Uzun Mehmet Camii Açılış Program’ında Yaptıkları Konuşma

04.06.2021

Sevgili Zonguldaklılar,

Aziz Kardeşlerim,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerimize olsun. Cuma’nız mübarek olsun.

Biraz önce ilk Cuma namazını eda ettiğimiz Uzun Mehmet Camimizin Zonguldak’ımız, ülkemiz ve âlemi İslam için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yeriyle, mimarisiyle, çevre düzenlemesiyle gerçekten şehrimize yakışır bir eser olan bu güzel camiyi inşa eden ve müteahhitliğini yüklenen Hasan Gürsoy Bey’e ve ekibine huzurlarınızda şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

Caminin inşasında emeği geçen mimarından işçisine kadar herkese şükranlarımı sunuyorum. Rabbimiz Tevbe Suresinde mealen: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder” buyuruyor. Uzun Mehmet Camii’nde günde beş vakit okunacak ezanların, kılınacak namazların, edilecek duaların Allah katında kabul olmasını diliyorum. Şehirlerimize kazandırdığımız her bir caminin ülkemizin ve milletimizin geleceği için vatan topraklarına dikilen birer manevi muhafız olduğuna inanıyorum. Ne diyor Ziya Gökalp:

“Minareler süngü, kubbeler miğfer,

Camiler kışlamız, müminler asker,

Bu ilahi ordu dinimi bekler,

Allahu Ekber, Allahu Ekber.”

Biz bu toprakları kanımızı dökerek, üzerine inşa ettiğimiz istiklalimizin camilerimizden ezanlarını eksik etmeyen, semalarında bayrağımızı dalgalandırarak vatanımız kıldık. Fetih mirası olan Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, işte bu bakımdan önemli ve anlamlıdır.

İstanbul Büyük Çamlıca’da Anadolu yakasından Boğazı selamlayan bir abide olarak inşa ettiğimiz camimiz çağımızın mührü olarak nesiller boyunca milletimizi gururlandıracaktır.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içinde inşa edilen Millet Camii ile Ulus’ta ibadete açılan Melike Sultan Camii de Ankara’da aynı misyonu yerine getiren abide eserlerdir.

Geçtiğimiz hafta Taksim’de açılışını yaptığımız camimiz de İstanbul’un bu tarihi bölgesinde medeniyetimizin mührü olarak şehrimize hizmet verecektir. İşte bugün burada Uzun Mehmet Camii’ni de aynı duygularla hizmete açıyoruz. Yaklaşık 12 bin metrekare alan üzerinde inşa edilen, park ve yeşil alanlarıyla 34 bin metrekarelik bir alana yayılan bu eser kapalı alanında 6 bin, açık alanında 7500 kişilik namaz kılma kapasitesine sahiptir. Yüksekliği 71 metreyi bulan minareleri, 22 kubbesi, sedef işlemeli kapısı-kapıları, çinileri, hatları, her bir santimi özenle işlenmiş iç ve dış yapısıyla özel bir eser olan Uzun Mehmet Camii’nin mihrap cephesindeki şu “Ya Allah” hattı da şehre ve adına yakışır şekille kömürle yazılmıştır.

Buranın ismi, Uzun Mehmet. Uzun Mehmet kim, kömürü bulan, onun için de buranın adını Uzun Mehmet koyduk. Eğer biz bir yere bir isim veriyorsak, onun bir anlamı var.

İki asır önce sahilinde sadece tahta iskelesi bulunan bir koydan bugünkü Zonguldak’a uzanan süreçte kömürün nasıl önemli bir role sahip olduğunu en iyi bu şehrin insanları bilir. Cumhuriyet döneminde vilayet statüsüne yükseltilen Zonguldak, emeğin ve üretimin şehri olarak milletimizin gönlündeki mümkün yerini almıştır. Bu vesileyle bir kez daha asırlardır vatanları için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimize Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum.

Kardeşlerim,

Milletimizin asırlardır bükülemeyen bileğinin, her mücadeleden zaferle çıkmasını sağlayan gücünün gerisinde birliği, beraberliği, uhuvveti konusundaki kararlılığı vardır. Malazgirt Zaferi’nden 15 Temmuz’a kadar geçen bin yıla süreçte çağlar değişse de milletimize karşı duyulan husumetin derinliği ve kullanılan araçların kirliliği hiç değişmiyor.

