İstiklal Türküleri Lansmanı ve Temsilci Gençler ile Milli Sporcuların Buluşma Programında Yaptıkları Konuşma

19.05.2022

Aziz Milletim,

Sevgili Gençler,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı tebrik ediyorum. Malazgirt’ten Milli Mücadeleye kadar bu toprakların vatanımız olması ve kalması için gözlerini kırpmadan canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi, kahramanlarımız rahmetle yâd ediyorum.

Milli mücadelenin habercisi olan 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan istiklal ateşini düşmanı 9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökerek, zafere ulaştıran Ordumuzun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’den, erine kadar tüm mensuplarını şükranla yâd ediyorum. Milli Mücadelenin bu önemli tarihinin kendilerine armağan edildiği siz gençlerimizi dün olduğu gibi bugün de istiklal ve istikbalimizin teminatı olarak görüyorum. Bizim siz gençlerimize bırakacağımız en büyük miras da inşa ettiğimiz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde hayata geçireceğimiz 2053 vizyonu olacaktır.

İlk gençlik yıllarından beri hayatını medeniyet, hak ve adalet davasına adamış, bu uğurda nice mücadeleler vermiş, ince sınamalardan geçmiş bir büyüğünüz olarak diyorum ki, hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Şartların zorluğuna aldırmayın, imkânların kıtlığına teslim olmayın, yürüdüğünüz yolda önünüze çıkan engellerin cesametinden korkmayın. Bunların hiçbiri sizin kalbinizde büyüttüğünüz, zihninizde şekillendirdiğiniz hedeflerinizden asla sizleri uzaklaştırmasın.

Çünkü siz, genç yaşında kendi adını verdiği bir cihan devletinin temellerini atmış Osman Gazi’nin, çünkü siz, nice hükümdarın kuşatıp alamadığı İstanbul’u 21 yaşında fetheden Fatih’in, çünkü siz, kısacık ömründe devletinin topraklarının büyüklüğünün 2,5 kat artıran Yavuz’un, çünkü siz, dünyanın en karmaşık döneminde ülkesini 33 yıl ayakta tutmayı başaran Abdülhamid’in, çünkü siz, vatan topraklarının elde kalan son parçası üzerinde yeni bir devlet kuran Gazi Mustafa Kemal’in, çünkü siz, demokrasi ve kalkınma mücadelesinin ilk bayrakları ve bayraktarı Şehit Menderes’in, çünkü siz, Türkiye’ye çağ atlatma vizyonunun sahibi rahmeti Özal’ın, çünkü siz, son 20 yılda ülkeye kazandırdığı eserler ve önüne koyduğu hedeflerle Türkiye’yi dünya liginin en üstüne çıkartan bir büyük vizyonun mirasçılarınız.

Tarihimizin her döneminde gençlerimizle ayağa kalktık, gençlerimizle yürüdük, gençlerimizle başardık. Biz, kim var, diye seslenilince, sağına ve soluna bakmana fert fert ben varım, cevabını veren, benim olmadığım yerde kimse yoktur duygusuyla davasına sahip çıkan gençlik ahlakıyla yetiştik. Bununla birlikte, ülkemizde her dönemde maalesef gençlerimizi birbirine düşürerek, Türkiye’yi kendi içine kapatacak senaryolar sahnelenmiştir. Kimi zaman sağ-sol, kimi zaman Alevi-Sünni, kimi zaman ilerici-gerici, kimi zaman Kürt-Türk, denilerek birbirine düşürülmeye çalışılan gençlerimizin her kaybı Türkiye’nin kaybı olmuştur. Biz, gençlerimizin tüm bu ayrımların ötesinde kucaklayan bir anlayışla Türkiye’nin önüne kurulan tuzakları birer birer bozduk. Öyle ki, 15 Temmuz’da darbeciler sokağa çıktıklarında karşılarında işte bu gençliği buldular. Cumhuriyet tarihimizin bu en şanlı direnişinin öncüsü gençlerimizin cesareti ve kararlılığı silahların gücüne galebe çaldı. Sadece bu tablo bile gençlerimize güvenimizin ne kadar haklı olduğunu ispatlamaya yeterlidir. Bugün de burada azimleriyle, çalışkanlıklarıyla, dirayetleriyle pek çok alanda kendini ispatlamış gençlerimizle birlikteyiz.

Türkiye’nin en büyük kapalı salonunda, 5 bin kişilik bu salonda bilhassa sporcu gençlerimiz kazandıkları başarılarla ülkemizin ve milletimizin gururu haline geldiler. Artık biz Tokyo ve şimdi hedef Paris diyoruz, Tokyo’yu aşacak, olimpiyat madalyalarıyla Allah’ın izniyle yola devam edeceğiz. Az önce eskrimdeki şampiyonumuzu izledik ve diledik, şimdi artık olimpiyat şampiyonluğu bekliyoruz. Ve az önce bir müjde daha aldım, o da, Dünya Boks Şampiyonası’nda İstanbul’da yeni bir altın daha çıkardık Ayşe kızımızla.  Yarın akşam dört tane finalistimiz var yine kadınlarda, dörtte dört yapar mıyız? Yaparız, onların müjdelerini de bekleyeceğiz. Ülkemizde sayıları 2,5 milyonu bulan faal sporcularımızın içinden şanlı bayrağımızı göndere çekecek, orada dalgalandıracak daha nice şampiyonlar çıkacağına ben inanıyorum.

