyonu, dünya nüfusunun 8 milyarı bulduğu bir dönemde, toprağı ve onu işleyen çiftçiyi ihmal eden geleceğini ihmal etmiştir. Her küresel kriz gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu bizlere tekrar tekrar hatırlatmaktadır. Rusya-Ukrayna krizi sebebiyle tahıl sevkiyatının sekteye uğraması, dünya çapında bir açlık tehdidini ortaya çıkartı. Türkiye olarak yürüttüğümüz çok yönlü diplomasiyle tahıl sevkiyatının başlamasını sağlayarak, insanlığı büyük bir krizin eşiğinden döndürdük. Elbette bu durum kendi tarım üretimi kapasitemizin önemini de gösterdi.

Hükümetlerimiz döneminde çiftçilerimize verdiğimiz desteklerin, sağladığımız kolaylıkların, yaptığımız düzenlemelerin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bugünkü buluşmamız da aynı çabanın bir tezahürüdür. Bağlantı tüm alanlarıyla birlikte tarım sektörü ve onun ana unsuru olan çiftçilerimizi bir bütün olarak görüyoruz. Gübreyi, ilacı, yemi kullanan çiftçimiz ile onu üreten, satan, finansmanını sağlayan kurumları birlikte değerlendiriyoruz. Tarlasını en modern ekipmanlarla süren çiftçimiz ile bu makineleri üreten, satan, finansmanını sağlayan kurumları ayrı tutmuyoruz. Kooperatiflerimizden tarım ürünlerini girdi olarak kullanan gıda, tekstil, ilaç, kozmetik sanayine, meslek örgütlerinden üniversitelere kadar bu alanda özellikle ilgili tüm yapıları aynı sisteminin birer parçası olarak görüyoruz. Politikalarımızı ve uygulamalarımızı bu büyük ekosisteminin unsurlarının tamamını gözeterek oluşturuyoruz. Zincirin herhangi bir halkasındaki kopmanın tüm sistemi etkileyeceğini gayet iyi biliyoruz. Bunun için çiftçiden tüketiciye uzanan aşamanın hiçbir halkasını atlamadan sistemi bir bütün olarak geliştirecek adımlar atıyoruz. Ziraat Bankamızın tarım sektörüne yönelik hizmetleri de aynı yelpaze genişliğine sahiptir.

Tarım sektörünü yeni düzenlemelerle, desteklerle, teşviklerle güçlendirirken, aslında sistemin tamamına hitap ediyoruz. Örnek uygulamalar, başarı hikayeleri, tecrübe paylaşımı gibi yöntemlerle özellikle gençlerimizi ve kadınlarımızı tarıma yönlendirmeye çalışıyoruz.

Ülkemizin 81 ilinden 2 bine yakın çiftçimizle, işletme sahibimizle, kooperatif ve kurum temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz bugünkü buluşmamızı da tüm bu gayretlerin bir özeti, bir sunumu olarak değerlendiriyorum.

Kıymetli Kardeşlerim,

Biraz önce genç çiftçilerimizin, kadın çiftçilerimizin, tarıma değer katanların konuşmalarının özetini dinledik. Toplantımıza girerken de çiftçilerimizin ürünlerini sergiledikleri stantları ziyaret ettik. Gördüklerimiz ve duyduklarımız bize, sadece Ziraat Bankamız aracılığıyla kullandığımız 232 milyar lirayı aşkın tarım kredilerinin yerine ulaştığını, toplam kredi miktarının yüzde 88’ine karşılık gelen 204 milyar liraya uyguladığımız faiz desteğinin doğruluğunu, bilhassa 634 bin çiftçimizin 60 milyar lira tutarındaki kredi faizinin tamamını karşılamamızın isabetini, toprağı aşkla, sevgiyle işleyen 1 milyonu aşkın çiftçimizin kendilerine sunulan kredi imkanını üretime dönüştürdüğünü, velhasıl tarım sektörüne bugüne kadar verdiğimiz desteklerin ve emeklerin boşa gitmediğini ispatlıyor.

Bu tablo karşısında biz de Tarım ve Orman Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla, diğer kurumlarımızla yürüttüğümüz çalışmaları sadece sürdürmekle kalmayıp daha ileri seviyeye çıkartmak şevki kazanıyoruz.

