ABD Merkezli Şirketlerin Üst Düzey Yöneticileri ile Toplantıda Yaptıkları Konuşma

26.05.2021

Amerikan İş Dünyasının Kıymetli Temsilcileri,

Çok Değerli Yatırımcılar,

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Çevrim içi de olsa bizleri biraraya getiren herkese teşekkür ediyorum.

Türkiye’nin potansiyeline inanan, ülkemizin aydınlık geleceğine güvenen tüm müteşebbislere şükranlarımı sunuyorum.

Toplantımızın ve yapacağımız istişarelerin şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugün daha çok sizleri dinlemek, sizlerin görüş ve kanaatlerini öğrenmek, ortak yatırım fırsatlarını değerlendirmek arzusundayım.

Malumunuz olduğu üzere, küresel ekonomi, koronavirüs salgını kaynaklı gelişmelerden dolayı son asrın en sancılı dönemini yaşıyor. Geride bıraktığımız 1,5 yıl, hem şirketler, hem de devletler açısından pek çok sınamayı beraberinde getirdi. Dünya ekonomileri birkaç istisna dışında çok ciddi daralmalar yaşadı. Bilhassa havacılık, turizm, hizmetler sektöründe faaliyet gösteren şirketler salgına karşı alınan kısıtlamalardan olumsuz etkilendi. Yine bu dönemde güçlü sağlık altyapısının sağlık hizmetlerine yapılan yatırımların değerini hep birlikte gördük.

Salgın döneminde birçok ülkede yaşanan sıkıntıların, tedarik zincirindeki aksaklıkların ve güvenlik zafiyetlerinin hiçbiri Türkiye’de yaşanmadı. Kamu-özel ortaklığıyla hayata geçirdiğimiz şehir hastaneleri ve rekor sürede hizmete aldığımız 1008’er yataklı iki acil durum hastanesi özellikle salgın döneminde kritik rol üstlendiler. Salgına karşı en etkili yöntem olan aşı konusunda 29 milyon doza yaklaştık. Özellikle Haziran ayında yoğun bir aşılama kampanyası yürüterek ülkemiz genelinde normalleşmeyi temin etmeyi hedefliyoruz.

Türkiye olarak salgın döneminde sadece sağlıkta değil yatırım, istihdam, üretim, lojistik, kamu güvenliği, sosyal destekler alanında da pozitif yönde ayrıştık. Dünyada birçok ekonominin adeta durma noktasına geldiği bir dönemde, biz hem kamu, hem de özel sektör yatırımlarımızı sürdürdük. Salgın herkes için beraberinde bazı zorlukları getirse de Türkiye’nin önünde yeni fırsat pencerelerinin açılmasını sağladık. Asya merkezli üretim ağına alternatif arayışlarında sanayisi, üretim kapasitesi, rekabetçi fiyatları, nitelikli iş gücü, coğrafi konumu, güçlü altyapısı ile Türkiye’nin adı daha fazla ön plana çıkmaya başladı.

Salgın döneminde birçok firmamız daha önce hiç varlık göstermediği ya da kısıtlı pazar payının olduğu ülke ve bölgelere açılma imkânı buldu. Özel sektörümüzün gayreti, devletimizin verdiği destekler ve dinamik salgın tedbirleri sayesinde ekonomimiz 2020 yılını büyümeyle kapattı. Yüzde 1,8’lik oranla Çin’in ardından G-20 içerisinde en yüksek büyümeyi kaydeden ülke oldu. Yine bu dönemde G-20’de sanayi üretimi en çok artan devletler arasında yer aldık. Geleneksel ihracat pazarlarımızdaki ciddi ekonomik küçülmeye ve dış talep daralmasına rağmen 170 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaştık. Aynı dönemde Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticaret hacmi yüzde 4 artışla 21 milyar doları aştı. Dünyada salgının olumsuz etkileri azalıp ekonomide taşlar yerine oturdukça Türkiye’nin yakaladığı ivmenin hızı da artıyor.

2020’yi suhuletle atlatmamız, 2021 senesine güçlü bir başlangıç yapmamızı sağladı. 2021 yılının Ocak-Nisan döneminde ihracatımız geçen seneye göre yüzde 33,1 artışla 68 milyar 752 milyon dolara çıktı. Bu iyimser tablonun oluşmasında ülkelerimiz arasındaki dış ticaret artışının da katkısı olduğunu görüyoruz.

2021 yılının ilk 4 ayında ihracatımız önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak, 4 milyar 272 milyon doları buldu. Önümüzdeki hafta 2021 yılının ilk çeyrek büyüme rakamlarını göreceğiz, öncü veriler ilk çeyrekte de çok güçlü bir büyüme oranını yakalayacağımıza işaret ediyor. Sanayi üretimimiz 2021 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 12,3 arttı.

Salgının yol açtığı belirsizliklere rağmen Türkiye’ye olan yatırım talebinde de ciddi bir artış gözlemliyoruz. Uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 42 azaldığı 2020 yılında, Türkiye yaklaşık 8 milyar dolar doğrudan yatırım çekmeyi başardı. Amerika’nın Türkiye’deki toplam doğrudan yatırımları 13 milyar dolara, Türk firmalarının Amerika’daki yatırımları ise 7,2 milyar dolara ulaştı.

