Atlas 1948 - İstanbul Sinema Müzesi Açılış Töreni^nde Yaptıkları Konuşma

26.02.2021

Sevgili İstanbullular,

Değerli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Beyoğlu Kültür Yolu Projesi’nin en önemli eserlerinden biri olan Atlas 1948-İstanbul Sinema Müzesi’nin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.

Türk sineması deyince akla malum Yeşilçam gelir. Atlas Sineması da, adı Yeşilçam’da çekilen filmlerle bir devrin sembolü olan ve hepimizin gönlünde taht kuran ustalarla özdeşleşmiş bir mekândır.

Tabii aynı zamanda Atlas Sineması, Sultan Abdülaziz döneminde 1870’lerde inşa edilen şu tarihi binasıyla da İstanbul’un en güzel mimari eserlerinden biridir. Sinema olarak 1948 yılından beri İstanbullulara hizmet veren Atlas Sineması’nı aslına uygun şekilde sahnesine koltuğuna, ses sisteminden fuayesine kadar her şeyiyle yeniledik. Artık bu sinema gala ve prömiyer gösterimleri dahil sinema sanatının en nadide eserleri seyircisiyle buluşabilecektir.

Tarihi geçmişi ve modern altyapısıyla Atlas Sinemamız, aynı zamanda yaşayan bir müze de olacak. Türk sinema tarihinin tüm bilgilerini içeren dijital hafıza havuzu da yine bu eserin bünyesinde yer alıyor. Elbette ülkemiz sinemasının kazandığı tüm önemli ulusal ve uluslararası ödüller de burada sergilenecek.

Beyoğlu Kültür Yolu Projemizin önemli duraklarından biri olan Atlas-1948 İstanbul Sinema Müzesinin şehrimize ve ülkemize kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Değerli Misafirler,

Kültür ve sanat alanında sahip olduğumuz köklü birikimi vatandaşlarımız yanında tüm insanlığın hizmetine sunmak en başta gelen görevlerimizden biridir. Bu bakımdan dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülke olduğumuzun en önemli göstergesi, misafir ettiğimiz özellikle yabancı turist sayısının 52 milyonu bulmuş olmasıdır. Her ne kadar salgın sebebiyle bu sayıda bir düşüş yaşanmış olsa da normalleşmeyle birlikte çok daha yüksek turist sayısına ulaşacağımızı biliyoruz.

Nitekim seyahat kısıtlamalarını kaldıran veya hafifleten her yerde ülkemize yönelik rezervasyonlarda adeta patlama yaşanıyor. İnşallah hep birlikte yeniden sağlıklı ve bereketli günlere kavuşacağımız vakitler yakındır. İstanbul hep olduğu gibi bugün de en büyük turizm, kültür ve sanat değerimizdir. Bu güzel şehri hala hakkıyla değerlendiremediğimize inanıyorum bir İstanbullu olarak. Tarihi ve tabii güzellikleri, insani zenginlikleri, kültür ve sanat iklimi bakımından İstanbul’la kıyas dahi edilemeyecek yerler çok yüksek rakamlarda turist çekiyor. Bu tabloya baktığımızda İstanbul’un tek başına 50 milyonluk, hatta 100 milyonluk bir turist ağırlama potansiyelini barındırdığını söyleyebiliriz. Hiç şüphesiz hem bunun için hem İstanbul’da hem de ülkemizin her köşesinde tarih, kültür, sanat, tabii güzellik ve insan hazinesi potansiyelimizi harekete geçirmemiz gerekiyor. Son 18 yılda bu doğrultuda ülkemize önemli yatırımlar yaptık. Kültür sanat faaliyetlerinin gerçekleştirildiği mekân sayımızı bu ifade çok önemli 858’den 4 bin 139’a çıkarırken, etkinlik sayımızı 34 binden 110 bine yaklaştırdık. Bu etkinliklere katılan izleyici sayısı da 114 milyonu buldu. Tiyatrolar, sinemalar, kültür merkezleri, müzeler, ören yerleri, sanat merkezleri, opera salonları, tarihi yapılar gibi nice kültür varlığımız milletimizin ve tüm insanlığın hizmetindedir.

Değerli Misafirler,

Beyoğlu Kültür Yolu sinemamız yanında az önce perde de izledik Galataport, Galata Kulesi, Galata Mevlevihanesi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Narmanlı Han, Mehmet Akif Ersoy Müze Evi, Serkildoryan Binası, Taksim Camii ve Atatürk Kültür Merkezi’ni de içeren dev bir projedir. Ben artık Atatürk Kültür Merkezi demiyorum, çünkü orayı biz hakikaten bir opera binası olarak şu anda hazırlamış durumdayız. Bu yılsonuna varmadan inşallah bitirip açılışını da gerçekleştireceğiz.

