“1 Milyon İstihdam Projesi” Kamuoyu Bilgilendirme Programı’nda Yaptıkları Konuşma

29.12.2022

Çok Değerli Misafirler,

Sevgili Gençler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne, milletin evine, bu gazi mekâna hoş geldiniz. Sizlerin de yakından şahit olduğu gibi günlük alışkanlıklarımızı da geliştirerek hızla gelişen teknoloji her geçen gün farklı bir yeniliği hayatımıza katıyor. Gerçekten de üniversitelerimizden şirketlerimize, kamu kurumlarımızdan sosyal hayata hemen her alanda teknolojinin çok ciddi yansımaları var. Özellikle bilgi teknolojileri alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler vatandaşımızın da birçok alanda işini fevkalade kolaylaştırdı. Ülke ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için biz de teknolojideki gelişmeleri yakından takip ediyor, bu doğrultuda yürütülen çalışmaları destekliyoruz.

Teknolojinin gelişmesi, sadece ülkemizde değil, dünyada da büyük çapta nitelikli iş gücü ihtiyacı ortaya çıkardı. Özellikle ileri teknolojiye dayalı ürünlerin programlanması ve katma değeri yüksek yazılımların geliştirilmesi projelerinde iyi yetişmiş çok sayıda çalışana ihtiyaç duyuluyor. Elbette okullarımızda ve üniversitelerde bu alanda eğitim alan mezunlarımızın sayısını artırmaya gayret ediyoruz. Hızla değişen teknolojinin yakın gelecekte günümüzde var olan birçok mesleğin yerine yenilerini ikame edeceğinin farkındayız. Ortaya çıkacak yeni mesleklere ve becerilere dair talebi hızla karşılamak için mevcut mekanizmalar dışında araçları da devreye alıyoruz.

Araştırma-geliştirme merkezlerimizle, teknoparklarımızla, kuluçka merkezi desteklerimizle, tersine beyin göçü teşviklerimizle önemli bir yere geldik. Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi’yle 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişimini kurma kararlılığımızı geçtiğimiz aylarda ilan ettik. Destekleyeceğimiz geleceğin mesleği sayısını 25’ten 100’e çıkardık. İş başı eğitim programlarının süresini 6 aydan 9 aya yükselttik. Bunlarla kalmıyor, bilişim başta olmak üzere çeşitli alanlarda istihdamı artıracak yeni projeler, yeni programlar hayata geçiriyoruz. Zira 5 önemli unsur kalkınmamızın temelini teşkil ediyor. Bunlar; yatırım, istihdam,  üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme.

Nitelikli iş gücünü artırma gayesiyle 2020 yılında başlattığımız 1 milyon yazılımcı istihdamı projemiz, işte bu anlayışla ortaya çıktı. Ücretsiz sunulan ve herhangi bir şart aranmayan proje portalına kayıt yaptıran vatandaşlarımız 33 iş kolundan birini seçerek sistemdeki 1800 saati bulan 216 eğitime dahil olabiliyor. Başlangıcından bugüne hedefi de aşarak 1 milyon 096 bin 566 kişi bu program üzerinden eğitimlerini tamamladı. Gördüğü ilgi sebebiyle projemizi devam ettirme, önümüzdeki yıl sistemdeki eğitim sayısını iki katına çıkarma kararı aldık.

Değerli Misafirler,

Hazine ve Maliye Bakanlığımız bünyesinde başlattığımız 1 milyon yazılımcı istihdamı projesinin kendi alanlarındaki bölümlerine 5 ayrı bakanlığımız da destek veriyor. Milli Eğitim Bakanlığımız projedeki adayların ölçme ve değerlendirme sürecini yürütüyor. Bugüne kadar 20 bine yakın gencimizin ölçme-değerlendirme sonuçları işverenlerle paylaşıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız projedeki eğitim içeriklerinin geliştirilmesine katkı yapıyor. Teknolojinin durduğunuzda geri kaldığınız bir alan olduğunu asla unutmadan eğitim programlarımızı sürekli yeniliyoruz.

Gençlik ve Spor Bakanlığımız, proje çalışmalarının gençlik merkezlerimizde yaygınlaşmasını temin ediyor. Ülkemizin 81 iline yayılan bu merkezlerimiz, gençlerimize istihdam alanında da rehberlik etmeye başladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, gençlerin proje kapsamında hazırlanan eğitimlerden daha etkin şekilde yararlanabilmesine imkân sağlıyor.

