Ordu’da Toplu Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

30.07.2022

Sevgili Ordulular,

Değerli Kardeşlerim,

Kıymetli Hanımlar,

Sevgili Gençler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Epeyce ara verdik değil mi? Neredeyse bir 3-3,5 yıl oldu. Deniziyle yaylasıyla, yeşiliyle, hepsinden önemlisi insanıyla Ordu’yu özlemişiz. Gördüğüm kadarıyla muhteşem katılımla Ordu da bizi özlemiş. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Rabbim son nefesimize kadar bize böyle bir muhabbet nasip etsin.

Ordu’nun türküsünde ne diyor:

“Yola giden yorulmaz

Gölün suyu durulmaz

Andır kalsun sevdalık

Evde barkta durulmaz.”

Ordu’yla beraber yol yürüdüğümüz müddetçe biz yorulmayız. Ülke ve millet sevdası yüreğimizde olduğu müddetçe dünyaya sığmayız. Türkiye’nin 81 vilayetiyle birlikte Ordu’ya hizmet etmek için 20 yıldır gece-gündüz çalıştığımızın en yakın şahidi sizlersiniz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal desteklere ülkemizin nereden nereye geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Demokrasi ve kalkınma mücadelemizde hep yanımızda olan Ordu’ya şükranlarımı sunuyorum.

Geçtiğimiz 20 yılda gerçekleştirdiğimiz eser ve hizmetlerin üzerinde ülkemizi 2053 vizyonuna da yine sizlerle birlikte hazırlayacağız. Eskiden dünyada işler yolunda giderken biz istikrarsızlığın, güvensizliğin, kısır çekişmelerin, kifayetsiz siyasetçilerin bedelini krizlerle öderdik. Üstelik bu krizler öyle krizlerdi ki sadece elimizdeki-avucumuzdakini kaybetmekle kalmaz, geleceğimizi de ipotek altına sokardık.

Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken biz istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla doludizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz. Elbette bizim de sıkıntılarımız yok değil, var; ama biz bunları aşabilecek güçteyiz, biz bunları aşabilecek kapasitedeyiz. Hamdolsun, elimizdeki imkânlar ve önümüzdeki fırsatlar bunlardan kat be kat fazladır.

Hatırlarsanız yıllarca bu ülkeyi vesayet ve tek parti yönetimiyle milli iradeyi yok sayarak, darbelerle sürekli demokrasimizi budayarak, koalisyonlarla siyaseti felç ederek, ideolojik, etnik ve mezhebi gerilimlerle milli bünyemizi zayıflatarak, yokluk ve yoksullukla insanımızın belini bükerek… Ah ah, aramızda yaşça benden daha büyük olan ablalarım var, abilerimiz var, o CHP’nin hani o karneyle benzin dağıtılan, karneyle ekmek dağıtılan dönemleri vardı ya, elhamdülillah bizim iktidarımızda böyle bir şey var mı? Yok.

Bunlar terörle canımıza ve huzurumuza kastettiler. Ama şimdi terörle mücadelede Gabar’da, Tendürek’te, Beslerderesi’nde terörün belini kırdık mı? Artık terör diye bir bela var mı? Ah ah, bu ordu terörün ne menem şey olduğunu gayet iyi bilir. Bu Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir. Onların bedelini benim Ordu’m çok ödedi çok. Ama artık böyle bir şey var mı? Yok.

Yardım ve benzeri sinsi görüntüler altında üretimimizi, sanayimizi, ticaretimizi kısır bıraktılar. Beşinci kol faaliyetleriyle ordumuzu, diplomasimizi, akademimizi, medyamızı kontrol altında tutarak, velhasıl bizi dört bir yandan kuşatarak adeta esir almışlardı. Rahmetli Menderes’in, Rahmetli Özal’ın, Rahmetli Erbakan ve Türkeş’in verdiği mücadele siyasi olmanın ötesinde bir istiklal ve istikbal mücadelesiydi. Biz de işte bu büyük davanın son temsilcisi olarak bundan 21 yıl önce sizlerin huzuruna geldik. Milletimizden aldığımız destekle 20 yıldır ülkemizi yönetirken attığımız her adımda bu kavganın farklı yüzleriyle karşılaştık. Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak ayaklarındaki prangalardan kurtardıkça gördük ki 20 yılda asırlık işler yapmak mümkünmüş.

