2000 Köy Yaşam Merkezi’nin Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

07.11.2022

Sayın Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı,

Değerli Bakan Arkadaşlarım,

İçişleri Bakanlığımızın, Milli Eğitim Bakanlığımızın Değerli Mensupları,

Sevgili Muhtarlarımız,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne, milletin evine hoş geldiniz. Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen 2000 köy yaşam merkezimizin açılışı münasebetiyle bugün sizlerle birlikteyiz. Ülkemizin dört bir yanından Ankara’ya teşrif ederek heyecanımızı paylaşan muhtarlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Şurada kısa bir süre önce 20 bin muhtarımızla Ankara’da bir araya gelmiştik, belki içinizden de birçok muhtar kardeşimiz o gün Muhtar Evinin açılışında bizlerle beraber oldular.

 Hiç şüphesiz günümüzün dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, rekabetin ilk göstergelerinden biri eğitim-öğretimde alınan mesafedir. Eğitim-öğretime yapılan her yeni yatırım kalkınma için sağlam bir temel, bilgi toplumu olma yolunda atılan önemli bir adım demektir.

Bugün açılışını yaptığımız köy yaşam merkezlerimizi eğitimde gelenekle geleceği buluşturan stratejik hamlelerimizden birisi olarak görüyorum. Köy yaşam merkezlerimizle sadece eğitime yeni bir soluk kazandırmıyor, aynı zamanda evlatlarımızı yarının Türkiye’sine de hazırlıyoruz. Yine bu merkezlerde gerçekleştirilen mesleki ve teknik kurslar ile kültür ve sanat faaliyetlerinin de köylerimize yeni bir dinamizm katacağına inanıyorum. Eğitim camiamız için büyük bir kazanç olan bu projeye öncülük eden Milli Eğitim Bakanlığımız ile destek veren İçişleri ve Tarım Bakanlıklarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.

Köy yaşam merkezlerimizde eğitim alan evlatlarımız ile onları vatana, millete ve ailelerine hayırlı birer insan olarak yetiştiren öğretmenlerimize Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.  Sıradan bir memurluktan öte vatan görevi yürüten öğretmenlerimizin her birine emekleri ve fedakârlıkları için şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Köy yaşam merkezlerimizin ülkemize, milletimize, köylerde bu hizmetten faydalanacak bütün vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Kıymetli Misafirler,

Önümüzdeki sene Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümüyle beraber Milli Eğitim Bakanlığımızın da 100. yaşına erişeceğiz. Tarihimizin dönüm noktalarını teşkil eden bu önemli yıldönümleriyle ilgili hazırlıklarımıza şimdiden başladık. 2023’ü her bakımdan ülkemiz, milletimiz ve kurumlarımız için yeni bir dönemin mukaddimesine dönüştürmek istiyoruz. Kısa süre önce kamuoyuna açıkladığımız Türkiye Yüzyılı Programımız, bu hedefimizin adeta çatısını kurmaktır. Şimdi sıra Meclis’teki ve Kabinemizdeki arkadaşlarımızın da yer alacağı kapsamlı bir çalışmayla, 81 vilayetimizle birlikte Türkiye yüzyılını adım adım, tuğla tuğla inşa etmeye gelmiştir.

Türkiye yüzyılı hayalimizin mimarı da, müellifi de, sahibi de 85 milyonun tamamıdır. Bu program kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla ülkemizin tamamının, milletimizin tüm fertlerinin eseri olacaktır.

Dün Avrupa’nın hasta adamı olarak görülen bir milleti nasıl yeniden ayağa kaldırdıysak, tüm yokluklara ve imkânsızlıklara rağmen milli mücadeleyi nasıl zafere taşıdıysak, önümüze çıkartılan engelleri nasıl birlik ve beraberlik içinde aştıysak, darbelerden terör saldırılarına her türlü badirenin üstünden nasıl alnımızın akıyla geldiysek, Türkiye’yi son 20 yılda nasıl bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı haline getirdiysek, inşallah bugün de milletimizin ve insanlığın tarihinde yeni bir dönemin muştusu olacak Türkiye yüzyılını beraberce hayata geçireceğiz.

Gazete köşelerinden, televizyon ekranlarından veya sosyal medya mecralarından umutsuzluk aşılayan, insanımıza sürekli yapamazsınız, diyen özgüven fukaralarına prim vermeyeceğiz. Tarih boyunca kendisine biçilen sayısız kefeni parçalamış bir ecdadın torunları olarak hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyeceğiz. Cumhuriyetimizin ilk asrından yeni asrına kurulan en önemli köprü olan Türkiye yüzyılı vizyonumuza özellikle siz muhtarlarımız ve öğretmenlerimizin güçlü desteğini bekliyorum ve sizlerle beraber bu yolculuğa devam edeceğiz. Geleceğimizin teminatı evlatlarımızı yetiştiren öğretmenlerimizin omuz vermediği hiçbir mücadele zafere ulaşamaz. Demokrasi piramidinin tabanını oluşturan muhtarlarımızın sahip çıkmadığı hiçbir proje başarılı olamaz. Rabbim her birinizden razı olsun diyor, Türkiye yüzyılının inşasına yapacağınız katkılar için şimdiden sizlere kalpten teşekkür ediyorum.