Kurumlarımızın sahip olduğu teknoloji gücünü gençlerimizi geleceğe hazırlamak için harekete geçiriyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile Mesleki Yeterlilik Kurumumuz da proje kapsamındaki iş kollarında kendini geliştiren gençlerin mesleki belgelendirme süreçlerinde yer alıyor. Böylece verilen emeklerin ve kazanılan becerilerin belgelenmesini temin ediyoruz.

Proje kapsamında Türkiye’de bir ilk olarak hazırlanan Kariyer Rehberinde emeği olan sektör uzmanları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcisi şirketlerimiz de aramızda. Bakanlıklarımıza ilaveten özel sektörümüzü temsilen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz de projemize paydaş olarak katılmıştır. Birliğimiz, yardımcı ve yazılımcı istihdamı sağlayacak sektörlerden işverenlerin projede kayıtlı gençlerimizle buluşturulmasına aracılık ediyor.

Bugüne kadar bankacılık ve finans, telekomünikasyon ve elektronik ticaret başta olmak üzere birçok sektörden Türkiye’nin önde gelen şirketleriyle iş birliğine gidildi. Türkiye’nin en büyük şirketlerinin de aralarında olduğu 237 şirketimiz tarafından açılan 500’den fazla iş ilanına 10 binden fazla gencimiz başvuru yaptı. Özel ve kamu bankalarıyla yapılan çevrimiçi işe alım yarışmalarında başarılı olanlar hemen görevlerine başladı.

Ülkemizin en çok genç nüfusuna sahip şehri Şanlıurfa’da düzenlenen İstihdam Garantili Eğitim Programı da başarıyla sonuçlandı.

Bir önceki Hazine ve Maliye Bakanımız döneminde başlanan 1 Milyon Yazılımcı İstihdamı Programımıza destek veren bakanlıklarımıza, özel sektörümüze, akademisyenlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, tüm katılımcılara tekrar teşekkür ediyorum.

Değerli Misafirler,

Dün yine burada gerçekleştirdiğimiz TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde de vurguladığım gibi, teknoloji alanında yapacağımız tüm atılımların temelinde bilim vardır. Bilimin kaleleri olarak gördüğümüz üniversitelerimizin rektörlerine bilim ve teknoloji odaklı olmayan eğitim sisteminin çağı yakalamayacağını ve bizi hedeflerimize ulaştıramayacağını tekrar hatırlatmak istiyorum. Şurası çok önemli: 76 üniversiteyle biz Türkiye’de hükümeti devraldık, ama şu anda 208 üniversitemiz var. Bu ne demek biliyor musunuz? Daha önce her ilimizde üniversite yoktu, ama şimdi 81 vilayetimizin 81’inde de üniversitemiz var. Bu aynı zamanda şu demek: Yani benim Muşlu, Iğdırlı evladım üniversiteye gireceği zaman İstanbul’a gelebilirse İstanbul’a gelecek, Ankara’ya gelebilirse gelecek, böyle bir şansı yakalama gayreti içindeydi. Ama şimdi durum böyle değil. Şimdi benim profesörüm, benim doçentim, doktorum nereye gidiyor? Iğdır’a gidiyor, Muş’a gidiyor, Hakkâri’ye gidiyor. Dolayısıyla, gencimizi bulunduğu, doğduğu, büyüdüğü ilde üniversitesiyle bir arada yetişmesine yardımcı oluyor; nereden nereye. Bu, “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsen, ya nice okumaktır.” İşte biz kendini ilinde yavrularımıza tahsil edebileceği okullarını hazırlamak suretiyle hamdolsun bugünlere geldik. Medeni olmak, medeniyet bu. Ve ilmi Anadolu’ya tüm annelerimizin, babalarımızın yavrularına yaygınlaştırmayı hamdolsun biz gerçekleştirdik.

Teknoloji alanındaki girişimlerin ülkemizin ekonomik büyümesindeki önemini son yıllarda milyar dolarlık değerlemeye ulaşan bilişim şirketlerimize bakarak daha iyi görebiliriz. Gençlerimizin belki bir iş, ürün veya oyun fikriyle kurdukları girişimler vasıtasıyla girdikleri yolda elde ettikleri başarılarla bizler de gurur duyuyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde çok daha fazla sayıda bu tür başarı örneklerini ülkemize birlikte kazandıracağız.

