2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda Madalya Alan Milli Sporcuları Kabulde Yaptıkları Konuşma

23.08.2021

Sevgili Sporcu Kardeşlerim,

Saygıdeğer Hocalarım,

Sporcularımızın Kıymetli Aileleri,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne, milletin evine hoş geldiniz. Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda ülkemizi gururla temsil eden siz sporcularımızla, antrenörlerimizle ve sizleri yetiştiren değerli ailelerinizle bir araya gelmekten şahsım ve eşim büyük bir memnuniyet duyuyoruz.

Davetimize icabet ederek, bu gönül sofrasını bizlerle paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Geçen yıl koronavirüs salgını nedeniyle ertelenen Tokyo 2020 Yaz Olimpiyatları bu sene 23 Temmuz - 8 Ağustos 2021 tarihleri arasında Japonya’nın ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi. Tokyo 2020, salgın ortamında seyircisiz olarak düzenlenen ilk olimpiyatlar olmanın yanında, siz sporcularımızın elde ettiği başarılar bakımından da hafızalara kazanmıştır.

Dünyanın hemen her ülkesinden yaklaşık 11 bin sporcunun katıldığı bu dev spor organizasyonunda Türkiye 2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz ile toplamda 13 madalya kazanarak, büyük bir rekora imza atmıştır. Madalya sayısı itibariyle Tokyo 2020, 1936’dan beri katıldığımız olimpiyatlar arasında en fazla madalyayı kazandığımız olimpiyatlar olmuştur. Tokyo 2020, sadece madalya sayısı açısından değil, kadın sporcularımızın elde ettiği başarılar bakımından da tarihe geçmiştir. Kazandığımız 13 madalyanın 5’i kadın sporcularımız tarafından ülkemize getirilmiştir. Yine bu olimpiyatlarda tarihimizde jimnastik, okçuluk ve karate branşlarında ilk kez madalya kazanmanın sevincini yaşadık. Okçuluk ve boksta İstiklal Marşımızı tüm dünyaya dinleten Mete Gazoz ile Busenaz Sürmeneli’yi, yine boksta ve karatede gümüş madalya kazanan Busenaz Çakıroğlu ile Eray Şamdan’ı, ülkemize bronz madalya getiren tekvandoda Hakan Reçber ve Hatice Kübra İlgün’ü, güreşte Rıza Kayaalp ve Taha Akgül’ü, kadınlar güreşte Yasemin Adar’ı, artistik jimnastikte Ferhat Arıcan’ı, karatede Ali Sofuoğlu, Uğur Aktaş ile Merve Çoban’ı yine şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.

Sizler Tokyo’da ülkemiz adına mücadele ederken, biz de burada dualarımızla sizlere destek olduk. Sizler sadece madalya kazanmadınız, aynı zamanda 7’den 70’e milletimizin tamamının gönlünü de kazandınız. Elde ettiğiniz başarılarla gençlerimiz için adeta bir ümit kaynağı oldunuz. Yangın ve sel felaketleriyle mücadele ettiğimiz zor bir dönemde Tokyo’dan gelen güzel haberlerle milletimize büyük bir heyecan yaşattınız. Başarılarınızla 84 milyonu birleştirdiğiniz, bizlere unutulmaz bir gurur yaşattığınız için her birinize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Olimpiyatlara ülkemizi temsilen katılan 108 sporcumuzun her biri takdiri hak etmektedir. Her şeyden önce pek çok aşamadan geçerek milli takıma seçilmek, hemen her sporcunun hayalini kurduğu büyük bir onurdur. Tokyo 2020’de Türkiye’yi temsil eden sporcularımızın her biri bizim nazarımızda işte bu şerefe kavuşmuş kahramanlardır. Ayrıca, madalya kazansın-kazanmasın, sporcularımızın hepsi göğüslerinde taşıdıkları ay-yıldıza layık olmak adına son saniyeye kadar mücadeleden vazgeçmemiş, ellerinden geleninin en iyisini yapmanın çabasında olmuşlardır.

