İlk Evim, İlk İşyerim Projesi Temel Atma Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

25.10.2022

Maşallah, bugün de Sincan bir başka güzel, Ankara bir başka güzel.

Video konferansla şu andaki toplantıyı izleyen, takip eden tüm vatandaşlarıma Ankara’dan selamlar, sevgiler.

Değerli Ankaralılar,

Kıymetli Kardeşlerim,

Saygıdeğer Hanım Kardeşlerim,

Sevgili Gençler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Bugün gazi Başkentimiz Ankara’nın güzel ilçesi Sincan’da ülkemizin en büyük konut, işyeri ve arsa kampanyasının ilk temel atma töreni vesilesiyle birlikteyiz.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sonrası maalesef plansız, programsız ve oldukça hızlı bir şehirleşme sürecine girmiştir. Köylerden ilçe ve il merkezlerine, bilhassa büyük şehirlere yönelen göçü yönetecek vizyon olmayınca ortaya gecekondular ve sağlıksız beton yığınlarından oluşan yerleşim alanları çıkmıştır. Bir yandan hızla artan nüfusun konut ihtiyacı yeterince karşılanamazken, diğer yandan da inşa edilen yapıların teknik kontrolü yapılamamıştır. Onun için her depremde hep yüreklerimiz ağzımıza geldi, nice kardeşlerimizi kaybettik, neyle? Bu sağlıksız yapılaşmayla. Yaşadığımız her deprem, her sel ve heyelan felaketi bu gerçeği yüzümüze çarpmıştır. Bunu İzmir’de yaşadık, Malatya’da yaşadık. Elazığ’da yaşadık, Simav’da yaşadık, ülkemizin dört bir yanında bunları yaşadık. Yakın tarihimizin en büyük acısı olan 1999 depreminin ardından bu doğrultuda bazı adımlar atılmışsa da milletimize talep ettiği ekonomik ve konforlu konut arzı yeteri kadar sunulamamıştır.

Hükümete geldiğimizde TOKİ vasıtasıyla inşa edilmiş konut sayısı neydi biliyor musunuz? 43 bin. Biz bugün bu rakamı 1 milyon 170 binin üzerine çıkardık, nereden nereye. Ayrıca, bu konut bölgeleri ve çeşitli kurumlarımız için 26 bin sosyal tesis inşa ettik. Başlattığımız bu son kampanyayla TOKİ vasıtasıyla milletimize sunduğumuz konut sayısını nereye yükseltiyoruz? 2 milyona yükseltiyoruz. Ayrıca, kentsel dönüşüm projeleri de hızla ilerliyor. Halihazırda kentsel dönüşümle üretilen konut sayısı 3 milyonu bulmuş durumdadır. Daha geçenlerde İstanbul Esenler’de 60 bin konutluk kentsel dönüşüm projesinin ilk etabının teslim töreninde vatandaşlarımızın heyecanına ve sevincine ortak olduk. Elbette 81 ilimizi ve ilçelerinin tamamını kapsayan bu büyük konut atılımı ve kentsel dönüşüm projelerimizin yaygınlaşması özel sektörü de harekete geçirmiştir. Nitekim bugün ülkemizdeki 28,5 milyon konutun 13,5 milyonun son 20 yılda inşa edildiğini görüyoruz.

Önce Kovid-19 salgınıyla sarsılan, ardından Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleşen bir krizin içine sürüklenen dünyadaki gelişmeler ülkemizi de etkiledi. Konut ve kira fiyatlarında yaşanan hiçbir ekonomik ölçüyle kıyaslanamayacak artışlar vatandaşlarımızı mağdur etti. Kira fiyatlarında fırsatçılar en yaptılar? Bakın dalaşma başladı, ev sahipleri zulmetti kiracılarına, yüksek kiralar uyguladılar. İşte bunun üzerine kira artış sınırlamaları gibi tedbirleri hayata geçirirken, eş zamanlı olarak da arzdaki artışı temin edecek bu çalışmaları başlattık.