Değerli Misafirler,

Bugün artık krizlerden ziyade Türkiye yüzyılından bahsedebilmemizin gerisinde 20 yıllık bir demokrasi ve kalkınma reformu hamlesi vardır. Türkiye, bugün bulunduğu yere birilerinin inayetiyle değil, nice sinsi oyunlarla, can yakıcı tuzaklarla dolu zorlu bir yolculuktan sonra ulaşmıştır. Hep söylediğimiz gibi, elde ettiğimiz hiçbir kazanım bize altın tepside sunulmadı. Millet ve memleket olarak hangi başarıya imza attıysak hepsi için mücadele ettik, ter döktük, gerektiğinde bedel ödedik. Yoklukların, ekonomik krizlerin ülkesinden sanayisiyle, ihracatıyla, turizmiyle, tarımıyla, ekonomisi göz dolduran bir Türkiye’ye işte bu şekilde ulaştık. Vesayetin adeta kol gezdiği bir ülkeyi demokrasisi parmakla gösterilen bir seviyeye bu şekilde taşıdık. Üniversiteden iş hayatına yasakların hüküm sürdüğü bir Türkiye’den hak ve özgürlüklerin her alanda korunduğu bir ülkeye bu şekilde geldik.

20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde Türkiye’yi dört ana sütun üzerinde inşa etme sözünü vermiş, ilk sıraya da eğitimi almıştık. Ardına sağlığı koymuştuk, ardından adalet ve emniyet demiştik. Bu dört sütunun da tamamını gerçekleştirdik. Ardından ulaşım dedik, enerji dedik, tarım dedik, diplomasi dedik ve bunların hepsini teker-teker hayata geçirdik. Aradan geçen 20 yıllık süre zarfında milletimize verdiğimiz her söz gibi hamdolsun bunları da hayata geçirdik. Hazırladığımız tüm bütçelerde en büyük payı –dikkat edin- geldiğimizde savunmadaydı, ama sonra birinci sıraya hangi birimi yerleştirdik? Eğitim-öğretimi yerleştirdik. Çünkü eğitim-öğretim güçlenmeden, eğitim-öğretim hakikaten evlatlarımıza gerekli olan yolu açmadıktan sonra o ülkede gençliği yetiştiremezsiniz, işte biz bunu başardık ve eğitim şimdi birinci sırada. Arkasında sağlık var, adalet var, emniyet var. Eğitim bütçemizi –bunlar çok önemli- yıllık 7,5 milyar liradan aldık, geçtiğimiz sene itibariyle 304 milyar liraya çıkardık. Bu öyle laf ola beri gele yok, icraat, icraat, icraat.

Hâlihazırda görüşmeleri devam eden 2023 bütçemizde eğitime tahsis edilen kaynak toplamda ne oldu biliyor musunuz? 651 milyar lirayı bulmaktadır, 651 milyar. Kütüphanesi, laboratuvarları, spor salonları, çalışma atölyeleri ve diğer imkânlarıyla okullarımızın çehresini tamamen değiştirdik. Toplam 750 bin yeni atamayla öğretmen sayımızı 1 milyonun üzerine çıkartarak eğitimci başına düşen öğrenci sayısında OECD ortalamasını da yakaladık. Ders kitaplarından yardımcı kaynaklara öğrencilerimizin tüm temel ihtiyaçlarını gidererek eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirdik. Öğrencileri formatlayan ideolojik eğitim müfredatı yerine, evlatlarımızın yeteneklerini keşfetmeyi amaçlayan özgürlükçü bir modeli hâkim kıldık.

Kur’an-ı Kerim ve siyer-i Nebi’nin aralarında olduğu seçmeleri derslerle evlatlarımıza erken yaşlardan itibaren kültürünü, inancını ve medeniyet değerlerini öğrenme imkânı getirdik. Birileri buram-buram faşizm kokan sebeplerle kız çocuklarımızın okula gitmesine mani olurken, biz tüm kademelerde bu engelleri kaldırdık. Okul öncesi eğitime yönelik yatırımlarımızla 5 yaş okullaşma oranı yüzde 11’den yüzde 97’ye çıktı.  Az önce Milli Eğitim Bakanım açıkladı; bizden önce yüzde 39 olan ortaöğretimdeki kız çocuklarımızın okullaşma oranı ise, yüzde 90’ları buldu; nereden nereye.

Örgün eğitim çalışmalarımızla çocuk ve gençlerimize ulaşırken, yaygın eğitim faaliyetleriyle de 85 milyona eğitimin kapılarını açıyoruz. Okuma-yazma seferberliklerinden meslek edindirme kurslarına, sosyal-kültürel faaliyetlerden aile eğitimlerine, pek çok alanda vatandaşlarımızın hayat boyu öğrenme süreçlerine katkı sunuyoruz.

