Milli Sporcu Bursu Tanıtım Toplantısı’nda Yaptıkları Konuşma

18.02.2021

Saygıdeğer Hocalarımız,

Sevgili Gençler,

Değerli Sporcularımız,

Kıymetli Misafirlerimiz,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne, milletin evine, bu gazi mekâna hoş geldiniz. Bu güzel program vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Öncelikle sizlerin şahsında tüm gençlerimizin milletimiz ve tüm İslam âleminin Regaip Gecesi’ni tebrik ediyorum. Rabbimden bizi ve tüm insanlığı bu mübarek gece hürmetine bir an önce koronavirüs musibetinden kurtarmasını niyaz ediyorum.

Bugün spor alanında çığır aşacak önemli bir projeyi gençlerimize tanıtmak üzere bir aradayız. Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile üniversitelerimizin hayata geçirdiği Türk Sporuna Yüzde 100 Destek Programı’nın hayırlı olmasını diliyorum.

Sporcu bursuyla 2020 yılında vakıf üniversitelerine yerleşen 76 gencimizin her birini canı gönülden tebrik ediyorum. Ülkemizi uluslararası yarışmalarda başarıyla temsil ederek, madalya kazanan gençlerimizin eğitim-öğretim hayatlarında da inşallah aynı başarıyı tekrarlayacaklarına inanıyorum. Bu program bize spor ile eğitim-öğretimin birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bizim çocukluğumuzda maalesef spora gereken önem verilmez, spor yapan çocuklar adeta hayta yaftası yerlerdi. Futboldan basketbola birçok sporu çoğu defa ailelerimizden gizli-saklı şekilde mahalle aralarında sürdürmeye çalışırdık.

 Kâğıttan toplar yapardık ve onlarla sokak aralarında top oynardık. Her şeye rağmen direnerek profesyonel spor hayatına geçen arkadaşlarımızın ekseriyeti de eğitimden mahrum kalmıştır. Hâlbuki gelişmiş ülkelerde spor etkinlikleri eğitim-öğretim hayatının ayrılmaz bir parçası olarak görülür, sporcular da el üstünde tutulurdu. Dünyanın birçok prestijli üniversitelerinde akademik çalışmayla sportif başarının el ele gittiğini görüyoruz. Mesela dünyada ilk 100 arasında yer alan California Üniversitesi Olimpiyat tarihi boyunca 135’i altın toplam 288 madalya kazanmıştır. Yine dünyanın akademik başarısı en yüksek kurumlarından biri olan Stanford Üniversitesi de olimpiyatlarda 280 madalya elde etmiştir. Diğer nitelikli üniversitelere baktığımızda da benzer bir başarı tablosuyla karşılaşıyoruz. Akademik çalışmalarda başı çeken bu kurumların sporda da böyle parlak neticeler alması kesinlikle tesadüfi değildir. Bu sporla eğitimi birbirini destekleyen unsurlar olarak görmenin bir sonucudur. Spora önem atfettikçe, sporcularımıza hak ettikleri değeri verdikçe bizim üniversitelerimizin de aynı başarıyı yakalayacağına doğrusu inanıyorum. Nitekim ülkemizde bu anlayış giderek daha fazla yerleşiyor. Aileler çocuklarını spora daha fazla yönlendiriyor. Okullar eğitimin yanı sıra spor faaliyetlerine de ağırlık veriyor. Üniversiteler sporda derece yapmış gençlerimize daha çok sahip çıkıyor.

Ülke genelinde bu zihniyet değişiminde hükümetlerimizin spor altyapısına ve spor eğitimine yaptığı yatırımların çok büyük katkısı var. Türkiye bizim dönemimizde diğer alanlarla birlikte spor altyapısında da çağ atlamıştır. Ülkemizdeki toplam spor tesisi sayısını 1575’den 3 bin 903’e yükselttik. Sentetik futbol, basketbol ve voleybol sahalarını mahallelere kadar yaydık. Atletizm pistlerimizin sayısını 12’den 56’ya, yarım ve tam olimpik yüzme havuzlarımızın sayısını 46’dan 100 tanesi portatif olmak üzere 274’e, spor salonlarımızın sayısını 372’den 904’e çıkardık. Artık büyük çoğunluğu ömrünü tamamlamış olan stadyumları yıkıp yerlerine uluslararası standartlarda yüksek kapasiteli yeni tesisler inşa ettik. Türkiye genelinde yaptığımız stadyumlardan 32’sini tamamladık, 12 stadyumun yapımı devam ediyor. 4 adet stadyumumuzun da proje ve ihale süreci sürüyor.

Gelişen altyapımız sayesinde faal sporcu sayımız ise, burası ilginç; son 18 yılda 206 binden, 3 milyon 623’ne ulaştı. Okullarımızda yürüttüğümüz sportif yetenek taramasıyla da tespit ettiğimiz kabiliyetli çocuklarımızı özel eğitime alıyoruz. Böylece kabiliyetli gençlerimizi çok erken yaşta keşfederek Türk sporuna yeni yıldızlar kazandırıyoruz. Spordaki başarılarımızı artırmak için hayata geçirdiğimiz en önemli yatırımlardan biri de sporcu eğitim merkezlerimizdir. 43 ilimizdeki sporcu eğitim merkezlerimizde bugün 1061 gündüzlü, 610 yatılı olmak üzere toplam 1671 sporcu yetiştiriyoruz. Bu merkezlerden faydalanan sporcularımıza hem faaliyet gösterdikleri spor dalı hem de okul dersleri için özel eğitimler veriyoruz.

