Küresel Sağlık Zirvesi’nde Yaptıkları Konuşma

21.05.2021

Kıymetli Devlet ve Hükümet Başkanları ile Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı,

Saygıdeğer Katılımcılar,

Sizleri şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyorum.  G-20 Dönem Başkanı İtalya’ya ve Avrupa Birliği Komisyonuna bu toplantıyı düzenledikleri için teşekkür ediyorum.

Zirvemizin başarılı geçmesini, ülkelerimiz için ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bugün kabul edeceğimiz Roma Bildirgesi’nin hazırlanmasına katkı veren, destek olan herkese şükranlarımı sunuyorum. Korona virüs salgını, dünyada en büyük mutluluğun sağlık olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. Türkiye olarak bu anlayışla salgının ilk günlerinden itibaren elimizdeki imkânları vatandaşlarımızla beraber dost ve kardeş ülkeler için de seferber ettik. Temel sağlık ekipmanları ve araçlarının hızlı bir şekilde geliştirilmesi, üretilmesi ve dağıtılmasını sağladık. 158 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa yerli solunum cihazları da dâhil muhtelif kalemde tıbbi cihaz ve ekipmanı gönderdik. Gelişmekte olan bazı ülkelerin üretim kapasitelerini güçlendirmek için kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenledik. Dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özel önem verdik.

Ülkemizde misafir ettiğimiz 4 milyon sığınmacının sağlık hizmetlerine erişimini kesintisiz sürdürdük.

Bugün itibariyle 12 milyonu ikinci doz olmak üzere toplam 27 milyondan fazla aşılama gerçekleştirdik. Yerli aşı üretim çalışmalarımızı da devam ettiriyoruz.

Öte yandan aşıya erişim konusunda küresel ölçekte ciddi adaletsizlikler yaşandığını görüyoruz. Dünya genelinde şimdiye kadar tatbik edilen aşıların yüzde 80’i yüksek veya üst orta gelirli ülkelerce kullanıldı. Gelişmiş ülkelerde nüfusun çoğunluğu en az 1 doz aşılanmışken, Sahra Altı Afrika’da bu oran yüzde 1’i dahi bulmadı. Benzer vahim tablolar dünyanın 100’e yakın ülkesinde de yaşanıyor. Türkiye olarak bugüne kadar elimizdeki aşıları diğer ülkelerle paylaşmaya gayret ettik. Yerli aşımızı hazır olur olmaz vatandaşlarımızla beraber inşallah tüm insanlığın istifadesine sunacağız.

Çok taraflı finansal kuruluşların ve girişimlerin aşıya adil erişim konusundaki çabalarını destekliyoruz.

Kıymetli Katılımcılar,

Salgınlara karşı alınacak kontrol tedbirleri koordineli ve orantılı olmalı, sağlık ve ekonomi arasındaki hassas dengeyi gözetmeli ve dünya sağlık örgütünün merkezi konumunu pekiştirmelidir. Bu bağlamda aşılanmış ve aşılanmamış olanlar arasında yeni duvarlar örülmesine ve yeni tür bir ayrımcılığa yol açılmamalıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne üye herhangi bir ülkenin bu örgütün onayladığı bir aşıyı kabul etmemesinin izahı yoktur. Uluslararası seyahatler ve turizmin önü gerekli sağlık ve hijyen şartları sağlanarak açılmalıdır.

Küresel sağlık sisteminin güçlendirilmesinin yolu, Dünya Sağlık Örgütü’nün merkezi rolünün tahkim edilmesinden geçiyor. Bu amaçla yürütülen reform sürecine biz de destek veriyoruz. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını engellemek için hızlı tespit, erken uyarı ve yakın bilgi paylaşımı önemlidir.

Salgın, ülkemizde henüz vaka görülmeden yakın takip altına alınmış, Bilim Kurulumuz ilk vakanın tespitinden yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçmiştir. Milli operasyon merkezlerimiz arasında bir koordinasyon mekanizması tesis edilmesi, tahliyeler ve acil tıbbi ihtiyaçlar gibi çalışmaların eşgüdümü bakımından faydalı olacaktır.

G-20 ülkeleri arasında iyi uygulamalar veri bankası kurulması, gelecekteki krizlere karşı önlem alınmasını kolaylaştıracaktır. G-20 Platformu olarak hayata geçirdiğimiz borç ödemelerinin ertelenmesi girişimi de salgının küresel bir borç krizine dönüşmesine mani olmuştur.

Değerli Dostlar,

Son 1,5 yılda yaşadıklarımız bizlere uluslararası sistemde görülen aksaklıkları gidermek ve daha adil bir düzen inşa etmek bakımından çok güçlü bir ders vermiştir. Sağlık bir ayrıcalık değil herkes için bir haktır. Evlatlarımıza daha adil, daha yaşanabilir, daha müreffeh bir dünya bırakmak hepimizin ortak görevidir. Türkiye olarak böyle bir dünyanın tesisi için çalışmayı sürdüreceğiz.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken zirvemizin başarılı geçmesini diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.