D-8 Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı’nda Yaptıkları Konuşma

08.04.2021

Başkanı Sayın Şeyh Hasina,

Saygıdeğer Devlet ve Hükümet Başkanları,

Değerli Bakanlar,

Sayın Genel Sekreter,

Uluslararası Kuruluşların Kıymetli Temsilcileri,

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum, esselamü aleyküm ve rahmetullah ve berekatühü. Sizlerin vasıtasıyla dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Fiziken beraber olmasak da Gelişen 8 Ülke Teşkilatımızın 10. Zirve Toplantısı vesilesiyle sizlerle biraraya gelmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.

Sözlerimin başında D-8’in kuruluşuna öncülük eden merhum Başbakan Profesör Doktor Necmettin Erbakan’ı rahmetle yâd ediyorum. D-8’in bugünlere gelmesinde emeği olan tüm siyaset ve devlet adamlarına şükranlarımı sunuyorum.

Zirvemizin ülkelerimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Bu zirve toplantısıyla 4 yıla yakın bir süredir deruhte ettiğimiz dönem başkanlığını dost ve kardeş Bangladeş’e devrediyoruz. Bangladeş Halk Cumhuriyeti Başbakanı kıymetli Hanımefendi Sayın Şeyh Hasina’ya başarı dileklerimi özellikle sunuyorum. Bu vesileyle dost ve kardeş Bangladeş’i 50. Bağımsızlık Yıldönümü nedeniyle ayrıca tebrik ediyorum.

Sekretaryasına İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız 3 kıtada temsil edilen teşkilatımız, kuruluşundan bu yana geçen çeyrek asırlık dönemde güçlenerek yoluna devam etmiştir. Örgütümüzü kurarken savaş yerine barışın, çatışma yerine diyaloğun, çifte standart yerine adalet ve kalkınmanın hâkim kılınmasını esas almıştık. Üstünlük yerine eşitliğin, sömürü yerine paylaşımın, baskı ve tahakküm yerine insan hakları, özgürlük ve demokrasinin egemen olmasını şiar edinmiştik. Daha adil, daha müreffeh, daha istikrarlı dünya hedefiyle çalışan bir yapı olarak geride bıraktığımız sürede önemli işlere de imza attık. Ancak, önümüzde halen kat etmemiz gereken ciddi bir mesafe olduğunu da biliyoruz. İnşallah el birliği içinde çalışarak barış, huzur ve esenlik dolu bir dünyanın tesisi için mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

Aziz Kardeşlerim,

Son bir yıldır koronavirüs salgını nedeniyle küresel çapta bir imtihanla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar 192 ülkede yaklaşık 3 milyon insanın hayatına mal olan bu salgın, dünya genelinde birçok çarpıklığı gün yüzüne çıkardı. Salt maddi zenginliğin sosyal adalet ve refahı temin etmeye kafi gelmediği, salgın döneminde çok acı bir şekilde görüldü. Salgınla mücadelede ilk günden beri uluslararası iş birliğinin önemine ve zaruretine dikkat çektik. Vatandaşlarımıza en ileri sağlık hizmetlerini sunarken, dost ve kardeş ülkeleri de asla kaderlerine terk etmedik. 157 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa gönderdiğimiz tıbbi yardımlarla bu zor dönemde dayanışmamızı açıkça ortaya koyduk.

G-20 üyesi olarak salgının küresel düzeyde borç krizine dönüşmemesi için en yoksul ülkelere yönelik borç ödemelerinin ertelenmesi girişiminin başlatılmasını ve bilahare süresinin uzatılmasını destekledik. IMF ve Dünya Bankası gibi platformlarda bu amaçla başlatılan çalışmalara katkı sağladık.

Virüse karşı en büyük gücümüz olan aşı meselesinin çıkarlara ve kar hırsınıza kurban edilmemesi gerektiğini her platformda açıkça ifade ettik. Türkiye olarak halihazırda insan deneylerini yaptığımız yerli aşımızı süreçlerin tamamlanmasını müteakip kimsenin geride bırakılmaması ilkesiyle tüm insanlığın istifadesine sunacağız.

Kovid-19 hastalığına kurban verdiğimiz tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Rabbimden bizi ve tüm insanlığı bu musibetten bir an önce kurtarmasını niyaz ediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Dönem Başkanlığımız süresince açıklamış olduğumuz öncelikler doğrultusunda Teşkilatımızı güçlendirmeye ve bölgesel iş birliğimizi daha da geliştirmeye çalıştık. Bugün de Bangladeşli kardeşlerimizin isabetle belirlediği dönüştürücü bir dünya için iş birliği, gençliğin ve teknolojinin gücünden faydalanmak temasıyla toplanmış bulunuyoruz.

1,1 milyarı aşkın çoğunluğu gençlerden müteşekkil D-8 nüfusu en değerli zenginliğimizdir. Güçlü ve etkili olmanın yolu, iyi eğitim almış gençlere sahip olmaktan geçer. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres’in 2030 Birleşmiş Milletler Gençlik Stratejisi’ni destekliyoruz. Bu stratejide belirlenen hedeflere öncülük etmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstanbul’da ev sahipliği yapmayı arzu ettiğimiz Birleşmiş Milletler Gençlik Merkezi projesi tamamlandığında bu merkez teşkilatımızın kıymetli gençlerinin biraraya gelecekleri yeni bir platformu teşkil edecektir.

Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkabilmek için yüksek teknoloji ve inovasyon anahtar konumdadır. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme oranlarının yakalanabilmesi için yüksek teknolojiye dayalı katma değeri yüksek üretime ağırlık vermek mecburiyetindeyiz. Bu çerçevede ülkelerimizin en prestijli üniversitelerinin dahil olduğu D-8 Araştırma ve İnovasyon Öncüleri Ağı girişimini memnuniyetle karşılıyoruz. Yenilenebilir enerji, yapay zeka, robotik, nesnelerin interneti, büyük veri, blok zincir ve nano teknoloji gibi yenilikçi alanlarda üniversitelerimiz ve araştırma kurumlarımız arasında bilgi paylaşımını mümkün kılan bu ağ, ülkelerimizin hak ettiği yere ulaşması bakımından kritik önemdedir. İş birliği potansiyelimizi ticaretten yatırıma, kırsal kalkınmadan tarıma, turizmden enerji ve ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar birçok alanda hayata geçirmemiz mümkündür.

D-8 içi ticaret hacminin bugüne kadar 7 kattan fazla artması elbette değerlidir, ancak yeterli değildir. D-8 tercihli ticaret anlaşasının tüm üye ülkeler tarafından mümkün olan en erken zamanda yürürlüğe konulması büyük önem arz ediyor. Türkiye olarak D-8 ülkeleri arasında ticaretin kolaylaştırılmasını teminen bir strateji belgesi hazırlayarak, sizlere ilettik. Önümüzdeki dönemde ticaret bakanlarımızın katılacağı bir toplantıya ev sahipliği yaparak, bu konularda da ilerleme sağlamayı hedefliyoruz.

İslami finans kurumlarının likidite ihtiyaçlarını ve Müslüman coğrafyanın artan altyapı finansman ihtiyaçlarını aynı anda karşılayacak ve online platforma dayalı bir İslami megabank fikrinin de yapılabilir olduğuna inanıyoruz.

Kıymetli Kardeşlerim,

Bu vesileyle D-8’i günümüzün ihtiyaçlarına göre yenilemeli, proje ve sonuç odaklı bir yapı dönüştürmeli, karar alma süreçlerini hızlandıracak adımlar atmalıyız. Teşkilatımızı bir önceki zirvemizde de belirttiğim üzere yeni üye ve ortaklarla güçlendirerek, etki alanını daha da genişletmemiz gerektiğine inanıyorum.

2017 yılındaki İstanbul zirvemizde yerel paralarımızla ticaret yapma çağrısında bulunduğum da hatırlanacaktır. Geçtiğimiz 4 yılda yaşananlar bu çağrının ispatını ve isabetini ortaya koydu. Ülkelerimizi kur kaynaklı risklerden korumak için yerel parayla ticarete ağır vermemiz şarttır. D-8 Takas Bankası’nın bu kapsamda çalışmalarını hızlandırmasını, henüz bu mekanizmaya dahil olmamış üyelerin de gerekli adımları atmasını bu bakımdan faydalı görüyorum.

Üretimin, istihdamın, inovasyonun temel nüvesi son tahlilde özel sektördür. D-8 çatısı altında özel sektörü destekleyen pek çok yapıyı hayata geçirdik. Başta D-8 Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere tüm bu yapıların daha aktif ve eşgüdümlü çalışması için diyalogumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.

Kıymetli Kardeşlerim,

Bu vesileyle Sayın Genel Sekreter Cafer Ku Şaari’yi ve şahsında tüm sekretarya personelini tebrik ediyorum.

İnşallah önümüzdeki Salı günü kavuşacağımız başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifimizin hayırlı, bereketli ve mübarek olmasını diliyorum. Ramazan’a kavuşmak kadar bu kutlu ayı manasına, ruhuna ve temsil ettiği değerlere mütenasip bir şekilde yaşamak da önemlidir. Bu ayı sadece ibadetlerimizi artırmak için değil, kardeşliğimizi de yeniden diriltmek, hatırlamak için bir fırsata dönüştürmeliyiz. Bilhassa vatanlarından kilometrelerce uzakta kovid-19 salgını yanında zulümle, açlıkla, yoksullukla mücadele eden Filistin mültecilere, Arakanlı, Yemenli, Suriyeli muhacirlere de sahip çıkmanın gayretinde olmalıyız. Unutmayalım ki, kardeşliğimiz ne kadar kaviyse Müslümanlığımız da o derece sağlamdır, muhkemdir, sarsılmazdır. Kardeşliğimize sarılmaktan, dayanışmamızı güçlendirmekten, birbirimizi Allah için, O’nun rızası için sevmekten başka bir çıkış yolumuz yoktur.

Kısa bir süre önce Bangladeş’te yanan hastane ve bunun yanında onlarca konut sebebiyle Bangladeş Başkan ve yönetimine tekrar geçmiş olsun diyor ve bir an önce, sahra hastanemizi zaten hayata geçirdik, yaptık, şimdi de konutları süratle bitirerek Bangladeş’in emrine vermeyi düşünüyoruz.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.