Son dönemde 2019’da 50 bin, bir sonraki yılda 100 bin haneyi kapsayan iki ayrı sosyal konut projesine milletimizin gösterdiği ilgiden de aldığımız cesaretle Cumhuriyet tarihinin en büyük kampanyasını planladık. Milletimizle paylaştığımız 500 bin konut, 250 bin arsa ve 50 bin iş yeri kampanyamız işte bu hazırlığın neticesidir. Daha sonra arsa sayısını ne yaptık? 1 milyona çıkarttık. Ne dedik? Kura ile bu arsaların da dağıtımını yapacağız. TOKİ desteğiyle kendi evini yapmak isteyen tüm vatandaşlarımızı bu kampanyaya dâhil ettik. Atacağımız adım nedir? Atacağımız adım şu: Altyapıyı biz yapacağız, konutu da vatandaşımız yapacak. Ülkemizde TOKİ’nin kendilerine sunduğu imkanlarla ev sahibi olabilmiş şu anda milyonlarca vatandaşımız var. Bizim için ne büyük mükafat, bu vatandaşlarımızdan aldığımız duadır. Bugün de yeni kampanyamızın temelini atarken yine vatandaşlarımızın duasını talibiz.

Kampanyaya başvuru sayısının 8 milyona yaklaşması ne kadar doğru bir iş yaptığımızı, ne büyük bir ihtiyacı karşıladığımızı göstermektedir. Konut ve arsalarımızın tamamı hizmete girdiğinde yaklaşık 6 milyon vatandaşımız daha huzurlu, daha güvenli yuvasına kavuşmuş, yaklaşık yarım milyon insanımız istihdam edecek işyerleri faaliyete geçmiş olacaktır. Projemizi açıkladığımız tarihten sadece 40 gün sonra yaptığımız bu temel atma töreni de milletimize olan taahhütlerimiz konusundaki hassasiyetimiz yanında iş yapma kapasitemizin büyüklüğünü göstermektedir.

Temelini attığımız ilk etap 5 bin 615 konut Ankara, Zonguldak, Kırşehir, Kahramanmaraş, Aydın, Bolu, Konya, Afyonkarahisar, Diyarbakır, Uşak, Erzurum, Muğla, Yozgat, Manisa, Amasya, Tunceli ve Elazığ illerimizi kapsıyor. Hazırlıklar tamamlandıkça bu temelleri kısa bir sürede 81 ilimizin ve ilçelerinin tamamına yaygınlaştıracağız. Türkiye ekonomisi proje kapsamında yapılacak 900 milyar liralık yeni yatırımla 2 trilyon liralık ivme kazanacaktır. İnşallah söz verdiğimiz şekilde 2 yıl içinde 250 bin konutluk ilk etabı, 2028’e kadar da 500 bin konutun tamamını bitirip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Akşam başka, sabah başka yalan yok ha, ne dediysek o, bugüne kadar ne dediysek o.

TOKİ’nin yapılmış konutlarını biliyorsunuz, bunları hep görüyorsunuz. Temel atma törenimizi Malatya ve Elazığ depremlerinin 3’üncü, İzmir depreminin 2’nci yılında yapıyor olmamız da ayrıca anlamlıdır. Depremle sarsılan şehirlerimizdeki vatandaşlarımızı 40 bin konut inşa ederek nasıl en kısa sürede yuvalarına kavuşturduysak, inşallah bu projeyi de aynı kararlılıkla hayata geçireceğiz.

Bu tarihi projenin hazırlıklarını yürüten ve icrasını gerçekleştiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, TOKİ’mize, yüklenici firmalara, mimar, mühendis ve işçilerimize şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

Kardeşlerim,

Ülkemizin yönetimine talip olarak yola çıkarken, Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştik. Hamdolsun, 20 yılda her alanda ülkemize asırlık hizmet, eser kazandırarak milletimize verdiğimiz sözü tuttuk. Bugün itibarıyla Türkiye’de artık illerimizin, ilçelerimizin tamamını kuşatan yeni bir şehircilik atılımını başlattık ve bunu iddiayla söylüyoruz. Evet, şehir hastanesini yaptık mı? Artık hemen buradan şehir hastanesi yanı başınızda. Bilkent’i daha önce zaten yapmıştık, şimdi iki tane 4 bin 50 yataklı her ikisi de şehir hastanesine sahibiz, nereden nereye, Eski hastanelerin hâlini düşünün, ama şimdi şehir hastanelerimize gittiğimiz zaman konfor ortada, her yönüyle odalarımız pırıl-pırıl. Bay Kemal’in SSK Genel Müdürü olduğu zaman, ah ah, hastanelerimizin hali ortadaydı. Ancak, işte şimdi 7 ay var, 7 ay sonra sandığa gideceğiz, sandıkları patlamaya var mıyız? Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?

