Enerjetik Malzemeler Üretim Tesisi Açılış Töreni ve Ürün Lansmanında Yaptıkları Konuşm

29.04.2021

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Açılışını yaptığımız patlayıcı tesisiyle yeni nesil elektrikli hibrit sistem zırhlı muharebe araçları ve Boran 105 taşınabilir obüslerin ülkemize, savunma sanayimize, Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu ürünlerin geliştirilmesinde ve üretiminde görev alan mühendislerimizi, teknisyenlerimizi, işçilerimizi tebrik ediyorum.

Eskilerin hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-ü salah, diye ifade ettikleri gibi günümüzde barışı korumanın yolu her türlü saldırıya hazırlıklı olmaktan geçiyor. Geçmişte İstanbul’un fethi sırasında ürettiğimiz toplar ve aynı asırda yapılan tüfekler başta olmak üzere, bu alanda dünyanın önünde olduğumuz dönemleri elbette yaşadık. Ancak, daha sonra savunma sanayimiz gerilemiş, büyük ölçüde dışa bağımlı hale gelmiştir.

Sultan İkinci Abdülhamid döneminde yerli silah sanayi için başlatılan atılımlar, kurulan fabrikalar, geliştirilen sistemler Cumhuriyetin ilk yıllarının ardından yerini yeniden atalete bırakmıştır.

Kıbrıs çıkarmasında yaşadığımız acı tecrübeler bize bu konudaki eksiğimizin vahametini tüm çıplaklığıyla göstermiştir. İstiklalin yolunun asker sayısı kadar, hatta ondan daha ziyade silahı, teknolojisi ve eğitimiyle güçlü bir ordudan geçtiği bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. Son 19 yıldır savunma sanayimizi her alanda yüksek teknolojiye, araştırma ve geliştirmeye dayalı yerli üretimle ayağa kaldırmak için yoğun çaba harcadık. Hamdolsun, verdiğimiz emeklerin, tahsis ettiğimiz kaynakların karşılığını birer birer aldık ve alıyoruz.

Hiç şüphesiz savunma sanayimiz içinde Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumumuzun ayrı bir yeri vardır. Bu kurumumuz Tophane-i Amire’den bugüne kadar İmalat-ı Harbiye ruhu ile üretim yaparak, şartlar ne olursa olsun ordumuzun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır. İmalat-ı Harbiye, Kurtuluş Savaşı yıllarında tezgâhlarını cepheden cepheye taşıyarak fedakâr ustalarıyla derme çatma atölyelerde cephane üretmiştir. Makine Kimya Endüstrisi Kurumumuz da yerli ve milli imkanlarla ordumuzun silah ve mühimmat ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde entegre üretim yapabilen dünyadaki ender kuruluşlardan biridir. Bugün de kurumumuz 5,56 milimetreden, 203 milimetreye kadar tüm kalibrelerdeki silah ve mühimmatı tek çatı altında üretebilen dünyadaki tek yapıdır.

Kurumumuz, bünyesindeki çelik fabrikasında namlu çeliğini, pirinç fabrikasında, mermi kovanlarını, barut fabrikasında, sevk barutlarını, roket fabrikasında, roket yakıtlarını ve harp başlıklarını üretiyor. Mühimmat fabrikasına uçak bombalarıyla tank, obüs ve havan mühimmatları, fişek fabrikasında her türlü tabanca ve tüfek fişeği üretimi yapılıyor. Ağır silah fabrikasında tank, obüs ve havan silahları, silah fabrikalarında piyade tüfeğinden yakın hava savunma sistemlerine kadar çeşitli tiplerde silah üretimi gerçekleştiriliyor. Bugün de enerjetik malzemeler denen RDX, HMX, CMX üretim tesisiyle modüler barut üretim hatlarını kurumumuza kazandırıyoruz.

Ayrıca, yine bugün burada yeni nesil elektrikli hibrit sistemle çalışan ve kısaca EZMA denen elektrikli zırhlı muharebe aracı ile Boran 105 milimetre taşınabilir obüsünü de kamuoyuna tanıtıyoruz.

Açılışın yaptığımız bu tesisle, Türkiye dünyada sayılı ülkelerin sahip olduğu RDX, HMX ve CMX gibi patlayıcıları üretme imkânına kavuşuyor. Ülkemiz uçak bombalarında yeni nesil mühimmatların dolumunda, füze yakıtı ve harp başlıklarında ana patlayıcı malzemesi olarak kullanılan bu ürünü hep yurt dışından ediyordu. Son dönemde yaşadığımız hadiseler ve maruz kaldığımız gizli-açık ambargolar, bu kritik ürünün ülkemizde üretilmesini gerektirmiştir. Makine Kimya Endüstrisi Kurumumuz verdiğimiz talimatla hemen kolları sıvadı, bir yıl gibi kısa bir sürede tamamen yerli imkânlar ve milli teknolojiyle kamu-özel iş birliği yönetimiyle bu tesis kuruldu, artık uçak bombalarımızın, mühimmatlarımızın, füzelerimizin ve harp başlıklarımızın patlayıcıları konusunda hamdolsun kimseye bağımlı olmayacağız. Açılışını yaptığımız tesis sayesinde ülke olarak yeni nesil patlayıcı üretim kabiliyetinde süper lige çıktık.

