Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nde Yaptıkları Konuşma

19.09.2022

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tatar,

Değerli Vatandaşlarım,

Kıymetli Kongre Üyeleri,

Saygıdeğer Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Buradan Amerika’yı ikinci vatan eyleyen tüm kardeşlerime selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye’deki kardeşlerinizin, akrabalarınızın binlere kilometre ötede olsa da yüreği sizlerle çarpan dostlarınızın selamlarını getirdim. Biz sizleri özlemiştik, görüyorum ki sizler de bizi özlemişsiniz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da gönüllerimizi buluşturan Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne şahsım, eşim, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Dernek temsilcilerimiz, bilim insanlarımız, akademisyenlerimiz, iş dünyamız, sanatçılarımız, sporcularımız gibi Türk-Amerikan toplumunun farklı kesimlerini oluşturan sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Kıymetli Vatandaşlarım,

Aramızda binlerce kilometre olsa da kalplerimiz bir, sevinç ve hüzünlerimiz ortaktır. O güzel şarkımızda ne diyoruz?

“Aynı yoldan geçmişiz biz

Aynı sudan içmişiz biz

Yazımız bir, kışımız bir

Aynı dağın yeliyiz biz

Gönüller bir, dualar bir

Bir Allah’ın kuluyuz biz

Has bahçemiz yurdumuzdur

Aynı bağın gülüyüz biz.”

Evet, bizler mesafelerin ayıramayacağı kadar gönülleri yakın insanlarız. Sizler burada yaşıyor, üretiyor, çalışıyor, ciğerpareleriniz olan evlatlarınızı burada yetiştiriyorsunuz. Mesleki kariyeriniz yanında girişimleriniz, sosyal sorumluluk projeleriniz, akademik çalışmalarınız ve sivil toplum faaliyetlerinizle Amerikan toplumuna ve ekonomisine önemli katkılarda bulunuyorsunuz. Siyasi alanda üstlendiğiniz aktif roller bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olma isteğinizi en etkin şekilde ortaya koymanızı sağlıyor. Çalıştığınız kurumlarda, üniversitelerde, düşünce kuruluşlarında kritik projelere imza atıyorsunuz. Tüm bunları yaparken anavatanla bağlarınızı korumayı da ihmal etmiyor, milletimizin bir parçası olduğunuzu asla unutmuyorsunuz.  Kimliğinizi muhafaza edip, kültürümüzü en iyi şekilde bu topraklarda yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyorsunuz. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her birinizi başarılarınız, gayretleriniz, emekleriniz için canıgönülden tebrik ediyorum. Farklı görüşlere ve inançlara sahip olsalar da vatandaşlarımızın bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini son derece önemsiyorum.

Burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum: Hepimiz yurt dışında yaşayanlarla birlikte nüfusu 95 milyonu bulan büyük bir ailenin mensuplarıyız. Sizler diğer aidiyetleriniz yanında Türkiye’nin Amerika’daki gönül elçileri, milletimizin bu topraklardaki temsilcilerisiniz. Amerika’da Türkiye’ye ve Türk insanına yönelik artan ilgide sizlerin farklı alanlarda elde ettiği başarıların çok önemli payı bulunuyor. Ülkem ve milletim adına sizlerin şahsında tüm vatandaşlarıma buradan teşekkür ediyorum.

Değerli Arkadaşlar,

Dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan insanlarımızla bir araya gelişimizde sık sık vurguladığım bir husus var; biz asimilasyona ne kadar karşıysak, entegrasyonu da o derece kuvvetli bir şekilde destekliyoruz. Bizim uyum ve entegrasyon anlayışımız vatandaşlarımızın kendi kültürlerine, kendi değerlerine sahip çıkarak içinde yaşadıkları toplumların hayatına aktif olarak katılmaları, bütünleşmeleridir. Bu doğrultuda atılan her adımı destekliyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde yürüttüğünüz çalışmalarda sizlere daima destek vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

