Mardin Toplu Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

17.12.2022

Sevgili Mardinliler,

Değerli Hanımefendiler,

Kıymetli Gençler,

Uzun bir aranın ardından bir kez daha sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, hasretle selamlıyorum. Elhamdülillah, bu ne coşku, havalimanından buraya gelene kadar cadde boyu Mardinli kardeşlerimle hakikaten çok farklı bir buluşmayı gerçekleştirdik.  Sordum, resmi rakam nedir dedim, dediler ki, 75 bin kişi meydanda, elhamdülillah. Bu bir sevginin, bu bir dayanışmanın, bu bir 2023’e yürüyüşün coşkulu adımıdır.

O güzel Mardin türküsünden ilhamla diyorum ki:

“Hasretinden dağlar çökse başıma,

Yine söz söyletmeme Mardin’e, aşkıma.

Çekilin başımdan Allah aşkına,

Ben sevdim Mardin’i,

Bundan kime ne?”

Evet, biz tarihin, kültürün, medeniyetlerin şehri Mardin’i de tüm insani zenginlikleriyle, özellikle Mardinli kardeşlerimi de Allah için seviyoruz.

Biliyorsunuz kardeşliğin şehri Mardin’i sahip olduğu güzelliklerden kopartmak için çok uğraştılar, her türlü fitneyi, her türlü fesadı, her türlü baskıyı, zulmü denediler, ama hamdolsun Mardin kim olduğunu asla unutmadı. Biz de Mardin’i hiçbir zaman unutmadık, hep kalbimizde yaşattık, hep bağrımıza bastık. Bununla kalmadık, şehrimize getirdiğimiz eserler ve hizmetlerle Mardin’i kalkındırdık, geliştirdik, büyüttük, güçlendirdik. Terör belasından kurtuldukça, potansiyelini harekete geçirdikçe Mardin’in de bu altyapının hakkını vermeye başladığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Tabi bu süreçte neler yaşadığımızı en iyi sizler biliyorsunuz.

“Yüz yerden yar yüz yerden,

Yaralıyam yüz yerden,

Sensiz canım sağ olmaz,

Tabip gelse yüz yerden.”

Evet, yüz yerden yaralı da olsak, Mardin’e hizmet etmekten, Mardin’e eser kazandırmaktan asla geri durmadık. Bugün sizlerle hasret gidermenin yanında Mardin’e kazandırdığımız toplam yatırım bedeli 8,5 milyar liraya, güncel bedel 17,5 milyar liraya ulaşan yüzlerce eser ve hizmetin resmi açılışını da yapıyoruz.

Eğitimde anasınıfından liseye kadar her seviyede yapımı tamamlanan okulları, spor salonlarını, pansiyonlarını, çevre düzenlemeleriyle resmen hizmete açıyoruz. Artuklu Üniversitemizin derslik binaları ve çevre düzenlemesi yatırımlarının açılışını da buradan gerçekleştiriyoruz.

Gençlik ve sporda mahallelerimize yaptığımız futbol sahalarının, yarı olimpik yüzme havuzunun, öğrenci yurtlarının, spor salonları ve sahamızın bakım-onarım çalışmalarının açılışını yapıyoruz.

Ulaştırma toplamda 1,5 milyar liralık yatırımla hayata geçirdiğimiz Midyat şehir geçişi ve bağlantı yolları ile Midyat-Nusaybin yolunu, Kızıltepe köprülü kavşağını, Derik şehir geçişi ve Kızıltepe yolunu, Mardin Devlet Hastanesi kavşağını, ayrıca şehir genelinde tamamlanan çok sayıda yol projesini bugün hizmete açıyoruz. Mardin-Savur yolunu da inşallah en kısa sürede yapıyoruz.

Devlet Su İşlerimiz tarafından 1 milyar 100 milyon liralık yatırımla tamamlanan Derik Ovası sulamasını da bugün resmen hizmete sunuyoruz. Bu projeyle 14 köyümüze yayılan 91 bin hektarın üzerindeki araziyi cazibeli kanal sayesinde herhangi bir enerji gideri olmadan suyun bereketiyle buluşturduk. Böylece suyla buluşan arazilerimiz yılda 2 defa ekilebilecek, 4 kat fazla zirai gelir sağlayabilecek ve 9 bin kişiye ilave istihdam oluşturacaktır.