Bilişim sektörünün bir diğer özelliği de, mekândan bağımsız çalışmaya imkân sağlamasıdır. Bugün yararlandığımız pek çok teknolojik hizmetin bize ülkenin veya dünyanın neresinden sağlandığını bilemiyoruz.

Ürünlerin ve hizmetlerin geliştirilmesinde de benzer bir süreç yaşanıyor. Eskiden tarih kitapları insanların göçebeliğini yazardı, şimdi hizmetlerin göçebeliğini konuşuyoruz. Dijital göçebeliğin yaygınlaşması, özellikle gelişmekte olan illerimizdeki gençlerimizin katma değeri yüksek bilgi teknolojileri alanında istihdamını kolaylaştırıyor. Biz de fırsatı değerlendirmek için yeni projeler geliştiriyor ve uygulamaya geçiriyoruz. Esasen bilgi teknolojilerinin hızlı gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan nitelikli personel ihtiyacını çeşitli alanlarda somut olarak görmeye başladık. Mesela, yerli otomobilimiz TOGG, üreticileri tarafından bir mobil cihaz olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla bu sınıftaki araçların veya cihazların üretimi yanında, bakımı ve idamesi için de daha çok nitelikli teknoloji personeline ihtiyaç olacak. Giderek yaygınlaşan akıllı ev ve bina sistemleri gibi gelişmeler, artan sayıda nitelikli personel ihtiyacı ortaya çıkartıyor. Benzer örneklerin çoğalmasıyla bilgi teknolojileri alanındaki pozisyonlar artık bugünün ve geleceğin mesleği olarak tarif ediliyor, tanımlanıyor. Bu bakımdan yazılımcı istihdamı projemizle Türkiye’nin dijital dönüşümüne de katkı sağlıyoruz. Temel eğitim grubundaki çocuklarımız ve ebeveynleri için hazırlanan eğitimlere gösterilen yüksek ilgiyi de doğrusu ben buna bağlıyorum. Projemizde 7 yaşından başlayıp 70 yaş üstüne kadar çıkan kullanıcı çeşitliliği, milletimizin topyekûn teknolojik gelişmeleri sahiplendiğini gösteriyor. Güvenli internet kullanımı öğrenmek için sisteme dahil olan 73 yaşındaki Mehmet Bey de, dijital ebeveynlik eğitimi alan 51 yaşındaki Ayşe Hanım da bu sürecin birer parçasıdır. Aynı şekilde 7 yaşındaki Poyraz’dan, 8 yaşındaki Abdullah’a, 9 yaşındaki Alya’ya kadar on binlerce çocuğumuz aldıkları eğitimle kodlama, yapay zekâ, siber güvenlik konularına şimdiden hâkim oldular. Benim torunum bile evde, 2 yaşında-3 yaşında, aman ya Rabbim, bizi solladı gidiyor. İşte bu projeyle dijital alana giriş yapan evlatlarımızın ileride neler başarabileceklerini şimdiden hayal edebiliyoruz.

Diğer yandan, kamunun bilişim altyapısına verdiği önemin en güzel sonuçlarını elektronik devlet uygulamalarıyla alıyoruz. Bu altyapıları kuran ve idamesini sağlayan kurumlarımızın bilişim personeli ihtiyacı da hızla artıyor. Benzer gelişmelere özel sektör şirketlerimizde de şahit oluyoruz. Biz de kendimizi bu geleceğe göre hazırlamaya başladık. Türkiye yüzyılı vizyonumuzun en önemli başlıklarının bilim, iletişim, dijital, verimlilik olduğunu sizlere hatırlatmak isterim. Gençlerimiz de günümüz yazılım teknolojilerinin temelini oluşturan algoritmanın mucidi Harezmi’nin, robot teknolojisinin mucidi Cezeri’nin mirasını yaşatacak azmi ve iradeyi ben sizlerde görüyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümeyi esas alan bir yönetim olarak bu alanların her birindeki gelişmelerden ziyadesiyle memnuniyet ve heyecan duyuyoruz.

