2021-2030 Karayolu Trafik Güvenlik Strateji Belgesi ve Eylem Planı Tanıtım Programında Yaptıkları Konuşma

02.02.2021

Değerli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Tanıtım programı vesilesiyle biraraya geldiğimiz 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenlik Strateji Belgesi ve 2021-2023 Eylem Planının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu belge ve planın hazırlanmasındaki gayretleriniz trafik güvenliği meselesinin çözümü için ortaya koyduğunuz katkılar için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Biraz önceki videoda izlediğiniz kazalarda yaralanan insanlar sadece bir istatistiki veri değil, hepsini tanıyoruz, diye bir ifade vardı. Bu cümleyi duyduğumuzda muhtemelen hepimizin aklına trafik kazalarında kaybettiği bir tanıdığımızın yüzü gelmiştir. Çünkü trafik kazalarında evlattan anne-babaya, kardeşten arkadaşa, o kadar çok sevdiğimizi kaybettik ki bu acıların tarifi mümkün değildir. Yaralananları, engelli kalanları, maddi-manevi çok büyük zararlar görenleri de bu tabloya ilave etmek gerekiyor.

Hatırlarsanız, bir dönem her akşam adeta savaş bilançosu gibi trafik kazası haberleri dinlerdik. Her gün sollama yaparken kafa-kafaya çarpışan otobüsler, takla atan kamyonlar, param parça olan otomobiller, 20 ölü, 30 ölü gibi rakamlar rutin hale gelmişti. Çünkü yollar tek şerit gidiş, tek şerit gelişti, üstelik çoğu da bozuktu. Sollama yapmak, yüksek risk almayı ve cambazlık yapmayı gerektiren bir işti. En küçük bir hata facia demekti. Bundan 18 yıl önce hükûmete geldikten sonra açıkladığımız ilk 6 aylık acil eylem planımızda bütün yollarımız duble yol olacak dediğimde, birileri bunu dalga konusu yapmışlardı. Tabii biz bunların hiçbirine kulak asmadık. Hızla planlarımızı, programlarımızı yapıp kolları sıvadık ve çalışmaya başladık. Görevi devraldığımızda Türkiye’de çoğu da şehir içi geçişi olmak üzere sadece 6100 kilometre bölünmüş yol vardı. Allah’a şükür ülkemize biz bugüne kadar 22 bin kilometre daha bölünmüş yol kazandırarak, bu rakamı 28 bin kilometrenin üzerine çıkardık. Tabii aynı şekilde otoyollarımızın uzunluğunu da iki kat artırdık. Bunun yanında denetimden araç muayenesine kadar her alanda çok önemli atılımlar gerçekleştirdik.

Trafik denetleme ekiplerimiz personel ve araç sayısı bakımından yetersizdi. Araç muayeneleri yetersizdi. Hızlı ve etkin müdahale için gereken sağlık altyapısı yetersizdi. Tüm bu alanlarda da yaptığımız yatırımlarla ülkemize çağ atlattık. Yeni kanunlar, yeni kurallar getirdik, yeni teknolojiler geliştirdik. Elbette bütün bunlara ne gerek var, böyle devam etsin diyenler de oldu, ama biz trafikli ilgili hiçbir meseleyi ertelemedik. Geciktiğimiz her günün faturasının insan canı olduğunun bilinciyle bu meseleye dört elle sarıldık. Sıfır can kaybı, sıfır yaralanma, sıfır maddi hasar hedefimize ulaşana kadar da inşallah çalışmaya devam edeceğiz. Esasen bu konu her türlü siyasi ve fikri ayrılığın, her türlü rekabetin, her türlü tartışmanın üstünde bir meseledir. Dolayısıyla, bu ülkede yaşayan istisnasız herkesin trafik güvenliği hususundaki çalışmalara destek vermesi şarttır. Sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde bu konu toplumların öncelikleri arasındadır. Nitekim 2010 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda küresel yol güvenliğinin iyileştirilmesi kararı alındı. Bu çerçevede 2011-2020 yılları arasında trafik kazaları kaynaklı ölümlerin yüzde 50 azaltılması hedeflendi. Türkiye olarak bu deklarasyona biz de imza attık. İlk olarak 2011-2020 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi’ni Başbakanlık Genelgesi olarak yayımladık. Ardından da 2017 yılında bir uygulama politika belgesi hazırlayarak uygulamaya koyduk. Yaya öncelikli trafik düzenine geçtik. Maket trafik araçları, az önce izledik, otoyollarda ortalama hız koridoru, trafik ekiplerinin görünürlüğünün artırılması, tuzak radar uygulamasının kaldırılması, drift yapanlara, makas atanlara yüksek cezalar getirilmesi gibi yenilikler bu plan çerçevesinde gerçekleşti. Trafik yönetimi kapasitemizi de yükselterek son iki yılda 6 bini emniyet, 2 bini jandarma olmak üzere 8 bin yeni trafik personelini göreve başlattık. Bugün trafik denetleme faaliyetlerinde toplam 28 bin 700 personel görev yapıyor. Trafik birimlerimize içinde motosikletlerden ekip arabalarına, dronelardan helikopterlere kadar çok çeşitli araçların olduğu 8 bin 400 taşıt tahsis ettik. Aldığımız her tedbirin kendine göre sonuçları oldu. Ortalama hız koridoru sayesinde otoyol ağımızda geçtiğimiz yıl hamdolsun kazalar yüzde 25, can kayıpları yüzde 33 azaldı. Drone ve helikopter denetimlerimizde son iki yılda 215 bin kural ihlali tespit edildi. Yollara yerleştirdiğimiz 790 maket trafik ekip aracı sayesinde 3 kilometre yarıçapındaki alanlarda meydana gelen ölümlü kazalar yüzde 18 düştü.