Tarım arazilerinin toplulaştırılmasından sulama tesisleri yapımına, meraların korunmasından depolama ve satış kanallarının geliştirilmesine kadar her alanda sürekli hedef büyütüyoruz.

Ülkemizin tarıma uygun her karış toprağının en yüksek verimle ekilmesini ve çiftçilerimizin alın terlerinin karşılığını alabilmesini sağlamayı hedefliyoruz.

Savunma alanında nasıl kendi kendimize yeterliliği stratejik öncelik olarak görüyorsak, tarımsal üretime de aynı anlayışla bakıyoruz. Bunun için devletimizin tüm imkânlarını seferber ediyor, her talebi dikkatle ele alıyor, her imkânı kullanıyoruz. Bugün vereceğimiz müjdeler ülkemizin toprak muhafızları, üretim akıncıları olan çiftçilerimizi daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.

İlk olarak çiftçi destek kredisini uygulamaya geçireceğimizin müjdesiyle başlıyoruz. Bu krediyi çiftçilerimiz hasat dönemine kadar yapacakları her türlü harcamaları için kullanabilecektir, böylece çiftçilerimiz gelir elde edemedikleri dönemdeki ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilecektir. Kişi başına 250 bin liraya kadar verilecek bu kredinin yıllık faiz oranı yüzde 9,75 ve vade süresi 36 aya kadar olacaktır.

İkinci müjdemiz, tarımsal KOBİ kredisidir. Tarım ürünlerini işleyen küçük ve orta boy işletmeleri destekleyeceğimiz bu kredi sayesinde nihai malın katma değerinin üreticimizde kalmasını sağlamak istiyoruz. Tarımsal KOBİ kredimizin üst limiti 15 milyon lira, devlet tarafından ödenen kısmı dışında kalan yıllık faiz oranı yüzde 4,75’tir. Yatırım kredilerinde 10 yıla, işletme kredilerinde 24 aya kadar vade uygulanabilecektir. Süt ve süt ürünleri, meyve ve sebze kurutma-dondurma, meyve suyu, salça, turşu, konserve, reçel, marmelat, pekmez, zeytin, su ürünleri paketleme, tütsüleme, organik tarım ürünleri gibi pek çok başlıktaki işletme faaliyetinde bu kredi kullanılabilecektir.

Üçüncü başlığımız, tarım borç transferi kredisidir. Bu krediyle başka bankalardan yüksek faizle kredi kullanmış çiftçilerimizi Ziraat Bankamızda sağlayacağımız uygun şartlarla bu yükten kurtarmayı amaçlıyoruz. Üst limiti 5 milyon lira olacak bu kredinin de faiz oranı yüzde 9,75 ve vadesi 60 aydır.

Önümüzdeki günlerde Ziraat Bankamız yanında Ziraat Katılım’ın da çiftçilerimize düşük maliyetli finansman sağlayabilmesini temin edecek bir düzenlemeyi inşallah hayata geçireceğiz. Tüm bu kredi imkânlarının çiftçilerimize ve işletmelerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Genç çiftçi ve kadın çiftçi kredi limitlerinin hâlihazırda 500 bin lira olduğunu biliyorum. Biz gençlerimizin ve kadınlarımızın tarımın geleceğinde çok daha fazla söz sahibi olmalarını istiyoruz. Bunun için buradan Ziraat Bankası Genel Müdürümüze, genç ve kadın çiftçi kredi limitlerini 500 bin liradan 1 milyon liraya çıkaralım, diyorum. Alpaslan Bey, anlaştık değil mi, bir yanlışlık olmasın. Ziraat Bankası’nın tarım kredilerindeki takip oranının yüzde 1’in altında olması, çiftçilerimizin borçlarına sadık olduklarını, ödemelerini hassasiyetle yaptıklarını gösteriyor. Buna rağmen yüzde 1’in altında bile olsa borcunu ödemekte zorlanan çiftçimiz varsa, onlara destek olmak da boynumuzun borcudur.

