Erzurum Gençlik Buluşması’nda Yaptıkları Konuşma

24.12.2022

Sevgili Erzurumlular,

Sevgili Genç Kardeşlerim,

Kıymetli Dava Arkadaşlarım,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Pazar’a kadar değil ha… Tamam.  Sevgi neydi? Maşallah. “Böyle sevmeden anlamazlar, görünce durmuyor oy…” Tamam, anlaştık.

Buradan Dadaşlar diyarı Erzurum’un, gönlü şark rüzgârları gibi serin, Palandöken gibi başı yücelerde asil, aklı, izanı, ilmi İbrahim Hakkı Hazretleri gibi derin, Abdurrahman Gazi gibi vakur, Nene Hatun gibi yürekli, Alvarlı Efe gibi hikmetli, Habib Baba gibi ferasetli gençlerini kutluyorum, selamlıyorum.

Sizlerin vasıtasıyla Türkiye için hayal kuran ve bu hayallerinin peşinden giden tüm gençlerimize selam ve sevgilerimi gönderiyorum. 1,5 yıl aradan sonra Erzurum’da bulunmaktan, Erzurumlu genç kardeşlerimle kucaklaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle bir kez daha az önce açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.

Aşkınız, sevdanız, ahde vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Siz var ya siz; dosta güven, düşmana korku salan bu muhabbettiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum.  

Ben de sizlere aşığım.

Seni ele sevirem ki…

Bugün resmi rakamları aldım, dediler 100 bin. Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. İnşallah asıl gurur paylaşımını ne zaman yapacağız? Seçimin akşamı yapacağız.

Gençler;

Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Rabbim ezelden ebede giden kardeşliğimizi kaim eylesin. Ya sizlerin şu heyecanını görüp de duygulanmamak mümkün mü?  Bir de diyorlar ki; AK Parti’de gençlik yok. Sizlerin şu dinamizmine şahit olup da gururlanmamak mümkün mü? Rabbim bana sizler gibi yol ve dava arkadaşları verdiği için bir kez daha hamd ediyorum.

Gençlerimizle vakit geçirmenin, sizlerle hasbihal etmenin benim için her zaman yeri ayrı oldu. 40 seneyi aşan siyasi hayatım boyunca hep gençlerle birlikte yol yürüdüm. İlk günden beri sizlerin yol ve dava arkadaşlığını daima baş üstünde tuttum. Ülkemizin zihni açık, ufku geniş pırıl pırıl gençleriyle daima iftihar ettim.

Türkiye’yi karış-karış dolaşırken özellikle gençlerimizle bir araya gelmeye önem veriyorum. Biliyorsunuz geçen hafta Mardin’deydik. Mardin’de tıpkı buradaki gibi gençlerimizin coşkusuna ortak olduk. Öncesinde Diyarbakır’da, Konya’da, Samsun’da, Şanlıurfa’da, Gaziantep’te ve daha nice ilimizde gençlerimizle aynen böyle sohbetler yaptık.

Birileri gençlere sürekli karamsarlık, umutsuzluk aşılarken biz hiç ayrım yapmaksızın tüm gençlere burada olduğu gibi umut olduk, umut. Gençlerimizin duyguları üzerinden siyasi saltanatlarını devam ettirmeye çalışanlara inat biz her alanda gençlerimizin önünü açtık. Muhalefet toplanıp dağılmaktan başka hiçbir icraat yapmazken, biz ülkemizin dört bir yanındaki gençlerimize kulak verdik. Birileri FETÖ’cülerle benzin istasyonlarında hamburger yemek için 10 bin kilometre uzağa giderken, biz ne güne ya cağ kebabını yedik. Biz gittiğimiz şehirlerde kardeşlerimiz sofralarına misafir olduk. Sadece bu yıl içerisinde gençlerimizle 30’un üzerinde buluşma, toplantı, festival gibi etkinlik gerçekleştirdik. Bu toplantılarımızda gençlerimizle beraber sohbetler ettik. Yürek tellerimizi titreten türküler söylerken kâh eğlendik, kâh hüzünlendik. Şairlerimizin duygu, aşk ve hikmet dolu şiirlerini birlikte terennüm ettik. Gençlerimizin Türkiye’ye dair hayallerini, gelecekle ilgili umutlarını kendi ağızlarından bizzat dinleme fırsatı bulduk.