Mardin ve ilçelerinde 1 milyar 108 milyon liralık yatırım tutarıyla ve güncel rakamla 3 milyarı aşkın bedelle hayata geçirilen yüzlerce enerji tesisinin açılışını da buradan yapıyoruz. Çeşitli kurumlarımıza ait hizmet binalarını, Diyanet İşleri Başkanlığımızca şehrimize kazandırılan camileri, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yaptığı kütüphaneyle kültür projelerini de buradan hizmete açıyoruz.

Ülkemizin dört bir yanında Mardin’de de olduğu petrol arama çalışmalarını hızlandırdık. Bugün 3 petrol kuyumuzun açılışını yapıyoruz. Mardin’imizdeki doğal gaz altyapısını genişlettik, Ömerli, Dargeçit, Midyat, Savur ve Mazıdağı ilçelerimize getirilen doğal gaz hatlarının açılışını buradan gerçekleştiriyoruz.

Mardin Büyükşehir Belediyemiz güncel bedeliyle 2 milyar liraya yakın bir yatırımla yüzlerce altyapı ve üstyapı projesini tamamladı. Aynı şeklide Artuklu, Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur, Yeşilli belediyelerimiz de kendi sorumluluk alanlarında çok sayıda projeyi bitirdi. Tüm bu belediye yatırımlarının resmi açılışını da buradan yapıyoruz.

Mardin Organize Sanayi Bölgemizde güncel tutarıyla yaklaşık 3 milyar lirayı bulan yatırımla faaliyete geçen 16 ayrı fabrikanın, şehrimizde açılan 3 ayrı otelin resmi açılışını da buradan gerçekleştiriyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın çeşitli birimlerinin destekleriyle faaliyete geçen çok sayıda işletme ve tesisi de buradan hizmete açıyoruz.

Tüm bu eser ve hizmetlerin Mardin’e, Mardinli kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında katkısı bulunan bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, belediyelerimizi, özel sektörümüzü, hayırseverlerimizi tebrik ediyorum.

Sadece bu kadar da değil, geçtiğimiz 20 yılda Mardin’i yaptığımız 48 milyar liralık kamu yatırımlarıyla her alanda destekledik, geliştirdik.

Eğitimde 5 bin 764 adet yeni derslik inşa ettik, Artuklu Üniversitesini kurduk. Gençlik ve sporda 4 bin 205 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık, 40 adet spor tesisi kazandırdık. Mardinli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplamda 8,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta toplamda 1124 yataklı 14 hastaneyle birlikte 36 sağlık tesisi inşa edip hizmetinize sunduk. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle toplam 8 bin 907 konutun inşasını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 690 konutun yapımı devam ediyor. Ayrıca, son kampanyamızla Mardin’de 2 bin 550 konut daha inşa edecek, vatandaşlarımıza 17 bin 500 altyapısı hazır müstakil ve müşterek arsa vereceğiz. Ulaştırmada Mardin’i kaç kilometreden aldık biliyor musunuz? 29 kilometreden devraldık ve bölünmüş yol uzunluğunu toplamda 272 kilometreye çıkardık. Karaman-Adana-Gaziantep hızlı tren projemizi inşallah Mardin’e kadar uzatıyoruz.

Şimdi Mardin Havalimanı’na 3 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası yaptık ve bugün gönlümden şöyle bir geçti: Mardin Havalimanının adını Mardin Aziz Sancar Havalimanı olarak değiştirelim, dedik. Kabul edenler… Kabul etmeyenler… İttifakla kabul edilmiştir. Mardin’in medarıiftiharı Nobel Ödüllü Profesör Doktor Aziz Sancar Hocamızın adı bundan sonra aynı zamanda Mardin’e girerken Mardin Havalimanı’nın gönderinde de görülecek, Mardin Profesör Doktor Aziz Sancar Havalimanı.

Tarım ve ormanda Dicle Nehri üzerindeki en büyük eser olan Ilısu Barajı ve hidroelektrik santralini devreye aldık. Devreye giren sulama tesisleriyle 123 bin dekar arazinin sulanmasını sağladık. Mardinli çiftçilerimize toplamda 3,2 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.

