Cengiz Aytmatov Uluslararası 4. Issık-Göl Forumu’nda Yaptıkları Konuşma

10.06.2021

Değerli Dostum Sayın Cumhurbaşkanı,

Kıymetli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sevgili Gençler;

Hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sayın Sadır Caparov, eşi ve heyetine bir kez de sizlerin huzurunda ülkemize hoş geldiniz diyorum.

Cengiz Aytmatov Issık-Göl Forumu’nun dördüncüsü vesilesiyle bizlerle birlikte olan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize kültür, sanat ve edebiyat dünyamızın temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum.

Değerli dostum Sayın Caparov ve heyetiyle bugün Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyimizin beşinci toplantısında çok verimli, samimi görüşmeler gerçekleştirdik. Siyaset, ekonomi, güvenlik, terörle mücadele, kültür ve eğitim gibi pek çok alanda atacağımız adımları kararlaştırdık. İkili ilişkilerimizin hak ettiği seviyeye ulaşması konusunda Kırgız dostlarımızla aynı hissiyatı paylaştığımızı memnuniyetle gördük. Ülkelerimiz arasında dostluk ve kardeşlik bağlarını tahkim edecek her adımı cumhurbaşkanları olarak desteklemekte kararlıyız.

Kardeşliğimizin ve dayanışmamızın en büyük gücü gönül, kültür ve medeniyet coğrafyamızın sancakları, bayrakları ve yolbaşçılarıdır. Kalem ve kelam erbabı değerlerimiz sayesinde canlılığını devam ettiren köklerimizden çiçek açıyor, yaprak açıyor, serpiliyor ve hep birlikte o ulu çınarların altında büyük bir aile olarak toplanıyoruz. Sahip olduğumuz medeniyet ve kültür hazinemizi işleyen yazarlarımız, şairlerimiz ve fikir adamlarımız yeniden diriliş ve yükseliş için bize yön gösteriyor, yol gösteriyor.

Büyük şairimiz Yahya Kemal, Türkçe için “ses bayrağımız” diyor. Cengiz Aytmatov işte bu bayrağı Türkistan coğrafyasının kutup yıldızı olarak tüm dünyada parıldayan, kalpleri buluşturan, gönülleri kuşatan bir sancak haline getiren değerlerimizin başında geliyor. Bu öyle bir sancak ki üzerimizdeki asırlık küllerden silkinip yeniden ayağa kalkmamızı, hep birlikte yükselmemizi sağlıyor.

Kültür hazinemizin en güzide isimlerinden olan Yusuf Has Hacip, “Yurdu kılıçla alırsınız, kalemle tutarsınız” diyor. Balasagunlu Yusuf, Kaşgarlı Mahmud, Ali Şir Nevaî, Nasır-ı Hüsrev, Kadı Burhaneddin, Yunus Emre, Fuzuli, Mahtumkulu gibi söz ustaları da bizim dilimizi, edebiyatımızı, tarihimizi ve düşünce dünyamızı şekillendirdi.

Kunanbay, Mehmet Akif, Muhtar Avezov, Çolpan, Necip Fazıl, Sabir, Kasım Tınıstanov, Sıdık Karaçev, Vahapzade, Çobanzade, Şehriyar gibi kalem ustaları da çağımızı aydınlatan eserlere imza attılar.

Eserleriyle tarihimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi gelecek nesillere aktaran Aytmatov, işte bu geleneğin yakın tarihteki en güçlü temsilcilerinden biridir.

Değerli Misafirler,

Kökleri çok eski tarihlere dayanan Kırgızların dünya edebiyatına kazandırdığı eşi olmayan iki mücevher vardır. Bunlardan ilki, kendi alanında dünyanın en uzun metni olma özelliğine sahip Manas Destanı ve destanın kahramanı Manas’tır. İkinci mücevher ise, Cengiz Aytmatov’dur. Merhum Aytmatov, eserleriyle dünya edebiyatının en önemli kalemleri arasındaki yerini alırken, yaptığı diğer hizmetlerle de Kırgızların günümüzdeki milli kahramanı haline gelmiştir.

