Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Diploma ve Sancak Devir Teslim Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

30.08.2021

Milli Savunma Üniversitemizin Değerli Rektörü, Komutanı, Hocaları ve Öğrencileri,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Zaferler ayımızın son halkası 30 Ağustos Zafer Bayramı’nızı tebrik ederek başlamak istiyorum. Milletimizin en zor şartlarda dahi istiklaline ve istikbaline sahip çıkışının sembolü olan 30 Ağustos Zaferi, milli mücadelenin dönüm noktasıdır. Bin yıllık vatanımız Anadolu’ya mührümüzü tekrar vurduğumuz bu zaferi Cumhuriyetimizin kuruluşuyla taçlandırarak coğrafyamızdaki 3’üncü devletimize de sahip çıktık.

Ordularımızın Başkomutanı, milli mücadelemizin lideri Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bu zaferde emeği, katkısı olan herkesi rahmetle, şükranla yad ediyorum.

Malazgirt’ten beri bu toprakların vatanımız olarak kalması için canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimize, gazilerimize, kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Sizleri Mehmet Akif’in İstiklal Marşımızda en güzel şekilde ifade ettiği bu büyük mücadelenin günümüzdeki temsilcilerinin saflarına katılacak olan yeni kahraman adayları olarak görüyorum. Evet, bugün Kara Harp Okulumuzdaki eğitimlerin tamamlayarak mezun olan Türk ve misafir öğrencilerimizin her birini tebrik ediyorum.

Teğmen rütbesiyle sınıf okullarında eğitimlerine devam edecek subaylarımız ile ülkelerine dönerek kendi ordularında görev alacak öğrencilerimize bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum.

Milli Savunma Üniversitemizin tüm mensuplarına böyle pırıl pırıl subaylar yetiştirerek ordumuzun gücüne güç kattıkları için teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli Misafirler,

Ülkemiz bundan 5 yıl önce tarihimizin en alçak, en hain darbe girişimine şahit olmuştu. Ordumuzun içindeki bir grup FETÖ ihanet çetesi mensubunun başlattığı 15 Temmuz darbe girişimini milletimizle birlikte günün ilk ışıklarıyla birlikte kati şekilde başarısızlığa uğrattık. Bu şanlı mücadelede 183 vatandaşımız ve 63 polisimizle birlikte 5 askerimizi de şehit verdik. Aynı şekilde FETÖ’cülere karşı çarpışan 43 askerimiz de gazilikle şereflendi. Darbe girişiminin ardından FETÖ ihanet çetesiyle irtibatı olan yaklaşık 21 bin Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ordumuzla ilişiğini kestik. Darbe girişimine bilfiil katılan veya örgütle iltisaklı 4 bin 723 ordu mensubu halen cezaevinde bulunmaktadır.

Bu darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetlerimizde eğitim kurumlarını da içeren kapsamlı bir reform gerçekleştirdik. Darbe zihniyetinin kirlettiği askeri okulların tamamını kapattık. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu personeli yetiştiren harp okullarını, yüksekokulları, enstitüleri Milli Savunma Üniversitemizin bünyesinde tekrar kurduk. Askeri eğitimi üniversitemizde tek çatı altında toplayarak kurumsal bütünlüğü sağladık.

Değerli Misafirler,

Milli Savunma Üniversitemizin faaliyete geçtiğinde birinci sınıfta eğitime başlayan öğrencilerimiz hamdolsun işte bugün mezun oldu. Biz bugün bu reformu yaptığımızda birileri, Türk Ordusu’nun damarını kesiyorsunuz diyerek tezvirat peşinde koşuyordu. Bugün görüyoruz ki bırakınız Türk Ordusu’ nun damarlarının kesilmesini, artık çok daha güçlü, çok daha kabiliyetli, çok daha donanımlı bir askeri eğitim-öğretim sistemine sahibiz.

Müfredatından araç-gerecine kadar her alanda çağın ihtiyaçlarına göre askeri personel yetiştiren bir eğitim-öğretim kurumumuz var. Mesela Milli Savunma Üniversitemizin kuruluşuyla birlikte öğrencilerimiz İngilizce yanında Fransızca, Rusça, Farsça, Arapça ve bu yıldan itibaren Yunanca hazırlık eğitimi almaya başladılar. Sonuçta ortaya şu rakamlarla da teyit olacağı üzere gerçekten hepimizin iftihar etmesi gereken bir başarı öyküsü çıktı. İlk etapta ara sınıflara öğrenci alımı yoluyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin personel temininde herhangi bir kesintiye meydan verilmemiştir. Bu yıl itibarıyla da tüm sınıflar üniversitemizde eğitimlerini tamamlamaya başlamıştır.

