Çamlıca Kulesi’nin Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

29.05.2021

Aziz Milletim,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada İstanbul’umuza yeni bir güzellik katacağına inandığım, şehrimizin önemli bir sembolü olan ve temelinin atıldığı günden bu yana büyük bir heyecanla izlediğimiz Çamlıca Verici Tesisimizi resmen hizmete açmak üzere bir aradayız. Tabii önemli olan şu: Televizyon ve radyo medya kuruluşları ile haberleşme operatörlerine hizmet sağlayacak Çamlıca Kulemizin ülkemize ve şehrimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.

Bizi sevindiren, mutlu kılan şu: Büyük Çamlıca Cami’ni bitirdik. Tabii Büyük Çamlıca Cami’nin bitmesiyle birlikte de caminin kıble tarafı işgal altındaydı ve oradaki o metal kuleler adeta orayı işgal etmiş, görüntü kirliliği diyorsanız, orada bu kirlilik vardı. Ve biz bu kirliliği ne zaman ortadan kaldıracağız diye hep bunun gayreti, hasreti içerisinde olduk. Acaba bunu Adalara bunları kaldırsak, yoksa burada farklı bir uygulama mı; bunları da hep düşündük. Sonunda dedik ki; biz yapacağımız kulemize inşallah bunları yerleştirebilir miyiz? Yerleştiririz. 100 kadar olur mu? Olur. Ve o ilk adımı attığımız anda Binali Bey’le bunların üzerinde o zaman çok çalıştık, proje üzerinde çok çalıştık. Proje şöyle mi olsun, böyle mi olsun, nasıl bir proje yapalım; bunun üzerinde de ciddi manada durduk. Sonunda hakikaten sadece ülkemizde değil tüm dünyada örnek teşkil edecek bu projeyi başarıyla hayata geçirmiş olduk.

Tabii sevindiğimiz bir başka boyut, yani 100 kadar radyonun buradan yayın yapıyor olması, ortak yayın yapıyor olması; bu da bizim ayrıca bir başarımız oldu. Bundan dolayı da tüm radyo vericilerine hayırlı olsun diyoruz, onları da kutluyoruz.

İletişim ve yayıncılık faaliyetlerinde tek verici tesisi modeline geçtiğimiz bu kule sayesinde Çamlıca görüntü kirliliğine son verdi. Aynı modeli şartların müsait olduğu yerlerden başlayarak ülke genelinde yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Böylece hem mükerrer yatırımların önüne geçecek, hem çevre kirliliğini önleyecek, hem de hizmet kalitesini yükselteceğiz. Kim çevreci, işte bu ortada. AK Parti, çevreciliğin ispatını bugüne kadar yaptığı yatırımlarla ortaya koymuş olan bir partidir.

Çevrecilik lafla olmuyor, çevrecilik ispatı vücutla oluyor; bunu yapan da biziz; diktiğimiz ağaçlardan tutun bu tür eserlere varıncaya kadar. Bu iş aklidir, bu iş ispatı vücut gerektirir. Milyonlarca ağacı biz ülkemizin dört bir yanına diktik. Bir taraftan teröristler geldiler yaktılar, yıktılar. Biz ise o yakılan-yıkılan yerlere hemen anında ağaçları diktik; AK Parti budur. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Ancak ispat edeceksin, işte biz bunları yaptık. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan lisans alan PTT bünyesindeki verici tesis ve işletim sisteminin kısa sürede bu toparlanmayı ayrıca gerçekleştireceğine de inanıyorum. Nitekim Çanakkale’de de benzer bir eserin inşa edilmiş olması önemli bir adımdır. Çamlıca’da faaliyete geçen kulemizi yeni dönemin en önemli yatırımlarından ve sembol eserlerinden biri olarak görüyorum, ayrıca mutluyum.

Ünlü Fransız düşünür Lamartine’in, “Dünya’ya son bir kez bakacaksın deseler, o bakışı Çamlıca Tepelerinden atmayı arzulardım” bu ifadelerini kullanarak hayranlığını dile getirdiği şu mekânın şanına uygun bir esere kavuşmuş olmasından şahsım, milletim adına ayrıca memnuniyet duyuyorum. Boğaza hakim bir manzaranın üzerinde deniz seviyesinden itibaren 587 metre uzunluğa sahip bu kule aynı zamanda İstanbul’un en yüksek yapısı unvanına da sahiptir. Dünyada ilk defa 100 radyonun frekansları birbirine karışmadan aynı anda yayın yapabileceği teknolojik altyapıya sahip kulemiz sayısal ve karasal yayın hizmetlerini birlikte verebilecektir. Kule bünyesindeki sosyal tesislerin de Türk turizmine önemli katkılar sağlayacağı açıktır.

