Türk Konseyi Zirvesi’nde Yaptıkları Konuşma

31.03.2021

Sayın Başbakan,

Aziz Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Aile meclisimiz Türk Konseyi’nin gayri resmi Türkistan Zirvesi’nde çevrimiçi de olsa sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığı içindeyim.

Toplantımıza ev sahipliği yapan değerli Aksakalımıza ve Cumhurbaşkanı Tokayev’e şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Kadirli doğanım Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov’u da aramızda görmekten memnuniyet duyuyoruz.

Tabii gönlümüzden geçen siz değerli kardeşlerimi kadim Türkistan şehrimizde yüz yüze görebilmekti. Rabbimden en kısa zamanda bizleri bu salgın musibetinden kurtarmasını niyaz ediyorum. Bu vesileyle koronavirüs nedeniyle hayatlarını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.

Baharı ve yeni başlangıçları simgeleyen Nevruzumuzu da canı gönülden tebrik ediyorum. Ortak kültürel mirasımız olan barış, sevgi ve hoşgörünün sembolü bu bayramın tüm insanlığa mutluluk, sağlık ve huzur getirmesini diliyorum.

Kıymetli kardeşlerim,

12 yıl önce kurduğumuz Türk Konseyi birlik ve dayanışma mefkuremizin en müşahhas halidir. İnşallah Türkmen kardeşlerimizin önce gözlemci üye, bilahare daimi tarafsızlık statüsüne halel getirmeyecek şekilde tam üye olarak aramıza katılmasıyla Konseyimiz daha da güçlenecektir.

Türkiye olarak Konsey çatısı altında bu yönde yapılacak çalışmalara her türlü desteği vereceğiz.

Bugün Türk İslam düşüncesinin meşalesini yakan Hoca Ahmet Yesevi’nin yaşadığı ve metfun olduğu Türkistan’ı Türk dünyasının manevi başkentlerinden biri ilan etmenin de bahtiyarlığını yaşıyoruz. Hepimiz için ahlak ve irfan timsali Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi, İslam aşkını kendinden sonraki taliplere aktarmış, ihlas kültürünü Türkistan’dan geniş coğrafyalara yaymıştır. Yetiştirdiği alperenleri Asya’dan Avrupa’ya kadar göndererek insanlara adalet, tevazu, birlik ve dirlik düşüncesini telkin etmiştir. Kalplere ve zihinlere ektiği tohumlar Anadolu’da Yunus Emre’yle, Mevlana’yla, Hacı Bektaşi Veli’yle, Şeyh Edebali’yle yeşermiş, Sarı Saltuk’la, Demirci Baba’yla, Gül Baba’yla Avrupa’ya kadar uzanmıştır. Bin yıl sonra hâlâ bize yol gösteren Yesevi’nin adını taşıyan 32 ülkeden 15 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi hepimiz için iftihar kaynağıdır. Rabbim o büyük gönül sultanını rahmetiyle kuşatsın, bizleri de Hoca Ahmet Yesevi’nin manevi rehberliğinden ayırmasın diyorum.

Kıymetli Kardeşlerim,

Dünyamızın karşı karşıya kaldığı değişimler Türk Konseyi gibi iş birliği yapılarının önemini daha da artırıyor. Nisan ayında gerçekleştirdiğimiz Olağanüstü Zirve ve akabinde ilgili bakanlarımızın toplantılarında alınan kararlarla ticaret hacmimizde salgının etkisini asgaride tutmayı başardık. Konsey bünyesinde oluşturduğumuz Sağlık Bilim Kurulu bu süreçte 6 kez toplandı. Bilim adamlarımız Aşı Çalıştayında bir araya geldi.

Bağımsızlığımızı, toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi ilgilendiren meselelerde de kardeşlik hukukuna uygun şekilde dayanışma içindeyiz. Bu vesileyle hassasiyetle üzerinde durduğum Aziz Kardeşim Sayın İlham Aliyev nezdinde tüm Azerbaycanlı kardeşlerimi Dağlık Karabağ’daki zaferleri için bir kez daha yine şahsım, milletim adına tebrik ediyorum. 44 gün süren destansı bir mücadele sonrasında 30 yıllık işgal son bulmuş, Dağlık Karabağ anavatanla tekrar kucaklaşmıştır.

Tabii kolay değil, her şeyden önce Dağlık Karabağ bölgesinde 67 camiden 63’ü yıkılmış, bunun yanında kiliseler de tarumar edilmiştir. Bütün bunlarla birlikte 1918 yılında Azerbaycanlı kardeşlerimizin uğradıkları katliamın anıldığı gündür. Hiçbir zaman bizler Hocalı katliamını bir kenara koyamayız. Daha kısa zamanda yıldönümünü tekrar andık. Katledilen on binlerce kardeşimizi ben rahmetle yâd ediyorum.

Karabağ’daki Türk mirasının korunması ve ihyası için tüm imkânlarımızla Azerbaycan’ın yanında olmaya devam etmemiz hep birlikte önem taşımaktadır. Aynı şekilde bu adımı atarken bir an önce Azerbaycan’ın bu bölgeyi ayağa kaldırmak suretiyle bütün muhacir kardeşlerimizin yeniden topraklarına dönmesini çok çok önemsiyorum. Temennimiz odur ki; en kısa zamanda, Ramazan Bayramı’ndan sonra Şuşa’yı ziyaret etmek suretiyle kardeşimizle birlikte Şuşa’da inşallah yeni bir bayram yaşayalım.