Sanayi ve teknolojide 2 yeni organize sanayi bölgesi ve bir endüstri bölgesi kurduk. İnşallah önümüzdeki dönemde Mardin’i çok daha büyük eserlerle buluşturmayı sürdüreceğiz.

Türkiye yüzyılını sizlerle birlikte inşa edecek, 2023 zaferinin ardından ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına birlikte yükselteceğiz, buna var mıyız? Buna hazır mıyız? 2023’te sandıklardan da gümbür-gümbür geliyor muyuz? Ben size inanıyorum, size güveniyorum.

Kardeşlerim,

Türkiye’nin de, Mardin’in de bugünlere nasıl geldiğinin en yakın şahidi sizlersiniz. Yıllarca bu şehir terör örgütünün üzerine topladığı kara bulutları dağıtmak için ne mücadeleler verdi, bu uğurda nice yıllar yitirdik, nice acılar yaşadık, nice yıkımlara maruz kaldık, nice bedeller ödedik. Hatırlayın, daha 7 yıl önce çukur eylemleriyle Mardin’in ilçelerini yakıp yıktılar, öyle mi? Mardin’e bu yıkımı yaşatanların derdi asla sizler değildiniz. Türkiye’yi çukura itmek için masum insanları kalkan yapanların derdi asla bu ülke de değildi, bu millet de değildi.

Değerli Kardeşlerim,

Onlar yıktı, biz yeniden daha iyisiyle yaptık. Benim Kürt kardeşlerime çok çektirdiler, hem Kürt’üz dediler, hem Kürt kardeşlerimi vurdular, çukurlara gömdüler. Arap’ıyla, Kürt’üyle, maalesef Ezidi’siyle, Yezidi’siyle bütün mabetlere varıncaya kadar yıktılar. Terör örgütünün Nusaybin’de, Dargeçit’te, Derik’te tahrip ettiği caddeleri, sokakları, binaları yeni baştan biz inşa ettik. Derik’te kaymakamımızı bunlar şehit etti, günahı neydi? Sadece Derik’e hizmet etmekti. Terör örgütünün kaynaklarını yağmaladığı belediyelerimizi yeniden sizlere hizmet edecek hale biz getirdik. Ağızlarından özgürlüğü düşürmeyenlerin Kürt’üyle, Arap’ıyla, Türk’üyle sizleri esir etmesinin önüne biz geçtik. Lafa gelince kardeşlikten dem vuranların, Müslümanıyla, Süryani’siyle, Ezidi’siyle sizleri birbirine düşürme planını biz bozduk.

İşte sınırlarımızın hemen ötesinde yaşananları takip ediyorsunuz. Geleceklerini bu milletin, bu coğrafyanın, sizlerin binlerce yıllık kardeşliğinde değil, binlerce kilometre öteden aldıkları emirlerde arayanların nasıl bir felakete yol açtıklarını görüyorsunuz.

Bu topraklarda yaşayan insanların kanları üzerinde kendilerine saltanat düzeni kurma peşinde olanların sergiledikleri kepazeliklerin her gün bir yenisi ortaya saçılıyor. İşte plan bütçe müzakereleri bitti, Cumhur İttifakı 325 oyla muhalefeti duman etti.

Bu milletin evlatlarının canlarına göz dikerken kendi evlatlarını güven ve şatafat içinde yaşatanların mide bulandırıcı riyakarlıklarını anlatmaya gerek bile duymuyorum. Aslında bunlara en güzel cevabı evlatlarını terör örgütünün pençesinden kurtarmak isteyen Diyarbakır anneleri verdi. Bay Kemal, 6 yaşındaki çocuğu konuşuyorsun, bizim ciğerimiz yanıyor, o bir felaket, ayrı bir konu. 10 yaşında, 11 yaşında, 12 yaşında, 13-14 yaşında Kandil’e kaçırılan o yavrular için bugüne kadar bir kelime ettin mi? O terör örgütlerinin taciz ettiği o yavrularla ilgili ya bir cümle kullandın mı? Diyarbakır annelerini bir ziyaret ettin mi? Onlarla bir helalleştin mi? Ah cambaz ah, ne diyor? Helalleşmeye geldim. Nereye? Eğer halleşmeye gideceksen Diyarbakır’a git Diyarbakır’a, oradaki annelerle helalleş. Ama sen kiminle dirsek temasındasın? HADEP’le. HADEP ne iş yapıyor? Kandil’le beraber iş tutuyor. Kandil’e karşı senin ciğerin yok ciğerin, bir laf edemezsin. Azimle, inançla, dirayetle yürüttükleri mücadeleyle evlatlarını birer birer terör örgütünden kurtaran Diyarbakır annelerini ben Mardin’in bu muhteşem meydanından şu anda selamlıyorum. Karşıma bir tane evet muhteşem bir tablo koymuşlar; “üzümümüz şeridir, 6’lı masa fitnedir. Reis, sen dik dur, Mardin halkı seninledir.” Doğru mu? Hazır mıyız? Ben de Mardin’le beraberim.

