Rize-Artvin Havalimanı Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

14.05.2022

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Gardaşım Sayın Aliyev,

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Kıymetli Genel Başkanı Sayın Bahçeli, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Destici,

Sevgili Rizeli ve Artvinli hemşerilerim,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Ülkemizin iftihar verici eserleri arasında yerini alan Rize-Artvin Havalimanımızın şehirlerimize, bölgemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Gardaşım Aliyev’e, Sayın Bahçeli’ye, Sayın Destici’ye ve diğer misafirlerimize bu güzel günümüzü bizlerle paylaştıkları için şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

Eser ve hizmet siyasetimizin son örneği bu havalimanımız sıradan bir yatırım değildir. Dünyada deniz üzerinde inşa edilen toplam beş havalimanı bulunuyor. Bunun açılışını yapmakta olduğumuz Rize-Artvin’le birlikte ikisi ülkemizdedir. Böylece ülkemizdeki toplam havalimanı sayısını 26’dan 57’ye çıkardık. Rabbime hamt ediyorum. Ya Rab, şahsıma ve heyetime bu millete hizmet etme şerefini bizlere bahşettiğin için sana hamdolsun.

Bunların içinde bu havalimanlarında sıfırdan yapmışçasına yenilediğimiz havalimanları da var. Yaklaşık beş yılda 4,4 milyar liralık bir yatırımla tamamlanan Rize-Artvin Havalimanı üç bin metrelik pisti, yıllık üç milyon yolcu kapasiteli terminali, destek üniteleri ve diğer birimleri ile gerçekten gurur verici bir eser oldu. Ancak şu anda uçaklarımız boş gidip, geliyor. Şimdi buradan Rizeli hemşerilerime sesleniyorum, Artvinli hemşerilerime sesleniyorum, bu uçaklar boş gidip gelirse bu tabii ne Rizeliye yakışır, ne Artvinliye yakışır. Ve şu anda gerek uçak sayısı, gerekse bütün bu maliyetler bir şeyi ortaya koyuyor demek ki, Rizeli hemşerilerim, Artvinli hemşerilerim bu uçakları doldurmalı ki ona göre de bu gidiş, gelişler çok daha farklı bir şekilde devam etsin.

Havalimanımızdaki binaların giriş kapısından kulesine kadar tüm mimarisi bölgemizin özelliklerine uygun şekilde tasarlanmış ve yapılmıştır. Türkiye’nin kalkınmada ve özellikle de havayolu ulaşımında son 20 yılda kat ettiği mesafenin sembolü olarak gördüğüm bu eser ne dağların, ne denizlerin bizim hizmet azmimizi önünde duramayacağının işaretidir. Doğu Karadeniz’in gerçekten zorlu coğrafyasında inşa ettiğimiz Rize-Artvin Havalimanı komşumuz Gürcistan’ın ulaşımını da kolaylaştıracaktır. Ülkemizin sınırlarının en uç noktasına kurduğumuz bu havalimanı insanımıza vakitten yakıta, trafik kazalarından emisyon gazı azaltımına kadar pek çok alanda katkı sağlayacaktır. Bu topraklarda yaşayanlar ve sıla-ı rahim için ziyarete gelenler yanında, bölgenin güzelliklerini görmek isteyen herkese Rize-Artvin artık bir uçak bileti mesafesindedir.

Sen orada, ben burada biraz yakın olalım.

Dal ile asma gibi birbirine sarılalım.

Gel ha böyle gel ha böyle bu yana,

Bir şey diyeyim sana.

Sevdan öldürdü beni oy kül oldum yana yana.

Kül oldum yana yana, dediğine göre evet artık Rize’de, Artvin’de türküler ayrılık değil, kavuşma üzerine, muhabbet üzerine söylenecek. Tabii sadece bununla kalmadık son 20 yılda Rize’ye 25 milyar lira tutarında yatırım yaptık.

