Rusya-Ukrayna Müzakere Toplantısı Öncesi Yaptıkları Konuşma

29.03.2022

Sevgili Dostlar,

Kıymetli Heyet Üyeleri,

Türkiye’ye ve İstanbul’umuza hoş geldiniz. Böylesine kritik bir dönemde sizleri misafir etmekten, barışı tesis etme yolundaki gayretlerinize katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Toplantılarınızın ve yapacağınız görüşmelerin şimdiden ülkeleriniz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Liderlerinizin talimatları doğrultusunda yürüttüğünüz müzakere süreci barışa dair ümitleri yeşertmiş, tüm dünyayı heyecanlandırmıştır. Görüşmeleri bu kapsamda can-ı gönülden destekliyoruz. Ülkeleriniz adına büyük gayret gösterdiniz, göstermeye de devam ediyorsunuz. Bu nedenle sizleri şahsım, milletim adına ayrıca tebrik ediyorum.

Beşinci haftasına giren çatışmalar, dostunuz ve komşunuz olarak bizleri gerçekten derinden üzüyor. Krizin başladığı ilk günden itibaren tırmanmanın önüne geçilmesi amacıyla her düzeyde samimi gayret sarf ettik, Aramızdaki komşuluk, dostluk, insani yakınlık, özellikle bu hukukun gereğini yerine getirmeye çalıştık. Şahsen kıymetli devlet başkanlarınız başta olmak üzere pek çok mevkidaşım nezdinde yoğun diplomasi yürüttüm. Dışişleri Bakanım, Milli Savunma Bakanım, Başdanışmanım İbrahim Bey de muhataplarıyla sürekli temas halinde oldular. Söz sahibi olduğumuz tüm uluslararası platformlarda her iki tarafın da hakkını, hukukunu, hassasiyetlerini koruyan, kollayan, gözeten adilane bir yaklaşım sergiledik. Bölgesinde pek çok acıya şahitlik etmiş bir ülke olarak, Karadeniz’in kuzeyinde benzer bir tablonun ortaya çıkmaması için çalıştık, çabaladık.

Türkiye olarak barış ve istikrar için bölgemizde ve ötesinde sorumluluk üstlenmekten hiçbir zaman kaçınmadık, kaçınmayız. Adil bir barışın kaybedeni olmayacağına inanıyoruz. Çatışmanın uzaması hiç kimsenin yararına değildir. Ölen her insan, yıkılan her bina, refah yolunda harcanması gerekirken havaya savrulan, toprağa gömülen her kaynak, ortak geleceğimizden kopartılan bir değerdir. Bu trajediyi durdurmak tarafların elindedir. Bir an önce ateşkesin ve barışın sağlanması herkesin faydasına olacaktır. Artık görüşmelerden somut sonuçların alınması gereken bir döneme girdiğimizi düşünüyoruz.

Gelinen aşama itibarıyla heyet üyeleri olarak sizler tarihi bir sorumluluk üstlendiniz. Tüm dünya sizlerden gelecek hayırlı ve müjdeli haberleri bekliyor. Liderlerinizin yönlendirmesiyle barışın temelini atıyorsunuz. İşinizi kolaylaştıracak her türlü katkıya biz hazırız.

Bugün Özbekistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere bu konuşmadan sonra Taşkent’e hareket ediyorum, ancak Dışişleri Bakanımı ihtiyaç duymanız halinde sizlere gereken desteği vermesi maksadıyla İstanbul’da bırakıyorum.

Her iki ülkenin meşru kaygılarını giderecek, uluslararası toplumun muteber kabul edeceği bir çözüme ulaşılması mümkündür. Sizlerin barışın yeniden tesisi için inisiyatif almaktan kaçınmayacağınıza inanıyorum. Malumunuz, görüşmelerde arabuluculuk rolümüz bulunmuyor, ancak sizler talep ettiğiniz müddetçe, ihtiyaç duyduğunuz sürece kolaylaştırıcı imkânları sağlamaya devam edeceğiz.

Görüşmelerde zor ve çetrefil konuları ele aldığınızın elbette farkındayız. Bununla birlikte, masadaki önerilerin ve varılacak uzlaşmanın ileride sağlanacak nihai barışın temelini oluşturacağı da muhakkaktır. Sorumluluk duygusu, özveri ve yapıcı bir anlayışla kalıcı, hakkaniyete dayalı, sürdürülebilir bir çözüme ulaşabileceğinize eminim. Sizlerin müzakerelerde sağlayacağınız ilerleme, bir sonraki aşama olan liderler düzeyindeki teması da mümkün hale getirecektir. Böyle bir görüşmeye de ev sahipliği yapmaya hazırız.  Sizlerin burada bir araya gelmesi bile, dünyada ve ülkelerinizde başlı başına bir umut sebebidir. Barışa giden yoldaki gayretlerinizin hayırlı neticelere dönüşmesini temenni ediyorum.

Her biri değerli birer dostum olan devlet başkanlarınıza en kalbi selamlarımı iletmenizi sizlerden istirham ediyorum.

Yürüteceğiniz müzakerelerde hepinize başarılar diliyorum. Teşekkür ediyorum.