Gençler, size de sesleniyorum, durmak yok…

Hanım kardeşlerim, size sesleniyorum, durmak yok…

Ana kademe, sizlere sesleniyorum, durmak yok…

Vatandaşlarımızdan isteyen konut, isteyen arsa, isteyen işyeri alarak bu atılıma ortak olabilecek. Altyapıları ve imarı hazırlanmış inşaata hazır arsalar, bu yeni atılımımızı diğerlerinden farklı kılıyor. TOKİ’nin yaptığı konutlardan birini almaya hak kazanamayan vatandaşlarımızdan dileyenler yine TOKİ desteğiyle bu arsalarda kendi evini yapabilecek, tek kat veyahut da zemin artı 1 kat, istediğin gibi evini yapacaksın, altyapı bizden. Müşterek hisseli arsaların da bu projeye dahil edilmesiyle çok hareketli, çok bereketli bir konut atılımının bizi beklediğine inanıyoruz. Dikey mimari değil, yatay mimari.

Eskiden tek beklentisinin başını sokacak bir eve sahip olmak şeklinde ifade eden vatandaşlarımızın, bugün daha yüksek standartlar istediğini de biliyoruz. Yeni projelerimizi sadece konut ihtiyacı değil, çağın gerektirdiği yeni imkânları da insanlarımızın hizmetine sunacak bir anlayışla planlıyoruz. Yıllarca bir yuva sahibi olmak gayesiyle tasarruf yapan, biriktiren, borçlanan vatandaşlarımızı, mecburiyetten değil mutluluk içinde yaşayacakları yuvalara kavuşturmak istiyoruz. Projelerimiz sayesinde ev sahibi olan insanlarımızın buralarda kendileri ve çocukları için uzun, hayırlı, mutlu bir gelecek hayal etmelerini sağlamanın çabası içindeyiz.

Hiç şüphesiz yaptığımız çalışmalarda deprem gerçeğini asla unutmuyoruz, ama sadece bununla da sınırlı kalmıyoruz, bu projeler vasıtasıyla çevre düzeniyle, parkıyla, çarşısıyla, camisiyle, ulaşımıyla, okuluyla, sağlık merkeziyle, velhasıl tüm insani ihtiyaçlarıyla adeta kendi kendine yeterli küçük şehirler kuruyoruz. Yeni projelerimizi de mahalle kültürünün tüm güzelliklerini yaşatacak şekilde planlıyoruz. Biz, hep yaptığımız gibi, şehircilik alanında da eserlerimizle, hizmetlerimizle konuşmayı tercih ediyoruz.

Bizim ruhumuzdaki, hayalimizdeki o evleri Necip Fazıl şöyle anlatıyor:

“Bir köşende anneannem, dalgın Kur’an okurdu,

Ve karşısında annem, sessiz gergef dokurdu.

Semaverde huzuru besteleyen bir şarkı,

Asma saatte tık tık zamanın hazin çarkı.

Çam kokulu tahtalar, gıcır gıcır silinmiş,

Sular cömert, temizlik imandandır bilinmiş.

Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler,

Ölçülü uzaklıkta, yakın beraberlikler.”

Evet, biz işte bu kültürü yaşatacak, bu tür projeler yapmaya özel önem veriyoruz. Yeni kuracağımız mahallelerimizde, sitelerimizde, konut alanlarında tüm bu güzellikler, bu muhabbetler, bu keyifler yaşanacak. Şehit ve gazi yakınlarımız, kahramanlarımızın aziz hatıralarını bu sokaklarda yaşatacak. Engelli kardeşlerimiz, engelsiz bir hayata en güzel adımları bu caddelerde atacak. Emekli kardeşlerimiz buralarda hak ettikleri sevgi ve saygıyı iliklerine kadar hissedecek. Gençler, bu mahallelerde özgüven kazanacaksınız, hayata daha bir umutla, inançla, azimle bakacaksınız.