Meslek edindirme ve halk eğitim kurslarımıza özellikle kadınlarımızın gösterdiği yoğun ilgiden gayet memnunuz. Eşimin de destek verdiği Aile Okulu Projesi, aile kurumuna yönelik tehditlerin arttığı günümüzde önemli bir ihtiyacı karşılıyor. Milli, manevi değerlerimizin öğrencilerimize aktarılması, aile içi sağlıklı ilişkilerin kurulması, ev yönetimi, öğrencilerimize rehberlik edilmesi gibi konularda yürütülen çalışmaları ayrıca çok kıymetli buluyorum. Mart ayından bugüne 400 bine aşkın vatandaşımızın Aile Okulu Projesi’ne katılması, milletimizin de meseleyi sahiplendiğini gösteriyor. İnşallah bundan sonra da gerek mevzuat düzenlemeleriyle, gerek bu tür projeler vasıtasıyla aile müessesini korumayı sürdüreceğiz.

Değerli Kardeşlerim,

Dünya değişirken ülkemizin yerinde sayması elbette düşünülemez. Eğitim konusunda ulaştığımız noktayı önemsiyor, ama yeterli bulmuyoruz. Mevcut kazanımlarımızın üzerine sürekli yenilerini eklemenin mücadelesini veriyoruz. Dünyanın gidişatını da göz önüne alarak yeni durumlara, yeni şartlara ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ülkemizin ihtiyaçları, milletimizin talepleri doğrultusunda gereken her türlü adımı atıyoruz, atacağız.

Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz köy yaşam merkezlerimiz işte bu çabalarımızın, geçmişle geleceği mezcetme irademizin bir ürünüdür. Burada gaye, tek parti döneminde yapıldığı gibi milletimizin inancına, kültürüne, değerlerine aykırı hayat tarzı dayatması asla değildir. Büyüklerimizden dinlediğimiz, insanımızın yüreğine adeta bir hançer gibi saplanan o utanç sahnelerinin tekrar yaşatılmasına izin vermeyiz. Köy kültürünü aşağılayan, köylüyü zulüm ve zorbalıkla tedip etmeyi amaçlayan eski örnekler artık birer acı hatıradan ibarettir.

Biz bu merkezlerimiz vasıtasıyla Anadolu irfanının en saf halini temsil eden köylerimizi günümüzün imkân ve araçlarıyla yarına hazırlıyoruz. Bilgi ve teknolojik gelişmeleri köylerimize taşıyıp ihtiyaç duydukları eğitimi sağlayarak köylerimizin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Kullanılmayan köy okulu binalarımızı, anaokulu, ilkokul ve halk eğitim merkezlerine dönüştürerek aktif eğitim birimleri haline getiriyoruz. Köy yaşam merkezlerimizde genel, mesleki ve teknik kurslardan tarım, bahçecilik, ormancılık, tarım teknolojileri, gıda ve hayvancılık alanlarına kadar geniş bir yelpazede programlar gerçekleştiriyoruz. Bu yıl köylerde ve köy yaşam merkezlerinde açılan 8507 kursa yüzde 72’sini kadınlarımızın oluşturduğu 122 bin 664 vatandaşımız iştirak ettik, bilhassa kadınlarımızın kurslarımıza daha çok teveccüh göstermesinden de memnuniyet duyuyoruz.

Kursların yaygınlaşmasıyla, köy ve mahalle okullu uygulama bahçeleriyle arazilerinde Tarım Bakanlığımızın desteğiyle üretim yapılacak. Bu üretimden elde edilen gelirler ise yine merkezlerimizin ihtiyaçları için kullanılacak. Köy yaşam merkezlerimizde çocuk, genç ve yetişkinin aynı zamanda, aynı mekânda eğitim görmesini sağlayarak hayat boyu öğrenmenin felsefesini insanımıza benimsetmek istiyoruz. Açılışını yaptığımız 2 bin yerle birlikte önümüzdeki yılsonuna kadar tüm köylerimizde bu merkezlerimizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

Muhtarlarımız olarak bu süreçte sizlere önemli sorumluluklar düşüyor. Sizlerden muhtarı olduğunuz köy ve mahallelerdeki kardeşlerimizi köy yaşam merkezlerimize yönlendirmenizi bekliyorum. Emekleriniz ve gayretleriniz için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mahallelerinizdeki, köylerinizdeki her bir kardeşime muhabbetlerimi iletmenizi rica ediyorum.

Açılışını yaptığımız 2 bin köy yaşam merkezimizin köylerimize, ülkemize, vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Eğitime katkı sağlayan, destek veren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Köy ve yaşam merkezi modelini eğitim sistemimize kazandıran Milli Eğitim Bakanlığımız ile projeyi destekleyen Tarım ve İçişleri bakanlıklarımızı huzurlarınızda tekrar tebrik ediyorum.

Bu arada maalesef Tutak’ta bir otobüsün devrilerek yanması sonucunda 7 vatandaşımız rahmetli oldu, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Ve Rabbim beterinden korusun diyorum. Tüm Tutaklı kardeşlerime, milletimize başsağlığı temennimizi bu vesileyle iletiyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.