Şehirlerimizi temsilen burada bulunan gençlerimizin de geldikleri yerlerde hayatın her alanında takdirle gösterilen akranları olduğunu biliyorum. Spor yanında bilimde, sanatta, kültürde, teknolojide, iftihar verici eserler ortaya koyan gençlerimizle her fırsatta biraraya geliyoruz. İşte görme engelli sevgili evladımızı dinledik değil mi? Bakın, nereden nereye ve iddialı, iddialı olduğu kadar da başarılı. Görme engelli, ama Metaverse’e meydan okuyor; işte mesele bu. Nitelikli fikri tapu diye dilimize kazandırdığımız NFT üreten ve bunları dünya çapında kabul ettiren gençlerimizin ufuklarının genişliğini takdirle takip ediyoruz.

Evlatlarımızı harflerle sınıflandırarak, onları belli kalıplara sokmak isteyenlere inat, gençlerimiz üretmede ve başarmada sınır tanımıyor. Artık hep onu söylüyorum, bir Teknofest gençliği yetiştiriyoruz.

Ne diyor şair:

“Zafer dedikleri kahraman peri,

Susandan kaçar da coşana gider.”

Evet, sizlerin her birinde hiç durmadan, hiç duraksamadan çalışarak, mücadele ederek, kendinizi geliştirerek, hayallerinizi gerçeğe dönüştürecek potansiyeli görüyorum, artık olimpiyat bekliyoruz arka arkaya.

Gençlerimiz kimi akademik alandaki, kimi mesleğindeki, kimi diğer alanlardaki kabiliyetleriyle ülkemizin en büyük zenginliği, en büyük güç kaynağıdır. Ülkemizin neresine gidersem gideyim, en büyük enerji ve moral kaynağım gençlerimizin yüzünde gördüğüm umut, heyecan, kararlılık olmaktadır.

Şimdi Cedi evladımızla burada buluştuk, inşallah artık Basketbol Milli Takımız da bir numara olacak. En sonunda beni de alıştırdılar zaten, her ne kadar Mehmet de giriyor, ama karşı takımda oynuyor Mehmet ve biz tabii skorer olarak hallediyoruz.

Parti çalışmalarımızda da, hükümet faaliyetlerimizde de yaptığımız tüm programlarda, projelerde, uygulamalarda da önceliği hep gençliğimize veriyoruz. Gençlerimizin yükseköğretim kapasitesi talebi vardır, açtığımız üniversitelerde talepte kontenjanı aynı seviyeye getirdik. Hatırlayın, göreve başladığımızda Türkiye’de 76 üniversite vardı, şimdi Türkiye’de 207 üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok, 81 vilayetin 81’inde de üniversitemiz var. Bu ne demektir? Bu, şu demektir: Hakkâri’deki gencimizin Ankara, İstanbul üniversitesine gitmek için Hakkâri’den anne, babası onu yola koymasın, Hakkâri’deki üniversitede okusun, Iğdır’daki üniversitede okusun, Şırnak’taki üniversitede okusun. Biz oraları mahrum bırakmadık, oralara da üniversitelerimizi yaptık, yani öğrenci üniversiteye gideceğine hocalarımız öğrencilerimizin olduğu o illere gitsin. Batıda ne varsa doğuda da o olacak dedik ve biz bunu başardık. Gençlerimizin eğitim, öğretim sırasında barınma talebi vardı, yurt kapasitemizi, lütfen dikkat, 183 binden 756 bine çıkarttık.

Gençlerimizin maddi destek talebi vardı, burs ve kredi miktarlarını lisansta 45 liradan 850 liraya yükselttik, göreve geldiğimizde 45 liraydı, şimdi 850 lira. Gençlerimizin spor tesisi talebi vardı, en küçük yerleşim birimlerimize kadar binlerce salon ve saha inşa ettik. Gençlerimizin temsil talebi vardı, seçilme yaşını önce 30’dan 25’e, sonra 18’e indirdik. Niye? İstedik ki yaşlandıktan sonra değil, 18 yaşındaki genç politika nasıl yapılır, ülkemize nasıl yön verilir, bunu bizzat gelsin Parlamentomuzda yaşasın ve yapsın, şu anda bu var.

Gençlerimizin vakit geçirecekleri ve kendilerini geliştirecekleri yer talebi vardı, 399 gençlik merkezi açtık. Velhasıl, gençlerimiz ne istiyorsa biz onu hayata geçirecek imkânları sağladık. İnşallah 21 Mayıs’ta Adana’da gençlerimizin düzenlediği Gençlik Şöleni’nde on binlerle bir araya geleceğiz. Bu şölende gençlerimizin enerjisinden ve heyecanından bir kez daha istifade etme imkanı bulacağız. Tüm gençlerimizi Adana Stadyumundaki şölenimize davet ediyorum.

Bu duygularla bir kez daha sizleri sevgiyle selamlıyorum.