Eğitimde inşa ettiğimiz iki bin adet yeni dersliğin yanında, bugün 16 bin öğrencinin öğrenim gördüğü üniversitemizi şehrimize kazandırdık. Üniversite öğrencilerimiz için 5 bin 500 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 92 adet spor tesisi yaptık. İhtiyaçsa sahibi hemşerilerimize toplam 1,1 milyar lira tutarında sosyal yardım aktardık. Sağlıkta toplamda 911 yataklı hastanelerinin de aralarında bulunduğu 28 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık.

TOKİ eliyle Rize’de 4 bin 918 konut projesini hayata geçirdik. Geçtiğimiz yıl üzücü bir sel felaketiyle karşı karşıya kalan Rize’mizde tüm afetzede kardeşlerimize eskisinden daha güzel köy konutları, evler ve çay alım merkezleri yapıyoruz. Güneysu Millet Bahçemizi yılsonuna kadar vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Bölünmüş yol uzunluğunu 20 kilometreden, 190 kilometreye çıkardık. Ovit Tüneli ve bağlantı yolları, Hurmalık Tünelleri ve bağlantı yolları ile Salarha Tünelini tamamlayıp hizmete sunduk.

Rize’nin turizm potansiyelini değerlendirmek ve tabiat turizmi potansiyelini ortaya çıkarmak için de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Kaçkar Dağları Milli Parkı’nı halkımızın kullanımına açtık. Bölgemizi Karadeniz’in lojistik kavşak noktası ve üst bölgesi yapacak İyidere Lojistik Limanımızın da yapımı sürüyor. Son 20 yılda inşa ettiğimiz 68 taşkın koruma tesisiyle, 121 yerleşim yeri ve 17 bin dekar araziyi taşkınlardan koruduk. Sanayide şehrimize bir organize sanayi bölgesi ve üç sanayi tesisi site olarak kazandırdık.

Enerjiden Rize’ye, Güneysu’ya, Ardeşen’e, Çayeli’ne, Fındıklı’ya, Pazar’a, Kalkandere’ye, Derepazarı’na, İyidere’ye doğal gaz arzını sağladık. Aynı şekilde Artvin’e geçtiğimiz 20 yılda 40 milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde 750 yeni derslik inşa ettik. Çoruh Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 3 bin 600’e ulaştırdık. Şehrimizde yedi gençlik merkezi, 21 spor tesisimizle gençlerimize hizmet veriyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 680 milyon lira tutarında kaynakla destek olduk.

Sağlıkta 10’u hastaneden oluşan, toplam 16 sağlık tesisi inşa ettik. TOKİ kanalıyla Artvin’de 2 bin 964 konut projesini hayata geçirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 22 kilometreden, 80 kilometreye çıkardık. En uzun ikinci çift tüplü tünelimiz olan Cankurtaran Tüneli’ni hizmetinize sunduk. Ülkemizin en hızlı akan nehri olan Çoruh üzerine Muratlı, Borçka, Deriner ve son olarak Yusufeli barajlarını gerdanlıklar gibi taktık. Yıllık 1 milyar 888 milyon kilovatsaat enerji üretecek Yusufeli Barajı’nda inşallah su tutma aşamasına kadar geldik. Artvin şehir girişinde içinde her türlü sosyal ve kültürel tesisin yer aldığı Çoruh Parkı’nı inşa ettik. Artvin ve ilçelerinde toplam 69 taşkın koruma tesisini tamamladık.

Bütün bunları niçin anlatıyorum biliyor musunuz? Yaptığımız yatırımlarla artık bölgemizde insanlarımızın hayat standartlarını batıdaki şehirlerimiz seviyesine, hatta onların da ötesine geçirdik.  Ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum, şu anda karşımdaki şu topluluğu görüyorsunuz değil mi? Bu heyecanı görüyorsunuz değil mi? Artık hiç kimsenin eğitim için, sağlık hizmeti için, geçim derdi için başka yerlere gitmesine gerek kalmadı. Hatta gurbette sıla özlemiyle yaşayan vatandaşlarımızın geri dönmesi için gereken her şeyi hazırladık. Böylece bölgemizin asırlık derdi olan göç sorununun çözümü yolunda ihtiyaç duyulan imkanları sağlamış olduk.

