TOGG Gemlik Kampüsü Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

29.10.2022

Aziz Milletim,

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun Değerli Ortakları ve Paydaşları,

Yurt İçinden ve Yurt Dışından Gelen Değerli Misafirlerimiz,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Cumhuriyetimizin 99. Yılı kutlu olsun. Anadolu topraklarını bizlere vatan yapan ecdadı, milli mücadelenin kahramanlarını, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ile Büyük Millet Meclisi’mizin tüm mensuplarını rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Bu anlamlı günde milletçe tek yürek olduğumuz böylesine tarihi bir açılışta buluşmamızı nasip eden Rabbime sonsuz hamdüsenalar ediyorum.

Evet, millet olmak demek; aynı vatanda hür bir şekilde yaşamak, farklılıkları ortak hayallerle birleştirmek, hüzünlerin üstesinden ortak sevinçlerle gelmek, hedeflere ortak çabalarla ulaşmak demektir. Millet olmak demek, tüm bu hasletler üzerinde ortak bir geleceğe yönelmek demektir. TOGG, ülkemizin güçlü yarınları için işte bu ortak hayali kurmanın tadını hepimize yaşatan projenin adıdır.

Seri üretim bandından indirip sizlerin huzuruna çıkardığımız bu ilk araçla 60 yıllık hayalin gerçeğe dönüşüne şahitlik ediyoruz. Evet, bir tarafta kırmızı, bir tarafta beyaz; ne anlama geldiğini herhalde anlıyorsunuz.

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Bunun için TOGG, Türkiye’nin, 85 milyonun ortak gururudur diyoruz.

Ülkemizin dört bir yanından ve dünyanın çeşitli yerlerinden Türkiye’nin yerli ve milli otomobili TOGG’un başarısı için destek veren, dua eden herkese gönülden teşekkür ediyorum. Bu bir memleket meselesidir, diyerek bugünkü heyecanımıza ortak olan siyasi parti genel başkanlarına, milletvekillerine ve devletimizin her kademesinden arkadaşlarımıza, elbette en başta da aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. TOGG’u seri üretim bandından indirmek için gecesini gündüzüne katan babayiğitlerimizi, teknisyenlerimizi, mühendislerimizi ve şu anda 1300 civarındaki emekçilerimizi yürekten kutluyorum.

Kardeşlerim,

Sizler milletimizle birlikte Nuri Demirağ’ın, Nuri Killigil’in, Vecihi Hürkuş’un ve Şakir Zümre’nin mirasını da onurlandırdınız. Biliyorsunuz dün Ankara’da Cumhuriyetimizin yeni asrına damga vuracak Türkiye yüzyılı vizyonumuzun müjdesini milletimizle paylaştık. Türkiye yüzyılının ilk fotoğrafı da, işte burada hizmete açtığımız tesistir, yanında durduğumuz araçtır. Biz bu ürüne otomobil diyoruz. Ama üreticileri TOGG’u akıllı cihaz olarak tarif ediyor.

Türkiye’nin yerli ve milli otomobilinin üretileceği TOGG Gemlik Kampüsünün ve banttan indirdiğimiz akıllı cihazlarımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Değerli Misafirler,

Binlerce yıldır en çetin engelleri aşarak varlığını sürdürmüş, adeta feleğin çemberinden geçerek devletini kurmuş bir milletiz. Cumhuriyetimizin ilk yıllarına da Birinci Dünya Savaşı’nın tüm yükünü sırtlanmış, savaşlardan yorgun düşmüş, kaynakları tükenmiş bir ülke olarak girdik. O zor günlerde milli mücadele ruhuyla işine sarılan müteşebbislerimiz tüm imkânsızlıklara rağmen çok önemli girişimler başlattılar. Bu heyecanla Ankara’da fişek, Kırıkkale’de çelik, Kayseri’de uçak fabrikaları kuruldu, Anadolu’da daha nice eserin temeli atıldı. Ancak genç Cumhuriyetin bu parlak girişimleri İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte görülmez eller tarafından birer birer akamete uğratıldı. Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümre, Nuri Killigil gibi kendi kabiliyetleri, çabaları ve kaynaklarıyla fabrikalar kuran vatansever girişimcilerin önleri kesildi. Ne hazindir ki o fabrikalarda üretilen uçakların yerini kuluçka makineleri, imal edilen bombaların yerini ise soba boruları aldı. Kimi sinsice, kimi hoyratça yürütülen yıkımlarla insanımızın özgüvenini öyle bir kırdılar ki on yıllar boyunca üzerimize giydirilen deli gömleği misali içine sıkıştırıldığımız cendereden kurtulamadık. Ülkemizin son 20 yılı bize biçilen bu gömleği yırtmanın, özümüzdeki cevheri gömüldüğü yerden çıkarmanın mücadelesiyle geçti. Binlerce yıllık kadim bir devlet geleneğinin, 6 asır boyunca dünyayı yönetmiş bir cihan devletinin mirasçısı olarak bize yakışan da buydu. Çünkü biz tıptan mühendisliğe her alanda çıkarttığı icatlarla günümüz biliminin temellerini atmış alimlerin, çağ açıp-çağ kapatmış Fatih’lerin, dünyayı değiştiren öncülerin torunlarıyız. Bunun için bize küçük düşünmek asla yakışmaz, bizim hedefimiz büyüktür, vizyonumuz geniştir, inancımız tamdır. Güçlü olmanın ve güçlü kalmanın yolu ise, kendi kendine yetebilmekten, namerde muhtaç kalmamaktan geçiyor. İşte biz bunun için her fırsatta milli diyoruz, yerli diyoruz.