Genel olarak baktığımızda ülkemizde 100 bin nüfus başına düşen can kaybı 2010 yılında 13,4’ken, bu sayı 2019’da yüzde 56 azalışla 5,9’a geriledi. Böylece dünyada trafik kazalarındaki can kaybında yüzde 50 azalış hedefini tutturan iki ülkeden bir olduk. Bu sonuçta etkili olan daha pek çok faktör vardır. Bayramlarda çok ciddi kampanyalar yürüttük. Trafik eğitim tırlarımız ülkemiz karış karış dolaştı. Trafik eğitim parklarıyla çocuklarımızı bilinçlendirdik. Hava yolu ve demir yolu yatırımlarımız sayesinde kara yollarımız üzerindeki yükü azalttık. Gelişen refaha ve artan üretime bağlı olarak araçların yaş ortalamasını dolayısıyla teknik kabiliyeti artırdık.

Peki, işimiz bitti mi? Hayır. Bizim bir defa içimizin soğuması, kalbimizin mutmain olması için görmemiz gereken rakam sıfır kaza, sıfır can kaybı, sıfır acıdır.

Değerli Misafirler,

Geçtiğimiz yıl yapılan Küresel Yol Güvenliği Bakanlar Konferansı’nda tüm taraf ülkelerden 2030 yılına kadar trafik kazalarındaki can kayıplarının bir kez daha yüzde 50 azaltılması istendi. Bununla kalınmadı, 2050 yılında sıfır can kaybı hedefiyle yeni stratejiler oluşturulması talep edildi. Arkadaşlarımız tam bir yıl boyunca çalıştılar ve bu amaca ulaşmak üzere 2021-2030 kara yolu trafik güvenliği strateji belgesiyle 2021-2023 eylem planı belgesini hazırladılar. Biz hiçbir işi plan, proje safhasında bırakmıyor, somut adımlar için gereken takvimlendirmeyi hemen yapıyoruz.

Bu stratejiyi oluştururken de 2 temel yaklaşım geliştirdik. Birincisi, güvenli sistem yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın temelinde insan hata yapar, yapacaktır, öyleyse insanın hata yapmasını engelleyen bir sistem kurulması gerekir, bu anlayış var. Bu da beraberinde güvenli yollar, güvenli hızlar, güvenli kullanıcılar oluşturma ihtiyacını getiriyor.

İkinci yaklaşım, vizyon sıfır yaklaşımıdır, yani trafikteki can kayıpları, kazalar ve yaralanmalarda gerçek anlamda sıfırı hedefleyerek hem toplumu, hem de ilgili kurumları buna odaklamak istiyoruz.

Strateji belgesinin ilk aşamasını oluştururken 2021-2023 dönemi için 41 amaç, 104 hedef, 441 performans göstergesiyle bunların nasıl gerçekleştirileceği, sorumlu kurumların hangisi olduğu belirlendi.

Öncelikli alanlar ve müdahale edilebilecek alanlar olmak üzere 2 ana bölüm oluşturuldu. Aşırı hızla mücadele, teknik ifadesiyle incinebilir yol kullanıcıları, bu şekilde tarif edilen yaya, motosikletli, bisikletli, engelli ve yaşlılar gibi kullanıcıların korunması en çok kaza olan yerler olarak tarif ettiğimiz kaza kara noktalarının iyileştirilmesi öncelikli alanlarımız arasındadır. Müdahale gerçekleştirilecek alanlar başlığının altında ise trafik güvenliği yönetimi, kara yolu altyapısı ve yol çevresi, araçlar, eğitim, denetim ve kaza sonrası müdahale olmak üzere 6 başlığımız bulunuyor.

Tabii bu başlıkların altına indiğinizde daha somut alanlar ve eylemler tarif ediliyor. Şüphesiz bu mesele toplumun tüm kesimlerinin elini taşın altına koyarak trafik güvenliğini asgari müşterek kabul ederek başarılı olabileceğimiz bir konudur. Bu amaçla gerçekleştirilen ve biraz önce videolarını izlediğimiz trafik yüzleri projesine katkı veren herkese şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

Ayrıca, 2020 Yılı Trafik Medya Ödülleri’ne layık görülen haber programlarının, dizilerin ve magazin programlarının yapımcıları ile oyuncularını da yine şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.

Bir kez daha her birinize teşekkürlerimi sunuyorum. Trafik kazalarında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, tedavisi süren yaralılarımıza şifalar diliyorum.

Başta trafik polislerimiz ve jandarmamız olmak üzere yaz-kış demeden özveriyle çalışan tüm kamu görevlilerine, gönüllülere yine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Tüm vatandaşlarıma trafik kurallarına uyma çağrımı tekrarlayarak hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.