Milli Savunma Üniversitemiz 2020-2021 eğitim-öğretim yılında 15 bin 501’i Türk, 947’si 20 ayrı ülkeden misafir olmak üzere toplam 16 bin 448 öğrenci ve kursiyere eğitim-öğretim vermiştir. Bugüne kadar üniversitesi verdiği mezun sayısı misafirlerle birlikte 23 bin 433’ü bulmuştur. Bir başka ifadeyle, sayı bakımından 15 Temmuz’daki kayıplarımızı fazlasıyla telafi etmiş durumdayız.

Bugün ordumuzda üsteğmen, teğmen, astsubay kadrolarında binlerce Milli Savunma Üniversitesi mezunu görev yapmaktadır. Salgın döneminde yüz yüze eğitime ara vermeyen, gece-gündüz programını uygulayarak faaliyetlerini sürdüren tek eğitim kurumu Milli Savunma Üniversitemizdir. Gereken sağlık tedbirlerinin hepsini alarak öğrenci ve personelinin aşılanmasında yüzde 99’un üzerinde bir orana ulaşan üniversitemiz, bu bakımdan da örnek bir kurum haline dönüşmüştür. Netice itibarıyla, bugün üniversitemize bağlı harp okullarımızdan 1351’i Türk, 101’i misafir olmak üzere toplam 1452 öğrencinin mezuniyetinin sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Mutluyuz, memnunuz, Allah’a hamdolsun bu genç teğmenlerimizle beraber yarınlara yürüyoruz, Libya’da yürüyoruz, Azerbaycan’da yürüyoruz, yürümeye devam edeceğiz.

Bugün Kara Harp Okulumuzun, yarın da İstanbul’da Deniz ve Hava Harp Okullarımızın mezuniyet törenlerinde bu sevinci öğrencilerimizle ve aileleriyle paylaşıyoruz.

Az önce devasa bir Milli Savunma, öbür tarafta Genelkurmay, kuvvet komutanlıklarımızın merkezi yerleşkesinin hamdolsun temelini attık, 19 Mayıs 2023’te de inşallah açılışını yapacağız. Dünyada eşine benzeri olmayan böyle bir muhteşem eser ancak Türkiye’ye yakışır, ancak sizlere, bizlere yakışır.

Astsubay meslek yüksekokullarımızın bu yılki mezun sayısı da 2 bin 254 kişidir. Kurmay eğitimleri de aynı şekilde kesintisiz devam etmiş, ordumuzun her seviyedeki personelinin eğitim ihtiyacı karşılanmıştır. Bu başarıda emeği geçen Rektörümüz Profesör Doktor Erhan Afyoncu başta olmak üzere herkesi ülkem ve milletim adına tebrik ediyorum.

Dünyada böylesine büyük bir sarsıntıya maruz kalıp da bu kadar kısa sürede eskiden çok daha başarılı bir sistemi hayat geçirebilmiş bir başka ülke bulunduğunu sanmıyorum.

Umuyoruz harp okullarımızın kapandığı, askeri eğitimin bitirildiği yalanını söyleyenler bugünkü manzara karşısında biraz mahcup olurlar.

Değerli Misafirler,

Rabbimiz, “sizin hayır gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayır olmalı” buruyor. Türkiye’nin son dönemde yaşadığı her hadise gibi 15 Temmuz darbe girişimi de ülkemiz ve milletimiz için pe çok hayırlı gelişmenin kapısını aralamıştır. Sadece ordumuzla değil yargıdan diplomasiye kadar pek çok kritik kurumda benzer süreçleri işleterek yerli ve milli donanımlarla egemenliğimizi tahkim ettik. İşte görüyorsunuz artık İHA’larımız semalarımızda uçuyor, SİHA’larımız semalarımızda uçuyor, TİHA’larımız semalarımızda uçuyor, artık bunları biz yapıyoruz, birilerinden dilenmiyoruz.

Ülkemizi daha güçlü, daha kararlı, daha özgüvenli hale getirerek hamdolsun şehitlerimizin kanlarının, gazilerimizin fedakarlıklarının boşa gitmemesini sağladık. Terörle mücadelemizden sınır ötesi harekatlarımıza, siyasi ve ekonomik işleyişin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasına kadar her alanda bunun etkilerin görüyoruz. Elbette her büyük değişim, her büyük reform gibi bu sürecin de sancıları olmuştur. Ama milletimiz şundan emin olsun ki; atılan her adım, yapılan her tasarruf, geliştirilen her politika, hayata geçirilen her uygulama daha güçlü, daha güvenli, daha huzurlu, daha müreffeh bir Türkiye içindir.