Şimdi karşımdaki bu gençler 20 yaş ve altı. Parlamentoya girmek için 30 yaş seçme ve seçilme yaşıydı. Biz ne yaptık? Önce bunu 25’e indirdik, daha sonra ne yaptık? 18 yaş ne oldu, seçme ve seçilme yaşı oldu. Bunu getiren kim? Biz biz. Türkiye’de seçme ve seçilme yaşını 18’e indiren iktidar, AK Parti İktidarı olmuştur. Bu CHP ve yandaşları, bunlar gençliğimize güvenmezler ve gençlikten korkarlar. Evet, bu ülkenin eğitim altyapısını 20 yılda baştan sona yenilemek mümkünmüş. Evet, bu ülkenin sağlık sistemini 20 yılda baştan sona adeta sıfırdan kurmak mümkünmüş. Evet, bu ülkenin yoldan havalimanına, konuttan baraja temel ihtiyaçlarını 20 yılda karşılamak mümkünmüş.

Ordu-Giresun Havalimanı’nı yaptık mı? Biz yaptık. Çünkü Ordu’ya da, Giresun’umuza da böyle bir havalimanı yakışırdı, onun için bunu bitirdik. Artık benim Ordulu, Giresunlu kardeşlerim havalimanından istifadeyle çok kısa zamanda rahatlıkla Ordu’ya ve Giresun’a gelip gidiyor mu? Gelip gidiyor. Demek ki, aşgınan koşan yorulmaz. İşte biz de bunu yaptık. Şimdi benim Ordulu kardeşim rahatlıkla uçağına biniyor, Ordu-Giresun Havalimanı’na geliyor. Giresunlu kardeşim, hemşehrim uçağına biniyor ve havalimanına iniyor ve buradan da hemen 45 dakikada, yarım saatte evine gidiyor. Demek ki oluyormuş. Bu ülkenin her vatandaşının hak ve özgürlük talebini karşılayacak demokratik reformları 20 yılda gerçekleştirmek mümkünmüş. Evet, bu ülkenin uluslararası itibarını güvenlikten diplomasiye kadar her alanda 20 yılda zirveye çıkarmak mümkünmüş.

Biz tüm bunları nasıl başardıysak, inşallah bugünkü sıkıntıları da çözeceğiz, bundan sonraki atılımları da gerçekleştireceğiz. Artık bu ülkeyi de, bu milleti de 20 yıl öncesine geri götürmeye, hedeflerinden vazgeçirmeye, kazanımlarını elinden almaya kimsenin gücü yetmez.

Şu anda ben bu karşımdaki muhteşem katılımı görünce diyorum ki; elhamdülillah, demek ki çay demlendi, belli. Türkiye üzerine hesapları olanların, Türkiye’nin hesaplarını bozduklarının hangi hevesler ve hazırlıkların içinde olduğunu biliyoruz; çok beklerler. Artık sinsi oyunlarla istikameti belirlenen, her 10 yılda bir hizaya getirilen, her 20 yılda bir geriye götürülen Türkiye yok. Yaşanan her küresel kriz, bize rüyaların ülkesi gibi gösterilen yerlerin tehditlerin karşısında nasıl kırılgan, nasıl nobran, nasıl riyakâr olabildiğini göstermiştir. Hamdolsun biz ülke ve millet olarak hem insani sınamalardan alnımızın akıyla çıktık, hem de kendi çıkarlarımızı koruma hususunda en küçük taviz vermedik.

Şimdi önümüzde ne var? 2023. 2023’e inşallah hedeflerimize ulaşarak ve kazanımlarımızdan taviz vermeyerek atlattığımızda önümüzde sevgili gençler, sevgili hanım kardeşlerim; önümüzde yepyeni bir dünya, yepyeni bir gelecek olduğunu beraberce göreceğiz değil mi? Yepyeni bir Türkiye’nin inşa edileceğini de göreceğiz değil mi?

Güzel bir demin karşımda pankart gördüm: “Fındık dalda tekleme, 6’lı masa Ordu’dan oy bekleme” Maşallah. Benim Ordulum böyle işte, haddini bildirmekse, bildirir. “Fındığın uğuru, Ordu’nun gururusun.” “Dev hizmetler, mega projeler, Reis’in Ordu’su artık çok güzel.” İnanın Ordu her geçen gün daha güzel ve daha da güzel olacak.