Bu programların istisnasız hepsinde gördüğümüz manzara şudur: Türkiye’nin alfabedeki 1-2 harfe hapsedilemeyecek kadar özgün bir gençliği var. Türkiye’nin diğer ülkelerindeki yaşıtlarına taş çıkartacak kadar azimli, çalışkan, üretken, muazzam bir gençliği var. Türkiye’nin ülkemizle birlikte dünyayı da yakından takip eden ufku geniş bir gençliği var. Türkiye’nin Batıyı kuru kuruya taklit yerine tarihinden, kültüründen, medeniyet değerlerinden beslenen özgüven sahibi bir gençliği var. Tüm bunların ötesinde Türkiye’nin merhum üstadın ifadesiyle… “Bir Şarkısın Sen” Türkiye’nin merhum üstadın ifadesiyle, kim var diye seslenilince sağına-soluna bakmadan fert-fert ben varım cevabını veren gençlik burada. Öyle bu gençliği her yerde bulamazsınız, bu gençlik farklı.

İşte sizlere baktıkça tüm bu özelliklere ve çok daha fazlasına sahip karşımda bir gençlik görüyorum. Karşımda Türkiye ile birlikte gönül coğrafyamızdaki yüz milyonların da umudu olan TEKNOFEST gençliğini görüyorum. Rabbim bu gençliği korusun, kollasın, ayağına taş değdirmesin diyorum.

Sevgili Gençler,

Sizler bizim aydınlık ve müreffeh yarınlarımızın teminatısınız. Türkiye’yi 2053 vizyonuyla buluşturacak, ardından 2071 yeni nesillerin avuçlarına emanet edecek olan kuşaklar sizlersiniz. Bugün bu salonda sadece yarınların siyasetçileri, bürokratları, iş adamları, bilim insanları yok. Bugün bu salonda adım adım Türkiye yüzyılını inşa edecek mimarlar da var.

Gençler, şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın: Bizim 20 sene boyunca yürüttüğümüz mücadeleye siz sahip çıkacaksınız. Yıllardır şeref payesi olarak gururla taşıdığımız millete hizmet bayrağını sizler devralacak, inşallah sizler yükselteceksiniz.

Son 20 yılda ne yaptıysak Türkiye’yi bugünlere hazırlamak için yaptık. Önce ülkemiz ve milletimiz için hayal kurduk, sonra bu hayalleri hedefler hâline getirdik, ardından da hedeflerimizi tek-tek gerçeğe dönüştürdük. Böyle gelmiş böyle gider diyenlerden, sorunların büyüklüğü karşısında yılgınlığa kapılanlardan asla olmadık.

Gençler; unutmayın, “İman varsa imkân da vardır” inancıyla ülkemizin potansiyelini en üst düzeyde değerlendirmeye çalıştık. Eğitimde, sağlıkta, teknolojide, ulaşımda, istihdamda, yükseköğrenimde, bizden önce yapılanları 5’e, 10’a, 15’e katlayan işlere imza attık.

Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselterek, 81 vilayetimizin tamamına üniversite açarak yükseköğretimi bir ayrıcalık olmaktan çıkardık. Artık benim Iğdır’daki gencim üniversite okumak için İstanbul’a gitmiyor, ya? İstanbul’daki öğretim üyesi Iğdır’a geliyor, orada ona eğitim-öğretimi yaptırıyor. Bu kapsamda şehrimize ikinci bir devlet üniversitesi olarak Erzurum Teknik Üniversitesi’ni kazandırdık.

Gençlik merkezi sayımızı 9’dan 432, toplam spor tesisi sayımızı 1.575’ten 4.290 seviyesine getirdik. Yükseköğrenim yurt-yatak kapasitemizi ise, 182 binden 850 bine ulaştırdık.

Bay Kemal ne diyor? Anladım, anladım… Bir senede bütün yurt sorunlarını çözermiş. Ya senin bu kadar, şu anda 10 tane-11 tane büyükşehrin var, oralarda kaç tane acaba yurt yaptınız? Şu anda sadece Erzurum’da 19.014 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları yaptık. Ayrıca lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde öğrenim gören gençlerimizin burs ve kredi imkânlarını genişlettik.