Bu sene Türk sporcular olimpiyatlarda sadece başarılarıyla değil mücadeleleri ve centilmenlikleriyle de kendilerinden söz ettirmişlerdir. Sporcularımız olimpiyatların medeni bir rekabetin yanında barışı, kardeşliği ve dayanışmayı da sembolize ettiğini göstermişlerdir. Buradan olimpiyat takımındaki tüm sporcularımıza emekleri, gayretleri ve samimi eforları için teşekkür ve tebriklerimi özellikle iletiyorum.

Aynı şekilde sporcularımızı yetiştiren antrenörleri, sağlık personelimizi, yöneticilerimizi tebrik ediyorum. Bu sporcularımızın branşlarının en iyisi olmak ve gelecek olimpiyatlarda hedeflerine varmak için şimdiden çalışmaya başlayacaklarına inanıyorum. İnşallah bizler de kendilerini her aşamada desteklemeyi sürdüreceğiz.

Bu vesileyle yarın başlayacak Tokyo 2020 Paralimpik Oyunlarında ülkemizi temsil edecek sporcularımıza Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Sizlerin elde ettiği tarihi başarının benzerini inşallah 13 branşta yarışacak 87 paralimpik milli sporcumuzdan da beklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Kıymetli Sporcularımız,

Gençliğinde futbola gönül vermiş, daha sonra sporla bağını hiç koparmamış bir büyüğünüz olarak şu gerçeği özellikle ifade etmek istiyorum. Hayatta hiçbir başarı tesadüf eseri ortaya çıkmaz. Elde edilen her başarının arkasında gayret vardır, fedakârlık vardır, Busenaz kızımızın dediği gibi bir hayale verilen on yıllar vardır. Başarı şansın değil, emeğin, inancın, mücadelenin, alından dökülen, sırttan akan terin ürünüdür. Bunun yanında başarı, sporcusuyla, hocasıyla, ailesiyle, okuluyla, kulübüyle, federasyonuyla, Bakanlığıyla topyekûn bir iş birliğinin sonucudur. Kiminiz ailenizin teşvikiyle spora başladınız, kiminiz okulunuzda beden eğitimi hocanız tarafından keşfedildiniz. Mete gibi babasının keşfiyle bu yola koyulan bir sporcumuz ve tabii Mete’ye ben farklı bakıyorum, Mete aynı zamanda tarihi bugüne taşıyan bir gencimiz oldu. Bizim ecdat biliyorsunuz okçulukta onlar bambaşkaydı. Şimdi Mete, okçuluğu böylece yeni nesillere sevdirecek olan bir idol olmuştur.

Kiminiz bir başka efsanevi ismi örnek aldığınız için bu yola koyuldunuz. Ama bugünkü noktaya bireysel gayretleriniz yanında ailenizin, kulübünüzün, federasyon ve Bakanlığımızın sağladığı katkılarla ulaştınız. Başarıya giden zorlu süreçte sizinle aynı hedefe kilitlenen, aynı ideale inanan, size güvenen insanlar ve kurumların desteğini yanınızda buldunuz. Sporda başarıyı ferdi bir çabanın ötesinde sporcudan devlete uzanan zincirin uyumunun neticesi olarak görüyoruz. Ve Türkiye’nin daha önce sınırlı varlık gösterdiği spor dalları başta olmak üzere hemen her branşta atağa kalkmasının sebebi, sizlerin emeği yanında bu zincirin halkalarından kopukluk olmamasıdır.

Attığımız adımlarla spora ve sporcuya yönelik bakış açısını değiştirdik. 81 vilayetimizin tamamında kurduğumuz tesislerle spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. Ülkemizdeki toplam spor tesisi sayısını 1575’ten 3915’e yükselttik. Sentetik futbol, basketbol ve voleybol sahalarını mahallelere kadar yaydık. Atletizm pistlerimizin sayısını 12’den 56’ya, yarım ve tam olimpik yüzme havuzlarının sayısını 46’dan 104 tanesi portatif olmak üzere 279’a, spor salonlarımızın sayısını 372’den 904’e getirdik.