Sevgili Gençler,

Ziya Paşa marifet, iltifata tabidir, iltifatsız emek zayidir, diyor. Şüphesiz her başarı önemlidir, kıymetlidir. Ancak başarının kendisi kadar başarının, emeğin, kalitenin takdir edilmesi de önemlidir. Çünkü ödüllendirilen her başarı daha büyük başarıların öncüsü olacaktır. Bu amaçla başarılı sporcularımızın emeklerini zayi etmemek adına devlet olarak farklı mali destek programlarını uygulamaya aldık. Örneğin, 2021 yılı itibariyle sporcu eğitim merkezlerimize devam eden gündüzlü sporcumuza aylık 565 lira, yatılı sporcumuza ise aylık 706 lira harçlık ödemesi yapıyoruz. Yıldızlar kategorisinde Dünya ve Avrupa Şampiyonlarımıza ise aylık 1555 lira harçlık desteğinde bulunuyoruz. Türkiye olimpik hazırlık merkezlerinden ise 465 yatılı, 728 gündüzlü olmak üzere toplam 1193 sporcumuz yararlanıyor. Yine burada da büyükler kategorisindeki Olimpiyat, Dünya ve Avrupa Şampiyonlarımıza aylık 2 bin 825 lira harçlık ödemesi yapıyoruz. Üniversiteyi kazanan bütün milli sporcularımıza burs veriyor, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza bağlı yurtlarda barınma önceliği tanıyoruz. Sporcularımıza sağladığımız bu desteklerin karşılığını hamdolsun tüm branşlarda artan madalya sayısıyla görmeye başladık. 2002 yılında sadece 1481 madalya kazanabilen sporcularımız, salgın öncesi son yıl olan 2019’da 8 bin 800’ün üzerinde madalyayla hepimizi sevindirdiler. Keza önümüzdeki yıl düzenlenecek olan Tokyo Olimpiyat Oyunlarına kazanılan kota sayımız da 10 branşta 53’e ulaştı. Paralimpikte ise 8 branşta 55 kotamız bulunuyor. Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınına rağmen sporcularımız katıldıkları uluslararası organizasyonlarda üstün başarılar gösterdiler. Yüzmede, serbest dalışta, modern pentatlonda, jimnastikte Avrupa ve Dünya Şampiyonlukları kazandık. Bayrağımızı gururla dalgalandıran her bir sporcu gencimize şahsım, milletim ve ülkem adına şükranlarımı sunuyorum.

Sporcularımızın uluslararası alandaki başarıları arttıkça ve bunun getirdiği imkânlar çoğaldıkça, ailelerin çocuklarını spora yönlendirme şevkleri de büyüyor. Spora ilgi duyan evlatlarımız artık eğitimle hayalleri arasında bir tercih yapmak zorunda kalmıyor.

Kıymetli Misafirler,

Gayemiz, bizim çektiğimiz çileleri gençlerimize çektirmemek, bizim yürüdüğümüz zorlu zorlardan gençlerimizi yürütmemektir, çünkü gençlere yapılan yatırım geleceğimize yapılan yatırımdır. Bu ülke, eğitimli, nitelikli, sağlıklı, milli ve manevi değerlerle mücehhez gençlerin omuzlarında yükselecektir. Türkiye’yi aydınlık yarınlara sporda, sanatta, bilimde, kültürde, başarıyla temayüz etmiş gençlerimiz taşıyacaktır. Hep söylediğimiz gibi, gençlik geleceğin tohumu, istikbalimizin teminatıdır. Kamusu, sivil toplumu, üniversitesi, ailesiyle hepimizin görevi, gençlerimize hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir ortam sunmaktır. Vakıf üniversitelerimizle yapılan anlaşmalarla hayata geçirilen sporcu burslarını da bu çerçevede önemli bir adım olarak görüyorum.

Sporcu bursu ile belirli başarı kriterlerini sağlayan genç sporcularımız kazandıkları bölümlerde yüzde 100 burslu şekilde okuyabilecekler. Böylece evlatlarımız huzuru kalp ile hem spor, hem eğitim hayatlarını birlikte sürdürebileceklerdir. Bu şekilde kendilerini yetiştiren sporcularımız arkadan gelecek nesillere de örnek ve destek olacaklardır. Halihazırda 76 sporcumuzun yararlandığı projenin önümüzdeki dönemde hem kapsamının genişletilmesi, hem de paydaşlarının arttırılması önem taşıyor. Üniversitelerimizden sporcularımıza özellikle tahsis edilen kontenjanların belirlenmesi konusunda gereken hassasiyeti göstermelerini bekliyorum. Bu çalışmayı inşallah ortaokul ve lise seviyesine de teşmil ediyoruz.

Yetenekli çocuklarımızın daha temelden desteklenmesi gerektiği fikrinden hareketle ilk olarak Özel Öğretim Derneği’ne bağlı özel okul ve kolejlerle gereken mutabakat metinleri imzalandı. Başlangıçta 538 kontenjanla ortaöğretimle bu uygulamayı hayata geçiriyoruz. Buradan tüm özel eğitim kurumlarımızı sporcularımıza destek olmak ve Türk sporunu geliştirmek amacıyla bu mutabakata katılmaya davet ediyorum.

Sporcularımıza destek olan üniversitelerimizin Gençlik ve Spor Bakanlığı ile el ele vermesi, okullarımızı bilim yuvası olmanın yanında artık spor hayatımız için de birer merkeze dönüştürecektir. Türk sporuna çağ atlatacak bu protokolünün hayata geçirilmesinde emeği olanlara teşekkür ediyorum.

Milli Sporcu Bursu Mutabakatı’nın Türk sporuna, sporcularımıza ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum. Sizlerin şahsında tüm gençlerimizi tekrar selamlıyor, her birinize Rabbimden başarılar niyaz ediyorum, yolunuz, bahtınız açık olsun, kalsın sağlıcakla diyorum.