Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 14’üncü Zirvesi Açış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

04.03.2021

Saygıdeğer Devlet ve Hükümet Başkanları,

Değerli Bakanlar,

Sayın Genel Sekreter,

Uluslararası Kuruluşların Kıymetli Temsilcileri,

Sizleri en kalbi duygularımla ve muhabbetle selamlıyorum.

Fiziken beraber olamasak da, Ekonomik İşbirliği Teşkilatının 14’üncü Zirvesi vesilesiyle, sizlerle biraraya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Zirvemizin ülkelerimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum.

Bu toplantıyla, Zirve Dönem Başkanlığını, Pakistan İslam Cumhuriyeti’nden devralırken, 1,5 yıldır yürüttüğümüz Bakanlar Konseyi Dönem Başkanlığını da Türkmenistan’a devrediyoruz.

Huzurlarınızda, değerli kardeşlerim Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Gurbangulu Berdimuhamedov’a başarı dileklerimi, Pakistan Başbakanı Sayın İmran Han’a da katkı ve çalışmaları için şükranlarımı sunuyorum.

Aziz Kardeşlerim;

Küresel krize dönüşen KOVİD-19 salgını hayatımızın her alanını etkileyen bir tehdit haline geldi. 2,5 milyonu aşkın insanın canına mâl olan bu felaket, sağlık alanında olduğu kadar ekonomi ve ticaret üzerinde de büyük tahribata yol açtı.

Zirve toplantımızı bu nedenle “KOVİD-19 Sonrası Dönemde Bölgesel Ekonomik İşbirliği” temasıyla düzenlemeyi uygun gördük.  Bu küresel felakete karşı mücadeleyi ancak güçlü dayanışma, bölgesel ve uluslararası işbirliğiyle kazanabiliriz. Teşkilatımızdan da bu amaçla istifade etmeliyiz. Alınan zaruri kısıtlayıcı tedbirlerin şeffaf, orantılı ve geçici niteliği şüphesiz ortak ticaretimiz açısından isabetlidir.

Değerli Kardeşlerim,

Dönem Başkanlığımız süresince, açıklamış olduğumuz öncelikler doğrultusunda, Teşkilatımızı güçlendirmeye ve bölgesel işbirliğimizi daha ileriye götürmeye odaklandık. Çalışmalarımızı küresel salgının meydan okumalarına rağmen kararlılıkla sürdürdük.

Türkiye olarak, bu zorlu süreçte elimizdeki imkânları vatandaşlarımızla beraber tüm insanlığın da hizmetine sunduk. “Dost kara günde belli olur” inancıyla 156 ülke ve 11 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım ve destek sağladık. Yerli ve milli aşı geliştirme çalışmalarımızda da büyük mesafe kaydettik. Aramızdaki ticari faaliyetlerin artırılması için de büyük potansiyele sahibiz.Ancak, Teşkilatın kuruluşundan bu yana arzu edilen ekonomik işbirliği seviyesine ulaşılamadığı da bir gerçektir.  Üye ülkeler arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolar hedefine ulaştırmak için hep birlikte yoğun mesai harcamak mecburiyetindeyiz.

17 yıldır uygulamaya konamayan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması EKOTA’nın daha fazla vakit kaybedilmeden yürürlüğe girmesi bu açıdan faydalı olacaktır. İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız EKOBANK, Teşkilat projelerinin finansmanında önemli bir kuruluş haline geldi.  Üye devletlerin artan ihtiyaçlarını karşılama noktasında EKOBANK’ın kurumsal ve mali kapasitesinin artırılmasını da elzem görüyorum.

Bu vesileyle, henüz EKOBANK üyesi olmayan ülkelere üyelik çağrımızı tekrarlıyorum. Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz altyapı projeleriyle ulaştırma alanında önemli bir mesafe kat ettik. Asya’yı Avrupa’ya bağlayan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray ve Avrasya Tünellerini hizmete aldık.

Osman Gazi Köprüsü’yle Marmara Denizini kuzey-güney doğrultusunda ulaşıma açtık. İnşaatı süren Edirne-Kars yüksek hızlı tren projesi ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projeleri ile Çanakkale Boğazı üzerine inşa ettiğimiz 1915 Çanakkale Köprüsü bu bağlantıyı pekiştirecektir.

