Ford Otosan Gelecek Vizyonu Toplantısı’nda Yaptıkları Konuşma

16.03.2021

Ford OTOSAN Ailesinin Değerli Mensupları,

İş Dünyamızın Saygıdeğer Temsilcileri,

Kıymetli Misafirler;

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Türk Otomotiv sanayi için tarihi önemdeki bu tören vesilesiyle sizleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yurt dışından ülkemizi teşrif eden misafirlerimize hoş geldiniz diyorum.

Biraz sonra Ford OTOSAN ile Ford Avrupa arasında yapılacak satın alma sözleşmesinin imza törenine şahitlik edeceğiz. Böylece Türkiye’yi küresel rekabette ileriye taşıma, teknoloji ve üretim üssüne dönüştürme yolunda inşallah önemli bir adım daha atmış olacağız.

Hatırlanacağı üzere, Ford OTOSAN 2020 Aralık ayında 2 milyar avroluk yatırım planını kamuoyuyla paylaşmıştı. Biz de bu stratejik yatırım planını proje bazlı devlet yardımı kapsamına alarak kendilerine gereken her türlü desteği verdik. Bu topraklarda üretim yapan, istihdam sağlayan, ülkemizin gücüne ve potansiyeline inanan tüm yatırımcılara sahip çıkmaya devam ediyoruz.

Bugünkü imza töreni devletimizin yatırımlarla ilgili kuşatıcı ve destekleyici tavrının en güzel örneğidir. Ford OTOSAN hali hazırda Türkiye’deki otomotiv üretiminin ve ihracatının yüzde 25’ini gerçekleştirerek 12 bin 500 insanımıza istihdam sağlıyor. Yüzde 70’i bulan yerlilik oranı, yüzde 90’a varan ihracat oranıyla firmamız ülkemizin kalkınmasında çok kritik rol oynuyor.

Türkiye otomotiv sanayinin elektrikli ve bağlantılı araçlarla dönüşmesin sağlayacak bu yatırımla Ford OTOSAN araştırma-geliştirme, ihracat, üretim ve katma değer etkisi 10 yıla yayılacak büyük bir vizyon ortaya koymaktadır. Proje tamamlandığında Ford OTOSAN’ın 440 bin olan üretim kapasitesi 650 bine yükselecek, Kocaeli’nde üretilip Avrupa’ya ihraç edilen ticari araçlarla Türkiye’nin liderliği daha da perçinlenecektir.

Projenin devreye alınmasıyla Ford dışında Volkswagen firması için de bir tonluk ticari araç üretimi gerçekleştirilecek. Kurulacak tesiste sadece dizel ve benzinli araçlar değil, kullanımı giderek yaygınlaşan elektrikli araçlar ile batarya üretimi de yapılacak. Bu şekilde 130 bin adetlik bir batarya kapasitesi ülkemize kazandırılacak. Yatırım sayesinde geleceğin otomotiv sanayisinde elektrikli ve bağlantılı ticari araçların da en büyük üretim merkezi Türkiye olacaktır.

Yatırımla bölgede ilave 3 bin kişilik doğrudan istihdam oluşacak, Ford OTOSAN’ın toplam istihdam sayısı böylece 15 bini aşacaktır.

Bu yatırımın yan sanayiye ciddi katkılar yapmasını, burada ilave 15 bin kişilik dolaylı istihdam gerçekleştirmesini bekliyoruz.

Ford OTOSAN yeni yatırımlarıyla ihracatını yıllık 5,9 milyar dolardan 13 miyar dolara çıkartacak, şu an aramızda bulunan Ford Avrupa Başkanı Sayın Rowley bu tesiste üretilecek araçları Avrupa pazarında satmak üzere bizlere alım taahhüdü veriyor. Sahip olduğu ihracat kapasitesiyle bu yatırım cari dengemize de çok ciddi katkı sağlayacaktır.

Yatırımın aynı zamanda Türk mühendislerine elektrikli araçlar ve batarya konusunda tasarım, geliştirme ve yazılım gibi alanlarda ciddi kabiliyetler de kazandıracağına inanıyorum.

Otomotiv sektörünün geleceğine Türkiye’de yatırım yapan Ford OTOSAN’ı şahsım, milletim adına yürekten tebrik ediyorum.

Kıymetli Misafirler,

Türkiye’de yatırım yapan yerli ve uluslararası şirketlere her gün yenilerinin eklenmesinin gerisinde son 18 yılda uyguladığımız girişimci dostu politikalar bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz reformlarla yatırımcılar arasındaki yerli-yabancı ayrımını ortadan kaldırarak, herkes için cazip bir yatırım iklimi oluşturduk. Özel sektörü kalkınma çabalarımızın lokomotifi haline getirmek için firmalarımıza gereken her türlü teşviki sağladık. Yurt dışı seyahatlerimizde düzenlediğimiz iş forumlarında girişimcilerimizi buluşturarak yeni ortaklıkların, iş birliklerinin kurulmasına vesile olduk. Hiçbir ayrım yapmadan sınırlarımız içinde ve dışında firmalarımızın meseleleriyle bizzat ilgilendik, sorunların çözülmesi için çaba harcadık. Hamdolsun, bu emeklerimizin meyvesini de savunma sanayinde ihracata, müteahhitlik hizmetlerinden turizme kadar her alanda fazlasıyla topladık.

Çok değil, daha 10-15 yıl öncesine kadar son derece sınırlı ticaretimizin olduğu ülkelerde hamdolsun bugün Türk malı ürünler kullanılıyor, savunma sanayi ürünlerimize yönelik rağbet giderek artıyor. Her ne kadar geçen yıl salgından dolayı düşmüş olsa da turist sayımız her sene rekor kırıyor. İhracatımızın hem miktarı, hem kalitesi, hem de ihraç ettiğimiz ülke sayısı günden güne yükseliyor.