Yapacağımız çok şey var, inşallah çekinmeden, usanmadan Mardin çok daha muhteşem olacak. Mardin’deki annelerin de bir an önce evlatlarına kavuşmalarını diliyorum.

Terör örgütünü sınırlarımız içinde bitirdikçe ve sınırlarımızdan uzaklaştırdıkça artık anneler evlatlarının acı haberini değil, sadece okulundan, düğününden, iş yerinden gelecek güzel haberleri bekleyecek. Eli silahlı teröristlerin tepisini nasıl ezdiysek, bunların siyasetçi görünümlü uzantılarının da nefeslerini, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri genişleterek, sizlerle gönül bağımızı güçlendirerek keseceğiz.

Türkiye yüzyılı, aynı zamanda Mardin’den başlayarak bu bölgemizde eserle, hizmetle, yatırımla, güvenlikle, refahla yükselecek umudun, sevincin, heyecanın da yüzyılı olacaktır.

Hep birlikte ülkemize dört elle sarılarak ortak geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Bunun için, demokrasimizin eksikleri varsa onları tamamlayacağız. Bunun için, eser ve hizmet altyapımızın eksikleri varsa onları gidereceğiz. Bunun için, kardeşliğimizi güçlendirmenin önünde engeller varsa onları kaldıracağız. Bunun için, coğrafyamızdaki bin yıllık dayanışmamızı tahkim edecek, aramıza kimseyi sokmadan işimize bakacağız.

Biz işte bunun için ne diyoruz, hazır mısınız?

Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet diyoruz…

Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız… Sağ olun, var olun.

İşte bunun için 2023 hedeflerimize sıkı sıkıya sarılıyoruz, Türkiye yüzyılıyla vizyonumuzu genişletiyoruz. Her küresel krizle birlikte dünyadaki siyasi ve ekonomik dengeler biraz daha yerinden oynarken, Türkiye parlayan yıldızıyla gücüne güç katıyor. İşte dün Trakya’da yeraltı doğal gaz terminalinin nesini yaptık, açılışını. Ne kadar? 4 milyar 600 milyon metreküp. Onlar sağda-solda dedikodu yapıyor, biz ise iş yapıyoruz iş. Daha düne kadar bize dudak bükerek bakanlar, bugün pek çok konuda desteğimize ihtiyaç duyuyor. Ülkemize 20 yılda kazandırdığımız asırlık eser ve hizmetler sayesinde demokrasi ve kalkınma atılımlarımızı sürekli daha yukarıya taşıyoruz. İşte biraz önce şehrimize bugünkü açılış törenimizle ve hükümetlerimiz döneminde kazandırdığımız yatırımları özetle hatırlattım.

Hamdolsun, Türkiye 81 vilayetiyle aynı heyecanı yaşıyor. Uzunca bir süredir bu konuda bizimle aşık atacak kimse olmadığı için artık projelerimizi kendi içinde yarıştırıyoruz. Türkiye yüzyılıyla çıtayı iyice yukarıya taşıdık.

Şarkımızı beğendiniz mi? Güzel mi? Kürtçesiyle, Türkçesiyle güzel mi?)Bir daha, 6’lı masa iyi dinlesin.

Yarın değil, hemen şimdi.