Bugün, ayrıca Fırtına ve Panter gibi obüslerimizin sevk sistemi olan modüler barut üretim hatlarımızın da açılışını yapıyoruz. Bu tesiste yurt dışından temin edilen modüler barut sistemi artık tamamen yerli imkânlarla üretilecek. Teknoloji paylaşımı için milyonlarca dolar bedel istenilen bir sistem mühendislerimiz tarafından yüzde 100 teknolojiyle çok kısa sürede üretildi.

Değerli Misafirle,

Dünyada artık askeri araç teknolojileri hızla değişiyor. Yeni nesil otonom ve elektrikli hibrit askeri araçlar harp meydanlarında yer almaya başladı. Türkiye’nin askeri araçlarda özellikle de motor konusundaki dışa bağımlılığını bitirecek yeni teknolojilerin ilk örneğini bugün görme imkânına kavuştuk. Bizim mühendislerimiz M 133 askeri zırhlı personel taşıyıcı araçları, elektrikli motor ile çalışan hibrit hale getirdiler. Uzaktan kumanda ile insansız çalışabilen ve 27 tane çok zorlu askeri testi başarıyla geçen, kısa E-ZMA denen bu elektrikli zıhlı muharebe aracımız artık silahlı kuvvetlerimizin emrindedir. Yol yapma menzili 700 saati, savaşma süresi 10 saati bulan motor konusunda dışa bağımlılığı bitiren E-ZMA projesinde görev alan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.

Bugün burada şahit olduğumuz bir diğer yenilikte Fatih Sultan Mehmet Han’ın bizzat tasarladığı çağ açıp, çağ kapatan Şahi toplarının devamı niteliğindeki Yavuz ve Fırtına silah sistemleridir. Fatih’ten aldıkları ilhamla dünyada ilk defa seri atış yapabilen sahra topunu, 1868 yılında icat eden Ahmet Süreyya Emin’in yolundan giden mühendislerimiz kendi sınıfının en iyisi olan Boran Obüsü’nü yaptılar. Boran Obüsü 105 milimetre çapı ve helikopterle havadan taşımaya uygun 1750 kilogram ağırlığı, 1 dakikada atışa hazır hale gelebilmesi, dakika da 6 atış yapabilmesi özellikleriyle bilhassa komando birliklerimize büyük katkı sağlayacaktır. Bugün burada ayrıca yeni geliştirilen platform makineli tüfeği de inceleme fırsatı bulduk. Bu yeni makineli tüfeğimize PMT-76 57-A ismi verilmiştir. Makineli tüfeğin ismindeki 57-A ibaresinin özel bir anlamı vardır. Bu ifade tüfeğimizin isminde Çanakkale Savaşında mensuplarının neredeyse tamamı mitralyöz atışı ile şehit düşen 57. Alay’ın hatırasını yaşatmak üzere yer almaktadır. Çanakkale Savaşının 106. yıl dönümünde bir kez daha Çanakkale şehitlerimizi ve bütün şehitlerimiz rahmetle, şükranla, hürmetle yâd ediyoruz.

Özellikle belirtmekte fayda gördüğüm bir diğer ürün de, 2017 yılında şehit olan Üsteğmenimiz Ozan Olgu Köreke tarafından tasarlanan Ozok el bombasıdır. Makine Kimya Endüstrisi Kurumumuz bu projeyi aldı, geliştirdi ve üretmeye başladı. Evet, hayata geçirilen bu projeler İmalat-ı Harbiye ruhunun günümüzdeki yansımalarıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında defalarca doldurulup tekrar cepheye gönderilen gazi kovandan çok şükür, bugün termobarik mühimmat üretebilir hale geldik.

Değerli Misafirler,

Tüm bunlar elbette önemlidir, ama önümüzde yapacak daha çok işimiz var. Mesela, iki yıl önce başlanan deniz topunun bu yılbaşında başlanan yakın hava savunma sisteminin T-155 fırtına obüslerinin hibrit güç ve tahkik sistemlerinin yazılım ve donanımlarının bir an önce tamamlanmasını bekliyorum. Aynı şekilde diğer alanlarda da bir an önce bitmesini dört gözle beklediğimiz pek çok proje bulunuyor. Bunun için savunma sanayimizin artık yeni bir anlayışla kendini bir üst lige çıkarması şarttır. Özellikle de sektörün lokomotiflerinden biri durumunda ki Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumumuzun süratle yeniden yapılanması gerekiyor. Makine ve Kimya Endüstri Kurumumuzun özel sektörle yakın iş birliği halinde ordumuzun tüm ihtiyaçlarını karşılayarak dışa bağımlılığı bitirecek, bizimle birlikte dostlarımızı da destekleyecek bir yapıya bir an önce kavuşmasını istiyoruz.