Bu yılın sonunda açmayı planladığımız Atatürk Kültür Merkezimizi salgın sebebiyle inşallah önümüzdeki yılın en geç ortasında İstanbul halkının hizmetine sunacağız. Taksim Camii’ni de önümüzdeki yılın Ramazan ayına yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu camimiz ibadet yanında kütüphanesiyle, geleneksel sanatlar atölyeleriyle, sergileriyle bir kültür, sanat merkezi olarak da faaliyet gösterecektir. Tabii Serkildoryan Binası ve bünyesindeki Emek Sineması 1983 yılında çıkan bir yangında adeta mahvolmuştu. Biz bu güzel eseri restore ettik ve 2016 yılında yeniden İstanbulumuza kazandırdık. Bugün Emek Sineması şehrimizin kültür sanat faaliyetlerinin en önemli adreslerinden biridir. İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un hayatının son günlerini yaşadığı Mısır Apartmanı’ndaki evini müzeye dönüştürüykoruz. Projesi hazır, inşallah bu müzeyi de 12 Mart’ta yani İstiklal Marşımızın kabulünün 100. yılında hizmete açıyoruz. Narmanlı Han İstiklal Tüneli’nin girişinde 1831 yılından beri nice ünlü ismi ağırlamış bölgemizin sembol imkanları arasındadır. Burası da özel sektör girişimiyle restore edilerek yeniden hayat buldu. Geçtiğimiz Haziran ayında kapılarını tekrar açan Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi bünyesindeki tiyatro salonları ve aynı amaca hizmet eden birimleriyle İstanbul’un sanat damarlarından biridir. Aynı şeklide merkezin sinema salonları sektörün her kesiminden insana destek olan etkinlikleriyle müzik salonları da konserleriyle İstanbul’a nefes vermeyi sürdürüyor.

Galata Mevlevihanesi 1491 yılından beri tasavvuf dünyamıza ışık tutan, bunun yanında kültür ve edebiyat alanında pek çok önemli isme ev sahipliği yapan bir ibadethanedir. Kapsamlı bir restorasyonun ardından son 10 yıldır müze olarak yeniden faaliyete geçen bu mekanının şehrimize kattığı değeri tüm insanlıkla paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. İstanbul siluetinin ayrılmaz bir parçası olan Galata Kulesi de restore edilerek yeniden şehrimize kazandırdığımız eserler arasında yer alıyor.

Tabii çok çok önemli bir projeye şu anda geliyorum, o da Galataport Projesi. Tamamlandığında İstanbul’un hem kültür-sanat hayatına, hem turizmine çok büyük katkılar sunacak bir atılımdır. Dev turizm gemilerinin yanaşacağı bir yer haline gelecek. Sadece turizm sektörüne 5 milyar dolarlık ilave katkı sağlaması beklenen Galataport, 25 milyon ziyaretçi, 7 milyon turist ve 1,5 milyon gemi yolcusu potansiyeliyle gerçekten dünya çapında bir projedir.  Dünyanın tüm önemli markaları bu mekanda yer almak için şimdiden arayış içindedir. Proje içindeki tarihi Tophane Saat Kulesi yıl boyunca pek çok ulusal ve uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapacaktır.

Tabii bunları bu kadar böyle iştahlı anlatırken bir derdim var, bu mekân benim doğup büyüdüğüm bir mekân ve buranın dili olsa da bize anlatsa veya biz ona anlatsak, böyle bir durumumuz var. Bir Beyoğlu çocuğu olarak burada doğdum, burada büyüdüm, burada yetiştim ve dolayısıyla da heyecan biraz da buradan geliyor.

İstanbul Modern’le İstanbul Resim ve Heykel Müzeleri küresel düzeyde ilgili görmektedir.

İnşallah Nisan ayından itibaren Galataport’un faaliyete geçmesini bekliyoruz. Salgın şartlarına rağmen sadece bu yıl 350 bin yolcu taşıyan 200 kurvaziyer gemisi Galataport’a demirlemek için rezervasyon yaptırıştır. Önümüzdeki yıl bu ilginin 5 katına çıkacağına şimdiden ben inanıyorum ve şimdiden bunu görüyorum.

Beyoğlu Kültür Yolu, Galataport’un tarihi Yarımada’ya çekeceği ilave ilgiyi bölgenin diğer güzellikleriyle buluşturma amacıyla geliştirildi. İnşallah şehrimizin hâlâ geliştirilmeyi bekleyen nice güzelliklerini de yeni projelerle hizmete alarak İstanbul ve Türkiye için belirlediğimiz tüm hedeflere ulaşacağız.

Şöyle bir etrafımıza baktığımızda, yapılacak daha çok işimizin olduğunu görüyorum. Turizm sektöründe dünyanın lideri olmaya giden bir ülke durumundayız, bunda da hiç şüphem yok. Öyle mi Mehmet Bey, yapacağız değil mi bunu?

Tarihi ve kültürel zenginliklerimizi ne kadar iyi korur ve ne kadar iyi geliştirirsek millet olarak o kadar çok kazanırız. Aynı zamanda bu bizim hem medeniyet birikimimize, hem coğrafi mirasımıza sahip çıkma sorumluluğumuzun da gereğidir. İnşallah önümüzdeki dönemde kültür meselesini önceliklerimizin en başına alarak maddi altyapı atılımlarını güçlü bir içerikle de tahkim edeceğiz.

Tabii bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız Atlas 1948 İstanbul Sinema Müzemizin hayırlı olmasını diliyorum.

Bu güzel eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen başta değerli Kültür ve Turizm Bakanımı ve tüm ekibini, özellikle güzel sanatlardaki mimarından mühendisine kadar, tüm kalemkârlarına kadar hepsini de şahsım, milletim adına kutluyorum, tebrik ediyorum.

Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Aramızda bulunan tüm ulusal ve uluslararası sanatçılarımıza da tekrar bu gecemize hoş geldiniz diyorum, sağ olun.