Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Finali’nde Yaptıkları Konuşma

27.04.2022

Kıymetli Misafirler,

Saygıdeğer Hocalarım,

Aziz Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Ramazan ayının içinde barındırdığı gecelerin en güzeli olan mübarek Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Rabbimden tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız namazlar, yaptığımız dualar, bu arada yine yaptığımız hayır ve hasenatlar hürmetine bizi affına, mağfiretine, rahmetine, bereketine, ihsanına nail eylemesini diliyorum. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Veda Hutbesi’nde şöyle buyuruyor; Ey Müminler, size iki emanet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız takdirde bir daha asla yolunuzu şaşırmasınız. Bunlar, Allah’ın kitabı Kur’an ile Peygamber Efendimizin, Aleyhissalâtü Vesselâm sünnetidir. Kur’an’ı Kerim’de kendisini hem okunan, hem yazılan bir vahiy olarak tarif eder. Peygamber Efendimizin, Aleyhissalâtü Vesselâm insanlara tebliği ettiği her ayeti vahiy kâtiplerine yazdırmasının hikmeti Kur’an’ı Kerim’in bu vasıflarında aranmalıdır.

Müslümanlar asırlardır Kur’an’ı Kerim’i okumak, anlamak, kavramak, hayatlarına uygulamak için gayret gösteriyor, bu uğurda mücadele veriyor. Hiç şüphesiz, Kur’an’ı Kerim’li bağımız ne kadar güçlüyse Müslümanlık sıfatına o derece hak kazanırız. Aksi bir durumu ise Allah korusun, felaketimiz olur. Esasen İslam Dünyası’nın ve Müslümanların yaşadığı sıkıntıların sebeplerini de, çaresini de Kur’an’ı Kerim’de bulmak mümkündür. Öyle ki Kur’an’ı Kerim’in sadece emri bil maruf nehyi anil münker emrini yerine getirmemiz dahi toplum olarak da, insanlık olarak da hepimizi kurtuluşa ulaştırmaya yeterlidir. İyiliğin yüceltildiği, kötülüğün uzaklaştırıldığı bir dünya insanlığa hayır getirir, huzur getirir, refah getirir, umut getirir, güzellik getirir. Bunun yolu da Kur'an-ı Kerim'e dört elle sarılmaktan, onu okumaktan, anlamaktan, hayatımıza tatbik etmekten geçiyor. Yüce Mevla, Kur'an-ı Kerim'in sarih kıraatle her harfin, her hecenin, kelimenin, cümlenin hakkı verilerek okunması gerektiğini buyurmaktadır.

Kur’an’ı Kerim’in pir-u pak bir kalple, temiz ağızla, edeple, hürmetle, adeta âdeta lafzı ve manası katre katre içilerek, tilavet edilmesi gerekir. Şüphesiz en güzeli de Kur'an-ı Kerim'in gönülleri okşayan, ruhları tedavi eden, zihinleri harekete geçiren, dinleyen herkesi etkileyen güzel bir sesle okunmasıdır.

Bugün artık 6'ncısına ulaştığı için ramazanların geleneği hâline geldiğini söyleyebileceğimiz Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması'nın finali vesilesiyle bir aradayız. Asırlardır her ramazan camilerde veya evlerde bir araya gelerek, Kur'an-ı Kerim hatimleri yapan milletimiz için bu yarışma âdeta iftar öncesi bir ziyafet, bir nefaset, bir ödül olmuştur. Öncelikle yarışmaya katılanlarla tüm kârilerimiz ile onları değerlendiren hocalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Yaklaşık bir ay boyunca her akşam TRT ekranlarından milyonlarca vatandaşın hanesine ulaşan Kur'an-ı Kerim ziyafetlerinin hazırlığında emeği geçen herkesi şahsım, milletim adına özellikle tebrik ediyorum.

Finale kalan kardeşlerimizin İstanbul’dan Muş’a, Kastamonu’dan Sivas’a, Gaziantep’ten Samsun’a kadar ülkemizin dört bir yanını temsil ediyor olmalarından ayrıca memnuniyet duydum. Finale kalan kârilerimizi buraya kadar getiren serencama baktığımızda, aslında Kur’an-ı Kerim’in ne kadar hayatımızın içinde olduğunu görüyoruz. Bu tablo bile tek başına milletimizin Kur’an-ı Kerim’e olan hürmetini, sevgisini sahiplenişini göstermeye yeterlidir. Hatırlarsanız, geçmişte bu aziz millete Kur’an-ı Kerim’in irtibatını kesmek için her yol denenmiştir. Tek parti devrinden 28 Şubat’a kadar her dönemde milletimizle hesaplaşmak isteyenlerin ilk göz diktiği yerlerden biri Kur'an öğreten müesseseler olmuştur. Kur'an kurslarının kapatılmasından, Mushafların imhasına, camilerin kapılarına kilit vurulmasından, ezanın dilinin değiştirilmesine kadar ne yapıldıysa milletimizin kalbindeki iman ve onun timsali olan Kur'an muhabbeti silinemedi.