Buradan sesleniyorum Bay Kemal, altılı masa; göreve geldiğimizde burs neydi? 45 liracıktı. Şimdi 45 liradan aldık, yılbaşından itibaren lisans öğrencileri için 1.250 lira, yüksek lisans öğrencileri için 2.500 lira, doktora öğrencileri için 3.750 liraya çıkarttık. Gençler; asgari ücret ne oldu? 8.506 oldu. Temmuz ayında hayata geçirdiğimiz düzenlemeyle toplam 3,3 milyon öğrencimizi 27 milyar liralık bir maddi külfetten kurtardık. Çok daha önemlisi, hatırlayın, biz geldiğimizde öğrencilerin harç denilen sıkıntıları var mıydı? Sildik mi? Bir kalemde sildik, bitirdik o işi.

Ve yurtlarımızda kalan öğrencilerimize yaptığımız beslenme yardımını 1.800 liraya yükselttik. Bunun yanında, 2022-2023 döneminde yurt ücretlerine zam yapmayarak, öğrencilerimizin geçen yılki fiyatla buralarda barınabilmelerini sağladık.

Gençlerimiz için yurtlarda ücretsiz internetten seyahat imkânlarına, hibe desteklerinden staj programlarına kadar tarihi nitelikte pek çok adım attık. Hamdolsun, gençlerimizin de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirerek, kendilerine olan güvenimizi boşa çıkarmadıklarını gördük. İnşallah bundan sonra da sizin için çalışmaya, size hayallerinizi gerçeğe dönüştürebileceğiniz daha iyi imkanlar sunmaya devam edeceğiz.

Sevgili Gençler,

Bir hafta sonra içinde bulunduğumuz yıla veda edecek, yeni umutlar, yeni heyecanlarla inşallah 2023’ü karşılayacağız. Tabii 2023 sıradan bir yıl olmanın ötesinde tarihimizde pek çok dönüm noktasını içinde barındıran bir sembol. Gelecek sene Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yıl Dönümünün sevincini 85 milyon olarak hep birlikte yaşayacağız. Tabii bir şeyi daha söylemek zorundayım, artık nüfusumuz da 85 milyon olmayacak ha, 86, oraya çıkacağız. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılını millet varlığımızla açısından taşıdığı öneme uygun şekilde idrak etmek için canla, başla çalışıyoruz. Bu amaçla, 2023 Türkiye yüzyılı vizyonumuzun başlangıç noktası haline getirmek istiyoruz. Türkiye yüzyılını muhalefet gibi kuru gürültüyle, içi boş sloganlarla, kimsenin itibar etmediği uyduruk iddialarla değil, özellikle siz gençlerimize ufuk kazandıracak projelerle ete kemiğe büründürmeyi hedefliyoruz.

Şimdi Türkiye’nin ilk yerli ve milli otomobili TOGG’u sizlerin de heyecanla beklediğini biliyorum. Türk sanayisinin gurur vesilesi olan TOGG’un üretimi şu anda devam ediyor, inşallah birkaç ay sonra TOGG’un Oltu siyahını yollarımızda görmeye başlayacağız. Ayrıca, ülkemizde donanmasının şimdiye kadar gördüğü en büyük askeri gemisi olacak Anadolu’yu yine gelecek sene kullanıma sunuyoruz. Yine gelecek yıl muharip insansız savaş uçağımız Kızılelma’nın seri üretimi başlıyor, milli muharip uçağımızı da hangardan çıkartıyoruz. Tasarımı, üretim, montaj, yazılım ve testleri tamamen yerli imkânlarla geliştirilen İmece uydumuzu ve TÜRKSAT 6A’yı uzaya fırlatıyoruz. Böylece uzaydaki toplam uydu sayımızı 10’a çıkarmış olacağız. Karadeniz’de keşfettiğimiz 540 milyar metreküplük doğal gazı da 2023’ün ilk çeyreğinde evlerimizde kullanacağız. Bunların yanı sıra daha pek çok müjdeyi 2023 senesinde milletimizle paylaşacağız.

Amerika’yla görüntülü konuşmayı ileri teknoloji sanan cahiller başta olmak üzere, Türkiye’yi küçümseyenlere, milletimizi hafife alanlara ülkemizin son 20 yılda nereden nereye geldiğini bir kez daha göstereceğiz. Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağından istifade etmek yerine, yabancı ekonomi komiserlerinden medet umanlara, bu ülkenin gerçek potansiyelini ispat edeceğiz. İnşallah bunu da son 20 yıldır olduğu gibi yine siz gençlerle beraber yapacağız.

Şimdi gençler; peki sandıkları patlatmaya hazır mıyız? Öyleyse şu anda salonda yanımızda olmayan tüm genç kardeşlerimizi bu noktada harekete geçiriyor muyuz?

