2021 Yılı Öğretmen Atama Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

03.09.2021

Milli Eğitim Bakanlığımızın Kıymetli Mensupları,

Değerli Misafirler,

Saygıdeğer Öğretmen Adayları,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Bugün atamasını gerçekleştireceğimiz 20 bin öğretmenimizin her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Görev yerlerinizde sizlere şimdiden başarılar diliyorum.

Biraz sonra atanacak öğretmenlerimizle birlikte okullarımızda görev yapan öğretmen sayımız 1 milyon 137 bini bulacaktır. Ülkemizde 2002 yılında 500 bin civarında öğretmenimiz vardı. Artık bu sayı 1 milyon 200 binlere yaklaştı. Şu anda okullarımızda görev yapan öğretmenlerimizin 700 binini bizim dönemimizde atayarak öğretmen ihtiyacımızı hızla kapattık. Bunun yanında inşa ettiğimiz okullar ve dersliklerle okullarımızın ve sınıflarımızın öğrenci mevcutlarını iyice azalttık. Geçmişte ortalama 30 civarındaki sayısıyla OECD ülkelerinin çok üstünde olan ortalama sınıf mevcutlarımız bugün artık 22 ile OECD ortalaması civarındadır. Öyle ki bugün artık Türkiye’deki ortalama sınıf mevcutları İngiltere, Avustralya, Fransa gibi ülkelerdeki ilkokullardan daha düşük, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’yle yaklaşık aynı seviyededir.

Benzer şekilde öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında da yaptığımız atamalarla ilkokullarda öğretmen başına 15, ortaokullarda ve liselerde 13 öğrenci düşen OECD ortalamalarını yakaladık, hatta geçtik. Bugün ülkemizde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda 17, ortaokullarda 16, liselerde 12 civarındadır.

Hükümete gelirken milletimize ülkemizi eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik temelleri üzerinde yükseltme sözü vermiştik. Bir başka ifadeyle eğitimi önceliklerimizin en başına almıştık. Çağın gerektirdiği her türlü bilgi ve beceriyle donatılmış, yetişmiş insan gücümüzü ekonomimizin, toplumumuzun ve demokrasimizin lokomotifi olarak görüyoruz. Eğitime ayırdığımız bütçeyi tüm kurumlarımız arasında ilk sıraya çıkartarak bu anlayışı bilfiil hayata geçirdik. Bu sürecin asli unsuru olan öğretmenlerimizin özlük haklarında büyük iyileştirmeler yaptık. Nitekim Avrupa’da son 20 yılda öğretmen maaşlarını en çok iyileştiren ülke Türkiye’dir. Avrupa Birliği’nin bu konudaki raporuna göre, Avrupa’da öğretmenler için zorunlu ders saati en düşük ülke yine Türkiye’dir. OECD verilerine göre Avrupa’daki öğretmenlerin yaklaşık yarısı işlerinde stres yaşadıklarını belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 20’ler civarındadır. Bir başka ifadeyle, Türkiye’deki öğretmenler tüm Avrupa ülkeleri içerisinde en az stres yaşayan öğretmenler arasında yer almaktadır.

Eğitime yaptığımız büyük yatırımlarla okullarımızın fiziki ve teknolojik şartlarını da oldukça geliştirdik. Okullarımızın tamamını bilgisayar laboratuvarları, dijital kütüphaneler, yeni teknolojiler, akıllı tahtalarla zenginleştirerek çağın imkânlarıyla donattık. Salgın döneminde çocuklarımızın uzaktan eğitime erişimlerini sağlamak için 2 milyon tablet dağıttık. Herkese 8 gigabayt internet sağladık.

Çocukların eğitime erişimlerini kolaylaştırmak ve ailelere destek olmak amacıyla attığımız en önemli adımlardan biri de ders kitaplarının ücretsiz verilmesidir. Artık çocuklarımız okula geldiğinde sıralarının üstünde o öğretim yılında okuyacakları ders kitaplarını hiçbir ücret ödemeden hazır buluyorlar.

Tabii sadece bunlarla kalmadık, kalmıyoruz. İmkânlar nispetinde hem öğretmenlerimizin durumlarını iyileştirmeyi, hem okullarımızın altyapılarını güçlendirmeyi de sürdürüyoruz.

Değerli Öğretmen Adayları,

Eğitimin niteliğini ve kalitesini yükseltme hedefimizde öncelikle altyapıyı geliştirdik, teknolojik yatırımları yaptık. Böylece Türkiye’yi her alanda olduğu gibi eğitimde de altyapı eksikliklerini büyük oranda gidermiş bir ülke haline getirdik. Bundan sonra odaklanmamız gereken nokta, eğitimin kalitesini artırmaktır. Bunun için müfredat başta olmak üzere eğitimin içeriğini geliştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımız her şey gibi eğitimin de en iyisine layık.

Eğitim sisteminin kalitesini belirleyen en önemli unsur ise öğretmenlerdir. Sizlerin öğrencilerinizi en güncel bilgi ve becerilerle donatırken kendinizi de sürekli olarak geliştirmeniz şarttır. Bunun için sürekli eğitimlerle ve lisansüstü programlarla mesleki gelişiminizi sağlamalı, alanınızdaki gelişmeleri sürekli takip etmelisiniz. Özellikle şu salgın döneminde bu husus çok daha büyük önem taşıyor. Çocuklarımız 1,5 yıldır okullarında akranları ve öğretmenleriyle birlikte olamadılar. Salgın halen devam ediyor, ama artık çocuklarımızı okullarından uzak bırakma lüksümüz de kalmadı. Okullarımızı açık tutmakta, çocuklarımıza akranlarıyla birlikte en iyi eğitim-öğretimi vermekte kararlıyız. Çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde zihinsel, bedensel, kültürel ve sportif girişimleri ve gelişimleri bakımından da okullarımızın açık tutulması önemlidir. Sizlerin çabaları ve velilerimizin desteği ile gerekli her türlü tedbiri alarak, inşallah çocuklarımızı Pazartesi günü okullarıyla buluşturuyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız okullarda uygulanacak kuralları ve ilkeleri belirlediler. Öğretmenlerimizden isteğim; bu kuralların eksiksiz bir şekilde uygulanmasıdır. Aşılarınızı yaptırarak çocuklarımıza ve topluma örnek olacağınıza inanıyorum. Milli Eğitim Bakanlığımız okulların temizlik ve maske ihtiyaçlarını karşıladı. Okullarımız artık eğitime hazır durumda. Sizlerin gayretleri ve çalışmalarıyla başarılı bir eğitim-öğretim dönemini geride bırakacağımızdan şüphe duymuyorum. İnşallah okullarımızı tam zamanlı olarak açık tutarak öğretim yılını tamamlayacağız.

Bugün burada ataması yapılacak öğretmenlerimizi bir kez daha tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum.

Hepinize sevgilerimi saygılarımı sunuyor, bu eğitim-öğretim döneminin tüm yavrularımız için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum.

Kalın sağlıcakla.