Şehadetleri dinin temeli olan ezanlardan rahatsızlık duyanlar, rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımıza tahammül edemeyenler, binlerce yıllık devlet geleneğimizle başa çıkamayanlar milletimizin birliğine, beraberliğine saldırmaya başladılar. Bunun için cem olduğumuz, yani kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz yerler olan camilerimizi dahi hedef almaktan çekinmiyorlar.

Cami nedir? Cami, cem olunan yerdir. Müminler burada cem olurlar, burada bir olurlar, burada kardeş olurlar, burada beraber olurlar. Bizim bu birliğimizi bozamayacaklar. FETÖ’den PKK’ya kadar Türkiye düşmanlarının kullandığı ne kadar terör örgütü varsa önce camilerimize, milletimizin dinine, diyanetine, inancına saldırmıştır. Ne zaman hangi fırsatı bulsalar maalesef dini kurumlarımıza, Allah’ın ayetlerine saldıran bu nasipsizler her zaman bu süreci devam ettirdiler. Aynı yolu takip eden kimi çevrelerin yine camilerimiz ve milletimizin inancı üzerinden ülkemize operasyon çekmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bölgemizdeki pek çok ülkeyi icat ettikleri, besleyip büyüttükleri sapkın akımlar üzerinden yıkımlara, acılara, kan ve gözyaşına boğanlar aynı oyunu Türkiye üzerinden oynamak için de çok uğraştılar. Dualarından din-ü devleti ve mülk-ü milleti eksik etmeyen milletimiz hamdolsun bu fitnelerin hiçbirine geçit vermemiş, hepsini de bünyesinden söküp atmıştır. İşte bunun için camilerimize orada okunan ezanın ruhundaki çağrıya, kıraat ettiğimiz Kur’an-ı Kerim’in bize gösterdiği istikamete, kıldığımız namazların ifade ettiği kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmalıyız. Ne diyor İstiklal Marşımızda?

Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli.

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Peygamber Efendimizin Aleyhisselatu Vesselam yaptığı gibi Allah’ın rızası dışında hiçbir ölçü tanımadan kendimiz ve tüm milletimiz için en iyisini, en hayırlısını, en doğrusunu isteyerek birbirimize sıkı sıkıya sarılmalıyız. İstiklalimize göz dikenleri nasıp pişman ettiysek, aşımıza, işimize, ekmeğimize, huzurumuza kast edenleri de aynı şekilde hüsrana uğratmak boynumuzun borcudur.

Şimdi ben buradan şahsınızda Zonguldak’a sesleniyorum. 2023’e hazır mıyız? 2053’e hazır mıyız? 2071’e hazır mıyız? Bir olacak mıyız? Kardeş olacak mıyız? Beraber olacak mıyız? Allah yar yardımcımız olsun.

Camilerimiz bin yıldır olduğu gibi bugün de işte bu mücadelenin manevi kaleleri en güçlü dayanışma merkezleri olarak milletimizin hizmetinde olmayı sürdürecektir. Türkiye gücü ve sorumluluğu sadece kendi sınırlarından ibaret olmayan bir büyük ülke olarak maziden atiye kurduğu köprüyü tahkim ederek hedeflerimize doğru yürümeye devam edecektir.

Kardeşlerim,

Ben Zonguldaklıya inanıyorum, ben Devrekliye inanıyorum, ben Karadeniz Ereğlisi’nde de benzeri bir müjde olabilir. Ve bugün inşallah Zonguldak’tan biliyorsunuz bir müjde vereceğiz, biraz sonra o müjdeyi de vereceğiz, bunu televizyon programında açıklamıştım. Artık Zonguldak müjdelerin merkezi oldu.

Ve bu duygularla Uzun Mehmet Camii’ni inşa ederek ülkemize, istiklalimizin timsali yeni bir eser daha kazandıran tüm hayırseverlerimize şahsım, milletim adına Allah kendilerinden razı olsun diyorum. Ölenlerine rahmet diliyorum. Müteahhit firma Hasan Gürsoy Bey’e ve ekibine bir kez daha teşekkür ediyor, kendilerini tebrik ediyorum. Çünkü 19 ay gibi bir sürede bu güzel eser, bu muhteşem eser meydana geldi. Namazlarıyla, dualarıyla, zikirleriyle bu eseri ihya edecek kardeşlerimizden Allah razı olsun diyorum. Burada yapılacak duaların, edilecek ibadetlerin Hakk katında kabul olmasını niyaz ediyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.