Anadolu Ajansı Çevre Forumu’nda Yaptıkları Konuşma

20.10.2022

Değerli Katılımcılar,

Anadolu Ajansı’nın Kıymetli Mensupları,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla saygıyla selamlıyorum. Çevre Forumu’na katılmak üzere dünyanın dört bir yanından İstanbul’umuzu teşrif eden siz misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Forumun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, Anadolu Ajansı Yönetimini ve bu etkinliğin icrasında emeği ve katkısı olan tüm kurum ve kuruluşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.

Çevre Forumu, en büyük küresel sorunlardan biri olan iklim ve çevre krizine medya perspektifinden bir çözüm üretmek için düzenleniyor. Medyanın sorumluluğundan sürdürülebilir kalkınmaya, doğal afetlere, medyanın yaklaşımına kadar iklim ve çevre meselelerinin forum kapsamında tüm boyutlarıyla ele alınacağına inanıyorum.

Kıymetli Misafirler,

Sanayileşme, teknolojik ilerlemeler ve insan kaynaklı etkiler çevre üzerinde maalesef çok ciddi tahribat oluşturuyor. Her geçen yıl bu tahribatın etkilerini dünya genelinde daha fazla görüyor ve hissediyoruz. Zamanında ve yeterli önlem alınmazsa çevre felaketleri, hava kirliliği, su ve gıda güvenliği ile biyoçeşitliliğin kaybı geri döndürülemez noktalara ulaşacaktır. Şüphesiz her meselede olduğu gibi bu konuda da tabiata daha çok zarar veren ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi, mücadeleye daha fazla katkı sağlaması önem arz ediyor.

“İnsani yaşat ki, devlet yaşasın” anlayışım, çevrenin korunmasını da içeren geniş bir yaklaşımı ifade ediyor. Esasen biz çevreyi, yani tabiatı Allah’ın eseri ve emaneti olarak görüyoruz. Tüm insanların ortak hayat alanı olan çevreyi korumanın bir lütuf değil bir yükümlülük olduğuna inanıyoruz. Sera gazı emisyonu bakımından tarihi sorumluluğumuz yüzde birin altında olmasına rağmen iklim ve çevre sorunlarıyla mücadele ana gündem maddelerimiz arasında yer alıyor.

Bu doğrultuda son 20 yılda ülkemizde doğayı ve çevreyi korumak ve iklim değişikliğinin etkilerinin önüne geçmek için tarihi nitelikte adımlar attık. Yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, atık yönetimi, orman alanlarının arttırılması ve daha pek çok alanda hamdolsun bu samimi gayretlerimizin neticelerini almayı başardık.

Türkiye, yenilenebilir enerjide Avrupa’da 5’inci, dünyada ise 12’nci sıraya yükseldi. Bu başarıyı yenilenebilir enerji seviyemizi toplam enerji seviyemizin yüzde 55’ine ulaştırarak elde ettik. Orman varlığımızı 23 milyon hektara çıkarak Avrupa’da orman varlığını en çok arttıran ülke olduk. 81 ilde 81 milyon metrekare millet bahçesi kurma hedefimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz.

Ülkemizin ilk yerli otomobili TOGG’u tamamen elektrikli olarak tasarlarken de çevreye olan sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ettik. Geçtiğimiz yıl Paris İklim Anlaşması’nı Meclis’imizde onaylayarak iklim değişikliğiyle mücadelemizde önemli bir ivme yakaladık. Bu konudaki nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdüreceğiz.

Değerli dostlarım

İklim değişikliği ve çevre konusunda bilinçlenmenin artmasında Anadolu Ajansı gibi medya kuruluşlarına büyük bir sorumluluk düşüyor. Anadolu Ajansı, kısa bir süre önce kurduğu Yeşil Hat ile yalnızca ülkemizde değil, dünyada da iklim haberciliğinin öncü kuruluşlarından birisi oldu. Tam 102 yıldır ülkemizin dünyadaki sesi olan Anadolu Ajansı’nın iklim değişikliği ve çevre konusunda görülmeyeni görerek, duyulmayı duyarak tüm dünyaya anlatacağına inanıyorum. Ajansımıza üstlendiği bu zor, ama mühim görevde başarılar diliyorum.

Çevre forumunun başarılı geçmesini diliyor, katkı sunan herkese tekrar teşekkür ediyorum.

Kalın sağlıcakla.