Böylesine önemli işlevlere sahip Çamlıca Kulesi’nin inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmadan, mühendisinden, işçisine herkesi tebrik ediyorum. Bu kuleden yayınlarını sürdürecek medya kuruluşlarımızı, haberleşme şirketlerimize özellikle başarılar diliyorum.

Kulemizdeki seyir katlarından ve restoranlardan şehrimizle ilgili şiirleri ve şairleri, şarkılarıyla beraber terennüm ederek İstanbul’un güzelliklerini doyasına yaşayacak misafirlerimize şimdiden keyifli vakitler temenni ediyorum.

Değerli Arkadaşlar,

Türkiye, dünyanın en stratejik pek çok güzelliği bir arada barındıran coğrafyasında kurulmuş böyle bir ülke. Ve bu ülkede İstanbul, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de dikkatleri üzerinde toplamaktadır. İstanbul, bu güzel coğrafyanın adeta kalbi durumundadır, kalp kalp, sıradan bir iş değil. Anadolu ve Trakya’daki tüm yerleşim yerlerimiz, oralarda yaşayan tüm vatandaşlarımız öyle veya böyle İstanbul ile mutlaka irtibatlıdır. Bunu ben şöyle özetleyebilirim: 81 vilayetimiz var ya, İstanbul, 81 vilayetin adeta bayrağının dalgalandığı bir şehirdir, İstanbul böyle bir yer.

Nüfusumuzun ve iş gücümüzün neredeyse beşte birini barındıran İstanbul, milli gelirimizin üçte birini, ihracatımızın yarısını, vergi gelirlerimizin yarıya yakınını üretmektedir; İstanbul böyle bir şehir. Dünyada böylesine eski yerleşime sahip, böylesine çok tarihi mekânı olan üç büyük devlete başkentlik yapmış, eğitimden turizme böylesine güçlü altyapı inşa etmiş, ekonomiden sanata her alanda küresel düzeyde en üst seviyeye ulaşmış başka bir şehir göremezsiniz; İstanbul böyle bir şehir. Deniziyle, Boğazıyla, adalarıyla, ormanlarıyla, tepeleriyle, hisarlarıyla, köprüleriyle, Boğazın altından geçen tünelleriyle, camileriyle İstanbul her geçen yıl daha da güzelleşmektedir. İşte Ayasofya’yı bir yıl önce hamdolsun açtık, ardından dün Taksim Camini inşa edip, onun da açılışını hamdolsun bizlere nasip oldu, dün yaptık ve bugün de Çamlıca Kulesinin açılışını yapıyoruz.

Bitmedi, şimdi inşallah Haziran ayının sonunda falan Kanal İstanbul’u şehrimize kazandırmak üzere temeli atıyoruz. Rahatsız olanlar var, olacaklar, varsın olsunlar. Biz bu eserleri İstanbul’umuza, İstanbullu bütün vatandaşlarımıza kazandırdıkça onların onuru, onların bunlardan inanıyorum ki şevk alacağı bir İstanbul, her yönüyle. Ve Kanal İstanbul’u şehrimize kazandırdığımızda, İstanbul’un hem coğrafi, hem stratejik, hem tabii güzelliği bir kat daha artacaktır. Kanal İstanbul’un üzerinde 6 tane köprü göreceksiniz ve bu 6 köprüyle adeta Kanal İstanbul’un sağında-solunda iki şehir inşa edeceğiz. O iki şehirle beraber İstanbul bir başka olacak, daha başka bir güzel olacak. Ve ya bunlar nereden çıkardı bunları diyecekler, kim? O malum tipler. Ama biz yapacağız. Çünkü biz tarihe not düşüyoruz not.

İki kıtaya yayılmış böyle bir şehirde yaşamakla, ülke olarak böyle bir şehre sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Şairlerin her köşesini ayrı bir hissiyatla anlattığı, şarkıların her vasfını ayrı bir nameyle dillendirdiği İstanbul’un kıymetini çok iyi bilmeliyiz. Bu şehir geçmişte tarihi ve tabii güzellikleri yanında insanlarıyla çok örselendi, çok hoyrat davranışlara maruz kaldı, çok yıpratıldı. İstanbul’a Belediye Başkanı seçildiğimizde karşımızda öyle bir manzara bulduk ki emin olun içimiz burkuldu, parçalandı, yüreğimiz dağlandı. En temel sorunlardan başlayarak İstanbul’un üzerine çöken karabulutları birer-birer dağıttık. Çünkü biz Ümraniye çöplüğünün patlamasıyla 39 vatandaşını kaybeden bir siyasi irade değildik. CHP, işte o Ümraniye çöplüğünün patlamasına seyirci kaldı. Onlar patlattı, biz yaptık ve şimdi orada spor tesisleri var; aramızdaki fark bu. Vatandaşlarımıza bunu özellikle anlatmak istiyoruz. Temizliğinden ulaşımına, suyundan doğalgazına, yeşilinden havasına, kültür sanatından sporuna, sanayi ticaretinden sosyal desteklerine kadar hiçbir unsuru ihmal etmeden İstanbul’u baştan sona eserlerimizde, hizmetlerimizde adeta yeni baştan inşa ettik. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak da şehre yapılan her yatırımı, getirilen her hizmeti adım adım takip ettik. Her projenin bizzat içinde yer aldık. İstanbul’a yapılan her hizmetin Türkiye’nin tamamına yapıldığının, burada ortaya çıkan her değerin insanımızın her birinin hayatına yansıdığının bilinciyle hareket ettik.