Sizlerin desteğiyle 2023’te bir kez daha üstleneceğimiz sorumlulukla ülkemizi bu tarihi dönüm noktasından başarıyla geçirerek inşallah 2024, 2025 26, 27, 28, durmak yok… Durmak yok…

Şimdi sizlerden öyle bir ses vermenizi istiyorum ki doğuya, batıya, kuzeyden güneye değil ülkemizde dünyada duymayan kimse kalmasın; hazır mıyız? Mardin, Türkiye yüzyılını birlikte inşa etmeye hazır mıyız?

Mardin, 2023’te güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu bir kez daha açmaya hazır mıyız?

Mardin, evlatlarımıza bırakacağımız en değerli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkmaya hazır mıyız?

Mardin, ülkemizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizi huzura kavuşturmaya hazır mıyız? Mardin, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride bunların maşalarının heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya hazır mıyız?

Allah sizlerden razı olsun. Sizlerin bu gücü, sevgisi, coşkusu, kararlılığı bizimle olduğu müddetçe, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Rabbim sizlerden razı olsun.

Kardeşlerim,

Ben sizi Allah için seviyorum, Yaratan’dan ötürü seviyorum. Biz birbirimizden ayıramayacaklar. Biz, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Arap’ıyla biriz, beraberiz, kardeşiz ve Rabbimiz bu birliğimizi daim kılsın.

Kim ne derse desin bizim gündemimizde ne var? Eser var, hizmet var, yatırım var, proje var, huzur var, güven var, umut var, vizyon var. Muhalefette ne var? Tam takır. Yaklaşık yarım asırlık siyasi hayatımızın her gününü bu gündemle, bu mücadeleyle geçirdik. Vesayetin karşısına dikilirken de, darbecilere meydan okurken de, küresel, siyasi ve ekonomik tetikçilere eyvallah etmezken de sadece Allah’a güvendik, sadece millete yaslandık, gücümüzü sizden aldık. Söylediğimiz her sözde, attığımız her adımda, hayata geçirdiğimiz her programda samimiydik, çünkü arkamızda siz vardınız, millete güveniyorduk. Eksiklerimiz olabilir, vardı, hatalarımız da belki vardı, ama biz bunların hepsini elhamdülillah telafi ettik, aştık.

Yaptıklarımız veya yapmadıklarımızla ülkemize, milletimize zarar vermedik. Kaşımızda da hep eser ve hizmet siyasetinde yarışabileceğimiz rakipler görmek istedik. Eskiden bu kıratta rakiplerle karşılaştığımız oluyordu, maalesef uzunca bir süredir tek parti faşizmi artığı bir zihniyetin temsilcileri durumundaki tiplerle muhatabız. Ülkeye ve millete hizmet adına köken ve meşrep istismarı dışında hiçbir müktesepleri olmayan bu karikatür tiplerin tek malzemesi yalan, iftira, çarpıtmadır.

Şimdi son günlerde bir mahkeme kararı üzerinden kopartılan fırtınanın gerisinde de ne var? Aynı faşist zihniyet var. Aslında bu tartışmanın ne bizimle, ne şahsımla, ne milletimizle bir ilgisi yok, çünkü konu bir şahsın hakimlere hakaret ettiği iddiasıyla aldığı mahkumiyet kararından ibarettir. Ortada ne bir siyasi tartışma, ne bir fikir kavgası, ne bir hizmet mücadelesi mevcuttur. Mahkeme kararının açıklanmasının ardından söylenenlere, yazılıp çizilenlere baktığımızda, bir taraftan gülüyor, bir taraftan üzülüyoruz. Yalan yanlış bir sürü lafın nasıl iddialı ve emin bir şekilde ifade edildiğini gördükçe gülüyoruz. Birilerinin kendi iç kavgalarını Bizans vari taht oyunlarını bizim üzerimizden yürütmenin peşinde koştuğun gördükçe de üzülüyoruz.

Halbuki karşımızdaki tablo gayet nettir. Kardeşlerim; anayasanın 138. maddesine göre, hakimler görevlerini bağımsız olarak kanuna ve hukuka uygun şekilde yaparlar. Ben söylemiyorum, anayasanın 138. maddesi söylüyor. Her zaman söylediğimiz gibi, mahkemelerin verdiği her kararı beğenmek mecburiyetinde değiliz, bizim de eleştirdiğimiz, hem de en sert şekilde eleştirdiğimiz pek çok mahkeme kararı da olmuştur, ama bu kimseye, hakimlere hakaret etme, mahkeme kararlarını tanımama hakkı vermez. Bizim demokrasiye ve siyasetin meşru yöntemlerle yapılmasını olan bağlılığımızı kimse sorgulayamaz.