Bu sancılı dönemin son emarelerinden olan Ayasofya-i Kebir Camii’ni de aslına rücu ettirerek hamdolsun milletimiz üzerinde oynanan kirli oyunu tümüyle bozduk. Hatta bununla kalmadık, caminin müzeye çevrilmesinin ardından yıktırılan avludaki Fatih yadigârı medreseyi de aslına uygun şekilde yeniden ihya ederek, Vakıf Üniversitemizin hizmetine verdik. Rabbimden ülkemizi ve milletimizi her türlü medeniyet, tarih, kültür düşmanlığından, hoyratlığından muhafaza eylemesini diliyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Bir süredir kimi Avrupa ülkelerinde İslam ve Müslüman düşmanlığı yaparak, hatta Kur’an-ı Kerim yakarak kendilerine siyasi rant sağlamaya çalışanlar olduğunu görüyoruz. Aslında bu husumet sahiplerinin sergiledikleri vandallık cehaletlerinin işaretidir. Kur’an-ı Kerim’i bırakınız nüzul diliyle, tercümesiyle dahi bir kez okuyan hiç kimsenin bu mübarek Mushaf’a husumet besleyebilmesi mümkün değildir.

Tabii her şey gibi Kur'an’la tanışmak, Kur’an-ı Kerim’in nurlu iklimine dâhil olabilmek, onun çağlar ötesi mesajlarına nüfuz edebilmek de bir nasip meselesidir. Kur'an’ı okuyacaksınız ki gözünüz nasiplensin. Kur’an’ı dinleyeceksiniz ki kulağınız nasiplensin. Kur'an’ı hıfzedeceksiniz ki kalbiniz nasiplensin. Kur'an’ı anlayacaksınız ki aklınız nasiplensin. Kur'an’ı yaşayacaksınız ki tüm gövdeniz ve benliğinizle nasip ummanına dalabilesiniz. Nasip olmayınca zahirdeki mensubiyetiniz ne olursa olsun Kur'an hazinesinden istifade edemiyorsunuz. Elbette Kur’an-ı Kerim’e uzanan hiçbir kirli ele müsamaha göstermeyecek, onun mahremiyetinin üzerinde titreyeceğiz, ama asıl olanın Kur'an’ı okumak, anlamak, yaşamak olduğunu asla unutmayacağız.

Kur’an-ı Kerim’in güzel okunmasını, onun önce kalplere, sonra zihinlere nüfuzunun ilk adımı olarak kabul ediyorum. Rivayete göre, Hazreti Ömer Radıyallahu anh, kız kardeşi ve eniştesinin veya Peygamber Efendimizin Aleyhissalatu Vesselam okuduğu Kur'an’ı okuduktan sonra Müslüman olmaya karar vermiştir. Dünyanın pek çok yerinde bu şekilde İslam’la müşerref olmuş insanların hikayelerini duyuyoruz, biliyoruz.

Hamdolsun, artık ülkemizde Kur'an eğitimine her yerde ve her seviyede erişmek mümkündür. İmam hatip okullarımızla, diğer okullarımızdaki Kur'an derslerimizle, camilerimizde açılan Kur'an kurslarımızla, çocukluktan erişkinliğe kadar her yaş grubunda dileyen herkese Kur’an-ı Kerim’i öğretecek altyapıya sahibiz.

Ayrıca, çok kısa süre önce kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz Diyanet Akademimiz ile önemli bir eksikliği daha gidererek tüm bu süreci bir adım öteye taşıyor, çok daha nitelikli hale getiriyoruz. Kur'an’ı öğrenme özlemini dindirdiğimize göre, bundan sonra enerjimizi ve vaktimizi onun anlaşılmasına, tefekkür edilmesine, yaşanmasına vermemiz gerektiğine inanıyorum. Nüfus cüzdanı Müslümanlığından Kur'an Müslümanlığına geçişi sağlayacak bir bilinç ikliminin inşasına ve inkişafına ihtiyacımız var.

İtikattan amele kadar uzanan geniş bir yelpazedeki bu iklim inşasında en büyük görev alimlerimize, hocalarımıza, Kur'an bendelerine düşüyor. Mevlana Hazretleri’nin, Kur'an’ın hikmeti müminin yitiği gibidir, sözüne uygun şekilde geceli-gündüzlü bir arayışa girmeliyiz.

Her biri İslam tarihin birer yıldızı, birer kandili gibi medeniyet semamızda asılı duran alimlerimizin seviyesine ulaşacak ve daha önemlisi onları aşacak değerler yetiştirmeden Müslümanların bu mihnet devrini geride bırakamayız. Asırlar boyunca İslam dünyasının önderliğini, temsilciliğini yapmış bir millet olarak bu konuda da lokomotiflik görevi bize düşmektedir. İnşallah hep birlikte göstereceğimiz gayretlerle kedimizin ve tüm insanlığın geleceğini Kur’an-ı Kerim’in nuruyla aydınlatacağız.

Bu duygularla bir kez daha Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışmasına katılan herkesi, özellikle de dereceye giren kârilerimizi tebrik ediyorum. Diyanet İşleri Bakanlığımıza ve TRT’mize bize bu güzel atmosferi yaşattıkları için teşekkürlerimi sunuyorum.

Milletimizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesi’nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyor, özellikle de jürimize bu süreç içerisindeki gayretleri sebebiyle yine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum. Şimdiden Rabbim bizleri Ramazan-ı Şerife kavuşturduğu gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştursun niyazında bulunuyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.