Biz gerektiğinde kan kusup, kızılcık şerbeti içtik, diyebilecek dirayete sahip bir milletiz. Yaşadığımız her sıkıntının, ödediğimiz her bedelin önünü-arkasını gayet iyi biliyoruz. Ülkemiz ve milletimiz için daha iyisini, daha hayırlısını, daha güvenlisini temin etmek amacıyla hepsine de göğüs gerdik, germeyi sürdürüyoruz. Günübirlik çıkarlar, kısır siyasi hesaplar, kirli pazarlıklar uğruna bu kutlu ülkenin ve necip milletin geleceğini tehdit altına sokmayı asla düşünmedik, düşünmeyiz. Milletimiz bizim bu hasbi niyetimizi bildiği için girdiğimiz her mücadelede, 15 Temmuz’da da, sonrasında da hep yanımızda oldu. İnşallah 2023 hedeflerimize yine milletimizle birlikte ulaşacağız.

Milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tıpkı son dönemdeki terörle mücadele operasyonlarında ve sınır ötesi görevlerinde olduğu gibi önümüzdeki dönemde de ülkesine en üst seviyede hizmet etmeyi sürdürecektir. Bu ordunun milletin ordusu olduğuna dair hala şüphesi olan varsa, ona da yapacak bir şeyimiz bulunmuyor.

Biz, Türkiye’yi örnekleri giderek çoğalan istikrarsız, güvenliksiz, kırılgan, her türlü müdahaleye açık bir ülke haline getirme gayretleri kuranların heveslerini kursaklarında bırakmaya devam edeceğiz.

Milli iradenin temsilcisi olan Meclisi ve Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere tüm kurumlarıyla ülkemizi büyütmek, güçlendirmek, geliştirmek için daha çok çalışacağız. Ordusu işgal edilmeyen, devşirilmeyen, çökertilmeyen bir ülkenin topraklarının da işgal edilemeyeceği inancıyla, askerimizle, eğitimiyle, donanımıyla, teknolojisiyle, vizyonuyla daha çok güçleneceğiz.

Başka bir vatanımız, başka bir devletimiz, başka bir sığınağımız olmadığının bilinciyle hedeflerimize ulaşana kadar durmayacağız, duraksamayacağız, her engeli aşıp geçeceğiz.

Mevlana’nın dediği gibi, bir ayağımızı Anadolu’ya sıkı sıkıya basacak, diğeriyle siyasi ve ekonomik vizyonumuzun gerektirdiği her yeri dolaşacak, her gönülle dokunacağız. Kendi vatandaşlarımızın haklarını, hukuklarını, güvenliklerini, çıkarlarını sonuna kadar savunurken, mazlumlara ve mağdurlara da asla sırtımızı dönmeyeceğiz, çünkü bizim devletimiz kendi insanımızın mücadelesi yanında dört bir yanımızdaki mazlumların duasıyla kurulmuş, yaşadığı badireleri de aynı şekilde atlatmıştır; biz buna tüm kalbimizle inanıyoruz. Balkanlar’dan Afrika’ya kadar gittiğimiz her yerde bu gerçeğin somut emareleriyle karşılaşıyoruz. Her kim sizin şurada ne işiniz var diyorsa, bilin ki şayet cahil veya mazur değilse art niyetlidir, kötü niyetlidir, karanlık hesapların temsilcisidir.

Şartlar bazen gönlünüzdekini tam olarak yapmanıza imkân vermeyebilir, ama ilk fırsatta medeniyetimizin ve tarihimizin bize yüklediği sorumlulukların gereğini yerine getirmekten kaçınmayız. Arkamızda koskoca bir ümmetin duası, yanımızda şu büyük milletin desteği, önümüzde şu kahraman ordunun gücü olduğu müddetçe, Allah’ın izniyle hiçbir mücadeleden kaçmayız, kaçmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Bu duygularla bir kez daha Kara Harp Okulumuzdan mezun olan Türk ve misafir öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Milli Savunma Üniversitemizin yönetimine, gerek bu yeni yapının kurulmasındaki gayretleri, gerekse öğrencilerimize verilen eğitimin kalitesi sebebiyle tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Misafir öğrencilerimize evlerine döndüklerinde şahsımın ve milletimin selamlarını ülkelerindeki herkese iletmelerini istiyorum.

Hepinize sevgilerimi, sayılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.