Tabii bazılarına bu gerçekleri anlatmak, ah kardeşlerim, ekranları başında bizi izleyenler; çok zor, anlamıyorlar. Hâlbuki mesela dünyanın en büyüklerinden biri olan İstanbul Havalimanı sadece İstanbul’a mı hizmet veriyor? Mesela geçtiğimiz günlerde sonradan ilave edilen kısım hariç son etabını hizmete açtığımız Kuzey Marmara Otoyolu, sadece İstanbul’un ulaşımını mı kolaylaştırıyor? Mesela İstanbul’da yapılan sanayi, ticaret, finans, turizm, kültür, sanat, spor yatırımları sadece İstanbul’a mı değer üretiyor. Elbette bu şehre kazandırılan her eserin, her hizmetin olumlu etkisi dalga dalga tüm Türkiye’ye yayılıyor. İstanbul’u hak etmek için önce bu şehre kalpten gelen bir aşkla, sevdayla bağlı olmak gerekiyor. İstanbul’u şöyle kuşbakışı seyrettiğinizde yüreğiniz kıpır kıpır etmiyorsa, gördüğünüz eksikler karşısında da kalbiniz sıkışmıyorsa, demek ki bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Semalarımızı beş vakit süsleyen ezanlar sizi alıp başka alemlere götürmüyorsa, Boğazdan esen rüzgârlara kendinizi bırakıp hülyalara dalmıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Meşhur Süleymaniye’de bayram sabahlarına muhtaç değil miyiz? Aynen böyle, bu şehrin büyüklüğünden kaynaklanan cefasını da en az sefası kadar öpüp başınızın üzerine koymuyorsanız, İstanbul’u hak etmiyorsunuz demektir. Çay-simidiyle, balık-ekmeğiyle, kestanesiyle, lokmasıyla, turşusuyla, mısırıyla, tavuklu pilavıyla, velhasıl sokaklarındaki tüm lezzetleriyle yaşamıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir.

Belediye Başkanı olduğumda çay-simidini İstanbulluya önce nerede ikram ettik biliyor musunuz? Hemen şuracıkta, Çamlıca Tepesi’nde. Ve piyasadaki fiyatlardan çok daha ucuz, çok daha farklı çay-simiti satıyorduk ve ondan sonra yarış başladı. Çünkü biz tüm ömrümüzü İstanbul’a hakim değil hadim olmak için harcadık ve bundan zerre kadar da pişmanlık duymadık, duymuyoruz. Bundan sonra da Rabbimin verdiği her nefesi şehrimize hizmet için kullanmak en büyük doğamızdır.

Bugün İstanbul’u daha çok sevmek, daha şevkle ona hizmet etmek için bir sebebe daha sahip olduk. Evet, Çamlıca Kulemizi şehrimize kattığı değerle, fiziki olarak yerine getirdiği görevlerin çok ötesinde bir misyonla İstanbul’a armağan ediyoruz. Kulemizin bir kez daha hayırlı olmasını diliyoruz.

Emeği geçenleri, bugüne kadar gelmiş tüm bakan arkadaşlarımızı, yüklenici firmayı tekrar tekrar tebrik ediyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Ve şimdi izleyeceğiniz gibi inşallah gerek restoran katlarından, gerek seyir kulelerinden İstanbul’u çok daha farklı izleyeceksiniz, çok daha farklı göreceksiniz. Ben birkaç kez izledim ve bir başka güç, bir başka hamdolsun zevk aldık, sizlerin de alacağına inanıyorum.

Kalın sağlıcakla. Hayırlı olsun, mübarek olsun diyorum. Rabbim Çamlıca Kulesini İstanbul’umuza, tüm milletimize, tüm insanlığa hayırlı kılsın diyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.