Bugün aramızda bulunan değerli Amerikalı siyasetçilerin ve yerel yöneticilerin de başarılarınızdan ve topluma daha fazla entegre olabilmek için yürüttüğünüz çalışmalardan büyük bir memnuniyet duyduğundan eminim. Geldiğimiz noktada Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğini müşahede ediyoruz. Sahip olduğunuz ortak değerler etrafında birleştiğiniz sürece üstesinden gelemeyeceğiniz zorluk yoktur. Önümüzdeki süreçte birlik ve beraberliğinizi muhafaza etmenizin, Amerikalı dostlarımızın ülkemizi, kültürümüzü ve tarihimizi daha iyi anlamalarına katkı sağlayacağına inanıyorum.

Hepimizin bildiği gibi hayat maalesef boşluk kabul etmiyor. Bizim ihmal ettiğimiz her alan başkaları tarafından dolduruluyor. Bu boşlukları da çoğu zaman ülkemize ve milletimize yönelik husumet besleyen çevreler ki bunları biliyorsunuz, örgütler ve lobiler istismar ediyor. Türk-Amerikan ilişkilerini zehirlemek amacıyla hareket eden çıkar gruplarını ve faaliyetlerini sizler zaten görüyorsunuz. Hukuk ve tarih, özellikle bu gerçekten uzak iddialar yoluyla Türkiye’yi hedef alan bu faaliyetlerin akim bırakılması büyük önem arz ediyor. Milletimiz hakkındaki gerçeklerin gerek Washington’da, gerek eyaletler düzeyinde daha iyi idrak edilmesini sağlamak hepimizin ortak görevidir. Türkiye ortak paydasında buluşan tüm vatandaşlarımızın siyasi ve diğer görüş ayrılıklarını bir tarafa koyarak milli meselelerde dayanışma içinde hareket etmesini bekliyoruz.

Değerli Dostlar,

Türkiye, terörden en çok etkilenen ve terörle mücadelede en ön safta yer alan ülkelerin başında geliyor. PKK, YPG’den DEAŞ’a ve FETÖ’ye kadar hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Terörün kanlı ve karanlık gölgesini bölgemizin üzerinden muhakkak kaldıracağız. Amerikalı dostlarımızın PKK, YPG ve FETÖ ile mücadelemizde müttefiklik ruhuna yakışır şekilde iş birliği içinde hareket etmesini bekliyoruz. FETÖ elebaşının ve örgüt mensuplarının Türk adaletine teslim edilmesi için Amerikan makamları nezdindeki girişimlerimizi titizlikle yürütüyoruz. 15 Temmuz gecesi 252 insanımızı alçakça katleden, Meclis’imize bomba atan, demokrasimize kast eden bu yapının mahşeri vicdanla birlikte hukuk önünde de mahkûm olması gerekiyor. Sizlerin de bu terör örgütlerinin gerçek yüzlerini mümkün olan her platformda anlatmayı sürdüreceğinize inanıyorum.

Nefret söylemlerinin, özellikle de İslam düşmanlığı ve Müslümanlara yönelik ön yargıların dünya genelinde arttığını müşahede ediyoruz. Ne yazık ki Türk-Amerikan toplumu ve Amerikalı Müslümanlar da zaman zaman bu yönde saldırılara maruz kalıyor. Amerikalı dostlarımızdan beklentimiz, dinimizi terörle aynı paranteze alan çarpık zihniyete ve Müslümanlara yönelik nefret eylemlerine karşı güçlü tedbir almalarıdır.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin iki güçlü stratejik ortak ve 70 yıllık müttefik olarak aralarında çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Biz NATO’da beraber miyiz? Beraberiz. NATO’nun en önemli ilk 5 ortağından bir tanesi de Türkiye. Gerek parada, gerek kara gücünde, bütün bu destekleri veren en önemli ülkelerden ilk 5 ülkeden bir tanesi Türkiye. Öyleyse, Türkiye’nin konumu gayet iyi anlaşılması, iyi bilinmeli ve kararlar, adımlar buna göre atılmalıdır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren meselelerde bazı görüş ayrılıkları yaşasak da, birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutumlara sahibiz.