Bu altyapının üzerinden tarımdan ticarete, eğitimden turizme her alanda bölgemizin sahip olduğu potansiyeli değerlendirmek artık sizlerin elindedir. Karadeniz insanının çalışkanlığı, kabiliyeti, azmi, yenilikçiliği, bu imkânlarla bir araya geldiğinde burada değil, bölgenin, tüm Türkiye’nin ufkunu açacak, geleceğini şekillendirecek işler başarılacağına inanıyorum. Ülkemizin dört bir yanında emeğiyle, gayretiyle, becerisiyle hem kendi hayatını kazanan hem yaşadığı yere katkı sağlayan kabına sığamayan Karadenizlilere yakışan budur. Evet, baba, ata topraklarını ihya etmek için harekete geçen her kardeşimizin yanında yer almayı sürdüreceğiz. İnşallah bölgemiz büyük ve güçlü Türkiye hedefimizin, 2053 vizyonumuzun evlatlarımıza miras bırakacağımız aydınlık geleceğin lokomotiflerinden biri haline dönüşecektir.

Kardeşlerim,

Sevgili Hemşerilerim, Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma yolculuğu hem iki asırlık kendi tarihi hem tüm dost ve kardeşleriyle bölgesi için büyük bir başarı hikâyesidir. Bu öyle bir başarı hikâyesidir ki içinde hem emperyal güçlerin sömürü düzenine karşı verilen mücadeleyi hem de merhum Akif’in; gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın, mısraıyla ifade ettiği ruhu barındırır. İşte ben karşımda şimdi sizleri böyle görüyorum. Bunu Karabağ’da ispatladınız, bunu Libya’da ispatladınız. Ve inanıyorum ki Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde bütün terör örgütlerine karşı ispatladınız. Şehitlerimiz geldi, ama biz biliyoruz ki;

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda

Canı, cananı bütün varımı alsın da Hüda

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda

İşte milletimiz önce istiklalini kazanıp yeri devletini kurarak, ardından da her biri ayrı bir azim timsali olan demokrasi ve kalkınma adımlarıyla işte bugünkü seviyesine gelmiştir. Kendi güvenlikleri ve refahları için tüm dünyayı zapturapt altında tutmak için her yola başvuranların ilk hedefinde daima Türkiye yer almıştır. Çünkü Türkiye zihinlere ve ayaklara vurulan zincirlerinden kurtulup, kendi medeniyet ve tarih misyonunu sahiplendiğinde diğer toplumlarında onu izleyeceğini biliyorlardı. Bunun için bizi yıllarca tek parti faşizmiyle, vesayetin sinsi oyunlarıyla, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkla, darbelerle, terör örgütleriyle, uluslararası kumpaslarla oyaladılar. Rahmetli Menderes’ten Özal’a bu oyunu bozacak adım atmaya kalkanları idam sehpasıyla, itibaren suikastlarıyla cezalandırma yoluna gittiler. Kalbi millet ve memleket için çarpan rahmetli Erbakan’ı ve rahmetli Türkeş’i de iftiralarıyla yıldırmaya çalıştılar. Biz de ülkeye ve millete hizmet ederken aynı yollardan geçtik. Milletimiz senaryoyu çözdüğü için girdiğimiz her mücadelede işte bugün olduğu gibi yanımızda yer aldı.

Bugün Cumhur İttifakı olarak aynı mücadeleyi sürdürüyoruz. Şimdi soruyorum, 2023’e bu ruhla hazır mıyız? Hazırlanıyor muyuz? Durmak yok, yola devam diyor muyuz?