Şimdi Ordu’dan öyle bir ses verin ki ülkemizin de, dünyanın da her yerinden duyulsun. Şimdi burada öyle bir ahitleşelim ki dostlarımızın yürekleri ferahlasın, düşmanlarımızın beti-benzi atsın. Hazır mıyız? Ordu, 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır mısın? Ordu, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın?  Ordu, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın?  Ordu, bu kutlu mücadelede yanımızda mısın?

Rabbim hepinizden razı olsun.

Ne diyor Ordu türküsünde, bakalım hatırlayacak mısınız?

“Sahipsiz evlerde baca tüter mi?

Yapraksız dallarda bülbül öter mi…” Hatırladınız mı? 

Siz ülkenin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıktıkça, siz demokrasi ve kalkınma mücadelemizde yanımızda olmayı sürdürdükçe, siz sandıkta bu kardeşinize ve ekibine en güçlü desteği verdikçe, inşallah ne ülke sahipsiz kalacaktır, ne Ordu sahipsiz kalacaktır, ne büyük ve güçlü Türkiye davası sahipsiz kalacaktır.

Sevgili Gençler,

Değerli Kardeşlerim,

Biz ülkemize kazandırdıklarımızı anlattıkça birilerinin yüreği öyle daralıyor ki anlatamam, çıldırıyorlar. Bu daralmanın etkisiyle bizim zaten yaptığımız veya yapma hazırlıklarını yürüttüğümüz hizmetleri sanki kendi akıllarıymış, sanki kendi vaatleriymiş gibi sahiplenmeye kalkıyorlar. Bunların eser namına hiçbir müktesebatları zaten bulunmuyor. Hizmet namına da bir dönem başında bulundukları kurumları batırmaktan, milleti rezil-kepaze etmekten başka maharetleri görülmemiştir. Ya bunlar elif görse mertek sanacak bu kifayetsizlerin çırpınışlarını istihzayla seyrediyoruz.

Bir zamanlar bu Bay Kemal SSK’nın başında değil miydi, SSK’yı batırmadı mı? Rahmetli Savaş Ay’ın programlarını herhalde izlemişsinizdir değil mi? Aman ya Rabbi, ne hale getirdi oraları. Şimdi hastanelerimizin her biri birbirinden güzel. İnşallah bir şehir hastanesi de şimdi nereye yapıyoruz? Ordu’ya yapıyoruz. Cehaleti öyle bir seviyede ki, bizim kendisiyle dalga geçmek için ifade ettiğimiz laflardan medet umacak kadar dibe batmış vaziyette. Biliyorsunuz bu zata zaman zaman Bay Kemal, diyerek takılıyorum. En sonunda kendi de bunu kabul etti. Kendisi Bay Kemal lafını öylesine benimsemiş ki ismi yerine bunu kullanmaya başladı. Hâlbuki biz ülke ve millet hayrına hiçbir siyaset üretmeyip, Ana Muhalefet koltuğunu yıllardır yalan ve iftiradan ibaret söylemlerle işgal ettiği için kendisine bu unvanı vermiştim. Ama eksik yapmış, Bay Kemal lafının altına bir de CHP genel müdürü unvanını eklemesi lazım. Hatta seçimden sonra buna ekleyeceği, emekli CHP genel müdürü ibaresini de şimdiden hazırlarsa iyi olur.