Ülkemiz güçlü sanayi altyapısı, teknolojik yetkinlikleri, nitelikli iş gücü, tedarik zincirlerindeki avantajlı konumu ve kapsamlı teşvik sistemiyle dünyanın her yerinden yatırımları cezbediyor. Geçtiğimiz 18 yılda 79 binin üzerinde yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Bu belgelerden 136 tanesi motorlu kara taşıtları imalatı sektöründe faaliyet gösteren yerli ve uluslararası firmalarla ilgilidir.

Kovid-19 salgınında birçok ülke ekonomik bakımdan daralma yaşarken, Türk ekonomisi toparlama sürecini başarıyla yürütüyor. Ülkemiz aleyhine yapılan onca propagandaya rağmen 2020 yılını yüzde 1,8’lik bir büyüme oranıyla kapattık. Bu oranla Çin’in ardından G-20 içerisinde en yüksek büyümeyi kaydeden ülke olduk. Ekonomideki bu başarının kahramanlarının en başında imalat sanayimiz geliyor. İmalat sektörümüz geçen yılın 4’üncü çeyreğinde kaydettiği yüzde 10,5’luk büyümeyle gayrisafi yurt içi hasılaya en çok katkı sağlayan sektör oldu.

Yine bu dönemde G-20’de sanayi üretimi en çok artan devletlerarasında yer aldık. Sanayi sektörümüz salgın şartlarında 337 bin ilave istihdam oluşturarak başarını daha da perçinlendi. Bu süreçte otomotiv sektörümüz de 25 milyar dolar üzerinde ihracat yaparak, dış ticaretimizdeki lider konumunu sürdürdü. Geçen yıl 5 kıtada 180 ülkeye 900 binin üzerinde taşıdın ihracını yaptık.

Salgının sebep olduğu sıkıntılara rağmen 2020’de yakaladığımız bu ivme 2021 senesine güçlü bir başlangıç yapmamızı sağladı. Ocak 2021 döneminde sanayi üretim endeksimiz yıllık bazda yüzde 11.9, aylık bazda ise yüzde 1 arttı. Benzer şekilde ihracatımız da aynı dönemde yıllık bazda yüzde 2.3, aylık bazda yüzde 1,6 yükseldi. 2021 senesini salgınla mücadeleyi zafere taşıdığımız ve orta vadede nitelikli büyüme dönemine girdiğimiz bir yıl olarak değerlendiriyoruz.

Coğrafi konumu, güçlü altyapısı, şoklara karşı kazandığı dirençle Türkiye’nin kovid-19 sonrası yeniden şekillenecek küresel sistemde hak ettiği yeri muhakkak alacağına inanıyorum.

Kıymetli Dostlarımız,

Teknolojide yaşanan hızlı değişimle, özellikle hızlı değişimle birlikte rekabet ortamı da yeniden şekilleniyor. Yapay zeka, makine öğrenmesi, büyük veri, nano teknoloji, biyoteknoloji, robotik gibi alanlarda kaydedilen ilerlemeler üretimi, tüketimi, sosyal dokuyu ve politikaları süratle dönüştürüyor. Yakın bir gelecekte akıllı otonom araç teknolojilerini de hayatımızda yaygın şekilde kullanmaya başlayacağız. Bu değişim süreci onyıllardır kendi yerli otomobilini üretme hayali kuran ülkemiz için pek çok fırsatı ve tehdidi birlikte barındırıyor. Geleneksel motorlu araç teknolojilerinin baskın olduğu dönemlerde yeni bir marka ile sektöre girmek zorken, artık şartlar eşitlenmiş durumdadır. Bu durum mevcut otomotiv üreticilerini de geleceğin teknolojilerini içerin yeni yatırımlara zorlamaktadır. Ford OTOSAN’ın Kocaeli’ndeki yatırımı işte bu dönüşümün en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor. Biz de bir taraftan bu yatırımları teşvik ederken, diğer taraftan da yerli markamızı geliştirerek ülkemizde rekabetçi bir iklim oluşturmak istiyoruz. Türkiye’nin önüne serilen tarihi fırsat penceresini kaçırmamak amacıyla başlattığımız Türkiye’nin otomobili projesi tüm hızıyla devam ediyor. İnşallah ilk seri üretim araçları 2022 yılı sonunda banttan indirmeyi arzu ediyoruz.

Elektrikli, bağlantılı ve otonom ticari araç üretiminde önümüzdeki 10 yılda Avrupa’da lider, dünyada ise ilk 5’te olmayı hedefliyoruz.

Bunun yanında ağırlık verdiğimiz bir diğer alan da batarya, modül, paket ve hücre yatırımlarıdır. Türkiye’yi dünyanın önemli batarya üretim merkezlerinden biri yapmakta kararlıyız.

Yatırımların yanı sıra bilim insanlarımızın Türkiye’deki faaliyetlerine de çok büyük önem veriyoruz. Uluslararası lider araştırmacılar programı ile tersine beyin göçünü destekliyoruz. Buradan bir kez daha yerli veya yabancı bilim insanlarını araştırmalarını Türkiye’de devam etmeye, açtığımız çağrılara başvurmaya, ülkemizin sunduğu fırsatlardan istifade etmeye davet ediyorum.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Ford OTOSAN’ı aldığı bu stratejik yatırım kararı dolayısıyla tekrar tebrik ediyorum.

Türkiye’yi küresel rekabette bir üst lige taşıyacak bu yatırımın şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.