Bu vesileyle, Türkiye ve Türk ekonomisine güvenen tüm Amerikalı firmalara ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Üç kıtanın kalbi konumundaki Türkiye’yi sizlerin de destekleriyle küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getireceğimize inanıyorum.

Kıymetli Dostlar,

Amerika Birleşik Devletleri ile uzun yıllara sâri köklü, çok boyutlu müttefiklik ilişkimizi önemsiyoruz. Zaman zaman yaşanan fikir ayrılıklarına rağmen ortaklığımız ve müttefiklik ilişkilerimiz her türlü badirenin üstesinden gelmeyi başarmıştır. Amerika ile Suriye’den Libya’ya, terörle mücadeleden enerjiye, ticaretten yatırımlara kadar geniş bir yelpazede ciddi iş birliği potansiyelimiz bulunuyor. Ülkelerimiz arasındaki mevcut mekanizmaları işleterek hızla mesafe almak istiyoruz. Ekonomik Ortaklık Konseyi, Ekonomik ve Ticari Stratejik İşbirliği Çerçevesi, Ticaret ve Yatırım Çerçeve Anlaşması Konseyi gibi bu tür mekanizmaları devreye almamız gerekiyor. 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için samimi, saygılı, ortak çıkarlara ve değerlere dayanan bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyoruz.

Çelik ve alüminyum sektöründeki ilave tarifeler Türkiye’nin genelleştirilmiş tercihler sistemi dışında bırakılması, Türkiye menşeili ihraç ürünlerine yönelik anti damping önlemleri gibi adımlar bize yakışmıyor. Bu konularda Amerika’dan daha yapıcı hareket etmesini bekliyoruz.

Başkan Biden’ın 1915 olayları hakkında yaptığı açıklama ilişkilerimize ilave yük getirse de, Sayın Biden’la NATO Zirvesinde gerçekleştireceğimiz görüşmenin yeni dönemin habercisi olacağına inanıyorum.

Türkiye olarak hem ticarette, hem de yatırımlarda gereken adımları atmakta kararlıyız. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesinde yeni Amerikan yönetiminin de bizimle aynı iradeye sahip olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz.

Şimdiye kadar karşılaştığımız çeşitli haksızlıklara rağmen siyasetin, yatırım ve ticari ilişkilerimize zarar vermemesi için azami hassasiyet gösterdik. Ülkemize yatırım yapan, istihdam oluşturan, ekonomik kalkınmamıza katkı sağlayan uluslararası şirketlere daima destek olduk. Kısa dönemli kazançlar uğruna serbest piyasa ekonomisinin ve kurallara dayalı uluslararası ticaretin aşındırıldığı salgın döneminde dahi ticarette korumacı politikalara asla başvurmadık. Özellikle yabancı sermaye düşmanlığı, yabancı karşıtlığı, antisemitizm, ırkçılık gibi çarpık zihniyetlerin toplumumuzda zemin bulmasına hiçbir zaman fırsat vermedik, vermeyiz.

Gerek ilgili bakanlıklarımız, gerekse Yatırım Ofisimiz aracılığıyla yatırım camiasıyla iletişim kanallarımızı açık tuttuk. Bunun yanında son 19 yıldır reform gündemimizden asla kopmadık. Şimdiye kadar karşılaştığımız sorunların üzerine nasıl çözüm odaklı gitmişsek bugün de aynısını yapıyoruz. Değişen şartlara ve ihtiyaçlara göre ekonomide, özgürlüklerde, hukuk ve adalette reform çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Kısa süre önce İnsan Hakları Eylem Planımız ile Ekonomik Reform Paketimizi kamuoyunun takdirine sunduk. 2023’e giden süreçte ülkemizi darbe anayasasından kurtararak, yeni sivil bir anayasaya kavuşturma niyetimizi de ilan ettik. Yine bu dönemde Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Strateji Belgesi’ni hazırladık. Böylece ülkemizin ihtiyaç duyduğu katma değerli yatırımları tanımladık. Bu yatırımları çekebilmek için kurumlarımıza düşen sorumlulukları belirledik. İnşallah yakında belgemizi de milletimiz ve uluslararası yatırımcılarla paylaşacağız.

Uluslararası doğrudan yatırımlardan ülkemizin yıllık aldığı payı orta vadede yüzde 50 oranında artırmak istiyoruz. Bu amaçla teşvik sistemimizi sadeleştirerek yatırımcıların teşviklerden daha kolay yararlanmasını sağlayacağız. Yatırımları miktar olarak artırırken ülkemizin teknolojik dönüşümünü hızlandıracak, istihdam oluşturacak ve cari dengemize pozitif katkı sağlayacak projelere özel önem veriyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri, enerji ve lojistik başta olmak üzere belli alanlarda uluslararası yatırımcıları çekmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Dijital Dönüşüm Ofislerimiz ve diğer kurumlarımız yeni yatırım projelerinizde sizlere gereken her türlü desteği vermeye hazırdır.

Bu düşüncelerle sözlerimi bitirirken her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, şimdi sizlerin soru ve değerlendirmelerini almak istiyorum.

Thank you.