Milli teknoloji hamlemizin rehberliğinde savunma sanayinden otomotive, enerjiden sağlığa her alanda elde ettiğimiz başarıları görüp de yüreği sevinçle dolmayan var mı? Atak ve Gökbey helikopterlerimizi, Anadolu savaş gemimizi, Hürkuş uçağımızı, Akıncı, Bayraktar, Anka insansız hava araçlarımızı, Tayfun füzemizi görüp de göğsü kabarmayan var mı? İşte Tayfun füzeleri atılmaya başladı, Yunan ne yapmaya başladı? Hemen televizyon yayınlarında, gazetelerinde Tayfun onların gündemine girdi. Daha durun bakalım, daha bunun arkası gelecek, arkası gelecek. Şimdi TOGG, Avrupa’nın yollarına bütün bu modelleriyle girdiği zaman ciddi manada tutuşacaklar. Ne diyecekler? Çılgın Türkler geliyor, diyecekler. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye her alanda ülkemize kazandırdığımız eserlerden istifade ederken gururlanmayan var mı? Karşımda ben gurur tablosunu görüyorum.

Kardeşlerim,

İstisnalar elbette çıkabilir, hiç kendinizi üzmeyin. Bu tablo, istisnalar tablosu değil. Bu tablo; bir olan, iri olan, diri olan, kardeş olan bir tablo.

Kardeşlerim,

Biz onlara değil nereden nereye geldiğimize bakacağız. Yarın değil hemen şimdi, diyerek yolumuza devam edeceğiz. Tabii bugünlere öyle kolay gelmedik. Siyasi, diplomatik, askeri, her alanda tarihi mücadeleler verdik. Altyapımızdaki asırlık ihmalleri gidermek için gece-gündüz çalıştık. Bilime, teknolojiye, araştırmaya, geliştirmeye öncelik tanıdık. Sanayimizi, tarımımızı, ihracatımızı geliştirdik.

Ülkemizde 20 yılda adeta sıfırdan bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Teknopark sayımızı 2’den 96’ya, organize sanayi bölgelerimizin sayısı 192’den 344’e, buralardaki istihdamı 415 binden 2,5 milyona çıkardık. Siz, fabrika kurulmuyor, diye ortalıkla dolaşanlara itibar etmeyin. Bugün Türk sanayicisi fabrika kuracak arsa bulmak için birbiriyle yarışıyor. Salgın, Avrupa ve Asya’daki tedarik zincirlerini sarsarken bizim sanayicimiz tüm dünyaya ihracat yapmakla meşguldü. Girişim ekosistemimiz geçen yıl 1,5 milyar doların üzerinde yatırım alarak tüm zamanların rekorunu kırdı.

Dünyada teknolojinin ve girişimciliğin nerelere geldiğini görmek için 10 bin kilometre öteye gitmeye lüzum yok. Bunun için Türkiye’deki teknoparklara bakmanız, Türk girişimcileriniz ziyaret etmeniz yeterli. Zaten dünyada nereye giderseniz gidin Türk markalarıyla karşılaşacaksınız. İnşallah, TOGG da önümüzdeki dönemde prestijli bir Türk markası olarak dünyanın birçok ülkesinde yolları süsleyecektir.

