Kuzey Marmara Otoyolu Habipler Kavşağı ve Hasdal Kavşağı Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

21.05.2021

Sevgili İstanbullular,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün İstanbul’un ulaşım sorununa kalıcı çözüm sağlayacak en kritik projelerden biri olan Kuzey Marmara Otoyolu’nun 7. kesiminin son kısmının açılış töreni vesilesiyle bir aradayız.

Habipler ve Hastal kavşakları arasındaki 10,2 kilometrelik bölümü de kapsayan Kınalı-Odayeri kesimi üzerindeki tüneli, viyadükleri, köprüleri, altgeçitleri, menfezleriyle projenin en önemli kısımlarından biridir. Sadece güzergâh üzerindeki Cebeci Tüneli’nin uzunluğu sol ve sağ tüpleriyle 7,8 kilometreyi geçiyor. Yine bu hat üzerindeki 6 adet viyadük de 2 kilometreyi aşan uzunluğa sahiptir. Açılışını yaptığımız kısımla birlikte toplam yatırım bedeli 1,7 milyar dolar olan bu kesim, ileride inşası planlanan 3 katlı büyük İstanbul Tünelinin de bağlantısını teşkil edecektir.

Habipler-Hastal kavşakları bölümü Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yönünden ikinci çevre yolunu kullanarak gelen araçların Başakşehir, Kayaşehir, Arnavutköy, Çam ve Sakura Hastanesi, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi gibi yoğun trafiği olan yerlere kolayca erişilmesini sağlayacaktır.

Yine bugün yaptığımız açılışla İstanbul’un batısındaki Kınalı mevkiinden başlayıp Sakarya’nın Akyazı ilçesine kadar uzanan Kuzey Marmara Otoyolu’nun tüm bölümlerini tamamlamış bulunuyoruz. Bununla kalmıyor, Kuzey Marmara Otoyolu’nu 45 kilometrelik Nakkaş-Başakşehir kesimiyle büyülterek toplamda 443 kilometreye çıkartıyoruz. İnşallah yeni eklediğimiz kesimi de en kısa sürede tamamlayarak hizmete alacağız.

Bu otoyol İstanbul’un şehir içi ulaşımı yanında dünyanın iki kıtası arasındaki giderek yoğunlaşan insani ve ticari araç trafiği bakımından da hayati öneme sahiptir. Dünyanın en kalabalık metropolleri arasında yer alan İstanbul’a açtığımız bu nefes borusunun anlamını en iyi şekilde bu şehirde yaşayanlar biliyorlar. Otoyol üzerindeki Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya illerimiz de bu trafik rahatlığından istifade ediyor. TEM Otoyolu ve İstanbul-İzmir Otoyolu ile çeşitli noktalarda entegre olan bu güzergah, tamamlandığında Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyoluyla da birleşecektir. Böylece Türkiye’nin hem nüfus yoğunluğu, hem üretim ve ticaret kapasitesi, hem turizm potansiyeli bakımından en hareketli yerlerinin başında gelen Marmara Bölgemizi çepeçevre otoyolla kuşatmış olacağız.

Otoyol güzergâhlarındaki Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi abide eserler de ülkemizin sembolleri olarak tarihteki yerlerini almaktadırlar.

Sülieti yavaş yavaş ortaya çıkan 1915 Çanakkale Köprüsü şimdiden gören herkesi kendine hayran bırakmaktadır. Yakında ilk köprüsünün temelini atarak fiilen hayata geçirmeye başlayacağımız Kanal İstanbul da inşallah tarihe damgasını vuran bir eser olarak ülkemizin iftihar tablosu içindeki yerini alacaktır.

Sonradan eklediğimiz kısım hariç tamamını hizmete açtığımız Kuzey Marmara Otoyolu’nun ülkemize vakitten 1 milyar 650 lira ve akaryakıttan 830 milyon lira olmak üzere yıllık 2,6 milyar liraya yakın maddi katkısı, 351 bin ton da karbon emisyon azaltımı faydası olacaktır.

Bir kez daha Kuzey Marmara Otoyolu’nun ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Bakanlığımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.

Otoyolumuzu kullanarak evine, işine ve diğer şehirlere gidecek olan vatandaşlarımıza güvenli, huzurlu, keyifli yolculuklar diliyoruz.

Değerli Kardeşlerim,

Biz, hayatımız boyunca eser ve hizmet siyaseti peşinde koştuk. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak İstanbul’dan başladığımız eser ve hizmet siyaseti yolculuğumuzu Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak ülkemizin her karşı toprağına ulaşacak şekilde sürdürdük. Bununla kalmadık, Türkiye’nin bölgesindeki ve dünyadaki konumunu medeniyetimizin ve tarihimizin mirasına uygun seviyeye yükselttik. Her günü, her anı, her aşaması zorlu uğraşlarla geçen bu eser ve hizmet siyaseti mücadelemiz sayesinde ülkemizi yeni bir çağın eşiğine kadar getirdik.