Türkiye’nin Cumhuriyetimizin Yüzüncü Kuruluş Yıl Dönümü olan 2023’e atfettiğimiz hedeflerine ulaşmasını engelleme çabalarını beraberce izliyoruz. Yalanın, iftiranın, çarpıtmanın kol gezdiği bir iklimde, ülkemizi geleceğine hazırlıyoruz. Küresel yönetim ve ekonomi sisteminin kökünden sarsıldığı bir dönemde biz yatırımla gördüğünüz gibi istihdamla, üretimle, ihracatla ülkemizi büyütmek için gece-gündüz çalışıyoruz. Medeniyetimize ve kültürümüze taban tabana zıt bir şekilde yabancı düşmanlığı tohumlarını bünyemize ekmek için her türlü ahlaksızlığı sergileyenlere rağmen bu mücadeleyi başarıya ulaştıracağız. Buna var mıyız Buna var mıyız? Sağ olasınız.

Kardeşlerim,

Yeminli Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşımayı siyaset sananların gafletlerine ve hatta ihanetlere rağmen bu bayrağı hep daha yukarıya dikmek için yolumuza devam edeceğiz. Milletimizin asırlık geri kalmışlığının ihmalinin, yoksulluğunun, hak ve özgürlük arayışının dermanını nasıl biz bulmuşsak, bugünkü sıkıntıları da yine biz çözeceğiz. Bunun için bizden başka kimsenin vizyonu, programı, projesi, en önemlisi de niyeti yok. Tek vaatleri, Türkiye’yi her şeyiyle eskiye döndürmek, kavga etmek, kaos çıkarmak, yıkmak, emperyal düzene uydurmak olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Teneke gürültüsünden öte anlamı olmayan patırtılarla gündeme gelmeye çalışanların mükteseplerini de, çaplarını da, gerçek yüzlerini de en iyi sizler biliyorsunuz.

Biz milletimizin karşısına hep eserlerimizle ve hizmetlerimizle çıktık, bugün de öyle yapıyoruz. İşte bugün Rize-Artvin Havalimanı’ndayız. Geçtiğimiz aylarda Tokat Havalimanımızı hizmete açtık. Ve 18 Mart’ta biliyorsunuz Çanakkale Köprüsü’nün açılışını yaptık. Akif’in, yedi iklimi cihanın duruyor karşısında, diyerek tarif ettiği yakın tarihimizin en büyük zaferinin yaşandığı yerde inşa ettiğimiz 1915 Çanakkale Köprüsü ile boğazlarımıza dördüncü gerdanlığı takmış olduk.

Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz fotoğraf şudur: Eğitimde anasınıfından, üniversitesine uzanan okullarıyla. Sağlıkta şehir hastanelerinden ilacına uzanan hizmetleriyle. Güvenlikte sınırlarımızın ötesine geçen destansı operasyonlarla huzurumuzu teminat altına alan başarılarıyla. Adalette altyapısından mevzuatına ve insan kaynağına kadar tüm unsurlarıyla güçlendirdiğimiz yargısıyla. Ulaştırmada karayolundan havayoluna, demiryolundan haberleşmesine kadar ırakları yakın eden yatırımlarıyla. Enerjide güneşinden rüzgârına, suyundan nükleerine harekete geçirdiğimiz yerli ve milli kaynaklarıyla. Sporda ülkemizin her köşesine ulaşan tesisleri, gençleri harekete geçiren organizasyonlarıyla. Sanayide üretimden ihracata, teknolojiden yenilikçiliğe her alanda dünyayı kucaklayan dönüşümüyle. Turizmle sahillerden yaylalara uzanan tesisleri ve Avrupa’dan, Asya’ya uzanan geniş turist yelpazesi sayesinde artan gelirleriyle. Çalışmada 30 milyonu aşan kadınından gencine herkesi kapsayan istihdamıyla. Sosyal yardımlarda hiçbir insanımızın mağdur bırakmayan, kimsesizlerin kimsesi olduğumuzu gösteren destekleriyle. Velhasıl hayatın her alanında ülkenin çehresini, milletin makus talihini değiştiren nice reformlarıyla Türkiye’ye çağ atlatmış olmanın huzuruyla bugün sizlerin karşısındayız.