Tabii bir diğer konu da; Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleriyle dayanışma sergilememiz kardeşliğimizin gereğidir. Yıllardır maruz kaldıkları haksızlıklar ve ambargoların kaldırılması için Kıbrıs Türklerine gereken yardımı esirgemeyeceğinize de inancım tamdır.

Kıbrıs Türk halkının Türk Konseyi’nin kültür, eğitim, bilim ve spor gibi faaliyetlerine katılımı, tecridin etkilerinin hafifletilmesine yardımcı olacaktır. Güç birliği yaparak, Kıbrıs Türkleri de hak ettiği konuma getireceğimize inanıyorum.

Saygıdeğer Kardeşlerim,

Türk dünyası içinde kombine ulaştırma ve taşımacılık imkânlarını geliştirmemiz büyük önem arz ediyor. Hazar geçişli doğu-batı orta koridor üzerinden Avrupa’ya kesintisiz ve engelsiz bağlantıyı temin etmemiz, ülkelerimizin stratejik değerini ve refahını da artıracaktır. Konsey bünyesinde bu alanda yürütülen çalışmalara ivme kazandırmalıyız. Uluslararası kombine yük taşımacılığı anlaşmasını sonuçlandırmak için müzakereleri hızlandırmakta fayda görüyorum.

12 yıllık süreç içinde kurumsallaşmasını tamamlayan Türk Konseyi’nin uluslararası itibarı da yüksektir. Artık Konseyimizi uluslararası örgüt olarak adlandırmanın vaktinin geldiğine inanıyorum. Bu konudaki kararı Türkiye’deki zirvede almayı ümit ediyoruz.

Kıymetli dostum Başbakan Orban’ın cömert ev sahipliğinde Budapeşte’de açılan Avrupa Temsilcilik Ofisi, Türk Konseyi’nin bayrağının Avrupa’da dalgalanmasını sağlayarak görünürlüğünü artırdı. Başka ülkeler de Konseyimizle iş birliği yapmak ve konseyimize gözlemci olmak isteğini dile getiriyor. Bu bakımdan üçüncü ülkelerle iş birliği formatlarına dair kategorileri ve kriterleri belirlemek maksadıyla yapılan çalışmanın bir an evvel tamamlanması gerekiyor.

Konseyimizin uzun vadeli hedeflerini ve vizyonunu ortaya koymak amacıyla Sekreteryanın hazırladığı vizyon ve strateji belgelerinin taslaklarını inceliyoruz. Uluslararası topluma karşı mesaj teşkil edecek bu belgelerin gerçekçi, özlü ve kolay anlaşılır somut hedefleri içerecek şekilde kaleme alınmasını bekliyoruz. Vizyon belgesine ilişkin çalışmanın tüm üyelerin desteğini alarak tamamlanması mümkün olduğu takdirde ev sahipliğimizde yapılacak zirvede kabul edilmesinden memnuniyet duyacağız. Sekreteryanın bu süreci üye ülkelerin kurumlarıyla yakın eşgüdüm ve istişare içinde yürütmesi önemlidir. Türk Akademisi ile Türk Kültür ve Miras Vakfı’nın zorunlu katkı protokollerini onayladık. Uzun süredir gönüllü katkılarla çalışan bu iki örgüte özellikle ait protokollerin bir an önce yürürlüğe girmesinde fayda görüyoruz.

Türk Konseyi’nin verimlilik ve etkinliğinin artırılması, gerekiyorsa sekretaryanın yeni kadrolarla güçlendirilmesi ve çalışma usullerinin gözden geçirilerek üye ülkelerle eşgüdümün yoğunlaştırılması yararlı olacaktır. Bu çerçevede Sekreteryamıza artan itibarına yakışacak ve Özbekistan’ın katılımıyla büyüyen ailemizin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde prestijli bir tarihi bina tahsis ettik. Gerçekten bu bina çok ama çok çok güzel ve tarihi bir eser olmanın yanında bulunduğu konum da herkesi hayranlıkla burada hizmete yöneltecektir. Aziz İstanbul’umuzdaki bu yeni binanın Konseyimize hayırlı olmasını diliyorum.

Sayın devlet ve hükümet başkanları; 3 Eylül 2018 tarihinde Çolpan-Ata’da gerçekleştirilen 6. Türk Konseyi Zirvesi’nde Dördüncü Dünya Göçebe Oyunları’nın Türkiye’de düzenlenmesine karar vermiştik. Salgın nedeniyle sizlerin de onayıyla oyunların 2022 yılında yine Türkiye’de gerçekleştirilmek üzere ertelenmesinde yarar görüyoruz.

Öte yandan siz değerli kardeşlerimi Haziran ayında düzenleyeceğimiz Antalya Diplomasi Forumu’na özellikle davet ediyorum. Forumumuz küresel ve bölgesel meseleler hakkında samimi ve kapsamlı görüş teatisi yapılmasına katkı sunacaktır. Hepinizin katılımından büyük memnuniyet duyacağım.

Konseyimizin 8. Olağan Zirvesi’ni de salgın şartlarının elverdiği ölçüde inşallah 12 Kasım 2021’de İstanbul’da düzenlemeyi ümit ediyoruz.

Bu düşüncelerle Türkistan Zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Türk dünyasındaki tüm kardeşlerimize mutluluk, refah ve esenlik temenni ediyorum.

Kalın sağlıcakla.