Küresel siyaset ve ekonomi düzeninin yeniden yapılanma süreci koronavirüs salgınıyla hızlanırken, Türkiye olarak biz hedeflerimizden şaşmadan mücadelemizi sürdürme başarısını gösterdik. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğu salgının ilk günlerinden itibaren sağlık başta olmak üzere temel hizmetleri vatandaşlarına sunmakta zorluk çekerken, biz her vatandaşımızın yanında yer aldık. Hatta bununla da kalmadık, coğrafyamızın dört bir yanındaki dostlarımıza da el uzattık.

Son Kabine Toplantısının ardından milletimizle detaylıca paylaştığımız şekilde hibe ödemeleri, destek programları ve borç erteleme uygulamalarıyla toplamda 655 milyar liralık bir kaynağı bu dönemde milletimizin emrine verdik. Dünyadaki ülkelerin çoğu sadece finans sektörünü ayakta tutmaya çalışırken, biz on milyonlarca insanımızı doğrudan destekleyen programlarla hiçbir insanımızı yalnız bırakmadık, hepsinin yanında olduk.

Milletimizin sağlığını korumak için titizlikle geliştirdiğimiz tedbirleri, üretimin, istihdamın, ihracatın, büyümenin devamını sağlayacak şekilde planladık ve uyguladık. Bu bir verimlilik projesiydi ve bu verimlilik projesini her alanda başardık, başarmaya da devam edeceğiz.

Bütün bunları yaparken yatırımları da ihmal etmedik. Gezi olaylarıyla başlayan ve 2018 Ağustos’unda açık bir tehdit halini alan ekonomik saldırılara, yatırımları ve büyümeyi engelleme çabalarına rağmen, eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlık alanındaki en büyük kapasite artışlarını her biri ayrı güzelliğe sahip hastanelerimizin inşasını ve açılışlarını salgın döneminde, yani son 14 ayda gerçekleştirdik. Diğer alanlardaki yatırımları da yavaşlatmak bir yana, hızlandırdık. Kuzey Marmara Otoyolu’nun pek çok kesimini yine bu dönemde tamamlayıp hizmete sunduk. Ülkemizin dört bir yanında köprüleri, yolları, barajları, tünelleri, hastaneleri, okulları, fabrikaları, toplu konut projelerini, spor tesislerini, savunma sanayi ürünlerini bu dönemde ülkemizin hizmetine verdik. Hukuktan ekonomiye kadar pek çok alanda hazırladığımız reformları yine bu dönemde milletimizle paylaştık ve hemen ardından da paketler halinde uygulamaya geçirmeye başladık. Bu arada yargı reform paketlerimizin dördüncüsünü yakında Meclisimizin takdirine sunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle istikrar ve güven iklimini garantiye alan ülkemizi inşallah geleceğimize çok daha güvenle bakabileceği yeni ve sivil anayasasına da Cumhur İttifakıyla başlattığımız çalışma ile birlikte tüm siyasi partilere bu hazırlığımızı sunacak, STK’larla birlikte milletimizle paylaşacak yeni ve sivil anayasamıza da inşallah kavuşacağız.

Değerli Kardeşlerim,

Türkiye’yi salgın sonrasında yeniden yapılanacak küresel sistemin lider ülkeleri arasına sokma kararlılığımızı sürekli ifade ediyoruz. Tabii bu tablo dışarıda ve içeride birilerine rahatsızlık veriyor. Uzunca bir dönem ülkemizi darbelerle, vesayet oyunlarıyla, terör örgütleriyle, siyasi ve toplumsal mühendislik yöntemleriyle bir kısır döngünün içine hapsedenler bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefimizden hiç ama hiç hoşlanmadılar. Rahatsız da olsalar biz kararlılıkla bu yola devam edeceğiz. Kendileri dışarıdan, yıllarca kullandıkları figüranları da içeriden yeni Türkiye’nin yükselişinin önünü kesmek için bize sürekli çelme taktılar. Hizmet yaparsın önünüze dikilirler, bir yerde bir adım atacaksın önünüze dikilirler, ya gidin ürettiğiniz bir şey varsa onu anlatın. Ürettiğiniz bir şey yok, o zaman bırakın da biz rahat çalışalım, çünkü bizim yapacağımız daha çok işler var. Altyapıda yapacaklarımız var, sağlık tesislerimiz var, okullarımız var, adalet bu noktada atacağımız adımlar var. Bütün bunlarla beraber ulaşımda attığımız, atacağımız adımlar var. Enerjide attığımız, atacağımız adımlar var. Dış politikada attığımız, atacağımız adımlar var. Çekilin önümüzden de şöyle rahat ve hızla çalışmaya devam edelim. Ülkemizin vaktini ve enerjisin içi boş çekişmelerle heba etmek, suni gündemlerin peşinde koşmamızı sağlamak için her yolu denediler. Darbecilerden terör örgütlerine, ekonomik tetikçilerden çetelere kadar ellerine geçen her aracı bu doğrultu da seferber ettiler. Hamdolsun ne yaparlarsa yapsınlar başaramadılar, başaramayacaklar.