Milletimizin yıllarca özlemini, hasretini çektiği tüm eser ve hizmetler gibi konut projelerinin hayata geçirilmesini de bize nasip eden Rabbime şükrediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Ülkemizi kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına tüm şehirleriyle oralardaki külliyelerimiz, camilerimiz, hanlarımız, hamamlarımız, meydanlarımız da Türkiye yüzyılına hazırlanıyor. Bundan 10 yıl önce 6,5 milyon yapıyı içeren tarihimizin en büyük kentsel dönüşüm hamlesini bu anlayışla başlatmıştık. Hatırlarsanız o gün biz, her türlü siyasi bedeli göğüsleriz, yeter ki milletimiz kazansın demiştik. Hedefimizin yaklaşık yarısını dönüştürerek milyonlarca insanımızın can ve mal güvenliğini sağladığımız şu günlerde yine aynı şeyi söylüyoruz, milletimiz kazanacaksa biz her türlü bedeli göze alarak ne yapılması gerekiyorsa yaparız.

Şehirlerimizi sadece konutlarıyla değil, maziden atiye tüm zenginliğini, tüm birikimini koruyarak geliştiriyoruz. Ecdat yadigarı mimari eserlerimizi, kendi evimize gösterdiğimiz ihtimamla hayatın içine katıyoruz. Bu çerçevede, 45 ilimizde 80 tarihi meydanımızı milletimiz için yeniden canlandırıyoruz.  Ankara’da da Başkentimizin ilk toplu konut projesi Saraçoğlu Mahallesi’ni yeniden düzenleyerek şehrimize armağan ediyoruz. Hergele Meydanında Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin arşınladığı yolları temizliyoruz. Ülkemizin 450 ayrı noktasında yürüttüğümüz millet bahçeleri projeleriyle her yaştan insanımıza yeni nefes alanları, hayat alanları açıyoruz.

Dikkat ederseniz, bunların hepsi şehircilik alanında yaptığımız çalışmalar. Eğitimde, sporda, sosyal desteklerde durum aynı. Sağlıkta, ulaştırmada, enerjide, sanayide, tarımda durum aynı. Ya bir de bu CHP’ye bir sorun ya, siz ne yaptınız ya? Ne yaptın ya, bir sorun. Ziya Paşa diyor ki, “eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.” Evet, biz eserlerimizle konuşuyoruz. Güvenlikte, savunmada, adalette durum aynı. İHA’larımız var mı? SİHA’larımız var mı? Akıncılarımız var mı? Evvel Allah, daha neler olacak neler. Yatırımda, istihdamda, üretimde, ihracatta ve cari fazla ile büyümede durum aynı. Velhasıl her alanda ülkemizi asırlık eser ve hizmetlere kavuşturmak için gece-gündüz çalıştık, çabaladık, mücadele ettik. 81 vilayetimizde göreve geldiğimizde ülkemizde 76 tane üniversite vardı, şimdi 81 vilayetimizin tamamında 208 üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok.

Dünyadaki krizlerin hayat pahalılığı olarak tezahür eden olumsuz etkilerini de ancak ortadan biz kaldırırız biz. Dikkat ederseniz, Türkiye’yi ekonomik bakımdan geliştirecek, insanlarımızın sıkıntılarına çözüm getirecek programı, hazırlığı, kararlılığı olan tek siyasi kadro biziz. İnşallah 28’inde Türkiye yüzyılını Ankara Spor Salonunda açıklıyorum.

Gelişmiş ülkelerin dahi ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde Türkiye’nin büyüyerek, güçlenerek yoluna devam edebilmesi bu sayededir. İnşallah 2023’te milletimizin desteğini tekrar alarak Türkiye yüzyılının inşasını sürdüreceğiz.

Bu duygularla bir kez daha tarihimizin en büyük konut kampanyasının ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Konut ve arsa kampanyamızdan ev sahibi, iş yeri kampanyamızdan dükkân sahibi olacak kardeşlerime evleri ve iş yerlerinin şimdiden hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Projelerin hazırlığında ve icrasında emeği geçen, geçecek olan herkese tekrar teşekkür ediyorum. Sizleri şahsım, milletim adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.