Değerli Dostlar,

Kardeşlerim,

Avrupa’nın 1 numaralı ticari araç üreticisi olan Türkiye, dünyanın sayılı otomotiv ihracatçılarından da biridir. Buna rağmen yerli ve milli bir otomobil markasına sahip olmamak milletçe yüreğimizi hep sızlatıyordu. Artık milli bir otomobil çıkarmanın vaktidir dediğimizde, milletimiz de bu özlem ve coşkuyla yanımızda yer aldı. Ülkenin Cumhurbaşkanı olarak, ta Başbakanlığım döneminde hep babayiğitlere davet çıkardım, çünkü biliyordum ki bu ülkede evvel Allah bu işi üstlenecek babayiğitler var. Sonunda oldu. Her çabamız gibi buna da dudak bükenler yok muydu? Vardı. Hatta daha da ileri gidip “yerli otomobil üretmek intihardır” diyenleri gördüm. Ancak biz kararımızdan taviz vermeyerek bu projeyi hayata geçirecek babayiğitleri aramayı sürdürdük. Sağ olsunlar, ülkemizin önde gelen sanayi şirketleri bir araya gelerek tüm birikim ve tecrübeleriyle yerli otomobil projemizi başlattılar. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu öylesine tuttu ki baş harflerinden oluşan TOGG, markanın da ismi olarak gönüllerdeki yerini aldı. Bu süreçte proje, Devrim otomobilinin akıbetini yaşasın diye uğraşanlara da yapamazsınız, yapsanız da satamazsınız diyerek bizi bu yoldan geri döndürmeye çalışanlara da rastladım. Hatırlarsanız, bugün banttan indirdiğimizi aracın ilk tanıtımında “hani bunun fabrikası nerede” diyerek kendi akıllarınca alay edenler vardı. Burada, işte buyurun fabrika burada.

Buradan en başından beri projeyi boğmaya, değersizleştirmeye çalışanlara soruyorum; fabrika nerede diyordunuz, fabrika işte burada, Bursa Gemlik’te. Salgın şartlarına rağmen rekor hızla inşa edilen TOGG Gemlik Tesisi, onu da söyleyelim öğrensinler; 1,2 milyon metrekare arazi üzerinde 230 bin metrekare kapalı alana sahip bir eser olarak işte burada.

Şimdi biraz daha açalım; bu tesiste araştırma-geliştirme merkezi var, tasarım merkezi var, prototip geliştirme ve test merkezi var, strateji ve yönetim merkezi var, biraz önce bizzat tecrübe ettiğim test pisti de var, oradan geldim. Velhasıl burada otomobil üretmek için ihtiyaç duyulan her şey var. Ayrıca, burası çevreye duyarlı yeşil bir tesis, çevreci. Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde yüz ülkemize ait milli bir proje olan TOGG’un üretiminde Anadolu’nun dört bir tarafındaki KOBİ’lerimiz, tedarikçilerimiz de yer alıyor. TOGG Gemlik Kampüsü tam kapasiteye ulaştığında burada her yıl 175 bin araç üretilirken 4 bin 300 kişiye doğrudan, 20 bin kişiye dolaylı istihdam sağlanacaktır.

Burada 2030’a kadar üretilecek 1 milyon adet araçla milli gelirimize 50 milyon dolardan, cari açığın azaltılmasına 7 milyar dolardan fazla katkı sağlayacağız. Buna rağmen hala TOGG’a kulp takmaya çalışanlar elbette çıkıyor, ama bunların hem bir marka oluşturma vizyonundan, hem de küresel rekabetin nasıl işlediğinden habersiz cühela takımı olduğunu da iyi biliyoruz.

Asırlık otomobil firmalarının pek çok parçasının Türkiye’de üretildiğini bilmeyenlere bunları anlatmak beyhude bir çabadır. Biz sorumluluğumuzun ifası olarak üzerimize düşenleri yapıyor, gerisini milletimize bırakıyoruz. Milletimiz kimi takdir edeceğini, kimi tekdir edeceğini gayet iyi bilir. Hâlâ yapamazsınız, üretemezsiniz diyenler varsa, şu otomobillere iyi baksınlar. Bundan 60 yıl önce Devrim otomobilini engelleyenler, hamdolsun devrin otomobilinde başarılı olamadılar, olamayacaklar. Şimdi ne diyorlar? Bunu kim alacak, satamazsınız; şimdi bunu söylemeye başladılar. İnşallah bunun cevabını da onlara başta şahsım olmak üzere milletimiz verecek. TOGG’un onaylı ilk seri üretim aracını satın alma siparişimi buradan firmamıza tekrar iletiyorum.

Az önce üretim bandını gezerken farklı renklerdeki otomobilleri gördüm; maşallah, her biri ayrı güzel. Tabii alacağımız otomobilin rengine refikam Emine Hanımla istişare edeceğiz, kararı ondan sonra vereceğiz. Milletimin TOGG’a büyük teveccüh göstereceğinden şüphe duymuyorum.

Buradan tüm kamu ve özel sektör bankalarımızın yöneticilerine, vatandaşımızın TOGG’u rahatlıkla satın alabilmesi için ellerini taşın altına koyma çağrısında bulunuyorum. Madem bu araca Türkiye’nin otomobili diyoruz, öyleyse hep birlikte bunun gereğini yapalım.