Yıllardır kendisine; gel yalan ve iftira siyasetini bırak, bizimle eser ve hizmet siyasetinde yarış, dedik, ama maalesef dinletemedik. Çünkü eser ve hizmet siyaseti demek, millet için dertlenmek, milletle birlikte dertlenmek, milletle birlikte yol yürümek, milletle birlikte gerektiğinde namluların karşısına dikilmek demek. Bunların milletin değerleri ve dertleriyle bir ilgileri olmadığı gibi, sıkıya geldiklerinde de kaçıp tenha bir köşede kahve yudumlayıp televizyon seyretmeyi tercih ettiklerini 15 Temmuz’dan hatırlıyorsunuz değil mi? Saat 23:15, Atatürk Havalimanı’na geliyor ve oradan FETÖ’cuların tankların arasından Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidiyor. Ben de, saat 01:00’e doğru Atatürk Havalimanına iniyorum. Adam yalancı ya, diyor ki; haberim olsaydı ben beklerdim. Ya on binlerce kişi orada bekliyor, on binlerce kişinin aşkı sende yok. O on binlerce kişinin derdi sende yok. Sen korkaksın korkak. Eserde ve hizmette gözleri olmadığını zaten biliyorduk da, bu kadar yüreksiz çıkmaları bize dokundu. Şaka bir yana, bunlar biz eser ve hizmetlerimizi saydıkça, milletimizle şöyle kucaklaşıp geleceği konuştukça bunalıma giriyorlar.

Şimdi isterseniz burada önce Ordu’ya şöyle 20 yılda yaptıklarımızı bir anlatalım mı, kısa, özet? Ardından ziyaretimiz vesilesiyle açılışını yapacağımız eserleri sayarak, en sonunda da bu yılın fındık alım fiyatını açıklayarak muhalefet cenahına kâbus dolu bir gün daha geçirtelim. Hazır mıyız?

Kardeşlerim,

Sevgili Hemşerilerim,

Son 20 yılda Ordu’ya toplamda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 32 milyar lira kamu yatırımı yaptık. 32 milyar, dile kolay.  Eğitimde 3 bin 801 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi bu şehre kim kazandırdı? Biz kazandırdık.

Gençlik ve sporda 4 bin 290 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Biri stadyum olmak üzere toplam 39 adet spor tesisi inşa ettik.

Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize toplamda 4,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık.

Sağlıkta 12’si hastaneden oluşan toplam 52 adet sağlık tesisi kazandırdık. Az önce söyledim, yine söylüyorum; Ordu şehir hastanemizle birlikte 5 sağlık tesisinin inşasının, 7 sağlık tesisinin ise ihale, proje ve arsa süreci devam ediyor.

Çevre ve şehircilikte Ordu’da 4495 konut yaparak hak sahiplerine teslim ettik. 74 konutun yapımı devam ediyor. Ayrıca, şehrimizdeki 5 alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımız da sürüyor. Altınordu, Kabataş ve Gürgentepe millet bahçelerimizde çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor.

Ulaştırmada 54 kilometreden devraldık bölünmüş yol uzunluğunu, bunu 152 kilometreye ulaştırdık. Yaptığımız tünellerle uzakları yakın ettik. Yapımı süren Ordu-Mesudiye-Koyulhisar Yolu ile Ordu-Ulubey Ayrımı Kabadüz Yolunu yılsonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Toplam maliyeti 6.2 milyar lira olan proje bünyesinde tünellerin, köprülerin olduğu Ordu Çevre Yolunun kalan kesimlerini de inşallah seneye tamamlıyoruz.

Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanını ilimize kazandırdık. Dünyada 5 tane var, dünyada 5 tane deniz üzerinde havalimanı var. Bir tanesi Ordu-Giresun, bir tanesi de Rize-Artvin. Biz yaparız, öyle herkesin yapacağı iş değil bu. Biz yaptık ve şu anda da hemşehrilerimiz, halkımız bundan istifade ediyor. Şu anda Ordu-Giresun Havalimanımızın yolcu sayısı geçtiğimiz yıl 740.653 olarak gerçekleşti.

Tarım ve ormanda Ordu’ya 3 baraj ile 1 gölet inşa ettik. Korgan, Kumru, Kırtaş ve Çağlayan Barajlarının da yapımı devam ediyor. İnşa ettiğimiz 70 adet taşkın koruma tesisiyle Ordu şehir merkezi 68 yerleşim yeri ve yaklaşık 5 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için 13 adet taşkın koruma tesisiyle ilgili çalışmalara devam ediyoruz.

Ordulu çiftçilerimize son 20 yılda toplam 4,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide şehrimize iki organize sanayi bölgesi, bir araştırma-geliştirme merkezi kurduk. Ordulu iş adamlarımıza toplamda 2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik.

Çalışma hayatına verdiğimiz desteklerle ilimizdeki aktif sigortalı oranını yüzde 59 seviyesinde artırdık.