Hayatımız yasaklarla mücadeleyle geçti, çözümü daima nerede bulduk? Millette bulduk, milli iradede bulduk ve milli iradenin gücünün dışında hiçbir yerde çözüm aramadık. Bugün de yaklaşan seçimler için kendimize milletin önünde vizyonlarımızı, programlarımızı, projelerimizi yarıştırabileceğimiz bir rakip arıyoruz, Cumhur İttifakı olarak aylardır bunun çağrısını yapıyoruz. Buna karşılık kendilerine 6’lı masa diyen, ama yanındaki, yöresindekilerle kaç tane oldukları belirsiz olan muhalefet cenahı karşımıza bir isim çıkartamadı. Masadaki herkesin kafasında bir başka hesabın, bir başka niyetin olduğu cümle alemin malumudur.

Şimdi birileri bir mahkeme kararını bahane ederek masanın içindeki hesaplaşmayı bizim üzerimizden kendi lehine çevirmeye çalışıyor. Bunun adı, tek parti faşizmi, ama biz bunu yutmayız. Bu tek parti faşizmi artığı zihniyetin milletimizi kendinden tiksindiren riyakarlığı tam olarak işte budur. Mertçe ortaya çıkıp mücadele etmek yerine,  hep başkalarının sırtından iktidar rüyası görme hastalığından bir türlü kurtulamadılar. Dün darbeciler, vesayetçiler üzerinden milli iradenin arkasından dolanıyorlardı, bugün suni gündemler üzerinden aynı hesabı yapıyorlar. Halbuki ortada henüz biten bir yargı süreci de, gelen bir yasak da yok. Daha bu karar önce istinafa, ardından da Yargıtay’a gidecek, eğer mahkemenin verdiği kararın eksiği varsa, hatası varsa zaten oralarda gerekli düzenlemeler yapılabilir.

Buradaki asıl çarpıklık, yargıyla ilgili bir sürecin 6’lı masanın kendi içindeki siyasi çekişmelerinin mezesi haline getirilmeye çalışılmasıdır. Bizi de aynı oyuna alet etmeye kalkıyorlar. Kusura bakmasınlar, biz bu oyunun içerisinde yer almadık, yer almayacağız.

Şimdi ben Mardin’den bir kez daha tekrarlıyorum, bizim için cumhurbaşkanı adayının kim olacağı önemli değil. Cumhur İttifakı adayını açıklamış, meydanlarda işte ortada gümbür-gümbür sözünü söylüyor.

Kardeşlerim,

Avara kasnak gibi toplanıp, dağılmaktan başka iş yapmayan 6’lı masa ve ortakları birbirine çalım atmakla uğraşacaklarına, yürekleri yetiyorsa çıkıp adaylarını ilan etsinler. Ahmet, Mehmet, Ali, Veli, Ayşe, Fatma fark etmez, yeter ki çıksınlar çamura yatmadan bizim adayımız şudur, deme cesaretini göstersinler, biz de meydanda kiminle kapışacağımızı, kiminle vizyon yarıştıracağımızı, kiminle program, proje rekabetine gireceğimizi bilelim. Ne 2014, ne 2018, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karşımıza çıkardıkları adaylar böyle bir hava oluşturabildi.

Evet, ezan okunuyor, ben de ezanla birlikte sözlerimi noktalıyorum.

Durmak yok, yola devam. 2023’e kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, yoğun bir şekilde çalışıyor muyuz? Çalışıyor muyuz? Çalışıyor muyuz?  Unutmayın; “Sabiham Mardin'dedir, gül, nergis içindedir. Mardin’i hak saklasın, Sabiham içindedir.

Rabbimiz Mardin’i de, Türkiye’yi de her türlü kazadan, beladan, fitneden, fesattan saklasın, muhafaza eylesin diyor, sizleri Allah’a emanet ediyorum.