Değerli Misafirler,

Elektrikli otomobiller tüm dünya gibi bizim de yeni yeni tanıştığımız teknolojilerden biri. Gerçekten arabayı kullanırken gürültü yok, ses yok, gayet sakin, sükûnetle yola devam ediyoruz. Hızsa, o da var ve bu kadar huzur içinde araç kullanmak inanıyorum ki bütün alıcılarını rahatlatacaktır.

Şimdi kısa zaman içerisinde de biliyorum ki vatandaşlarımızın merak ettiği hususlar var ki bunların en önemlisi de öncelikle batarya ve şarj istasyonları konusuna açıklık getireyim. TOGG, lityum iyon bataryaların ülkemizde üretimi noktasında dünyanın önde gelen şirketlerinden biriyle anlaştı. Hemen TOGG tesisisin yanındaki 609 bin metrekarelik arazide inşa edilecek batarya fabrikasının temelini yakında atıyoruz. Savunma Bakanımız tabii buna hazır olursa, işi bir an önce bitiririz, tamam. Asker selamını verdi, mesele bitmiştir.

Biz bu yola çıkarken; Türkiye, elektrikli araçların üretim üssü olacak demiştik. TOGG, işte bu hedefe giden yolda lokomotiflik yapıyor. Kardeşlerim; lokomotif nereye giderse, unutmayın vagonlar da oraya gider. Elektrikli araç yatırımları konusunda global firmaların ülkemize yoğun bir ilgisi var. Şarj altyapısının yaygınlaştırılması amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızın desteğiyle 81 ilin tamamında 1.500’ün üzerinde hızlı şarj ünitesi kuracak bir projeyi hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede 54 şirkete elektrikli araç şarj istasyonu işletme lisansı verdik. TOGG da kendi markası Trugo’yla 81 ilimizdeki 600’den fazla noktada 1000 adet hızlı şarj cihazını hizmete sunuyor.

 Peki, TOGG ne zaman yollarda olacak, bunu da merak ediyorsunuz. Bugün seri üretim bandından çıkan araçların test ve sertifikasyon süreçleri hemen başlıyor. TOGG, Avrupa yollarının da tozunu attıracağı için o pazarlarda aranan teknik yeterlilik belgesine sahip olacak. Dolayısıyla TOGG’u inşallah 2023’ün ilk çeyreğinin sonunda yollarımızda göreceğiz.

Diğer bir konu da, vatandaşlarımızın TOGG’a nasıl sahip olabileceğidir. Bu soruyu da TOGG’un ticari sırlarını açığa vermeden şöyle cevaplayayım: Yeni nesil bir girişim olan TOGG, aracısız bir şekilde vatandaşlarımızla buluşacak. Tıpkı diğer yeni nesil araç üreticileri gibi TOGG da satış işini dijital ve fiziksel deneyimi birleştirerek çözmeye karar verdi. Vatandaşlarımız TOGG siparişlerini Şubat’ta başlayacak ön satışla birlikte verebilecekler. Ön satış ve sipariş şartları vakti geldiğinde şirket tarafından açıklanacaktır.

Tabii en çok merak edilen konulardan biri de; aracın fiyatı ne olacak? TOGG’un fiyatının piyasa şartlarında rekabetçiliğini sağlayacak şekilde tespit edileceğine babayiğitlerle beraber karar vereceğiz. Önümüzdeki senenin Mart ayı sonunda pazara çıkacak bir ürünün fiyatının bugünden ilanı zaten hem doğru, hem de mümkün değildir. Sanıyorum ön satışın başlayacağı Şubat ayında TOGG’un fiyatı da açıklanacaktır, hiç telaşa gerek yok.

Değerli Dostlar,

Kardeşlerim,

Cumhuriyetimizin 99. Yılı’na ulaştığımız bugün aynı zamanda Türkiye yüzyılını inşa etme kararlılığımızın altını da tekrar çiziyoruz. Bizim çocukluğumuz ve gençliğimiz okullarda Cumhuriyetin nasıl imkânsızlıklar içinde kurulduğunu dinlemekle geçti. Üzerinde yamalı kıyafetleri, ayaklarında yırtık çarıkları, ellerinde “Cumhuriyeti biz böyle kazandık” pankartıyla Cumhuriyetin kuruluşunu kutlayan vatandaşlarımızın görüntülerini unutmadık. Ülkemiz artık Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümlerini Marmaray’ın, İstanbul Havalimanı’nın, TOGG Tesisi’nin açılış törenleriyle kutlayacak bir seviyeye geldi. Bugün TOGG gibi asırlık bir projeyi hayata geçirirken bir kez daha ve tüm kalbimizle yaşasın Cumhuriyet diyoruz.

Sözlerime son verirken açılışını yaptığımız TOGG Gemlik Tesisinin tekrar ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu projenin gerçeğe dönüşmesinde emeği ve katkısı olan herkese bir kez daha şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Yolun açık olsun, tekerine taş değmesin TOGG.

Kalın sağlıcakla.