Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Üçüncü Ünitesi’nin Temel Atma Töreni’nde Yaptığı Konuşma

10.03.2021

Sayın Devlet Başkanı Değerli Dostum,

Saygıdeğer Bakanlar,

Kıymetli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı kıymetli dostum Sayın Putin’e temel atma törenimize canlı bağlantıyla iştirak etme nezaketi gösterdikleri için şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.

Bu güzel etkinliğe bizzat teşrif eden tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyorum.

Bugün Türkiye’mize yeni bir eseri daha kazandırmanın haklı gururunu birlikte yaşıyoruz. Temelini 3 yıl önce Sayın Putin’le birlikte attığımız Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin bugün üçüncü reaktörünün inşasına başlıyoruz. Bu reaktörle birlikte süratle bunu devam ettirip, önümüzdeki yıl dördüncü reaktörün de temelini atacağız. Milli enerji altyapımıza nükleer gücü de dahil etme kararı, enerji tedarik güvenliği yönünde attığımız stratejik bir adımdır. Bu hamlemizle enerjide ülkemizin yarınlarını garanti altına almayı hedefliyoruz.

Koronavirüs salgının yıkıcı etkilerine rağmen ekonomimiz hamdolsun istikrarlı biçimde büyümeyi sürdürüyor. Geçen sene dünyada birçok ülke ciddi ekonomik daralmalar yaşarken, biz yüzde 1,8’lik bir büyüme oranına ulaştık. İnşallah bu sene büyümemizin çok daha yüksek olacağına inanıyoruz. Ekonomik büyümemize bağlı olarak enerjiye güvenilir, kesintisiz ve uygun fiyatlı erişim ihtiyacımız da artıyor. Enerjiye yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır, anlayışıyla bu alandaki projelerimizi çeşitlendirmeye çalışıyoruz. Bu süreçte özellikle enerji verimliliği ve yenilebilir enerjiye büyük önem veriyoruz. Nitekim kurulu gücümüz içerisindeki yerli ve yenilebilir enerjinin payı yüzde 63,7 seviyesine ulaştı. Geçen yıl neredeyse tamamı yenilebilir kaynaklı 4 bin 900 megavatlık ilave kurulu gücü devreye aldık. Karadeniz’deki 405 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz, bağımsız enerji, güçlü Türkiye kararlılığımızın en önemli adımlarından biri oldu. Doğu Akdeniz’deki sondaj ve sismik arama çalışmalarımızdan da müjdeli haberler almayı ümit ediyoruz.

Nükleer enerji de enerji politikamız bakımdan özel bir yere sahiptir. Hedefimiz, enerji üretirken sıfır emisyonla çalışan ve çevreye hiçbir zararı olmayan nükleer enerjiyi ülkemizin enerji sepetine eklemektir. Nükleer santral, oluşturacağı ekonomik ivmeyle birçok yan sektöre de katkı yapacaktır. Tesisimiz yapım esnasında en yoğun dönemde 16 bin, üretim dönemindeyse 4 bin kişilik istihdam sağlayacaktır.

Nitekim proje kapsamında yetiştirilmek üzere seçilen öğrencilerimizden 186’sı 6,5 yıllık zorlu eğitimlerini tamamlayarak ülkemize döndü. Bu gençlerimiz mühendislikten yöneticiliğe kadar nükleer güç santralimizin tüm süreçlerinde görev alacaktır. Böylece Türkiye’nin nükleer enerjide beyin takımı oluşacak, milli enerji seferberliğimiz yeni neferler kazanacaktır.

Sayın Başkan Değerli Dostum,

Kıymetli Misafirler,

Akkuyu Nükleer Güç Santralimizin ilk reaktörünü 2023 yılında devralmayı hedefliyoruz. Toplam dört reaktörden oluşacak bu santralin diğer reaktörlerinin de peyderpey üretime geçmesi için gece gündüz çalışacağız, Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türkiye’yi nükleer enerji sahibi ülkeler ligine katacağız. Toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak Akkuyu, yıllık 35 milyar kilovat/saat elektrik üreterek ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 10’unu karşılayacaktır.

Dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu bir teknolojiyle inşa ettiğimiz bu santralin her aşaması dikkat ve mükemmel planlama gerektiriyor. Biz de her türlü tedbiri alarak emin adımlarla ilerlemeye çalışıyoruz, Bilhassa emniyetten kesinlikle taviz vermiyoruz. Yaklaşık 550 bin parçadan oluşan Akkuyu nükleer güç santralimizi en ileri düzeyde güvenlik sistemleriyle donatıyor, uluslararası Atom Enerjisi Ajansı standartlarına uygunluğuna mutlaka dikkat ediyoruz.

Az önce değerli dostumun da ifade ettiği gibi, bu devasa projeyi Türk- Rus iş birliğinin sembollerinden biri olarak görüyoruz. İş birliğimizi yeni projelerle derinleştirme noktasında Sayın Putin’le aynı güçlü iradeyi paylaşıyoruz.

Değerli dostumla tesis ettiğimiz yakın diyalog sadece ikili ilişkilerde de değil, bölgesel barış ve istikrarın korunmasında da kilit rol oynuyor. Libya’dan dağlık Karabağ, Suriye’den diğer meselelere kadar birçok alanda Türk-Rus diyaloğunun neticelerini sahada görme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini ilerletmekte kararlıyız.

Geçen sene koronavirüs sebebiyle ekonomide, turizmde, yatırımlar ve dış ticarette yaşadığımız ivme kaybını da inşallah bu yıl telafi edeceğiz. Sağlık altyapımız sayesinde oluşturduğumuz engelsiz ve güvenli turizm anlayışıyla bu sene de Rus misafirlerimizi ağırlamaya hazırız.

Bu tesisin kurulmasına giden yolda gösterdikleri gayretler için başta Sayın Putin olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı şekilde bu projeyi mümkün kılan, gece-gündüz demeden çalışan tüm kurumlarımızı, yöneticilerimizi, idari ve teknik personelimizi tebrik ediyorum.

Bu muhteşem eserin Türk milletine ve Rus halkına hayırlı olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.