Altyapımıza verdiğimiz önemin neticesinde lisanslı sporcumuz 278 binden 10 milyon 376 bine, faal sporcu sayımız ise 206 binden 1 milyon 653 bine çıktı.

Spor kulüplerimizin sayısı 3 kattan fazla artarak, 19 yıl önce 6 bin 35 iken bugün 19 bine yükseldi.

Yetenekli sporcularımızı uluslararası müsabakalara hazırlamak üzere Türkiye olimpiyatlara hazırlık merkezlerini hizmete açtık. Okullarda yürüttüğümüz yetenek taramasıyla çok erken yaşlarda kabiliyetli çocuklarımızı tespit ediyor, Türk sporuna yeni yıldızlar kazandırıyoruz.

Sporcu eğitim merkezlerimiz spordaki başarılarımızı kalıcı kılmak için hayat geçirdiğimiz en önemli yatırımlardan birisidir. 46 ilimizdeki sporcu eğitim merkezlerimizde bugün 1061 gündüzlü, 610 yatılı olmak üzere toplam 1671 sporcumuz bulunmaktadır.

Milli sporcu bursu programımız sayesinde sporcularımızın eğitimleriyle spor hayatları arasında tercih yapmaya zorlayan şartları ortadan kaldırıyoruz. Sporcu bursluluk kapsamını ortaokul ve liselere genişleterek ortaöğretimde de milli sporcularımıza destek veriyoruz.

Değerli Arkadaşlar,

Sporda son 19 yılda kat etiğimiz bu mesafeyi elbette önemsiyor, ancak yeterli görmüyoruz. 2023’e giden süreçte özellikle sınırlı varlık gösterdiğimiz spor dallarında ülkemizi çok daha iyi bir konuma taşımayı hedefliyoruz. Spor Bakanlığımız ve federasyonlarımızla Tokyo 2020 Olimpiyatlarını değerlendirecek, güçlü ve zayıf yanlarımızı analiz edeceğiz. Özellikle arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamadığımız veya ivme kaybettiğimiz spor branşlarına daha fazla ağırlık vereceğiz.

Tokyo 2020’den çıkardığımız derslerin ışığında Paris 2024 Yaz Olimpiyatları’na yönelik hazırlıklarımızı da şimdiden başlatacağız. Nasıl Tokyo’da 2019 Rio’daki başarımızın üstüne çıkmışsak, inşallah Paris’te de Tokyo’da elde ettiğimiz başarı çıtasını çok daha yukarı taşıyacağız. Cumhuriyetimizin 100. Yılı’na diğer alanlar gibi sporda da hedeflerine çok yaklaşmış bir ülke olarak girmekte kararlıyız. Milletimiz ve istikbalimiz adına vereceğimiz bu kutlu mücadelede sizlerin de hedeflerinize odaklanarak çalışmalarınıza başlayacağınıza inanıyorum; Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Nisan ayında çok erken yaşta koronavirüse kurban verdiğimiz Belediye Başkanlığım dönemimde yanımda sporcu olarak çalışan, daha sonra Türkiye Karate Federasyonu Başkanı Esat Delihasan’a Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Ülkemizin yetiştirdiği en başarılı karatecilerden olan Esad Delihasan, 12 yıllık Federasyon Başkanlığı döneminde Türk karatesinin gelişmesine, bugünkü seviyelerine ulaşmasına çok büyük katkı sunmuştur. Nitekim Ümit Genç Milli Karate Takımımız Finlandiya’da düzenlenen 48. Avrupa Şampiyonasında 9 altın, 2 gümüş ve 6 bronz madalya kazanarak üst üste üçüncü kez Avrupa şampiyonu olmuştur.

Yine bu vesileyle 1936’dan beri katıldığımız tüm Olimpiyatlarda milletimizin gönlünde silinmeyecek izler bırakan efsanevi sporcularımızın her birini şükranla yâd ediyor, vefat eden sporcularımıza rahmet diliyorum.

Ülkemize yaşattığınız gurur için sizlere tekrar teşekkür ediyor, başarılarınızın daim olmasını diliyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum, kalın sağlıcakla.