İstihdamda 31 milyonu geçerek tarihimizin en büyük rakamına ulaşmış olmak, en büyük sevinç kaynağımızdır. Sadece son 1 yılda 1,5 milyona yakın istihdam sağlamış olmamız, uyguladığımız programın gücüne ve isabetine işaret ediyor. Küresel gelişme ve büyümenin teknoloji ağırlıklı bir istikamete kayması, bizi dijital dönüşüm ve bilgi teknolojileri alanına daha çok eğilmeye yöneltti. Kurumsal yapılardaki ve iş yapma biçimlerindeki değişimi hızla ülkemize uyarlayacak çalışmalar yürütüyoruz. Hiç şüphesiz, bu süreçteki en önemli avantajımız, beşeri sermaye gücümüzün zenginliğidir, yani sizlersiniz. Geçtiğimiz 20 yılda altyapımıza yaptığımız büyük yatırımı yetişmiş insan potansiyelimizle taçlandırarak Türkiye yüzyılına güçlü bir giriş yapmayı hedefliyoruz. Çevrenin korunmasından küresel krizlere karşı dirençli bir siyasi ve ekonomik yapı inşasına kadar attığımız her adımda bu hedefi gözetiyoruz.

Dünyanın kalanına göre geleceğimize güvenle bakmak için pek çok sebebimiz bulunuyor. Elbette hâlâ çözmemiz gereken sıkıntılarımız da var, ama bunların hiçbiri önümüzdeki fırsatları ve imkânları en iyi şekilde değerlendirmemize mani değildir. Hayata geçirdiğimiz her atılım gibi, yazılımcı istihdamı projesini de bu doğrultuda atılmış bir adım olarak görüyoruz.

Şimdi sizlerle milletimizin bu alandaki heyecanını ve gayretini desteklemek için hazırladığımız bazı müjdelerimizi paylaşmak istiyorum.

Birinci müjdemiz; Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında açıkladığımız 200 milyar liralık desteğin 4 milyar liralık kısmını teknoloji destek paketi olarak ayırdık. Bu paketle teknoloji odaklı yazılım, blok zinciri, yapay zekâ, akıllı şehir gibi alanlarda KOBİ ölçeğine sahip teknoloji firmalarımızı destekleyeceğiz.

İkinci müjdemiz; 1 milyar lira kefalet limitini haiz dijital dönüşümü destekleme paketiyle KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerini tamamlamalarını hedefliyoruz. Bu çerçevede KOBİ’lerimize personel desteği, internet altyapısı kurulumu ve kiralanmasına ilişkin giderler, donanım desteği ve yazılım lisansı giderleri gibi alanlarda destek vereceğiz.

Üçüncü müjdemiz; veri merkezi sektörümüzü geliştirmek, uluslararası veri merkezi ve bulut işletmecilerini ülkemize çekmek amacıyla mali teşvikler yanında mevzuat çalışması da yapıyoruz.

Dördüncü müjdemiz; araştırma-geliştirme merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan bilişim personeline yüzde 100 uzaktan çalışma desteği sağlayacağız.

Demek ki isabetli işler yapıyoruz.

Beşinci müjdemiz; kamuda görev yapan bilişim personelinin sayısında 2023’te çok ciddi oranda artırıma gideceğiz.

Bitmedi, altıncı müjdemiz; kamu bankalarımız vasıtasıyla bilişim alanındaki girişimlere özel 6 ay geri ödemesiz yeni bir girişimci kredisi vereceğiz.

Yedinci müjdemiz; imalat ve bilişim sektörlerinde ilave istihdam yapan iş yerlerine verilen aylık 10 bin liraya kadar sigorta prim desteğini de 2023 sonuna kadar uzatacağız.

Tüm bu müjdelerin ülkemize, milletimize, özellikle de bilişim alanında kendini yetiştiren gençlerimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. 1 Milyon Yazılımcı İstihdamı Programı’nı, Türkiye yüzyılını gençlerimizle yazdığımız dönemin bir adımı haline getirmeyi sürdüreceğiz.

Bu duygularla bir kez daha programımızın ülkemize hayırlı olmasını diliyor, gençlerimiz başta olmak üzere eğitimlerini tamamlayan herkesi tebrik ediyorum. Programın hazırlanmasında ve uygulanmasında emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.