İşte bugün burada yine bir yatırımın yine bir eserin açılışındayız. Yarın Kıbrıs’taki kardeşlerimizin arazilerine verim getirecek olan Sulama İletim Tesislerinin Işık Görünme Törenine canlı bağlantıyla inşallah katılacağız. Durmak yok, yola devam, kararlılıkla devam. Milletimizin büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundaki atılımlarını salgın sonrasında hızlandıracak siyasi ve ekonomik altyapıyı kuracak projelerimizi birer birer hayata geçiriyoruz. Hep söylediğim gibi bizim ülkemiz için yapacak daha çok hizmetlerimiz var. Bizim inşa edecek, daha çok eserimiz var. Gençlerimize bırakacağımız en önemli mirasımız olan 2053 vizyonumuz için kat etmemiz gereken daha çok mesafe var. Sultan Alparslan’ın bin yıl önce açtığı yolda, Osman Gazi’nin 722 yıl önce diktiği çınarın izinde, Fatih Sultan Mehmet’in 568 yıl önce İstanbul surlarına diktiği sancağın gölgesinde, Gazi Mustafa Kemal’in 98 yıl önce emanet ettiği Cumhuriyetin kollarında maziden atiye kurduğumuz köprüyü aşkla, şevkle heyecanla geçerek Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmakta kararlıyız. Milletimizin özellikle bize gösterdiği istikamet budur, cumhurun bize gösterdiği istikamet budur. Üç kıta, yedi iklimde gözünü ve kalbini bize dikmiş kardeşlerimizin beklentisi budur. Filistin, unutmayın bizi bekliyor. Filistin tüm o yavruların ağlamalarıyla bizi bekliyor. İşte Dışişleri Bakanımız ve birçok birlikte hareket ettiğimiz dışişleri bakanlarımız Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dönem başkanı olan milletvekilimiz Volkan Bozkır Bey’in Başkanlığında başarılı bir oturumu hamdolsun dün gerçekleştirdiler. Ve bunu gerçekleştirirken oradan bir şeyi haykırdılar, neydi o? Filistin’in 1947’den itibaren topraklarının bu terör devleti İsrail tarafından nasıl işgal edile edile bugünkü bir parça Filistin toprağına döndüğünü anlattılar. Anlatacağız, durmayacağız, hele hele bu haritaları göstererek anlatacağız, çünkü bu terör devleti İsrail’in ne olduğunu tüm dünyanın bilmesi lazım.

Özellikle gençlerimize sesleniyorum; gençler, bu terör devleti İsrail’i çok iyi tanımanız, çok iyi anlamanız lazım. Dünyanın ve insanlığın şu anda beklediği bu terör devleti İsrail’in ne olduğudur. Bizi yeniden kısır çekişmelerin, dar kalıpların, sahte gündemlerin, karanlık senaryoların kıskacına hapsetmek isteyenlere bunca yıldır eyvallah etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Ama buradan bir şeyi hatırlatıyorum, şunu bilin: Tüm dünya mazlumları güçlü bir Türkiye’nin ayağa kalktığı, kalkacağı günü bekliyor. Kazandığımız her mücadele, bozduğumuz her tuzak, geride bıraktığımız her safra aydınlık geleceğimizin önündeki perdeyi biraz daha aralamaktadır. İnşallah büyük ve güçlü Türkiye’nin üzerinde doğan kutlu güneşi de görmek bizlere nasip olacaktır.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu duygularla bu mübarek Cuma gününde açılışını yapacağımız Kuzey Marmara Otoyolu 7. Kesimi Habipler Kavşağı-Hasdal Kavşağı Bölümü’nün ülkemize, İstanbul’umuza ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Askerliği yaptığım yer Hasdal’dır, Hasdal kışlasında yedek subaylığımı yaptım ve buradan hizmetimizi sürdürdük. Şimdi burada da önemli bir kavşağın düzenlenmesini ve açılışını yapıyoruz. Tüm milletimize hayırlı olsun inşallah.

Unutmayın, yol medeniyettir. İşte medeniyete giden bu yolculuğumuzda da bu güzel yolları açmak hamdolsun bizlere nasip oldu, nasip oluyor.

Ve tekrar bu eserin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Yüklenici firmayı tebrik ediyorum. Yüklenici firmanın tüm bu konsorsiyumdaki arkadaşlarımızı kutluyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.