Başkan Biden’la görüşmelerimizde ülkelerimiz arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlendirilmesi ve derinleştirilmesi hususlarında mutabık kaldık. Bu anlayışla Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri stratejik mekanizmasını hayata geçirdik. Önümüzdeki süreçte Amerika’yla iş birliğimizi ortak çıkarlar temelinde geliştirirken, aramızdaki sorunları çözebilmeyi ümit ediyorum.

Tabii yakın eşgüdüm ve iş birliğine sahip olduğumuz konulardan biri de tüm dünyayı etkileyen Ukrayna krizidir.  Güçlü ve güvenilir bir NATO müttefiki olarak attığımız bu adımlarda verdiğimiz destek hepinizin malumudur. Bölgede yedinci ayını dolduran acımasız savaşın kazananı olmayacağını, küresel ekonomik etkilerinin az gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyayı olumsuz etkilediğini de her vesileyle vurguluyorum.

Özellikle İstanbul Sözleşmesiyle tarım koridoru konusunda attığımız adımlar gelişmiş ülkeleri değil, az gelişmiş ülkeleri veyahut fakir ülkelere karşı Türkiye’nin tarım koridorunda attığı adım herkesin takdirini toplamaktadır. Bu arada tabii ki yükselen enflasyonu, artan gıda ve enerji fiyatlarını dünyanın geri kalanı gibi sizler de can yakıcı bir şekilde burada hissediyorsunuz. Türkiye olarak savaşın diplomasi yoluyla sonuçlandırılmasına, bölgesel ve küresel ölçekteki menfi etkilerinin giderilmesine yönelik çabalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

Özellikle tabi Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihraç edilmesi amacıyla Birleşmiş Milletler’le birlikte yürüttüğümüz gayretler sonucunda sağlanan İstanbul Mutabakatı bu çabaların en somut örneğidir. Burada yakaladığımız olumlu iklimi önce ateşkese, ardından da kalıcı barışa tahvil etmeyi istiyoruz. Uluslararası toplumun ve dostlarımızın da samimi desteğiyle inşallah bunu da başaracağımıza inanıyorum.

Değerli Dostlar,

Önümüzdeki sene Cumhuriyetimizin 100. Yılı’na kavuşmanın haklı gururunu yaşayacağız. Bu yıl dönümünü coşkuyla kutlama hazırlanırken, aynı zamanda 2023 hedeflerimize ulaşmak kararlılığı içinde yolumuza devam ediyoruz. Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerle, yaptığımız devrimlerle Türkiye’yi her alanda hayal dahi edilemeyen seviyelere taşıdık. Cumhurla, Cumhuriyet arasındaki mesafeyi ortadan kaldırarak milli iradeyi ülkemizde tartışmasız bir şekilde hâkim kıldık. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz reformlarla sessiz bir devrime imza attık. Hak ve özgürlüklerden ekonomiye, enerjiden savunma sanayine, eğitimden ileri teknolojiye, terörle mücadeleden dış politikaya kadar geniş bir yelpazede ülkemizin gücüne güç kattık. Akıl ve vicdan sahibi herkes 2002’nin Türkiye’siyle 2022’nin Türkiye’si arasında dağlar kadar fark olduğunu kabul edecektir.

Bugün bölümünmüş yollarıyla, otobanlarıyla, hızlı tren hatlarıyla, tünelleriyle, havalimanlarıyla, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan Marmaray’ı, Avrasya Tüneli, köprüleriyle ulaşım altyapısını tamamlamış bir Türkiye var. Hepsinden öte, İGA’sıyla dünyada ilk 3 içerisinde yer alan havalimanıyla bir Türkiye var. Hele hele bir diğer taraftan, evet, Çanakkale Köprüsüyle dünyada ilk 3 içerisinde yer alan bir köprüye sahip. Bütün bunlar bu dönemin içerisinde oldu. Ve herkesin, bunlar yapamaz, yapılamaz dediklerini bizler gerçekleştirdik. Ve şu anda Çanakkale Köprüsü dünyada bir örnek, havalimanımız bir örnek. Pandemi döneminde dünyadaki havalimanları tamamen stop derken, bizimki çalışıyordu, çalıştı ve hala da özellikle kargo taşımacılığında dünyada ilk 5’in içerisinde yer alıyor.