Kardeşlerim,

Eksiklerimiz yok mudur? Elbette vardır. Hatta hatalarımız olmamış mıdır? Elbette olmuştur. Ama Türkiye’ye yaşattığımız asırlık atılımların yanında bunlar devede kulak misalidir. Dünya ve bölgemiz siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal krizlerin yol açtığı bir ateş çemberinden geçerken, biz ülkemizi en üst seviyeye çıkartma sorumluluğunun hakkını vermeye çalışıyoruz. Dün yaptık, bugün de yapacağız. Dün başardık, bugün de başaracağız. Dün üstesinden geldik, bugün de geleceğiz. Çünkü Türkiye belki 100 yılda bir böyle fırsatlar yakalıyor. Daha önce defalarca bu fırsatları elimizden aldılar, ama bu defa aynı hüsranın tekrar yaşanmasına milletçe izin vermeyeceğiz.

Kıymetli misafirler,

Değerli kardeşlerim,

Ben sizlerle gurur duyuyorum. Küresel krizin ülkemize etkilerini azaltmak için çok yönlü bir program uyguluyoruz. Hamdolsun üretim ve istihdam tarafında işler planladığımız gibi gidiyor. Hayat pahalığıyla mücadelemizi de bir yandan gelirleri artırarak, diğer yandan enflasyonu dizginleyerek sürdürüyoruz.

Biliyorsunuz Trabzon’dan bu tarafa olan bölgenin en önemli gelir kaynağı çay üretimidir. Bugün burada 2022 yılı yaş çay alım fiyatlarının müjdesini de sizlerle paylaşmak istiyorum. Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl yaş çay alım fiyatı kilogram da 3,87 liraydı. Bu yıl yaş çay alımlarında uygulanacak taban fiyatı yüzde 73’ün üzerinde bir artışla 6 lira 70 kuruşa. Kilogramda 13 kuruş olan destekleme fiyatını da yüzde 130’un üzerinde artışla 30 kuruşa çıkartıyoruz. Böylece üreticilerimiz çaylarını geçen yıla göre desteklemeyle birlikte ortalaması yüzde 75’e gelen bir artışla kilogramı 7 liradan fabrikaya verebilecek. Yeni yaş çay alım fiyatımızın bölgemize ve siz değerli hemşerilerime hayırlı olmasını diliyorum.

Bir müjde de İkizdere ve Çamlıhemşinli çay üreticilerine vermek istiyorum. Günde 100’er ton kapasiteye sahip 5 binin üzerinde üreticimize hizmet verecek İkizdere ve Çamlıhemşin Çay Fabrikaları’nın inşaatları şu anda projeleriyle birlikte başladı. Bu fabrikalarımız inşallah önümüzdeki kampanya döneminde çay alımına ve üretimine başlayacak. Yeni çay fabrikalarımızın da hayırlı olmasını diliyorum.

Bu vesileyle Artvin Arhavili vatandaşlarıma uzun süredir bekledikleri organize sanayi bölgesi alanının kamulaştırmasıyla ilgili bir müjde vermek istiyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile diğer kurumlarımıza Arhavi Organize Sanayi Bölgesi’nin kamulaştırması çalışmalarının süratle tamamlanması talimatını verdim. Artvinli yatırımcılarımızın altyapı ve üstyapı tesislerinin inşası ile birlikte, bu organize sanayi bölgemizi hızla ayağa kaldırarak, bölgemizin en önemli üretim merkezlerinden biri haline getireceklerine inanıyorum.

Bu duygularla bir kez daha Rize-Artvin Havalimanımızın şehirlerimize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu havalimanımızın ülkemize kazandırılmasında emeği geçen başta Ulaştırma Bakanıma, ekibine, mimar, mühendis, işçilerimize, yüklenici firmalarımıza huzurlarınızda özellikle teşekkür ediyorum. Havalimanımızın açılış sevincini bizlerle paylaşan değerli Aliyev Kardeşime tekrar şükranlarımı sunuyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.