Enerjide Ordu’ya, Fatsa’ya ve Ünye’ye doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki dört yıllık dönemde Akkuş, Aybastı, Çaybaşı, Gölköy, Gülyalı, İkizce, Kabadüz, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ulubey’i de doğal gaza kavuşturacağız.

Şimdi geliyorum bugün açılışını yapacağımız eserlere.

Kamu kurumlarımız ve hayırseverlerimiz tarafından 1,2 milyar liralık yatırımla il genelinde toplam 735 dersliğe sahip 60 okul inşa edildi.

Ordu Stadını 485 milyon liralık bir yatırımla tamamlayarak şehrimizi 20 bin kişilik bir tesisle buluşturduk.

Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nde toplamda 2 bine yakın istihdam oluşturan 577 milyon liralık bir yatırımla inşa edilen 11 fabrikayı üretime geçirdik. Tüm bu yatırımların Ordu’muza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu eserleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, hayırseverlerimizi, iş insanlarımızı tebrik ediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Biliyorum fındık lafını duyunca hepinizin heyecanlandığını, yerinde duramadığını biliyorum. Türkiye, dünyanın en büyük fındık üreticisi. İhracatımızda da fındığın önemli bir yeri var. Sadece geçtiğimiz yıl dünyanın 122 ayrı ülkesine 2 milyar 300 milyon dolara yakın bir bedelle 344 bin tondan fazla fındık sattık. Ordu hem üretim alanı, hem rekolte itibariyle ülkemiz fındığının yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. Rekolte bakımından Samsun, Giresun, Sakarya, Düzce, Trabzon, Zonguldak gibi şehirlerimiz de Ordu’yu takip ediyor.

Biz iktidara geldiğimizde kardeşlerim, fındığın alım fiyatı neydi biliyor musunuz? 1 doların altındaydı. Bu yüzden çoğu bahçe bakımsız kalmış, insanlar adeta üretime küstürülmüştü. Şimdi biz bu rakamı 3 doların üzerine çıkardık. Bu yıl da küresel ekonomik krize ve ülkemizin yaşadığı sıkıntılara rağmen fındık üreticilerimize emeklerinin karşılığı olacak bir alım fiyatı vermek için tüm şartları zorladık. İnşallah beklentimiz fındıkta rekoltenin geçen yılın da üzerine çıkmasıdır. Bugün açıklayacağımız fiyatla hem üreticinin gelirini artıracağımıza, hem de ihracatımızı yükselteceğimize inanıyorum. Toprak Mahsulleri Ofisi’miz 2022 alım sezonunda yüzde 50 sağlam iç esasına göre kabuklu fındığa kilogram başına levanten kalite için ve bu arada Giresun kalite için malum iki ayrı fiyat var. Ama biz şimdi diyoruz ki; alan destekli olarak ben burada bir rakam açıklıyorum. İnanıyorum ki sizler de inşallah kabul edeceksiniz ve ortalamasını 54 olarak inşallah açıkladık. Hayırlı olsun, bereketli olsun. Rabbim yar, yardımcımız olsun. Tabii yüksek randımanlı fındığın fiyatına 54’ün içinde 2 de var, anladınız değil mi, burada bir yanlışlık olmasın, sonra arkamdan konuşmayın ha. Evet, alan bazlı ödeme, mazot ve gübre destekleriyle birlikte fındık alım fiyatımız inşallah bu şekliyle 54 liraya ne yapıyor, çıkıyor. Bu yılın fındık alım fiyatının ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Ve böyle alavere-dalaverecilere filan sakın parayı kaptırmayın. Toprak Mahsulleri Ofisi’miz tüm hazırlıklarını tamamlamıştır. Hasat ve kurutma işlemlerinin ardından inşallah fındıklar depolara girmeye başlayacaktır.

Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız eserlerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum ve 10 ay durmak yok, yola devam, tamam? Hazır mıyız? Evet, alan destekli fındık fiyatı başta olmak üzere hayırlı olsun diyoruz. Sofralarımız bereketlensin diyoruz. Bütün yatırımlarımız Ordu’muza hayırlı olsun derken, daha nice yatırımlarda beraber olmak üzere kurdeleyi kesiyoruz.

Ya Allah Bismillah.