Bugün Ege’de, Karadeniz’de, Doğu Akdeniz’de haklarını savunma konusunda kararlı davranan ordusu ve diplomasisi güçlü bir Türkiye var. Bugün kendine sığınan 4 milyonu aşkın mazlum ve mağdura kucak açan, ona sahip çıkan, insanlığın vicdanı olmuş bir Türkiye var. Mültecileri Ege’de, Akdeniz’de denizde boğan bir ülke yok, tam aksine onları denizden toparlayan bir Türkiye var. Bugün dünyada barış için çaba harcayan ve netice alan siyasi etkinliğe ulaşmış bir Türkiye var. Bugün rekor büyüme oranlarıyla ekonomisi başarıdan başarıya koşan, bölgesinde ve ötesinde politikaları takdirle takip edilen, krizlerle başa çıkma kapasitesini en üst düzeye çıkarmış bir Türkiye var. Her ziyaret edinişinizde inanıyorum ki sizler de Türkiye’de gerçekleşen bu büyük dönüşümü bizzat görme fırsatı buluyorsunuz. Bu değişiklik ne kadar zamanda oldu, ne çabuk oldu, geçen gelişimizde bunlar yoktu, şimdi var diyenleri hep görüyorum. Bu bir gerçeği ortaya koyuyor, Türkiye sürekli değişiyor, durmak yok, yola devam diyoruz ve bununla birlikte de dünyada özellikle rekabeti esas alan bir anlayışla yola devam ediyoruz. Büyüyen, güçlenen, itibarı artan Türkiye’nin burada sizlere de güven aşıladığını biliyorum. Bu kalkınma ve demokrasi hamlesini önümüzdeki dönemde daha da hızlandırarak devam ettirmek istiyoruz. Bunun için 2023 seçimlerine büyük önem veriyoruz.  Yurt dışındaki siz vatandaşlarımızın da oy kullanacağı bu tarihi seçimlerin tam anlamıyla bir milli irade şölenine dönüştürmek arzusundayız. Demokratik katılımın en önemli ve etkin yolu seçimlerdir. Türkiye, 70 yılı aşan çok partili hayatında şeffaf ve güvenilir seçim sistemiyle büyük bir başarıyla imza atmıştır. Hangi siyasi tercihte bulunursak bulunalım, oy kullanmak yoluyla Türk demokrasisine sahip çıkmak hepimizin görevidir. Sizlerden iradenize sahip çıkmanızı, buradaki her bir vatandaşımızın sandığa giderek muhakkak oyunu kullanmasını teşvik etmenizi istiyorum.

Sözlerime son verirken, bizleri bir arada tutan, bizi biz yapan unsurların farklılıklarımızdan çok daha fazla olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum. Biz birlikte hareket ettiğimiz sürece hem Türk-Amerikan toplumunun, hem de ülkelerimizin çok daha başarılı sonuçlara imza atacağına inanıyorum. Gerek Amerika’daki temsilciliklerimiz, gerek Türkiye’deki kurum ve kuruluşlarımız sizlerin yanındadır ve yanında olmayı da sürdürecektir. Geçtiğimiz sene açılışını yaptığımız yeni Türk Evi binamızın da sizlerin ortak evi olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum.

Bugün bizleri aynı çatı etrafında buluşturan TASC’a bir kez daha teşekkür ediyorum. Katılımınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Hepinizi şahsım, eşim ve anavatandaki milyonlarca vatandaşımız adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.