Tarım kredisi takip hesabındaki çiftçilerimizden anaparasını peşin ödeyenlerin faizlerinin silinmesi bu kardeşlerimizi rahatlatacaktır. Tabii anapara ödemesini peşin yapmakta zorlananlar mutlaka olacaktır. Peşin parası olmayanların borçlarını herhangi bir gecikme ve temerrüt faizi uygulanmadan taksitle yapabilmelerine de imkân tanımak lazım. Bu konuda da mutabık mıyız Alpaslan Bey? Şahit oldunuz, duydunuz? Evet, gördüğünüz gibi konu çiftçilerimizin, üreticilerimizin, milletimizin meselesi olduğunda çözümler anında geliyor.

Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizi asırlara bedel eser ve hizmetlere kavuşturmuş bir hükümet olarak, Türkiye yüzyılının hazırlıklarını da dört bir koldan süratle yürütüyoruz.

Biliyorsunuz Türkiye yüzyılımızın başlıklarından biri de, üretimin yüzyılıdır. Konu üretim olduğunda, hele-hele toprağın bereketi olduğunda bizim için akan sular durur. Ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme üzerine inşa eden bir iktidar olarak, bir hükümet olarak bu beş temel esas üzerine Türkiye’mizi büyüteceğiz ve bu mücadelede çiftçilerimizden alacağımız destek hayati öneme sahiptir. Ne diyor gönül dostu:

“Gökte uçan huma kuşu

Ne bilir dalın kıymatın

Kargayı kondurman dala

Ne bilir gülün kıymatın

Çift sürüp ekin ekmeyen

Meydana sofra dökmeyen

Arının kahrın çekmeyen

Ne bilir balın kıymatın”

Biz, ülkenin ve milletin sahip olduğu değerleri, zenginliklerin, imkânların kıymetini bilmeyenleri asla muhatap almıyoruz. Çifti çubuğu, bağı bahçeyi, ekini hasadı, davarı malı bilmeyenlere dönüp bakmıyoruz, bizim onlarla işimiz yok. Oturdukları yerden esip gürleyerek avara kasnak gibi boşa dönüp duranları gülerek izlemekle yetiniyoruz. Zihninde vizyon, gönlünde eser ve hizmet, dilinde hayırlı söz olmayanların topunu bir araya getirseniz şuradaki buluşmamızın hasılasının yanına bile yaklaşamazlar.

Kardeşlerim,

Çalışmak için dertli olmak lazım dertli. Mücadele etmek için yaşamış olmak lazım yaşamış olmak. Üretmek için de ter dökmek lazım ter. Başarı kazanmak için tecrübe ve hazırlık lazım. Hepsinden önemlisi, tüm bunlar için sarsılmaz bir inanç, mangal gibi bir yürek, çelikten bir irade lazım.  Hamdolsun, biz üstadın değimiyle; akrebin kıskacında yoğrula yoğrula, Yunus gibi pişe pişe, Hacı Bektaş’tan aldığımız ilhamla bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte bugünlere geldik.

İnşallah Türkiye’yi 1990’ların güvensizlik ve istikrarsızlık ikliminden 2023 hedeflerine, Türkiye yüzyılı vizyonunu getirene kadar hangi badireleri atlattığımızın, hangi engelleri aştığımızın, hangi oyunları bozduğumuzun şahidi sizlersiniz. İnşallah Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bırakıp yeni yüzyılına gireceğimiz 2023’ü de güven ve istikrardan taviz vermeden geçirerek hep birlikte hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğimiz bir döneme gireceğiz.

Sizlerden ve tüm milletimden ricam şudur: Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizin asırlık eksiklerini nasıl tamamlamışsak, milletimizin asırlık hak ve özgürlük taleplerini nasıl karşılamışsak, Türkiye yüzyılının inşasını da aynı inanç ve azimle başlatalım istiyoruz. Çiftçi kardeşlerimizin bu kutlu yolda bugüne kadar hep olduğu gibi yine en güçlü şekilde yanımızda yer alacaklarına yürekten inanıyorum.

Bu duygularla, verdiğimiz müjdelerin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Sizlere bu imkânların sağlanmasında emeği geçen tüm kardeşlerimi tekrar tebrik ediyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.