Şanghay İş Birliği Zirvesi’nde Yaptıkları Konuşma

16.09.2022

Saygıdeğer Devlet ve Hükümet Başkanları,

Sayın Genel Sekreter,

Kıymetli Heyet Üyeleri,

Sizleri şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyorum. ŞİÖ Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi’nin 22. Zirvesinde sizlerle bir araya gelmekten memnuniyet duyuyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’e ve siz değerli dostlarıma davetiniz için teşekkür ediyorum. Özbek kardeşlerimize gösterdikleri misafirperverlik için müteşekkir olduğumu bilhassa belirtmek istiyorum. Teşkilata üyeliğe yeni kabul edilen komşumuz İran’ı tebrik ediyorum.

Türkiye, en batıdaki Asyalı, en doğudaki Avrupalı olarak müstesna bir konuma sahiptir. Asya ile binlerce yıla sari beşeri, kültürel ve siyasi bağlarımız bulunuyor. 2019 yılında ilan ettiğimiz Yeniden Asya girişimimizle ata yurdumuz Asya ile ilişkilerimizi her alanda güçlendirmeye çalışıyoruz.

ŞİÖ, Asya’nın hoşgörü ikliminin ve sorunlara ortak çözüm bulma anlayışına dayalı kadim kültürünün günümüzdeki temsilcisi olarak tarafımızdan görülüyor. Bunun için de teşkilatla ilişkilerimizi geliştirmeye önem veriyoruz. Son 10 yıldır sahip olduğumuz diyalog ortağı statümüz sayesinde burası Asya’ya açılan pencerelerimizden biri haline gelmiştir.

Teşkilatın Enerji Kulübü Üst Düzey Grubunun Dönem Başkanlığını 2017 yılında üstlenmiştik. Bu kapsamdaki Üçüncü Yüksek Düzeyli Grup Toplantısı’nı Ankara’da gerçekleştirmiştik. Üye olmayan bir devletin böyle bir görevi icra etmesi, teşkilat için de bir ilki teşkil etmiştir. Üstlendiğimiz sorumluluk, teşkilatla Türkiye arasındaki ilişkilerin ne kadar geliştiğini de göstermiştir. Bundan sonra müşterek çabalarımızla iş birliğimizi çok daha yukarıya çıkaracağımıza inanıyorum.

Saygıdeğer Mevkidaşlarım,

İmkânlarla beraber sorunların da küreselleştiği bir çağda yaşıyorum. İklim değişikliği, salgın, enerji ve gıda arzı güvenliği, terörizm, yabancı ve İslam düşmanlığı, ırkçılık, düzensiz göç, ekonomik durgunluk ve tedarik zincirlerindeki aksamalar gibi nice imtihanla karşı karşıyayız. Bu sınamaların üstesinden ancak tesis edilecek küresel iş birliği ve çözüm anlayışıyla gelebiliriz. Bu dönemde daha çok birlik olunması gerekirken, maalesef bazı ülkeler duvarlarını yükseltmeyi, içe kapanmayı tercih etmişlerdir. Duvarlar yükseldikçe vicdanlar da çölleşmekte, mazlumların sesleri daha da duyulmaz hale gelmektedir.

Bunun en son ve acı örneği koronavirüs salgınında yaşanmıştır. Tüm insanlığın aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatan bu küresel salgın sürecinde maalesef uluslararası kuruluşlar ve gelişmiş ülkeler iyi bir imtihan veremediler. Hatta kimi ülkeler tıbbi malzeme temininde çatışma noktasına kadar geldiler. Biz ise Türkiye olarak koronavirüsle mücadele kapsamında 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Kendi imkânlarımızla geliştirdiğimiz yerli ve milli aşımız olan TÜRKOVAC’ı tüm ihtiyaç sahiplerinin hizmetine sunduk.

Yaklaşık 3,7 milyonu geçici koruma altındaki Suriyeliler olmak üzere 4 milyondan fazla yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapmayı sürdürüyoruz.

Yaptığımız 8 milyar doları aşkın insani yardımla milli gelire oranla dünyada ilk sıradayız. Gayrisafi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1’ini insani yardımlara ayırarak, dünyanın en cömert ülkesi unvanını taşımanın gururunu yaşıyoruz.

Dünya beşten büyüktür, diyerek İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan düzenin krizleri çözme kabiliyetini yitirdiğine dikkat çekiyoruz. Küresel sistemin reform ihtiyacını vurgularken bir yandan daha adil, temsil kabiliyeti yüksek, kapsayıcı ve etkin bir düzenin tesisi için çalışıyoruz. Bunu yaparken bölgemizde ve ötesine barış, güvenlik, istikrar ve refahın hakim kılınması için her türlü çabayı sergiliyoruz. Amacımız, insanı ve insani değerleri merkeze alan girişimci bir diplomasi anlayışıyla bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmektir. Bu kapsamda Ukrayna’daki çatışmaların diplomasi yoluyla bir an evvel sona erdirilmesi için yoğun gayret gösteriyoruz. Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden sevkiyat noktasında Birleşmiş Milletler ve taraflarla verimli bir iş birliği yürütüyoruz. Tahılın Afrika’daki kardeşlerimiz başta olmak üzere özellikle en çok ihtiyaç duyanlara ulaştırılması noktasında da samimi çaba harcıyoruz.

Terörizm maalesef küresel düzeyde sınır tanımamakta ve tüm devletleri olumsuz etkilemektedir. Türkiye, on binlerce vatandaşını terör örgütlerine kurban vermiş, terörün kanlı yüzünü çok iyi bilen, tanıyan bir ülkedir. 40 yılı bulan bölücü terörle mücadelemizde çoğu zaman yalnız bırakılsak da PKK, PYD, YPG, FETÖ, DEAŞ dâhil terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Ortak güvenliğimizi ilgilendiren hususlarda ŞİÖ ile diyaloğumuzu daha da güçlendirmeye hazırız.

Kıymetli Dostlar,

Güvenliğin önemli bir boyutunu tedarik zincirlerinde sürekliliğin sağlanması oluşturmaktadır. G-20 kulvarındaki girişimlerimiz başta olmak üzere, küresel gıda güvenliğine yönelik çabaları destekliyoruz. Küresel tedarik zincirlerinde devamlılık bakımından Doğu ve Batı arasındaki bağlantının güçlendirilmesinin önemi günümüzde daha fazla anlaşılmıştır. Orta koridor adını verdiğimiz girişimin Kafkaslar, Orta Asya ve Çin Halk Cumhuriyeti hattında mühim bir arter görevi gördüğü bölgemizde ve ötesinde refahın ve istikrarın tesisinde büyük rol oynadığı aşikârdır. Türkiye, son 20 yılda gerçekleştirdiği devasa ulaşım ve altyapı yatırımlarıyla bu alanda çok önemli bir başarıya imza atmıştır.

Ülkemizin Doğu ile Batı arasındaki köprü konumu bizlere emsalsiz imkânlar sunmaktadır. Bu anlayışla, güvenlikten ekonomiye, enerjiden ulaşıma, tarımdan turizme kadar her alanda iş birliğine hazırız. ŞİÖ içinde devam eden siyasi ve ekonomik süreçlere de katkı sağlamaya devam edeceğiz. Teşkilat üyesi ülkelerin ekonomik ve insani kalkınmalarından temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesine kadar her konudaki çabalarını yakından takip etmeyi ve iş birliği yapmayı sürdüreceğiz.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Başta ev sahibimiz Özbekistan olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Toplantılarımızın ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.