Önümüzdeki seçimler Cumhuriyetimizin 100. Yılı’nı layıkıyla idrak etme yanında Türkiye’nin kutlu yürüyüşünün kesintiye uğramaması bakımından da çok büyük önem taşıyor. Sandık önümüze geldiğinde yapacağımız tercih çok nettir. Ülkemiz ya sabah-akşam sürekli kavga eden, birbirlerinin kuyusunu kazan 6’lı masa denilen ucube yapının insafına kalacak ya da AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın güçlü, vizyoner, dirayetli liderliğinde emin adımlarla geleceğe yürüyecektir. Türkiye ya siyasi çekişmelerle en kıymetli yollarını heba ettiği o yıllar var ya, o kaybolan yıllar, 1990’ların kriz günlerine geri dönemeyiz ya da kovid-19 ve Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi krizleri başarıyla yöneten bir ülke olarak varlığını sürdürecek. Milletimiz ya ortaya proje namına hiçbir şey koyamayan vizyonsuzlara mahkum olacak ya da dünyanın gıptayla baktığı devasa projeleri hayata geçirmeye devam edecektir.

Önümüzdeki seçimlerde ülkemizi terörle mücadeleden dış politikaya, Türk dünyasıyla tüm ilişkilerden Filistin ve Kıbrıs davamıza kadar her alanda birbirine taban tabana zıt yol ayrımları bekliyor. Göreve geldiğimizde Türkiye’nin bir numaralı sorunu neydi? Terör. Şimdi terör kaldı mı? Cudi’yi çökerttik mi? Gabar’ı çökerttik mi? Tendürek’i çökerttik mi? Beslerderesi’ni çökerttik mi? Ne dedik? Biz onların inlerine gireceğiz dedik, girdik mi? Ama birileri de Suriye’nin kuzeyine gidip orada turist seyahat yapacaklarmış. Onlar terörle böyle mücadele ediyor, biz ise inlerine girerek ediyoruz, farkımız bu.

Şimdi son bir haftada yaşananlar bile önündeki ve arkasındakilerle birlikte 6’lı masanın organik değil, tamamen inorganik, yani naylon, tamamen proje mahsulü bir yapı olduğunu göstermiştir. Her türlü ayak oyunun çevrildiği, fitnenin, fesadın, entrikanın kol gezdiği bu garip birliktelikten ne ülkeye, ne millete, ne gençlerimize hiçbir hayır gelmeyeceği anlaşılmıştır. Şayet solukları yetip de o vakte kadar ayakta kalabilirlerse, 2023 seçimleri eski Türkiye bakiyesi bu arkaik ekibin siyaset sahnesinden silinmesine de vesile olacaktır. Bunun için hepimize, özellikle de siz gençlerimize çok önemli görevler düşüyor.

Biliyorsunuz 2023 seçimlerinde 6 milyondan fazla gencimiz ilk defa oy kullanacak, sandıktan kimin çıkacağının kararını en çok bu gençlerimiz verecek, tamam. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Öyleyse durmak yok… O kadar. Yani önümüzdeki seçimlerin kilidini şu veya bu parti değil, bizatihi sizler açacaksınız. Kullanacağınız oylar ile Türkiye’nin gelecek 5 yılıyla birlikte aynı zamanda 25 yılına da damga vuracaksınız. AK Partinin gençlerin partisi olduğunu sizler göstereceksiniz. Sizlerden bu hassasiyetle 2023 seçimlerine yaklaşmanızı bekliyorum.

Gençler,

Rehavete kapılmak yok, korkmak, çekinmek yok, yorulup geriye düşmek yok, inanacağız, çalışacağız, koşturacağız, sandıklara sahip çıkacağız, Allah’ın izniyle 2023 seçimlerinde yine çok büyük bir zafere hep birlikte imza atacağız. Şimdi malum bir kavlimiz var ya onu yenileyelim istiyorum, hazır mıyız? Erzurum; 2023 için kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? İlk oyum Erdoğan’a, ilk oyum AK Partiye, diyerek tüm arkadaşlarınızı sandığa götürmeye var mıyız?

Gençler;

Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa ediyor muyuz?  Sizin eseriniz olacak 2053 Türkiye’sini inşa etmeye hazır mısınız? Bir sonraki nesil için 2071 Türkiye’sinin temellerini şimdiden atmaya var mıyız?) Maşallah, barekallah. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum, Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diye dua ediyorum. Erzurum’da AK Parti sancağını dalgalandıran tüm gençlerimize teşekkür ediyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.