Türkiye’nin öncülüğünde, tarihi İpek Yolunun yeniden canlandırılmasını hedefleyen Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Girişimimiz doğu ile batı arasındaki etkileşimi artıracaktır. Bu koridor üzerinden Çin’e ve Çin’den Türkiye’ye düzenli seferlerin başlatılmasından memnuniyet duyuyoruz.  İstanbul-Tahran-İslamabad yük treni seferlerinin yeniden başlaması için yapılan çalışmalarda son aşamaya gelindi.

Bu vesileyle, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimini önemli bulduğumuzu, kazan-kazan temelinde bu girişimi desteklediğimizi ifade etmek istiyorum. Tüm dünyada salgının etkilerinin en fazla hissedildiği alanlardan biri turizm ve seyahat sektörü olmuştur.  Salgının etkilerini en aza indirmek için Dünya Turizm Örgütü’nün açıkladığı ilkelerle de uyumlu olarak bir dizi tedbiri yürürlüğe koyduk.

2021 senesinin turizm sektörümüz açısından kayıpların fazlasıyla telafi edildiği bir yıl olması için hazırlıklara şimdiden başladık. Bu sektörlerde sizlerle karşılıklı işbirliğini geliştirmeye hazırız.

Değerli Kardeşlerim,

Ortak hedeflerimize ulaşmak bakımından Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 2025 Vizyon Belgesinin uygulanması çok mühimdir. Bu Belge’de öngörülen proje ve programların finansmanında kullanılmak üzere Vizyon Fonu’nun kurulmasını destekliyoruz. Teşkilatımızı, hem sonuç odaklı bir yapıya dönüştürmek, hem de salgından kaynaklanan yeni imtihan ve imkânlara karşı etkin kılmak için daha çok sahiplenmeli ve reform sürecini devam ettirmeliyiz. Teşkilatı güçlü bir bütçe olmadan etkin kılmamızın, ne yazık ki mümkün olmadığını da akılda bulundurmalıyız.

Değerli Dostlarım,

Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi güvenlik ve istikrarımıza yönelik tehditleri bertaraf ederek güçlendirebiliriz.

Kardeşimiz Azerbaycan, Ermeni işgali altındaki topraklarını destansı bir zaferle azad kılmış, bölgede yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Bundan sonra önceliğimiz, Karabağ’da güvenlik ve istikrarın tesisine yardımcı olmak, 30 yıllık işgalin bıraktığı tahribatı birlikte gidermektir.

Bu süreçte de Teşkilat olarak Azerbaycan ile tam dayanışma içerisinde olacağımıza inanıyorum. Ermenistan’ın da atacağı barışçıl adımlarla bölgesel istikrarın parçası olmasını ümit ediyoruz.

Halkın iradesini hiçe sayan anti-demokratik müdahaleleri asla tasvip etmediğimizi ve etmeyeceğimizi burada tekrarlamak istiyorum.

Asya’nın kalbinde bulunan Afganistan da çatışmaların sonlandırılması ve barışın tesisi noktasında tarihi bir dönemece girmiştir. İran’a uygulanan tek taraflı yaptırımların son bulması ve tüm tarafların Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na geri dönerek, Plan çerçevesindeki yükümlülüklerini yeniden üstlenmeleri, bölgemizin ekonomik refah ve istikrarına katkı sağlayacaktır.

Bu vesileyle, tüm üyelerimizi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle ilişkileri her alanda geliştirerek maruz kaldığı haksızlıkların üstesinden gelmesine yardımcı olmaya davet ediyorum.

Terörle mücadele ve bu konuda uluslararası işbirliği her dönem olduğu gibi salgın şartlarında da önemini korumuştur.

Türkiye, salgın öncesinde olduğu gibi bu dönemde de DEAŞ, PKK/PYD, FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken katılımınız için her birinize teşekkür ediyorum. Koronavirüs salgınında hayatını kaybeden vatandaşlarınız için ülkem ve milletim adına taziyelerimi sunuyorum.

Sizleri bir kez daha muhabbetle, hürmetle selamlıyorum.