Tamamlanan projelere ülke içinden ve ülke dışından gelen yoğun talep atılan her adımın, geliştirilen her teknolojinin, üretilen her ürünün karşılığı olduğunu gösteriyor, hedeflediğimiz etkinliğe, hıza ve kaliteye ulaşabilmesi için bu kurumumuz silah, mühimmat, roket patlayıcı, kimyasal makine malzeme başlığı altında toplanan tüm gruplarda özel sektör esnekliğiyle çalışmalıdır.

Aynı alanda çalışan özel sektör firmalarının önünü kesen değil, onları destekleyen ve teşvik eden bu yeni yapının bir an önce kurulmasını sağlayacağız.

Özellikle bir kez daha açılışını yaptığımız tesisin geliştirilen hibrit sistem zırhlı muharebe araçlarının, geliştirilen Boran 105 taşınabilir obüsünün hayırlı olmasını diliyorum. Bu projelerin geliştirilmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Sözlerime son vermeden önce memurlarımıza ve esnaflarımıza vereceğimiz müjdeler var. Buradan onları da ifade etmek istiyorum.

Emeklilerimize 2018 yılında başlattığımız bayram ikramiyesi ödemesinin tutarını 1000 liradan 1100 liraya yükseltme kararı almıştık. Onunla ilgili düzenleme Meclis’te varılan uzlaşmayla gerçekleştiriliyor.

Memur maaşlarını 10 Mayıs itibariyle hesaplara yatırıyoruz.

Salgının faaliyetlerini olumsuz etkilediği esnaflarımıza yaptığımız aylık 1000 lira gelir desteği ile 750 lira ve 500 lira arasındaki kira desteğinin süresini 1 ay daha uzatıyoruz. TESKOMB ve Halkbank aracılığıyla esnafa kullandırdığımız kredilerin taksit ödemelerini 1 Temmuz 2021 tarihine kadar erteliyoruz.

Ayrıca, TESKOMB kefaletiyle kredi kullanan esnaflarımızdan taksit ödemesi yapamayan 240 bin kişinin 1 milyar lira tutarındaki borcu daha sonra tahsil edilmek üzere TESKOMB tarafından bankaya ödenmiştir.

Çek ve senetlerle ilgili bir başka önemli düzenleme de yine Meclis’te uzlaşmayla görüşülüyor. İş sözleşmelerinin fesih yasağı 30 Haziran’a kadar uzatılmıştır.

Kısa çalışma ödeneğinin süresinin Nisan başından Haziran sonuna kadar uzatıldığını da bir süre önce zaten açıklamıştım.

Diğer yandan, KOSGEB vasıtasıyla toplamda 5 milyar lira bütçeli yeni bir destek programı başlatıyoruz. Bu destek öncelikle kovid salgını sebebiyle gelir kaybına uğramış veya nakit akışı bozulmuş, ama istihdamını koruyan imalat sektörlerinde faaliyet gösteren mikro ve küçük ölçekli işletmelere yöneliktir. Teknoloji alanında faaliyet gösteren filiz şirketler de bu desteğe başvurabilecektir. Mikro işletmeler 30 bin liraya kadar, küçük işletmeler 75 bin liraya kadar olmak üzere üç yıl geri ödemesiz, tamamı faizsiz şekilde bu destekten faydalanacaklardır. Bu sektörlerde şartları taşıyan mikro ve küçük işletmeler 3 Mayıs Pazartesi gününden itibaren elektronik devlet üzerinden KOSGEB aracılığıyla başvurularını yapabilirler.

İhtiyaç sahibi ailelere hane başı verilen 1000 liralık nakdi yardımı 1100 liraya çıkartarak yeniden başlatıyoruz. Bunun için 2 milyar 540 milyon liralık bir kaynak tahsis ettik. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına da yine ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak için 183 milyon lira ilave kaynak gönderdik.

Belediyelerimiz başta olmak üzere çeşitli kurumlarımız da bu süreçte milletimizi pek çok projeyle desteklemeyi sürdürüyor.

Tüm bu müjdelerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, böylece esnaflarımıza, işletmelerimize, iş dünyamıza şu sıkıntılı dönemde yeni bir nefes alma imkânı sağladığımıza inanıyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.