Aytmatov, yazdığı birbirinden değerli eserleriyle dünya çapında bir yazar olarak edebiyat tarihindeki yerini alırken, bizatihi kendi hayat hikâyesiyle de uzun-uzun üzerinde durulmayı hak eden bir şahsiyettir. Neredeyse her yaygın dile çevrilen, on milyonlarca baskısı yapılan eserleriyle Aytmatov, doğduğu ve yaşadığı toprakları, bozkırı, dağları, gölleri, nehirleriyle Kırgız kültürünü tüm insanlığa tanıtmıştır.

Manas’ın karargâhının bulunduğu Talas Vadisi’ndeki Şeker Köyü’nde dünyaya gelen Aytmatov’u tüm dünyanın ve tabii en başta da bizim ortak değerimiz olarak görüyoruz.

Yazarlar toplumlarının aynasıdır hakikatinden hareketle Aytmatov da ait olduğu toplumun aşklarını, özlemlerini, sevinç ve kederlerini büyük bir içtenlikle eserlerine yansıtmıştır. Zor bir coğrafyaya hitap etmesine rağmen umutsuzluğa yer vermemiş, en can yakıcı sıkıntıları dile getirirken bile onların üstesinden gelmenin yollarını göstermiştir. Aytmatov, “İnsanlar kaderlerini ararlar, kaderler de insanları” diyerek çilekeş Kırgız halkının bir dönem en çok arayışında olduğu soruyu cevaplamaya çalışıyordu. Bu büyük yazarımız “Kim sevgiye, dostluğa, adalete, insanlar arasındaki gerçek samimiyete ve masallarda kaldığı zannedilen ideallere bütün kalbiyle inanırsa gerçek kahraman odur” derken, aslında “Ben gelmedim dava için, benim işim sevgi için” diyen Yunus’un diliyle sesleniyordu. Hazreti Mevlana’nın izinden giderek bir ayağını doğduğu topraklara sabitleyen Aytmatov, diğer ayağıyla da bütün dünyayı kuşatan cihanşümul bir daire çizmeyi başarmıştır.

Burada bir arada bulunmamıza vesile olan Issık-Göl Forumu da Aytmatov’un başarılarından biridir. Kurucusu olduğu Foruma Aytmatov’un adının verilmesini de bir kadirşinaslık örneği olarak takdirle karşılıyorum.

Çok yönlü bir fikir, edebiyat ve diplomasi insanı olan Aytmatov’un hem dünya edebiyatına, hem de siyasi tarihe kazandırdığı en dikkat çekici kavramlardan biri nedir biliyor musunuz? Mankurtluktur. Kişinin kendisine, ailesine, toplumuna, milletine, tarihine, kültürüne, kısacası daha önce sahip ve ait olduğu her şeye yabancılaşması, hatta düşmanlaşması demek olan mankurtluk, aslında kölelik anlamına geliyor. Unutulmaz eseri, “Gün Olur Asra Bedel” romanında kullandığı mankurt kavramını ve bunu izah için anlattığı olayı biz de her fırsatta kendisini rahmetle anarak kullanıyoruz. Coğrafyamızı mankurtlardan kurtarabildiğimiz ölçüde hep birlikte geleceğimize güvenle bakabileceğimize, hedeflerimize hızla yaklaşabileceğimize inanıyoruz.

Bu duygularla geçmişten bugüne, günümüzden geleceğe köprü kuran eserleriyle bütün insanlığa emsalsiz bir miras bırakan Cengiz Aytmatov’u tekrar rahmetle yâd ediyorum.

Cengiz Aytmatov Issık-Göl Forumu’nun düzenlenmesinde emeği ve katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’a ülkemize ziyareti ve foruma iştiraki için şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.